Av. Ahmet Karaca Yazıları

Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca
Yazarın Profili
26.08.2026 12:24

Türkiye’de Kripto P2P Hukuku: P2P Yasal mı, USDT Satmak Suç mu? - Avukat Ahmet KARACA

Haber Detay Image

Konuya girmeden evvel doğru bilinen bir yanlışı düzelterek başlama istiyorum. SPK'nın P2P işlemleri yasakladığına dair bilgi kirliliği bulunmaktadır. oysa SPK Kripto P2P işlemlerini hiçbir zaman yasaklamadı. Yalnızca 2024 eylül ayındaki ilke kararında kripto p2p pazaryeri hizmeti vermeyi kısıtladı bu ilke kararı da zaten 2025 yılı mart ayındaki 48 sayılı bültende yer alan bir diğer SPK ilke kararıyla kaldırıldı. yani örneğin binance p2p okx p2p bybti p2p mexc p2p ve benzeri gibi platformların içinde sundukları p2p alıcı-satıcıları buluşturan pazaryeri hizmeti sunmak lisansa tabii iken herhangi bir kişinin kendi parasıyla kripto varlık alım satımını p2p işlemi yöntemiyle yapmasının önünde hiçbir hukuki engel yok. Bu demek değildir ki kripto varlık alım satımı yapmak yahut daha özel bir kripto varlık alım satım işlemi türü olan p2p yöntemiyle alım satım yapmak tamamen hukuken risksizdir. bilakis p2p kripto alım satımı pek çok riski beraberinde getirir. Hele de uyulması gereken birtakım çok önemli kriterlerin ve hukuki gerekliliklerin gözardı edilmesi durumunda çok ciddi riskler barındırır. Ve fakat bir işlemin belli durumlarda riskli olması başka konudur tamamen yasak olduğunu iddia etmek bambaşka bir konudur. bu hususta çok ciddi bilgi kirliliği bulunduğu için özellikle geniş bir perspektiften izah etme gereği duyuyorum.

Tekrar etmekte fayda var Türkiye’de P2P üzerinden USDT veya başka bir kripto varlık alıp satmak, tek başına suç değil. Ancak bu cevap P2P işlemlerinin tamamının hukuken risksiz olduğu anlamına gelmez. İşlemin bireysel bir kripto varlık tasarrufu olmaktan çıkıp düzenli, ticari veya mesleki bir faaliyete dönüşmesi SPK mevzuatını; hesaba suçtan elde edilmiş para gelmesi ceza hukukunu; olağandışı para hareketleri MASAK ve banka uyum süreçlerini; elde edilen kazancın niteliği ise vergi hukukunu gündeme getirebilir.

Bu nedenle P2P konusunda doğru soru yalnızca “P2P yasal mı?” değildir. Asıl soru şudur: Kim, kimin adına, ne sıklıkla, hangi amaçla, hangi parayla ve nasıl P2P işlemi yapıyor?

Hukuki sonuç çoğu zaman bu ayrıntılarda değişir.

P2P nedir?

P2P, “peer-to-peer”, Türkçesiyle eşler arası işlemi ifade eder. Kripto piyasasında P2P denildiğinde genellikle bir kişinin sahip olduğu USDT, Bitcoin veya başka bir kripto varlığı doğrudan başka bir kişiye satması; karşılığında da banka havalesi, FAST veya benzeri yöntemle itibari para alması anlaşılır.

Bazı kripto platformları alıcı ve satıcıyı bir araya getirir ve kripto varlığı işlem tamamlanıncaya kadar escrow adı verilen bloke mekanizmasında tutar. Para satıcının hesabına ulaştığında satıcı kripto varlığı serbest bırakır.

Basit örnek:

Ali, 50.000 TL karşılığı USDT satmak istiyor.
Mehmet P2P ilanını kabul ediyor.
Mehmet 50.000 TL’yi Ali’nin banka hesabına gönderiyor.
Ali ödemeyi kontrol ederek USDT’yi serbest bırakıyor.

Teknik olarak oldukça basit görünen bu işlem, paranın kaynağı veya faaliyetin sürekliliği değiştiğinde hukuken çok daha karmaşık bir hâl alabilir.

Türkiye’de P2P yasal mı?

Evet. Bir kişinin kendi kripto varlığını başka bir kişiye satması veya başka bir kişiden kripto varlık satın alması tek başına yasaklanmış bir fiil değildir. Mevzuatta “P2P işlemi yapmak suçtur” şeklinde genel bir yasak bulunmamaktadır.

