Av. Ahmet Karaca Yazıları

Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca
Yazarın Profili
01.09.2026 02:56

Banka hesabına neden bloke konur? Masak ve savcılık blokelerinde bilinmesi gerekenler -Av. Ahmet Karaca

Haber Detay Image


Banka hesabına bloke konulmasının tek bir sebebi yoktur. Bankanın kendi dolandırıcılık ve uyum kontrolleri, MASAK mevzuatı, Cumhuriyet savcılığı veya hâkim kararı, icra takibi, vergi borcu ya da ihtiyati haciz-ihtiyati tedbir, özel bir malvarlığını dondurma kararı aynı sonuçla karşılaşmanıza yol açabilir: Hesabınızdaki parayı kullanamazsınız. Fakat hukuken bunların her biri farklı bir işlemdir ve blokenin kaldırılması için başvurulacak yer de buna göre değişir.

Uygulamadaki en büyük sorunlardan biri tam burada ortaya çıkıyor. Müşteri bankayı arıyor; “hesabınız incelemede”, “güvenlik nedeniyle kısıtlandı”, hatta bazen sadece “bankamızın politikaları gereği” cevabını alıyor. Oysa arka planda bir Cumhuriyet başsavcılığı soruşturması, CMK kapsamında el koyma kararı veya başka bir yasal kısıtlama bulunabiliyor.

Bu nedenle banka blokelerinde ilk soru “Bloke nasıl kaldırılır?” değil, “Bu bloke hangi hukuki sebebe dayanıyor?” olmalıdır.

Banka hesabına hangi sebeplerle bloke konulur?

Banka hesabındaki kısıtlama kabaca sekiz farklı kaynaktan doğabilir. Aynı mobil bankacılık ekranında benzer biçimde görünen bu işlemlerin hukuki sonuçları birbirinden oldukça farklıdır.

Blokenin kaynağıTemel sebepKararı/işlemi kim yapar?Temel hukuki çerçeve
Banka güvenlik tedbiriDolandırıcılık veya olağan dışı işlem riskiBankaBDDK elektronik bankacılık mevzuatı
Banka uyum/risk tedbiriMüşteri profili, fon kaynağı veya AML riskiBanka/uyum birimi5549 sayılı Kanun ve MASAK düzenlemeleri
Şüpheli işlem bildirimiİşlemin yasa dışı fonla ilişkili olabileceği şüphesiBanka MASAK'a bildirir5549 s. Kanun m.4
İşlemin ertelenmesiAklama veya terörün finansmanı şüphesi5549 m.19/A'daki yetkili makam5549 s. Kanun m.19/A
Bilişim suçu hesabının askıya alınmasıBelirli bilişim yoluyla işlenen suçlarBanka veya Cumhuriyet savcısıCMK m.128/A
Ceza soruşturmasında el koymaSuçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe bulunan malvarlığıHâkimCMK m.128
İcra / e-hacizÖzel hukuk veya kamu borcuİcra dairesi / tahsil dairesiİİK ve 6183 s. Kanun
Malvarlığının dondurulmasıTerörizmin veya kitle imha silahlarının finansmanı yaptırımlarıKanunda gösterilen makamlar6415 ve 7262 s. Kanun

MASAK'ın bankalar için kullandığı şüpheli işlem bildirim formunda dahi “hesap üzerindeki yasal kısıtlama” bakımından CMK m.128, 5549 m.19/A, 6415 sayılı Kanun, 7262 sayılı Kanun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve 6183 sayılı Kanun ayrı ayrı gösterilmektedir. Yani mevzuatın kendisi de halk arasında tek kelimeyle “bloke” denilen işlemlerin farklı hukuki kaynaklardan doğduğunu kabul etmektedir.

“MASAK blokesi” denilen şey tam olarak nedir?

“MASAK blokesi” hukukta her banka kısıtlamasını karşılayan tek bir kurum değildir. Özellikle şüpheli işlem bildirimi, işlemin ertelenmesi ve ceza soruşturması kapsamında el koyma birbirine karıştırılmamalıdır.

