Av. Ahmet Karaca Yazıları

Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca
Yazarın Profili
10.09.2026 00:04

P2P USDT satışında savcılık soruşturması: ilk 48 saatte ne yapmalı?

Haber Detay Image


P2P USDT satışı Türkiye'de suç değildir. Soruşturmayı doğuran unsur satışın kendisi değil, satış karşılığında hesaba giren paranın kaynağıdır. Bir dolandırıcılık veya yasa dışı bahis geliri satıcının IBAN'ına aktarıldığında savcılık paranın hareketini geriye doğru izler ve zincirin son halkasındaki hesap sahibi soruşturmanın süjesi hâline gelir.

"Hesabıma bloke geldi" ifadesiyle anlatılan tablonun üç ayrı hukuki karşılığı vardır ve her biri farklı mercie tabidir. Birincisi işlemin askıya alınmasıdır: 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m.19/A, yedi iş günü. İkincisi hesabın askıya alınmasıdır: 24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanunun 22. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununa eklenen 128/A, kırk sekiz saate kadar. Üçüncüsü elkoymadır ve kural olarak hâkim kararına dayanır.

Tedbirin türü belirlenmeden hazırlanan başvuru, yetkisiz bir mercie yöneltilmiş olur ve sonuç doğurmaz. Aşağıda, dayanağın tespitinden haksız tedbir tazminatına kadar sürecin tamamı sırayla ele alınmıştır.

P2P USDT satmak yasal mı, yoksa suç mu?

Yasaldır. Türk hukuku kripto varlık alım satımını yasaklamaz. Yasaklanan tek şey kripto varlıkların ödeme aracı olarak kullanılmasıdır; bu yasak, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 16 Nisan 2021 tarihli ve 31456 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliği ile getirilmiştir. Alıp satmak bu yasağın dışındadır.

Ceza sorumluluğu, işlemin biçiminden değil paranın kaynağından doğar. Aynı 50.000 liralık USDT satışı, karşı taraf kendi birikimini gönderdiğinde sıradan bir alım satım; dolandırdığı bir kişinin parasını yönlendirdiğinde ise bir soruşturma dosyasının konusu olur. Satıcının ekranında bu iki tablo aynı görünür. Fark, blok zincirinde ve banka kayıtlarında saklıdır.

Hesabıma neden bloke geldi, dayanağını nasıl öğrenirim?

Blokenin kaynağını öğrenmenin ilk adımı bankaya yazılı başvurudur. Şubeyle yapılan sözlü görüşme kayda geçmez ve süre işletmez. Yazılı talepte, hesaptaki kısıtlamanın hangi hukuki dayanağa ve hangi tarihli yazıya istinaden uygulandığını sorun. Cevap, izleyeceğiniz yolu belirler.

Uygulamada dört farklı kaynak karşınıza çıkar:

  1. MASAK kaynaklı askıya alma. 5549 sayılı Kanun m.19/A yetkiyi Hazine ve Maliye Bakanına tanır, süresi yedi iş günüdür.
  2. Mali kurumun kendi kararıyla askıya alma. 5271 sayılı Kanun m.128/A, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı ve kripto varlık hizmet sağlayıcısına kırk sekiz saate kadar bu yetkiyi verir.
  3. Adli elkoyma. 5271 sayılı Kanun m.128 veya m.128/A kapsamında hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâlde savcının yazılı emri.
  4. Bankanın kendi risk politikası. Adli veya idari bir karara dayanmayan, sözleşmesel nitelikteki kısıtlamalar. Bu grupta muhatabınız savcılık değil, BDDK'ya şikâyet ve genel hükümlerdir.
Hangi tedbir hangi mercie, kaç günde gider?
TedbirDayanakKararı verenKanuni süreİlk başvurulacak merci
İşlemin askıya alınması5549 s.K. m.19/AHazine ve Maliye Bakanı7 iş günüMASAK Başkanlığına yazılı başvuru
Hesabın askıya alınması5271 s.K. m.128/A f.1Banka, ödeme kuruluşu veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı48 saate kadarCumhuriyet başsavcılığı; savcı 24 saatte karar verir
Menfaate elkoyma5271 s.K. m.128/A f.4Sulh ceza hâkimi; gecikmesinde sakınca varsa savcıSavcı emri 24 saatte hâkim onayına sunulur, hâkim 48 saatte açıklamazsa tedbir kalkarSulh ceza hâkimliğine itiraz, 7 gün
Hak ve alacaklara elkoyma5271 s.K. m.128HâkimSoruşturma boyuncaSulh ceza hâkimliğine itiraz, 7 gün