Ancak 2 Temmuz 2024 tarihinde yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile kripto varlık hizmet sağlayıcıları 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında SPK düzenleme ve denetimine alınmıştır. 13 Mart 2025 tarihli III-35/B.1 ve III-35/B.2 sayılı Tebliğlerle de sistemin ikincil düzenlemeleri oluşturulmuştur.

Dolayısıyla hukuki ayrım şudur:

Kendi malvarlığı kapsamında kripto alıp satmak başka, başkalarına yönelik organize bir kripto hizmeti sunmak başkadır.

Bu ayrım P2P hukukunun merkezindedir.

USDT alıp satmak suç mu?

USDT satın almak veya elinizdeki USDT’yi TL karşılığında satmak tek başına suç değildir. USDT’nin stablecoin olması da bu temel sonucu değiştirmez.

Buna karşılık işlemin başka bir suçun parçası olması mümkündür. Örneğin dolandırıcılıktan elde edilen paranın USDT’ye çevrilmesi, başkası adına bilinçli şekilde kripto alınması, yasa dışı bahis gelirinin kriptoya dönüştürülmesi veya suç gelirinin kaynağını gizlemeye yönelik işlemler farklı ceza hukuku hükümlerini gündeme getirebilir.

Burada kripto varlık suçun sebebi değil, kimi zaman suçun işlenmesinde veya suç gelirinin aktarılmasında kullanılan araçtır.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü “USDT kullandı, o hâlde suç işledi” şeklinde bir yaklaşım hukuken doğru değildir.

Ne zaman P2P yapmak SPK açısından riskli hâle gelir?

P2P faaliyeti kişinin kendi kripto varlıklarını yönetmesinden çıkıp düzenli, ticari veya mesleki bir kripto hizmetine dönüşüyorsa SPK mevzuatı açısından ciddi bir değerlendirme gerekir.

SPK, 2 Temmuz 2024 tarihli duyurusunda kripto varlıkların alım satımı, takası, transferi ve bunların gerektirdiği saklama faaliyetlerinin bir veya birkaçının “düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet” olarak yürütüldüğü ortamların Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında olduğunu açıkça belirtmiştir.

Kripto varlık hukuku alanında kritik gördüğüm noktalardan biri tam olarak burasıdır: 6362 sayılı Kanun ve SPK düzenlemeleri açısından değerlendirme yalnızca “kaç işlem yaptınız?” sorusuyla yapılamaz. Faaliyetin ekonomik ve organizasyonel niteliğine bakılması gerekir.

Şu unsurlar risk seviyesini artırabilir:

  • sürekli alım-satım ilanı yayımlamak,

  • düzenli olarak spread üzerinden kazanç sağlamak,

  • çok sayıda farklı kişiyle işlem yapmak,

  • faaliyeti sürekli gelir modeli hâline getirmek,

  • başkalarının parasını alarak onlar adına kripto temin etmek,

  • müşteri kabul etmek,

  • üçüncü kişilerin kripto veya parasını yönetmek,

  • alım-satım veya transfer hizmetini organize biçimde sunmak,

  • komisyon karşılığı aracılık yapmak.

Buna karşılık kişinin yatırım amacıyla aldığı USDT’yi daha sonra başka bir kişiye satması aynı kategoride değerlendirilmez.

Kaç P2P işleminden sonra faaliyet ticari sayılır?

Mevzuatta “ayda 10 işlem”, “100.000 TL üzeri hacim” veya benzeri kesin bir P2P sınırı bulunmamaktadır.

Bu nedenle internette görülen “şu kadar P2P işleminden sonra suç olur” şeklindeki kesin rakamlara ihtiyatla yaklaşmak gerekir.

İşlem sayısı elbette önemlidir fakat tek başına belirleyici değildir.

Örneğin ayda iki kez milyonlarca liralık işlemi sürekli müşteri kitlesine hizmet vererek gerçekleştiren kişi ile bir yıl içinde yirmi kez kendi yatırım portföyünü yöneten kişinin hukuki durumu aynı olmayabilir.

Belirleyici olan faaliyetin bütünüdür:

devamlılık + organizasyon + üçüncü kişilere hizmet + ticari amaç + ekonomik ölçek.

P2P merchant olmak yasal mı?