Bir banka müşterisi hakkında şüpheli işlem bildirimi yapılmış olabilir ancak hesap üzerinde herhangi bir bloke bulunmayabilir. Başka bir olayda 5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamında belirli bir işlem yedi iş günü ertelenmiş olabilir. Bir başka hesap ise Cumhuriyet başsavcılığında yürütülen soruşturmanın sonucunda CMK kapsamında adli tedbir altına alınmış olabilir.

Dolayısıyla bankadan “MASAK nedeniyle” şeklinde genel bir cevap alınması tek başına hukuki teşhis değildir.

Şüpheli işlem bildirimi yapılması hesabın otomatik olarak bloke edilmesi anlamına gelir mi?

Hayır. Şüpheli işlem bildirimi yapılması tek başına hesabın bloke edilmesi anlamına gelmez.

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 4. maddesine göre bankalar dahil yükümlüler; işleme konu malvarlığının yasa dışı yollardan elde edildiğine veya yasa dışı amaçlarla kullanıldığına dair bilgi, şüphe veya şüpheyi gerektiren bir husus bulunması hâlinde MASAK'a şüpheli işlem bildirimi yapmak zorundadır.

MASAK'ın kendi açıklaması daha da nettir: Hakkında şüpheli işlem bildirimi yapılan bir müşteriyle çalışılmasını otomatik olarak yasaklayan bir hüküm bulunmamaktadır. Banka sonraki ilişkiyi kendi kurum politikası ve risk temelli değerlendirmesi çerçevesinde belirler.

Bu ayrım oldukça önemlidir:

ŞİB ? otomatik hesap blokesi.

Banka hem ŞİB yapmış hem ayrıca kendi risk politikaları nedeniyle bazı işlemleri sınırlandırmış olabilir. Ya da ŞİB sonrasında 5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamında ayrıca işlem erteleme kararı alınmış olabilir.

Banka neden şüpheli işlem bildirimi yaptığını söylemiyor?

Çünkü bazı durumlarda söylemesi hukuken yasaktır.

5549 sayılı Kanun'un 4/2. maddesine göre banka, MASAK'a şüpheli işlem bildirimi yapıldığını; yükümlülük denetimiyle görevlendirilen denetim elemanları ve yargılama sırasında mahkemeler dışında, işleme taraf olan kişi dahil hiç kimseye açıklayamaz.

Dolayısıyla “Banka bana ŞİB yaptığını neden söylemiyor?” sorusunun cevabı çoğu zaman gizlilik yükümlülüğüdür.

Fakat buradan şu sonuç çıkmaz: Banka üzerindeki her türlü yasal kısıtlamayı “gizli” diyerek açıklamasız bırakabilir.

Örneğin CMK m.128/A kapsamında bankanın kendisinin verdiği 48 saate kadar askıya alma kararının hesap sahibine bildirilmesi kanunda açıkça düzenlenmiştir.

Her bloke türünün bilgi verme rejimi bu nedenle ayrıca incelenmelidir.

MASAK kapsamında işlem kaç gün ertelenebilir?

5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamında bir işlemin ertelenmesi için kanunda öngörülen süre yedi iş günüdür.

İşleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçuyla ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması hâlinde, MASAK tarafından şüphenin teyit edilmesi, işlemin analiz edilmesi veya gerektiğinde sonuçların yetkili makamlara iletilmesi amacıyla işlem yedi iş günü süreyle askıya alınabilir veya işlemin gerçekleşmesine aynı süreyle izin verilmeyebilir. Kanundaki yetki Bakan'a ait olup Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir.

Burada sık yapılan hata şudur:

“Yedi gün geçtiyse hesabın mutlaka açılması gerekir.”

Bu kadar basit değildir.

Tek bir 5549 m.19/A işlem erteleme kararının süresi yedi iş günüdür. Ancak yedi iş gününden sonra hesap hâlâ kullanılamıyorsa ikinci aşamada mutlaka kısıtlamanın güncel hukuki sebebi araştırılmalıdır. Yeni bir işlem erteleme kararı, ceza soruşturması kapsamında bir adli tedbir, farklı bir yasal kısıtlama veya bankanın ayrıca uyguladığı risk tedbiri mevcut olabilir.

Bu sebeple aylarca süren her banka blokajına otomatik olarak “MASAK'ın yedi günlük blokesi devam ediyor” demek doğru değildir.