Tabloda gözden kaçan bir ayrıntı, dosyaların kaderini belirliyor: 5271 sayılı Kanun m.128 kapsamındaki elkoyma için ilgili kurumdan üç ay içinde hazırlanacak bir değer raporu alınması zorunludur. Aynı Kanunun 128/A maddesi bu rapor şartını açıkça aramaz. Yani yeni rejim, klasik elkoymaya göre çok daha hızlı işler.

CMK 128/A tam olarak neyi değiştirdi?

Bankaya, ödeme kuruluşuna ve kripto varlık hizmet sağlayıcısına, mahkeme kararı beklemeden hesabı kırk sekiz saate kadar durdurma yetkisi verdi. Bu yetki üç suçla sınırlıdır: bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-e), nitelikli dolandırıcılığın iki hâli (TCK m.158/1-f ve 158/1-l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m.245). Aranan şüphe derecesi "makul şüphe"dir.

Madde, hesap sahibine kapalı bir kapı bırakmıyor. Askıya alma işlemi size de bildirilir; kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilirsiniz ve savcının başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar vermesi gerekir. Kripto varlık dosyalarında savunma tarafında çalışan bir hukukçu olarak en kritik noktanın altını çizeyim: savcının yazılı emriyle yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulmazsa, ya da hâkim kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa, tedbir kendiliğinden kalkar. Bu süreleri takip etmek savunmanın işidir; kimse size hatırlatmaz.

Maddenin bir başka fıkrası, elkonulan menfaatin mağdura ait olduğu anlaşılırsa soruşturma veya kovuşturma evresinde iade edilmesini öngörür. Yani paranın gerçek sahibi belirlenebiliyorsa, dosyanın sonu beklenmez.

MASAK blokesi kaç günde kalkar?

Kanuni süre yedi iş günüdür. Uygulama bu süreyi çoğu zaman aşar; çünkü askıya alma süresi dolduğunda dosya savcılığa intikal eder ve bu kez adli bir tedbir devreye girer. Vatandaşın gözünde bloke devam ediyor gibi görünür, oysa hukuki dayanak değişmiştir.

5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamındaki askıya alma idari bir işlemdir ve Kanun bu işleme özgü bir itiraz yolu göstermez. Uygulamada hem MASAK Başkanlığına yazılı başvuru hem de idari yargıda iptal davası yolu izlenmektedir. Bu konuda yeknesak bir içtihat oluşmuş değildir; dolayısıyla tercih, dosyanın somut durumuna göre yapılır.

P2P satıcısına hangi suçlamalar yöneltiliyor?

Dört başlık öne çıkıyor ve dördü de ağır:

  • Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (TCK m.282/1): üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası. İkinci fıkra, suça iştirak etmeksizin bu malvarlığını niteliğini bilerek satın alan, kabul eden veya kullanan kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis öngörür.
  • Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (TCK m.165): altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası.
  • Yasa dışı bahisle bağlantılı para nakline aracılık (7258 sayılı Kanun m.5/1-c): üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası.
  • Nitelikli dolandırıcılığa iştirak (TCK m.158): hesabın bilerek kullandırıldığı dosyalarda gündeme gelir.

Bu suçlamaların hepsinin ortak paydası kasttır. Her birinde savcılığın ispat etmesi gereken şey, satıcının paranın kirli olduğunu bilmesi ya da bilebilecek durumda olmasıdır. Sadece hesabın sizin adınıza kayıtlı olması, tek başına sorumluluk doğurmaz.

Savcılık "bilerek hareket etti" sonucuna nasıl varıyor?

Dosyada dört eksene bakılır: işlemin lisanslı bir platform içinde yapılıp yapılmadığı, ödemeyi gönderen kişiyle platformdaki alıcının aynı kişi olup olmadığı, fiyatın piyasa kuruna uygunluğu ve işlem hacminin kişinin bilinen gelir yapısıyla ilişkisi. Bu dördü uyumluysa iyi niyet lehe yorumlanır.