“Merchant” olmak tek başına otomatik olarak suç oluşturmaz. Ancak profesyonel P2P merchant faaliyetinin nasıl yürütüldüğü belirleyicidir.

Kişi yalnızca kendi kripto varlıklarını kendi hesabına alıp satıyorsa bir değerlendirme yapılır. Buna karşılık kişinin piyasaya sürekli likidite sunması, müşterilere hizmet vermesi, komisyon veya spread geliri elde etmesi ve bunu organize bir ekonomik faaliyet hâline getirmesi SPK lisans rejimi bakımından çok daha hassas bir alana girer.

SPK’nın yaklaşımında “düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet” kavramının özellikle vurgulanması tesadüf değildir.

Bu nedenle profesyonel P2P işi kurmak isteyen kişinin “P2P yasak mı?” sorusundan önce şu soruyu cevaplandırması gerekir:

Ben kendi varlığımı mı alıp satıyorum, yoksa fiilen kripto varlık hizmeti mi sunuyorum?

İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı nedir?

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında izin alınması gereken kripto varlık hizmetlerinin yetkisiz biçimde sunulması yaptırıma bağlanmıştır.

SPK, mevzuata tabi faaliyetlerin izinsiz yürütülmesi hâlinde Kanun’un 99/A ve 109/A hükümlerinin uygulanabileceğini belirtmektedir. SPK’nın 2024 tarihli duyurusunda 109/A kapsamındaki izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı için üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörüldüğü de hatırlatılmıştır.

Bu nedenle özellikle profesyonel P2P desk, OTC yapı, sürekli merchant faaliyeti veya üçüncü kişilere kripto dönüşüm hizmeti sunmayı planlayanların faaliyet modelini işlem başlamadan önce hukuken sınıflandırması gerekir.

Binance P2P, OKX P2P veya başka platformlarda P2P yapmak yasal mı?

Platformun adı, kullanıcının gerçekleştirdiği işlemin hukuki niteliğini tek başına belirlemez.

Bir platformdaki P2P ekranını kullanarak kendi USDT’nizi satmanız ile Türkiye’de yerleşik kişilere profesyonel kripto hizmeti sunmanız farklı hukuki meselelerdir.

Ayrıca yurt dışında yerleşik platformların Türkiye’deki faaliyetleri bakımından 6362 sayılı Kanun’un 99/A maddesi ayrı bir rejim getirmektedir. Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması veya Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik doğrudan ya da dolaylı tanıtım ve pazarlama faaliyetleri belirli şartlarda Türkiye’ye yönelik faaliyet kabul edilmektedir.

Bu düzenleme esas olarak hizmet sağlayıcının Türkiye’ye yönelik faaliyetini düzenler.

Dolayısıyla “X platformunda P2P yaptım, suç mu?” sorusunun cevabı yalnızca platform adına bakılarak verilemez.

P2P ile ödeme yapmak aynı şey mi?

Hayır.

P2P kapsamında TL verip USDT satın almak ile bir mal veya hizmetin bedelini USDT ile ödemek hukuken aynı işlem değildir.

TCMB tarafından çıkarılan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik’in 3. maddesi, kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılmasını yasaklamaktadır. Yönetmelik 16 Nisan 2021 tarihli ve 31456 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, 30 Nisan 2021’de yürürlüğe girmiştir.

Örneğin:

“50.000 TL karşılığında USDT satın aldım.”

ile

“50.000 TL’lik bilgisayarın bedelini USDT ile ödedim.”

aynı hukuki işlem değildir.

İlkinde kripto varlık alım-satımı; ikincisinde kripto varlığın ödeme aracı olarak kullanılması gündemdedir.

P2P işlemleri MASAK tarafından takip ediliyor mu?

P2P yapan her gerçek kişi yalnızca bu nedenle doğrudan MASAK yükümlüsü hâline gelmez. Ancak işlemin geçtiği bankalar ve kripto varlık hizmet sağlayıcıları 5549 sayılı Kanun kapsamındaki yükümlülüklere tabidir.

Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının;

  • müşterinin tanınması,

  • kimlik tespiti,

  • şüpheli işlem bildirimi,

  • bilgi ve belge verme,

  • seyahat kuralı,

  • risk temelli kontrol,

gibi yükümlülükleri bulunmaktadır. MASAK, Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar Rehberi’ni 30 Eylül 2025 tarihinde güncellemiştir.