Banka kendi kararıyla hesaba bloke koyabilir mi?

Banka bazı işlemleri güvenlik ve risk yönetimi nedeniyle sınırlayabilir. Özellikle olağan dışı işlem, hesap ele geçirilmesi, dolandırıcılık veya kimlik doğrulama riski bulunan durumlarda bankaların işlemleri izlemesi mevzuattan doğan bir yükümlülüktür.

Bankaların Bilgi Sistemleri ve Elektronik Bankacılık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 36. maddesi bankaların elektronik bankacılıkta gerçekleşen olağan dışı, sahtekârlık amaçlı veya dolandırıcılık riski bulunan işlemleri tespit etmeye ve önlemeye yönelik işlem takip mekanizmaları kurmasını zorunlu tutmaktadır. Bankalar riskli işlemleri filtreleyebilir ve müşterileri daha yakından izleyebilir.

Ayrıca MASAK mevzuatı müşterinin tanınması, risk yönetimi, işlemlerin izlenmesi ve gerektiğinde sıkılaştırılmış tedbirlerin uygulanmasını öngörür. Müşterinin tanınması için gerekli bilgi ve belgelerin sağlanamaması hâlinde Tedbirler Yönetmeliği m.22 kapsamında işlemin reddi veya iş ilişkisinin sona erdirilmesi dahi gündeme gelebilir.

Dolayısıyla “bankamızın risk politikası” gerçekten var olan bir hukuki ve operasyonel kategori olabilir.

Sorun, dışarıdan gelen bir adli veya idari kararın da müşteriye aynı genel ifadeyle açıklanması hâlinde başlar.

Bankadaki şube çalışanı gerçek bloke sebebini neden bilemeyebilir?

Çünkü özellikle AML, dolandırıcılık incelemeleri ve adli tedbirler çoğu bankada şube seviyesinden daha farklı bir organizasyon içinde yürütülür.

Bankalarda şüpheli işlem bildirim yükümlülüğü esas itibarıyla uyum görevlisi üzerinden yürütülür. MASAK Genel Tebliği Sıra No:13 uyarınca şubede ortaya çıkan şüphe banka içindeki prosedür çerçevesinde uyum görevlisine iletilir; uyum görevlisi banka bünyesindeki bilgi ve belgeleri değerlendirerek MASAK'a bildirim yapılıp yapılmayacağına karar verir. Uyum görevlisinin banka içindeki diğer birimlerden bilgi ve belge isteme yetkisi de bulunmaktadır.

Bu yapı pratikte önemli bir sonucu beraberinde getiriyor.

Şubedeki müşteri temsilcisi ekranda yalnızca bir kısıtlama kodu veya genel uyarı görebilir. Bazı ayrıntılara erişim yetkisi bulunmayabilir. Kısıtlama merkezi uyum, hukuk, dolandırıcılık önleme veya operasyon birimleri tarafından yürütülüyor olabilir.

Finansal uyuşmazlıklarda üzerinde özellikle durduğum hususlardan biri bu ayrımdır: Şubeden alınan sözlü cevap ile kısıtlamanın gerçek hukuki kaynağı aynı şey değildir. Kısıtlamanın kaynağı araştırılırken yazılı kayıt, ilgili banka birimi ve varsa adli dosya birlikte incelenmelidir.

Savcılık tarafından banka hesabına bloke konulabilir mi?

Evet; ancak hangi CMK hükmünün uygulandığı son derece önemlidir. Özellikle CMK m.128 ile 25 Aralık 2025'te yürürlüğe giren CMK m.128/A birbirinden ayrılmalıdır.

Klasik CMK m.128 kapsamında soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve malvarlığı değerlerinin bu suçlardan elde edildiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması hâlinde banka hesaplarına el konulabilir. Kanun belirli katalog suçları saymaktadır ve bunların arasında dolandırıcılık suçları da bulunmaktadır.

Buradaki kritik nokta şudur:

CMK m.128 kapsamında el koymaya ancak hâkim karar verebilir.

CMK m.128/9 bu konuda açık düzenleme içermektedir. Bankaya gönderilen karar teknik iletişim araçlarıyla derhâl uygulanır ve ardından ayrıca tebliğ edilir.