Aleyhe yorumlanan tablo ise şudur: platform dışında, tanışıklığa dayanan, üçüncü kişilerin IBAN'larından parça parça gelen ödemelerle yürütülen, piyasa kurunun üzerinde primli satışlar. Takip ettiğimiz dosyalarda satıcıyı en çok zorlayan tek unsur, gönderen adı ile platformdaki alıcı adının tutmamasıdır; bu tek satır, "bilme" tartışmasının merkezine yerleşir.

Teknik tarafta ise zincir analizi devreye girer. USDT'nin TRC-20 ya da ERC-20 ağındaki transferi kalıcı bir kayıt bırakır. Karşı tarafın cüzdanının hangi kümelere bağlandığı, satıcının lehine de aleyhine de delil üretebilir. Savunmanın bu kaydı savcılıktan önce okuması, dosyanın seyrini değiştirir.

Bloke haberini aldığım ilk 72 saatte ne yapmalıyım?
  1. Bankadan yazılı dayanak isteyin. Hangi kanun, hangi tarih, hangi yazı.
  2. Delil paketini dondurun. Platform işlem geçmişi, emir numarası, karşı tarafla yazışmalar, ekran görüntüleri, dekont, blok zinciri işlem kimliği.
  3. Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuru yapın. 5271 sayılı Kanun m.128/A kapsamındaki askıya almada savcının karar süresi yirmi dört saattir.
  4. Orantılılık talebini dilekçeye koyun. Hesabın tamamına değil, şüpheye konu tutara tedbir uygulanmasını isteyin. Dayanağınız Anayasa m.13 ve m.35'tir.
  5. Elkoyma kararı çıkmışsa itiraz edin. Süre, kararı öğrendiğiniz günden itibaren yedi gündür (5271 s.K. m.268).
  6. Bakiyeyi kıpırdatmayın. Bloke altındaki varlığı başka platforma taşıma denemesi, dosyada aleyhe yorumlanır.

İfadeye çağrıldım, şüpheli miyim yoksa tanık mı?

Çağrı kâğıdında yazılı sıfat belirleyicidir. Şüpheli sıfatıyla ifade veriliyorsa 5271 sayılı Kanun m.147 ve m.149 kapsamındaki haklar işler: susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı ve isnadın açıkça bildirilmesi hakkı.

Hazırlıksız verilen ifade, sonradan düzeltilmesi güç bir metin bırakır. Beyanın omurgası tek bir tespit olmalıdır: işlem, lisanslı platformda, kimlik doğrulaması yapılmış hesapla, piyasa fiyatından ve eşleşen emir üzerinden gerçekleştirilmiştir.

Soruşturma sonunda para nasıl geri gelir?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (5271 s.K. m.172) verilirse tedbirin kaldırılmasını talep edersiniz. Mağdurun bu karara itiraz süresi, tebliğden itibaren on beş gündür (m.173).

Koşulları oluşmadan uygulanan ya da zamanında kaldırılmayan tedbirler için tazminat yolu açıktır. 5271 sayılı Kanun m.141 bu hâlleri sayar, m.142 ise süreyi belirler: kararın kesinleştiğinin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl. İki süreden biri kaçarsa talep hakkı düşer.

Ne zaman "satıcı" olmaktan çıkıp "izinsiz hizmet sağlayıcı" olunur?

Kendi hesabına alım satım yapan yatırımcı ile başkalarının emirlerini eşleştiren, komisyon alan ve fiilen bir işlem ortamı işleten kişi aynı kategoride değildir. İkincisi, 2 Temmuz 2024 tarihli ve 32590 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7518 sayılı Kanunla 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa eklenen 109/A maddesinin kapsamına girer: izin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

Sınırın nerede çizileceği konusunda yerleşik içtihat henüz yoktur. Belirleyici ölçüt, faaliyetin başkalarına sunulan düzenli bir hizmet niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Aynı mantıkla, başkaları adına para hareketine aracılık eden kişi 6493 sayılı Kanun kapsamında izinsiz ödeme hizmeti sunma tartışmasıyla da karşılaşabilir; bu fiil için bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.

Aynı sorunu bir daha yaşamamak için ne değişmeli?