Bu nedenle P2P transferinin iki gerçek kişi arasında gerçekleşmesi işlemin finansal sistem dışında kaldığı anlamına gelmez.

TL banka sistemi üzerinden, kripto ise merkezi bir platform üzerinden hareket ediyorsa işlemin her iki tarafında da kayıt oluşabilir.

P2P banka hesabı neden bloke edilir?

P2P sonrası banka hesabına bloke gelmesinin tek bir sebebi yoktur. “MASAK blokesi” ifadesi günlük dilde çok geniş kullanılmaktadır.

En az üç farklı hukuki durum birbirinden ayrılmalıdır:

DurumHukuki nitelik
Bankanın iç uyum/risk tedbiriBankanın kendi risk ve müşteri politikaları
5549 sayılı Kanun m.19/Aİşlemin geçici olarak ertelenmesi
Savcılık/mahkeme tedbiriCeza soruşturması kapsamında adli tedbir

5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesinde, aklama veya terörün finansmanı şüphesi bulunan belirli işlemlerin yedi iş günü süreyle askıya alınmasına veya gerçekleşmesine izin verilmemesine ilişkin mekanizma bulunmaktadır.

Ancak buradan “her banka blokesi en fazla yedi gün sürer” sonucu çıkarılamaz.

Savcılık soruşturması kapsamında verilen el koyma veya başka bir adli tedbir farklı hukuki rejime tabidir ve yedi iş günlük MASAK mekanizmasıyla karıştırılmamalıdır.

P2P sonrası hesabıma dolandırıcılık parası gelirse ne olur?

P2P işlemlerinin en ciddi riski budur.

Örnek verelim.

Siz USDT satıyorsunuz. P2P alıcısı size:

“Ödemeyi başka hesabımdan göndereceğim.”

diyor.

Bir süre sonra hesabınıza 80.000 TL geliyor. Siz de USDT’yi karşı tarafa serbest bırakıyorsunuz.

Fakat parayı gönderen kişi aslında P2P alıcısı değil; başka bir dolandırıcılığın mağduru.

Dolandırıcı mağdura sizin IBAN’ınızı vermiş, mağdur da parayı doğrudan size göndermiş olabilir.

Blockchain tarafında USDT dolandırıcıya giderken banka tarafında mağdurun parası sizin hesabınıza gelmiştir.

Savcılık dosyasında ilk görünen hesap ise sizin hesabınızdır.

Teknik ve hukuki açıdan P2P dosyalarında en kritik noktalardan biri budur: banka transfer rotası ile blockchain transfer rotası birlikte incelenmeden olay doğru anlaşılamaz.

Bu senaryoya uygulamada “üçgen dolandırıcılık” veya triangle fraud denmektedir.

Hesabıma suçtan gelen para gelmesi beni otomatik olarak suçlu yapar mı?

Hayır.

Bir banka hesabına suçtan elde edilen paranın gelmesi, hesap sahibinin otomatik olarak dolandırıcılık suçunun faili olduğu anlamına gelmez.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği esastır. Kişinin olayla bağlantısı, kastı, bilgisi, işlem öncesindeki iletişimleri, karşı tarafla ilişkisi ve paranın devamındaki hareketi araştırılmalıdır.

Örneğin gerçek bir P2P satıcısının;

  • platform sipariş kaydı,

  • ilanı,

  • karşı tarafla mesajları,

  • USDT’nin kendisine ait olduğunu gösteren kayıtları,

  • TXID,

  • kripto transfer zamanı,

  • banka transfer saati,

dosyanın değerlendirilmesinde son derece önemlidir.

Bu deliller, banka hesabına giren paranın neden geldiğini açıklayabilir.

P2P işlemi nitelikli dolandırıcılık suçuna dönüşebilir mi?

P2P işleminin kendisi dolandırıcılık değildir. Ancak P2P altyapısı bir dolandırıcılık planının parçası hâline gelebilir.

Örneğin sahte dekont göndererek USDT’nin serbest bırakılmasını sağlayan kişi açısından dolandırıcılık hükümleri gündeme gelebilir.

Benzer şekilde üçüncü kişiyi aldatarak parasını P2P satıcısının hesabına gönderten ve karşılığında satıcının USDT’sini alan fail açısından da dolandırıcılık değerlendirmesi yapılabilir.

P2P satıcısının bu plana bilerek katılıp katılmadığı ise ayrı bir konudur.

Aynı işlem zincirindeki herkesin aynı kastla hareket ettiği varsayılamaz.