Dolayısıyla “Savcılık banka hesabıma bloke koydu” denildiğinde dosyanın gerçekten CMK m.128 kapsamında mı, yoksa yeni CMK m.128/A kapsamında mı yürüdüğü görülmeden sağlıklı değerlendirme yapılamaz.

CMK 128/A banka blokesi nedir?

CMK m.128/A, 7571 sayılı Kanun ile getirilen ve 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe giren özel bir hesap askıya alma ve el koyma mekanizmasıdır.

Düzenleme şu suçları kapsar:

  • TCK m.142/2-e kapsamındaki nitelikli hırsızlık,

  • TCK m.158/1-f ve m.158/1-l kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık,

  • TCK m.245 kapsamındaki banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması.

Bu suçların işlendiğine dair makul şüphe varsa banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı suçta kullanılan hesabı 48 saate kadar kendisi askıya alabilir.

Bu düzenleme özellikle internet dolandırıcılığı dosyalarında banka blokelerini anlamak açısından 2026 itibarıyla en önemli değişikliklerden biridir.

Banka CMK 128/A kapsamında hesabı kapatırsa ne yapılabilir?

CMK m.128/A bu konuda doğrudan bir başvuru yolu düzenlemektedir.

Banka tarafından verilen askıya alma kararı ve hesap hareketleri tüm bilgi ve belgelerle birlikte derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmelidir. Ayrıca hesap sahibine de askıya alma işlemi bildirilmelidir.

Hesap sahibi, askıya alma işleminin kaldırılması için doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Cumhuriyet savcısının bu başvuru hakkında 24 saat içinde karar vermesi gerekir.

Bu nedenle CMK m.128/A kapsamındaki bir olayda yalnızca banka şubesine dilekçe verip haftalarca cevap beklemek ciddi zaman kaybına yol açabilir.

Avukatın hangi soruşturma dosyasına, hangi işlem için ve hangi belgelerle başvuracağı burada doğrudan sonuca etki edebilir.

Savcı CMK 128/A kapsamında doğrudan hesap askıya alabilir mi?

Evet. CMK m.128/A/4, mali kurumun kendi askıya alma işleminin yanında Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine hesabın askıya alınması ihtimalini de açıkça düzenlemektedir.

Aynı hüküm uyarınca askıya alınan hesapta bulunan suça konu menfaate hâkim kararıyla el konulabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de el koyma yapılabilir.

Savcı tarafından hâkim kararı olmadan yapılan el koyma 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, el koymadan itibaren 48 saat içinde kararını açıklamazsa el koyma kendiliğinden kalkar.

Bu mekanizma ile klasik CMK m.128 arasındaki fark gözden kaçırılmamalıdır.

CMK 128 ile CMK 128/A arasındaki fark nedir?

İki düzenleme aynı değildir.

CMK m.128CMK m.128/A
Uygulama alanıKanunda sayılan katalog suçlardan elde edilen malvarlığıBelirli bilişim yoluyla işlenen hırsızlık, dolandırıcılık ve kart suçları
Şüphe standardıSomut delillere dayanan kuvvetli şüpheMakul şüphe
İlk hesap askıya almam.128'de banka için özel 48 saatlik yetki yokBanka 48 saate kadar askıya alabilir
El koymaAncak hâkim kararıHâkim; acil durumda savcı + hâkim onayı
Bankanın bildirim yükümlülüğüKarar bankaya gönderilirAskıya alma savcılığa ve hesap sahibine bildirilir
Hesap sahibinin özel başvurusuCMK'nın genel başvuru yollarıSavcılığa kaldırma başvurusu; 24 saatte karar

CMK m.128/A'nın ayrı düzenlenmesinin nedeni özellikle suç gelirinin banka, ödeme kuruluşu ve kripto varlık platformları arasında çok hızlı hareket ettirilebilmesidir.

“Bankamız politikası gereği bloke var” cevabı neden her zaman yeterli değildir?

Çünkü bloke gerçekten banka kaynaklıysa bu cevap belirli ölçüde anlamlıdır; fakat kısıtlama bir savcılık, hâkim, icra veya başka kamu makamı kararına dayanıyorsa hukuki kaynağı banka politikası değildir.