28 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan MASAK Genel Tebliği (Sıra No: 29), kripto varlık transferlerinin çerçevesini yeniden çizdi. Çekim işlemleri, varlığın alım, takas veya yatırma işleminden en az kırk sekiz saat sonra yapılabiliyor; ilk çekimlerde bu süre en az yetmiş iki saat. Değerini sabit tutmayı amaçlayan varlıkların başka platformlara transferinde günlük 3.000, aylık 50.000 ABD doları limiti uygulanıyor ve belirli güvenlik tedbirleri alındığında bu limitler iki katına çıkabiliyor. Her transferde müşteriden en az yirmi karakterlik açıklama isteniyor.

Pratikte üç kural riskin büyük kısmını eritir:

  • Ödemeyi yalnızca karşı tarafın kendi hesabından kabul edin. Gönderen ad soyadı ile platformdaki alıcı aynı değilse işlemi iptal edin.
  • Platform dışına çıkmayın. Emanet mekanizması dışında yapılan her satış, savunmanın en güçlü belgesini ortadan kaldırır.
  • Piyasa kurunun belirgin biçimde üzerindeki tekliflerden uzak durun. Yüksek prim, dosyalarda "bilebilecek durumda olma" tartışmasının başlangıç noktasıdır.

Banka açıklamasına ne yazılacağı tartışmalı bir alandır. Belirleyici olan açıklamanın metni değil, ödemeyi yapan kişinin platformdaki alıcıyla aynı kişi olmasıdır.

Vergi tarafında durum ne?

Kripto varlık kazançlarına özgü müstakil bir vergi rejimi henüz yürürlüğe girmedi; bu yöndeki kanun teklifleri şimdiye kadar yasalaşmadan gündemden düştü. Vergi boyutu ceza dosyasından bağımsız ilerler. Süreklilik ve organizasyon taşıyan alım satım, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.37 anlamında ticari kazanç tartışmasını doğurur. Değerlendirme kişiye özgüdür ve mali müşavir görüşü gerektirir.

Sık sorulan sorular

Hesabıma bloke kondu, suçlu mu sayılıyorum?
Hayır. Askıya alma ve elkoyma birer koruma tedbiridir, mahkûmiyet değildir. Hesabın adınıza kayıtlı olması tek başına sorumluluk doğurmaz.

Bankanın koyduğu blokeyi banka kaldırabilir mi?
5271 sayılı Kanun m.128/A kapsamındaki askıya almada muhatap savcılıktır. Şube personelinin kaldırma yetkisi yoktur.

Parayı gönderen kişiye iade etsem sorun çözülür mü?
Hayır, hatta karmaşıklaştırabilir. Bloke altındaki bakiye üzerinde işlem yapılamaz; blokesiz tutarın gönüllü iadesi ise dosyada farklı yorumlanabilir. İade kararı, dosya görüldükten sonra verilmelidir.

Yurt dışı platformda yaptığım işlem savcılığa ulaşır mı?
5271 sayılı Kanun m.128/A, banka ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarına istenen bilgi ve belgeyi on gün içinde gönderme zorunluluğu getirdi; göndermeyen veya eksik gönderen kuruma elli bin liradan üç yüz bin liraya kadar idari para cezası verilir. Ayrıca blok zinciri kaydı silinmez.

Soruşturma ne kadar sürer?
Kanunda sabit bir süre yoktur. Süreyi belirleyen unsurlar, mağdur sayısı, banka ve platform yazışmalarının dönüş hızı ve bilirkişi incelemesidir.

Kripto tarafında insanlar çoğu zaman bir suç işlediklerini düşündükleri için değil, hiçbir şey yapmadıklarını düşündükleri için hak kaybediyor. Oysa bu dosyalar sanıldığından çok daha ciddi şekilde sert ilerliyor. Zira kişi her ne kadar kendisinin masum olduğunu düşünse de maalesef gerçek dolandırıcılar da masum rolünü gerçek bir masumdan bile daha iyi oynadıkları için Savcılık makamı süreçte nasıl olsa ben suçsuzum ceza almam düşüncesinde olanları düşünülenden çok daha ağır şekilde cezalandırıyor ve cezalandırılmalarını talep ediyor.

Yazar: Av. Ahmet Karaca

  • Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.

Yazarın Yazıları