P2P ve kara para aklama arasında nasıl bir ilişki var?

P2P işlemi yapmak kara para aklama değildir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesi suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu ayrıca düzenlemektedir.

TCK m.282/1; belirli bir öncül suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin yurt dışına çıkarılması veya gayrimeşru kaynağını gizlemek ya da meşru yolla elde edildiği izlenimi yaratmak amacıyla çeşitli işlemlere tabi tutulmasını cezalandırmaktadır.

TCK m.282/2 ise suçtan kaynaklanan malvarlığı değerini bu özelliğini bilerek satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma fiillerini ayrıca düzenlemektedir.

Dolayısıyla yalnızca “para P2P işleminden geçti” demek TCK 282 bakımından yeterli değildir.

Paranın suçtan kaynaklanması ve ilgili kişinin kastı veya kanunun aradığı bilgi unsuru somut olayda ortaya konulmalıdır.

Üçüncü kişiden P2P ödemesi almak neden risklidir?

P2P açısından en basit güvenlik kurallarından biri şudur:

Kriptoyu satın alan kişi ile banka havalesini gönderen kişinin mümkün olduğunca aynı kişi olması gerekir.

Çünkü farklı kişi ödemesi para ve kripto rotalarının birbirinden kopmasına neden olur.

Örneğin:

Banka zinciri: Mağdur › P2P satıcısı

Kripto zinciri: P2P satıcısı › Dolandırıcı

Bu yapı soruşturmanın ilk aşamasında P2P satıcısını doğrudan para alan kişi konumuna getirir.

Platformun “third-party payment”, yani üçüncü kişi ödemelerine izin vermemesi de bu nedenle yalnızca ticari bir tercih değildir; ciddi bir fraud ve AML risk kontrolüdür.

P2P işleminde açıklama kısmına ne yazılmalı?

Banka havalesinin açıklama kısmı tek başına işlemi hukuka uygun hâle getirmez. Bununla birlikte işlemin gerçek ekonomik sebebinin kayıtlarla uyumlu olması önemlidir.

“Borç”, “emanet”, “ürün bedeli” gibi gerçeğe aykırı açıklamalar yazılması daha sonra işlemin açıklanmasını zorlaştırabilir.

Esas olan açıklamadan çok işlem bütünlüğüdür:

  • platform sipariş numarası,

  • P2P kullanıcı bilgileri,

  • banka transferi,

  • kripto transferi,

  • tarih ve saat,

  • TXID,

  • mesajlaşmalar

birbirini doğrulamalıdır.

P2P işleminde hangi deliller saklanmalı?

P2P işlemi tamamlandığında yalnızca banka dekontunu saklamak yeterli değildir.

Mümkün olduğunca şu kayıtlar korunmalıdır:

  1. P2P sipariş numarası,

  2. alıcı veya satıcının platform kullanıcı bilgileri,

  3. işlem tutarı ve kur,

  4. banka dekontu,

  5. gönderen hesap sahibinin adı,

  6. P2P sohbet kayıtları,

  7. TXID veya transaction hash,

  8. kullanılan cüzdan adresleri,

  9. işlemin tarih ve saati,

  10. platform uyuşmazlık kayıtları.

Blockchain kayıtları sonradan değiştirilemese de platform hesabı, sohbet geçmişi veya banka erişim kayıtları her zaman aynı kolaylıkla erişilebilir olmayabilir.

Bu nedenle delil, sorun çıktıktan sonra değil işlem sırasında oluşturulmalıdır.

TXID tek başına P2P işlemindeki kişiyi ispatlar mı?

Hayır.

TXID blockchain üzerinde bir işlemin gerçekleştiğini ve hangi adresler arasında hangi miktarda kripto varlık hareket ettiğini gösterebilir.

Ancak blockchain adresi doğrudan kişinin adını ve T.C. kimlik numarasını taşımaz.

Bir adresin gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi için çoğu dosyada ek verilere ihtiyaç vardır:

Blockchain analizi › borsa veya platform tespiti › hesap bilgileri/KYC › IP ve oturum kayıtları › banka kayıtları

Bu nedenle yalnızca “kripto bu adrese gitmiş” tespiti ile “bu kişi suçludur” sonucu arasında ciddi bir delil mesafesi vardır.

P2P nedeniyle savcılıktan ifadeye çağrıldım, ne yapmalıyım?