Banka yalnızca kendisine ulaşan yasal kararı uygulayan kurum konumundadır.

Şube personelinin bu ayrıntıyı görememesi veya açıklayamaması mümkündür. ŞİB bakımından ayrıca 5549 sayılı Kanun m.4/2'deki gizlilik yükümlülüğü vardır. Bununla birlikte CMK m.128/A gibi bazı düzenlemeler hesap sahibinin bilgilendirilmesini açıkça emreder.

Bu nedenle şu iki cümle aynı anlama gelmez:

“Bankamız işlem profilinizi riskli değerlendirdi.”

ve

“Yetkili makamın kararı nedeniyle hesabınızda yasal kısıtlama bulunuyor.”

İkinci durumda şube personeli veya banka kendi iradesiyle kararı ortadan kaldıramaz. Kaldırma talebinin kararın kaynağı olan makam veya ilgili soruşturma dosyası üzerinden yürütülmesi gerekebilir.

Banka blokesi gerçek sebebi nasıl öğrenilir?

Blokenin sebebini araştırırken bankaya yalnızca “Neden hesabımı açmıyorsunuz?” diye sormak yerine kısıtlamanın hukuki karakterini ortaya çıkaracak sorular yöneltilmelidir.

Özellikle şu hususlar ayrıştırılmalıdır:

  1. Kısıtlama bankanın kendi iç risk veya güvenlik kararı mıdır?

  2. Banka dışında bir kamu makamından gönderilmiş karar veya yazı bulunmakta mıdır?

  3. Bulunuyorsa açıklanması hukuken mümkün olan ölçüde kararın makamı, tarihi ve referans bilgisi nedir?

  4. Kısıtlama tüm hesaba mı, belirli bir tutara mı veya yalnızca belirli işlemlere mi uygulanmaktadır?

  5. Hesap bakiyesi mi bloke edilmiştir, yoksa yalnızca internet/mobil bankacılık kanalı mı kapatılmıştır?

  6. Kısıtlama geçici işlem ertelemesi mi, haciz mi, el koyma mı, yoksa hesap güvenliği tedbiri midir?

  7. Bankanın belge veya fon kaynağı açıklaması talebi bulunmakta mıdır?

Buradaki amaç bankayı ŞİB bilgisini açıklamaya zorlamak değildir. Zaten banka bunu açıklayamaz. Ama ŞİB'in gizliliği ile hesap üzerindeki başka bir adli veya idari kısıtlamanın hukuki kaynağının tespiti birbirinden farklı meselelerdir.

Avukat banka blokesinin sebebini nasıl araştırabilir?

Doğru yöntem, bankanın ekranındaki “bloke” kelimesinden hareket etmek yerine kısıtlamanın arkasındaki hukuki işlemi bulmaktır.

Uygulamada dosya bazında şu yollar birlikte kullanılabilir:

Banka nezdinde: Genel müdürlük, hukuk, operasyon veya uyum süreçlerine uygun şekilde yazılı başvuru yapılarak kısıtlamanın türü ve hukuken açıklanabilecek dayanağı araştırılır.

Cumhuriyet başsavcılığı nezdinde: Bir soruşturma bulunduğu tespit edilmişse dosya numarası üzerinden bloke/el koyma kararının kapsamı, şikâyet konusu işlem ve hesabın dosyayla bağlantısı incelenir.

CMK m.128/A kapsamında: Hesap sahibinin kanundan doğan kaldırma başvurusu doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına yapılabilir ve savcının 24 saat içinde karar vermesi gerekir.

CMK m.128 kapsamında: Hâkim tarafından verilen el koyma kararına karşı CMK'daki kanun yolları ve el koymanın devamını gerektiren şartların bulunup bulunmadığı değerlendirilir.

İcra veya kamu haczinde: İcra dosyası ya da ilgili tahsil dairesi tespit edilerek haczin miktarı, kapsamı ve varsa haczedilmezlik kuralları incelenir.

Bu nedenle doğru dosyayı bulmadan bankaya tekrar tekrar dilekçe göndermek bazı olaylarda hiçbir sonuç doğurmaz.

İcra takibi nedeniyle banka hesabına bloke konulur mu?

Evet. Borçlunun bankadaki mevduatı hukuken bankadan olan alacağı niteliğindedir ve icra takibinde haczedilebilir.

Yargıtay uygulamasında bankadaki mevduatın icra dairesinin bankaya göndereceği haciz yazısı veya İİK m.89 kapsamındaki haciz ihbarnamesi yoluyla haczedilebileceği kabul edilmektedir.

Bu durumda yapılacak işlem MASAK'a veya savcılığa başvurmak değildir. İlgili icra dosyasının tespit edilmesi gerekir.

Aynı şekilde vergi ve diğer kamu borçlarında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 79. maddesi çerçevesinde bankalardaki hak ve alacaklara elektronik haciz uygulanabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı da bankalara elektronik ortamda haciz bildirisi gönderilmesine ilişkin sistemi açıkça düzenlemektedir.

Dolayısıyla e-Devlet'te vergi borcu bulunan kişinin hesabındaki bloke ile dolandırıcılık soruşturması nedeniyle verilen adli bloke aynı yöntemle kaldırılamaz.

Terörizmin finansmanı nedeniyle banka hesapları dondurulabilir mi?

Evet. Bu mekanizma 5549 sayılı Kanun m.19/A'daki yedi iş günlük işlem ertelemesinden farklıdır.

6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, yabancı devlet talepleri veya Türkiye'deki iç dondurma mekanizması çerçevesinde malvarlığının dondurulması mümkündür.

Örneğin 6415 sayılı Kanun m.7 kapsamındaki iç dondurma kararlarında Hazine ve Maliye Bakanı ile İçişleri Bakanının birlikte verdiği karar derhâl uygulanır ve 48 saat içinde yetkili Ankara ağır ceza mahkemesinin onayına sunulur. Mahkeme beş gün içinde karar verir.

7262 sayılı Kanun kapsamında da kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine yönelik ayrı malvarlığı dondurma rejimi bulunmaktadır. MASAK'ın güncel listelerinde 6415 ve 7262 kapsamındaki dondurma kararları ayrı kategoriler hâlinde yayımlanmaktadır.

Bunları da sıradan “MASAK blokesi” olarak adlandırmak hukuken isabetli değildir.

Kripto para veya P2P işlemleri banka blokesi sebebi olabilir mi?

Kripto para veya P2P işlemi yapmak tek başına hesabın suçla bağlantılı olduğu anlamına gelmez. Ancak işlem modeli bankanın dolandırıcılık ve AML izleme sistemleri bakımından daha yüksek riskli bir profil oluşturabilir.

Örneğin kısa sürede çok sayıda ilgisiz kişiden para alınması, fonların hesaba girdikten hemen sonra farklı hesaplara veya platformlara gönderilmesi, işlem hacminin müşterinin bilinen gelir ve faaliyet profiliyle ciddi biçimde uyuşmaması veya hesaba dolandırıcılık şikâyetine konu para gelmesi banka sistemlerinde inceleme başlatabilir.

Bankaların olağan dışı ve dolandırıcılık riski bulunan işlemleri takip etmeleri zaten BDDK mevzuatının bir gereğidir. MASAK düzenlemeleri de bankaların müşterileri ve işlemleri risk temelli yaklaşımla izlemesini öngörmektedir.

Böyle bir dosyada “kripto işlemi yaptım, o yüzden hesabım kapandı” şeklindeki varsayım tek başına yeterli değildir.

Asıl sorulması gerekenler şunlardır:

  • Hangi para transferi riskli görülmüş?

  • Para kimden gelmiş?

  • Transferin ticari veya hukuki sebebi ne?

  • Fonun kaynağı belgelenebiliyor mu?

  • İşlem başka bir dolandırıcılık dosyasında şikâyete konu olmuş mu?

  • Banka iç tedbiri mi var, yoksa savcılık dosyası mı açılmış?

  • Hesap sahibi suç şüphesi altında mı, yoksa yalnızca para transfer zincirinde mi yer almış?

Özellikle P2P işlemlerinde bu ayrım yapılmadan savunma hazırlanması sağlıklı değildir.

Kaynağı belli para için banka blokesi kaldırılabilir mi?