Öncelikle paniğe kapılarak işlem kayıtlarını silmek veya hesabı kapatmaya çalışmak doğru değildir.

İfadenin konusu öğrenildikten sonra banka ve blockchain kayıtlarının birlikte çıkarılması gerekir.

Özellikle şu sorular cevaplanmalıdır:

  • Şikâyetçiden gelen para ne zaman hesaba girdi?

  • O anda açık bir P2P emri var mıydı?

  • USDT hangi adrese gönderildi?

  • Gönderen banka hesabının sahibi P2P alıcısıyla aynı kişi miydi?

  • Platform içi mesajlarda üçüncü kişi ödeme uyarısı var mıydı?

  • Kripto hangi borsaya veya cüzdana devam etti?

  • İşlemden elde edilen kazanç neydi?

  • Aynı karşı tarafla başka işlemler mevcut mu?

P2P savunmalarında yalnızca “ben kripto sattım” demek çoğu zaman yeterli değildir.

Banka hareketi ile blockchain hareketinin neden birbirinin karşılığı olduğunu teknik olarak göstermek gerekir.

P2P dolandırıcılığına uğradım, ne yapabilirim?

P2P dolandırıcılığında ilk amaç delilin kaybolmasını ve varlıkların daha fazla dağıtılmasını önlemektir.

Somut olayın niteliğine göre:

  • platformdaki uyuşmazlık mekanizması kullanılabilir,

  • banka derhâl bilgilendirilebilir,

  • işlem kayıtları muhafaza edilebilir,

  • TXID ve cüzdan adresleri çıkarılabilir,

  • kripto transfer rotası analiz edilebilir,

  • merkezi borsalara giden varlıklar tespit edilebilir,

  • Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir,

  • soruşturma kapsamında ilgili platformlardan KYC ve hesap bilgilerinin talebi istenebilir.

Blockchain işlemlerinin geri döndürülemez olması hukuki takip yapılamayacağı anlamına gelmez.

Kripto varlık bir merkezi borsaya ulaştığında blockchain üzerindeki anonim adres ile borsanın KYC kayıtlarındaki gerçek kişi arasında bağlantı kurulması mümkün olabilir.

P2P nedeniyle banka hesabı bloke edilirse ne yapılmalı?

Önce blokenin kaynağını anlamak gerekir.

Bankadan mümkün olduğu ölçüde;

  • işlemin hangi kurum veya dosya nedeniyle kısıtlandığı,

  • yalnızca belirli tutara mı yoksa tüm hesaba mı tedbir konulduğu,

  • adli makam kararı bulunup bulunmadığı

öğrenilmelidir.

Ardından P2P işlem dosyası hazırlanmalıdır.

Bu dosyada banka dekontları tek başına değil, aynı işlemin blockchain tarafı da gösterilmelidir.

Örneğin 100.000 TL’nin hesaba geldiği saat ile karşılığındaki USDT’nin escrow’dan serbest bırakıldığı saat birlikte ortaya konulabiliyorsa işlemin ekonomik sebebi çok daha anlaşılır hâle gelir.

MASAK blokesi gerçekten yedi günde kalkar mı?

Her zaman değil.

Burada internette sık tekrarlanan önemli bir yanlış bilgi var.

5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamında işlemlerin ertelenmesi mekanizmasında yedi iş günlük süre bulunmaktadır. MASAK mevzuatındaki İşlemlerin Ertelenmesine Dair Yönetmelik de bu mekanizmayı düzenler.

Ancak hesabınız üzerindeki tedbir savcılık veya mahkeme kararına dayanıyorsa durum farklıdır.

Dolayısıyla:

“Yedi iş günü geçti, bloke hukuken kendiliğinden kalkmak zorunda”

şeklindeki genelleme doğru değildir.

Önce tedbirin hukuki kaynağı tespit edilmelidir.

P2P işlemleri şüpheli işlem bildirimi oluşturabilir mi?

Evet.

Ancak yalnızca P2P olması bir işlemi otomatik olarak şüpheli yapmaz.

5549 sayılı Kanun m.4 kapsamında yükümlüler; işlem konusu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına ilişkin bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektirecek bir husus bulunması durumunda MASAK’a bildirim yapmakla yükümlüdür.

Çok sayıda ilgisiz kişiden ödeme alınması, ekonomik profil ile uyumsuz hacim, kısa süre içinde yoğun giriş-çıkışlar veya para ile kripto hareketlerinin ekonomik açıklamasının kurulamaması risk değerlendirmesinde dikkate alınabilecek unsurlardır.