Fonun yasal kaynağının belgelenmesi özellikle bankanın kendi AML veya risk incelemesinde çok değerlidir; ancak her bloke türünde tek başına yeterli değildir.

Bankanın iç incelemesinde aşağıdaki belgeler önem taşıyabilir:

  • maaş ve gelir belgeleri,

  • şirket faturaları ve ticari sözleşmeler,

  • vergi kayıtları,

  • banka hesap hareketleri,

  • satış sözleşmeleri,

  • kripto borsa hesap dökümleri,

  • kripto transferlerinde TXID ve cüzdan hareketleri,

  • P2P işlem kayıtları,

  • fonun ilk kaynağını gösteren banka dekontları,

  • işlemin ekonomik amacını açıklayan belgeler.

Buna karşılık hesap üzerinde hâkim tarafından verilmiş CMK m.128 el koyma kararı bulunuyorsa banka belgeleri inceleyip kendi kararıyla hesabı açamaz. Belgelerin soruşturma makamına sunulması ve tedbirin kaldırılması veya daraltılması talep edilmelidir.

Yani aynı “paranın kaynağını ispatlayın” dosyası, blokenin türüne göre ya bankanın uyum birimine ya da Cumhuriyet başsavcılığı ve mahkemeye sunulacaktır.

Bloke bütün hesaba mı konulur, yalnız şüpheli paraya mı?

Bu sorunun cevabı kullanılan hukuki tedbire göre değişir.

5549 sayılı Kanun m.19/A esas olarak işlemlerin ertelenmesini düzenler. CMK m.128 ise suçtan elde edildiğine ilişkin gerekli şüphenin bulunduğu somut malvarlığı değerlerine el koymayı düzenlemektedir. CMK m.128/A/4 ise özellikle “suça konu menfaat” üzerinde el koyma mekanizmasını ifade eder.

Bu nedenle hesapta 100.000 TL'lik tartışmalı bir transfer bulunduğu için milyonlarca liralık tüm bakiyenin uzun süre kullanılamaması hâlinde tedbirin kapsamı ve ölçülülüğü ayrıca tartışılabilir.

Her dosyada otomatik olarak “yalnız şüpheli tutar bloke edilmek zorundadır” demek de doğru değildir. Tedbirin dayanağı, soruşturulan suç, para akışı ve kararın kapsamı birlikte incelenmelidir.

Ancak hukuki başvuruda suçla bağlantısı gösterilemeyen bakiye ile tartışmalı tutarın ayrıştırılması çoğu dosyada üzerinde durulması gereken temel noktalardan biridir.

Banka hesabı blokesi ne kadar sürer?

Tek bir süre yoktur. Blokenin kaynağı belirlenmeden “kaç günde kalkar?” sorusunun doğru cevabı verilemez.

Bloke türüTemel süre
Bankanın olağan güvenlik/risk incelemesiGenel ve sabit bir yasal süre yok
5549 m.19/A işlem ertelemesiBir karar bakımından 7 iş günü
CMK m.128/A banka askıya almasıEn fazla 48 saat
CMK m.128/A kaldırma başvurusuSavcı 24 saat içinde karar verir
CMK m.128/A acil el koymaSavcı kararı 24 saatte hâkime sunulur; hâkim el koymadan itibaren 48 saatte karar verir
CMK m.128 el koymaKarar kaldırılıncaya veya tedbir sona erinceye kadar devam edebilir
İcra hacziİcra dosyası ve borcun durumuna göre değişir
6183 e-hacizKamu borcu ve tahsil sürecine göre değişir

Özellikle “MASAK blokesi 7 gün sürer” şeklindeki internet bilgisinin her olaya uygulanması bu nedenle ciddi hatadır.

Banka bloke sebebini söylemek zorunda mı?

Banka bazı bilgileri vermek zorunda olduğu hâlde bazı bilgileri kanunen veremez. Tek bir cevap yoktur.

ŞİB yapılmışsa: Banka bunu müşteriye açıklayamaz.

CMK m.128/A kapsamında banka hesabı askıya alınmışsa: Askıya alma işlemi hesap sahibine bildirilmelidir.

Adli el koyma varsa: Kararın hangi dosya ve makamdan kaynaklandığının tespiti önem taşır; ancak soruşturmanın gizliliği ve dosyadaki kısıtlamalar ayrıca dikkate alınır.

Banka iç risk tedbiriyse: Müşteri bankanın merkezî şikâyet ve inceleme mekanizmaları üzerinden işlem yapılmasını talep edebilir.

Bu nedenle “banka sebep söylemiyor, kesin MASAK blokesi vardır” sonucu çıkarılamaz.

Banka blokesi kaldırmak için ilk olarak ne yapılmalı?

İlk işlem bankaya rastgele itiraz etmek değil, bloke türünü sınıflandırmaktır.

Pratikte şu sıra daha sağlıklı sonuç verir:

  1. Hesapta neyin kısıtlandığı tespit edilir: bakiye, para transferi, kart, mobil bankacılık veya hesabın tamamı.

  2. Bankadan yazılı olarak kısıtlamanın banka içi mi yoksa harici yasal karar kaynaklı mı olduğu sorulur.

  3. Açıklanabiliyorsa kararın gönderen makamı, tarihi ve referansı istenir.

  4. Savcılık dosyası mevcutsa soruşturma numarası tespit edilir.

  5. CMK m.128/A uygulanıyorsa doğrudan Cumhuriyet başsavcılığına kaldırma başvurusu değerlendirilir.

  6. CMK m.128 kararı varsa el koymanın şartları, suçla bağlantı ve tedbirin ölçülülüğü incelenir.

  7. Banka iç AML/risk incelemesi varsa fon kaynağı ve işlemin ekonomik sebebi belge zinciri hâlinde bankaya sunulur.

  8. İcra veya e-haciz varsa ilgili icra/tahsil dosyasına yönelinir.

Bir dosyada doğru merci bankanın uyum birimi olabilirken başka bir dosyada Cumhuriyet savcısı, sulh ceza hâkimliği veya icra dairesi olabilir. Yanlış yere yapılan iyi hazırlanmış bir başvuru dahi sonuç vermeyebilir.

Hesabında bloke olan kişi en çok hangi hataları yapıyor?

En sık karşılaştığım hata, bankanın ilk telefon görüşmesinde verdiği kısa cevabın hukuki gerçek kabul edilmesidir.

İkinci hata ise internetten “MASAK blokesi”, “şüpheli işlem blokesi” veya “savcılık blokesi” şeklinde bir kategori seçip bütün süreci buna göre yürütmektir.

Oysa dosyanın çözümünü değiştiren birkaç kelime vardır:

ŞİB, işlem erteleme, askıya alma, el koyma, haciz ve banka içi kısıtlama.

Hepsi farklı şeylerdir.

Bu ayrım özellikle kripto para, P2P, dolandırıcılık şikâyeti ve çok sayıda üçüncü kişiden para transferi bulunan hesaplarda daha da kritik hâle gelmektedir.

Banka hesabına bloke konulduysa doğru yaklaşım nedir?

Banka blokelerinde en önemli mesele, blokenin varlığını değil hukuki kaynağını tespit etmektir.

Şüpheli işlem bildirimi yapılmış olması hesabın otomatik olarak bloke edildiği anlamına gelmez. 5549 sayılı Kanun m.19/A kapsamındaki işlem ertelemesinin yasal çerçevesi ayrıdır. CMK m.128 kapsamında el koymaya yalnız hâkim karar verebilir. CMK m.128/A ise belirli bilişim suçlarında bankaya 48 saatlik askıya alma ve Cumhuriyet savcısına özel müdahale yetkileri tanımaktadır. İcra haczi ve kamu e-haczi ise tamamen başka prosedürlere tabidir.

Bu yüzden “Bankanız neden bloke koydu?” sorusuyla yetinmeyin.

Kısıtlamayı hangi makamın, hangi hukuki yetkiye dayanarak, hangi tutar veya işlem bakımından uyguladığını tespit edin.

Özellikle CMK m.128/A kapsamındaki olaylarda 24 ve 48 saatlik sürelerin bulunduğu düşünüldüğünde, ilk günlerde doğru dosyaya yapılacak doğru başvuru ile haftalarca yanlış birime gönderilen dilekçeler arasında ciddi fark oluşabilir.

Yazar: Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.

Yazarın Yazıları