P2P işlemlerinde vergi var mı?

Bu konuda özellikle 2026 yılı bakımından dikkatli olmak gerekir.

Mart 2026’da TBMM’ye sunulan 2/3560 esas numaralı kanun teklifinde kripto varlık satış ve transfer işlemleri için on binde 3 kripto varlık işlem vergisi ve kripto gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin hükümler bulunuyordu.

Ancak teklifin kanunlaşan 7577 sayılı Kanun metninde bu kripto vergi hükümleri yer almadı. 7577 sayılı Kanun 2 Nisan 2026’da kabul edildi ve 17 Nisan 2026 tarihli, 33227 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı; nihai metinde söz konusu on binde 3 kripto işlem vergisi bulunmamaktadır.

Bu ayrım önemlidir. Çünkü kanun teklifindeki bir hüküm ile yürürlükteki kanun aynı şey değildir.

Bununla birlikte buradan “P2P gelirlerinin tamamı vergisizdir” sonucu da çıkarılmamalıdır.

Faaliyetin bir ticari organizasyon içinde, devamlı ve kazanç sağlama amacıyla yürütülmesi hâlinde vergi hukukunun genel ticari kazanç hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir. Vergisel nitelendirme kişinin faaliyet modeline göre yapılmalıdır.

P2P yaparken banka hesabını başkasına kullandırmak neden farklıdır?

Kendi adınıza P2P işlemi yapmak ile banka hesabınızı başka bir kişinin para trafiğinde kullanmasına izin vermek aynı şey değildir.

İkinci durumda hesabın ekonomik kontrolü ile hukuki sahibi birbirinden ayrılır.

Örneğin:

“Senin IBAN’ına para gelsin, ben sana USDT yollarım.”

veya

“Gelen parayı bana aktar, işlem başına komisyon vereyim.”

gibi modeller klasik P2P yatırım işleminden oldukça farklıdır.

Özellikle banka hesabının gerçek amacı gizlenecek şekilde üçüncü kişilerin para transferinde kullanılmasının ceza soruşturmalarına konu olma riski çok daha yüksektir.

Güvenli P2P işlemi için nelere dikkat edilmeli?

Hukuki riski tamamen ortadan kaldıran bir formül yoktur. Ancak işlem yapısının temiz ve ispatlanabilir olması ciddi fark yaratır.

P2P işlemlerinde özellikle:

  • mümkün olduğunca yalnızca karşı tarafın kendi adına kayıtlı banka hesabından ödeme kabul edin,

  • üçüncü kişi ödemelerini kabul etmeyin,

  • ödeme hesaba geçmeden kriptoyu serbest bırakmayın,

  • yalnızca dekont görüntüsüne güvenmeyin,

  • sipariş ve mesaj kayıtlarını saklayın,

  • TXID kayıtlarını tutun,

  • yüksek hacimli ve sürekli faaliyetlerde hukuki statünüzü ayrıca değerlendirin,

  • başkaları adına para veya kripto taşımayın,

  • işlemin gerçek mahiyetini gizleyen açıklamalar kullanmayın,

  • ekonomik olarak açıklayamayacağınız para hareketlerinden kaçının.

Buradaki temel prensip basittir:

Banka tarafında görünen işlem ile blockchain tarafında görünen işlem aynı ekonomik olayı anlatabilmelidir.

P2P açısından risk seviyesi nasıl değerlendirilir?

Genel bir çerçeveyle tablo şöyle kurulabilir:

İşlem modeliGenel hukuki risk
Kişinin zaman zaman kendi USDT’sini satmasıGörece düşük
Düzenli P2P alım-satımİnceleme gerekir
Sürekli spread kazancı ve çok sayıda müşteriSPK/vergi riski artar
Komisyonla başkası adına kripto almaYüksek
Üçüncü kişilerden sürekli ödeme almaYüksek
Hesabı başkalarının kullanımına bırakmaÇok yüksek
Suçtan geldiği bilinen parayı USDT’ye çevirmeCeza hukuku riski çok yüksek
Suç gelirinin kaynağını gizlemek için transfer zinciri kurmaTCK m.282 gündeme gelebilir

Bu tablo kesin suç veya hukuka uygunluk tespiti değildir. Her olay kendi işlem zinciri ve delilleriyle değerlendirilmelidir.

P2P hakkında en çok sorulan sorular
P2P yapmak suç mu?

Hayır. P2P yoluyla kripto varlık alıp satmak tek başına suç değildir. Ancak faaliyetin profesyonel kripto hizmetine dönüşmesi veya suç gelirleriyle bağlantılı olması farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

USDT satmak suç mu?

Hayır. Kendi USDT’nizi satmanız tek başına suç değildir.

Sürekli USDT alıp satmak suç mu?

İşlem sayısından hareketle otomatik suç sonucu çıkarılamaz. Ancak devamlı, organize ve ticari faaliyetin SPK lisans rejimi bakımından değerlendirilmesi gerekir.

P2P merchant olmak yasak mı?

Merchant sıfatı tek başına belirleyici değildir. Faaliyetin düzenli, ticari veya mesleki kripto hizmetine dönüşüp dönüşmediği önemlidir.

P2P için SPK lisansı gerekir mi?

Her bireysel P2P işlemi için lisans gerektiği söylenemez. Buna karşılık başkalarına yönelik organize ve profesyonel kripto hizmeti sunulması 6362 sayılı Kanun kapsamına girebilir.

P2P nedeniyle hesabım bloke edilir mi?

Evet. Banka uyum incelemesi, 5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamında işlem ertelemesi veya adli soruşturma kapsamında tedbir söz konusu olabilir.

MASAK blokesi kaç gün sürer?

5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamındaki işlem ertelemesinde yedi iş günlük süre vardır. Ancak tüm banka blokeleri bu maddeye dayanmadığından her bloke için “yedi gün” kuralı uygulanmaz.

P2P hesabıma dolandırıcılık parası geldi, suçlu olur muyum?

Otomatik olarak değil. Paranın neden geldiği, P2P siparişinin gerçekliği, USDT transferi, TXID, karşı tarafla iletişim ve kişinin kastı birlikte değerlendirilmelidir.

Başka kişinin hesabından P2P ödemesi kabul edilir mi?

Teknik olarak gerçekleşebilse de ciddi hukuki ve dolandırıcılık riski yaratır. Özellikle üçgen dolandırıcılık vakalarında en önemli risklerden biridir.

P2P işlemlerinde TXID önemli mi?

Evet. TXID kripto transferinin blockchain üzerindeki kaydını gösterir. Ancak gerçek kişinin kimliğini tek başına ispatlamaz.

P2P gelirlerine on binde 3 vergi geldi mi?

2026 yılında böyle bir düzenleme kanun teklifinde yer aldı ancak kanunlaşan 7577 sayılı Kanunun nihai metnine girmedi. Bu nedenle söz konusu teklif kaynaklı on binde 3 kripto işlem vergisi yürürlükte değildir.

USDT ile ürün satın alınabilir mi?

Kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı kullanılmasını yasaklayan TCMB Yönetmeliği yürürlüktedir. Kripto varlık alım-satımı ile kripto kullanarak mal veya hizmet bedeli ödeme birbirinden ayrılmalıdır.

P2P’de asıl mesele “işlem yaptınız mı?” değil, “işlem nasıl yapıldı?” sorusudur

Türkiye’de kripto P2P hukukunu yalnızca “yasal” veya “yasak” kelimeleriyle açıklamak mümkün değildir.

Kendi yatırım portföyündeki USDT’yi satan kişi, her gün onlarca kullanıcıya likidite sağlayan profesyonel merchant, üçüncü kişiler adına kripto satın alan kişi ve dolandırıcılık gelirini USDT’ye çeviren kişi teknik olarak aynı P2P yöntemini kullanıyor olabilir.

Hukuken ise dört farklı dosya vardır.

Bu nedenle bir P2P işleminde ilk incelenmesi gerekenler işlem sayısından önce paranın kaynağı, kripto varlığın sahibi, karşı tarafın kimliği, işlemin ticari niteliği ve banka ile blockchain kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığıdır.

Sorun ortaya çıktığında ise zaman kritik hâle gelir. Banka dekontunun, P2P siparişinin, mesaj kayıtlarının, cüzdan adreslerinin ve TXID’nin ilk aşamada birlikte korunması; daha sonra yapılacak savcılık, bloke kaldırma veya teknik blockchain incelemesinin temelini oluşturur.

Yazar: Av. Ahmet Karaca

  • Av. Ahmet Karaca , İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.

Yazarın Yazıları