Türkiye’de bir işçinin ücretinin veya maaşının Tether (USDT) ile ödenmesi, mevcut mevzuat kapsamında hukuken güvenli ve geçerli bir ücret ödeme yöntemi değildir. İşçi kabul etse, iş sözleşmesine “maaş USDT olarak ödenecektir” hükmü yazılsa veya Tether’in değeri ABD dolarına sabitlenmiş olsa dahi temel sonuç değişmez. Çünkü USDT, ABD doları değil; kripto varlıktır. Üstelik Türkiye’de kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı biçimde kullanılması yasaktır.
İş Kanunumuz bağlamında değinecek olur isek,
4857 sayılı İş Kanunu m.32, ücretin para ile ödenmesini ve ücret, prim, ikramiye gibi işçilik alacaklarının kural olarak Türk parasıyla ödenmesini öngörür. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından çıkarılan Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik m.3 ise kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasına açıkça izin vermez. Bu iki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, maaşın tamamının veya bir bölümünün Tether ile ödenmesi işveren açısından ciddi bir ücret alacağı, ispat, vergi, sosyal güvenlik ve idari yaptırım riski doğurur.
ilgili kanun maddesi ise şu şekilde:
4857 sayılı İş Kanunu m.32 Ücret ve ücretin ödenmesi
Madde 32 - Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır.
(Değişik ikinci fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak kural olarak, Türk parası ile işyerinde veya özel olarak açılan bir banka hesabına ödenir. Ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkak, yabancı para olarak kararlaştırılmış ise ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödeme yapılabilir. Çalıştırılan işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenmesi hususunda; tabi olduğu vergi mükellefiyeti türü, işletme büyüklüğü, çalıştırdığı işçi sayısı, işyerinin bulunduğu il ve benzeri gibi unsurları dikkate alarak işverenleri veya üçüncü kişileri zorunlu tutmaya, banka hesabına yatırılacak ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının, brüt ya da kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net miktar üzerinden olup olmayacağını belirlemeye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Hazine Müsteşarlığından sorumlu Devlet Bakanlığı müştereken yetkilidir. Çalıştırdığı işçilerin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını özel olarak açılan banka hesapları vasıtasıyla ödeme zorunluluğuna tabi tutulan işverenler veya üçüncü kişiler, işçilerinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaklarını özel olarak açılan banka hesapları dışında ödeyemezler.
(Ek fıkra : 17/4/2008-5754/85 md.) İşçinin ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakının özel olarak açılan banka hesaplarına yatırılmak suretiyle ödenmesine ilişkin diğer usûl ve esaslar anılan bakanlıklarca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Emre muharrer senetle (bono ile), kuponla veya yurtta geçerli parayı temsil ettiği iddia olunan bir senetle veya diğer herhangi bir şekilde ücret ödemesi yapılamaz.
Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.
İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.
Meyhane ve benzeri eğlence yerleri ve perakende mal satan dükkan ve mağazalarda, buralarda çalışanlar hariç, ücret ödemesi yapılamaz.
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi beş yıldır.
Tether ile maaş ödemek Türkiye’de mümkün müdür?
Tether ile maaş ödemek kural olarak mümkün değildir. İşveren, işçinin emeğinin karşılığı olan net ücreti USDT olarak çalışanın kripto cüzdanına göndererek ücret ödeme borcunu güvenli biçimde sona erdiremez. İşçinin transfere onay vermesi de emredici iş hukuku hükümlerini ortadan kaldırmaz.
İş hukuku uygulamasında dosyayı belirleyen hüküm, 4857 sayılı İş Kanunu m.32’dir. Maddeye göre genel anlamda ücret, bir kimseye yaptığı iş karşılığında sağlanan ve para ile ödenen tutardır. Ücret, prim, ikramiye ve benzeri işçilik alacakları kural olarak Türk parasıyla işyerinde veya özel olarak açılan banka hesabına ödenir.
İş Kanunu m.32 ayrıca ücretin bono, kupon, ülkede geçerli parayı temsil ettiği iddia edilen bir senet veya başka bir yöntemle ödenmesini yasaklar. USDT bir banknot, döviz veya kaydi para değildir. Bu nedenle çalışanın cüzdanına gönderilen USDT’nin, İş Kanunu anlamında usulüne uygun ücret ödemesi sayılması ciddi biçimde tartışmalıdır.
Kripto varlık hukuku bakımından ikinci belirleyici hüküm, TCMB tarafından çıkarılan Yönetmelik m.3’tür. Yönetmelik, kripto varlıkların ödemelerde doğrudan veya dolaylı şekilde kullanılamayacağını ve bu kullanıma yönelik hizmet sunulamayacağını düzenler. Ücret ödeme işlemi de işverenin işçiye karşı para borcunu ifa ettiği bir ödeme ilişkisidir.
USDT neden ABD doları veya döviz sayılmaz?
USDT’nin değerinin ABD dolarına sabitlenmek üzere tasarlanması, USDT’yi hukuken ABD dolarına dönüştürmez. “1 USDT yaklaşık 1 dolar ediyor” şeklindeki ekonomik bağlantı ile “1 USDT hukuken 1 ABD dolarıdır” sonucu aynı şey değildir.
Tether, kendi açıklamalarında USDT’yi itibari bir para birimine sabitlenen “stablecoin”, yani sabit değerli kripto varlık olarak tanımlar. USDT, blokzincir ağları üzerinde transfer edilen dijital bir tokendir. ABD doları ise bir devlet tarafından çıkarılan itibari para birimidir.
Bu ayrım yalnızca teorik değildir. İş sözleşmesinde ücretin “2.000 USD” olarak belirlenmesi ile “2.000 USDT” olarak belirlenmesi farklı hukuki sonuçlar doğurur. İlk ifade yabancı para üzerinden ücret kararlaştırılmasına ilişkindir. İkinci ifade ise kripto varlıkla ödeme borcu yaratmaya çalışır.
Dolayısıyla aşağıdaki sözleşme hükümleri aynı anlama gelmez:
“Aylık brüt ücret 2.000 ABD doları karşılığı Türk lirasıdır.”
“Aylık ücret 2.000 USDT’dir.”
“Aylık ücret, ödeme tarihindeki USDT/TL kuru üzerinden hesaplanır.”
“Net maaş çalışanın kripto cüzdanına USDT olarak gönderilir.”
Özellikle son üç hüküm, kripto varlığın doğrudan veya dolaylı biçimde ödeme aracı olarak kullanılmasına ilişkin hukuki risk doğurur.
İşçi Tether ile maaş almaya razı olursa ödeme geçerli olur mu?
İşçinin açık rızası, Tether ile ücret ödemesini kendiliğinden geçerli hâle getirmez. İş hukuku, işçinin ekonomik ve sözleşmesel olarak daha zayıf durumda bulunabileceğini kabul eder. Bu nedenle ücretin ödeme şekline ilişkin emredici kurallar, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla bertaraf edilemez.
İşverenin “çalışan zaten kabul etti” savunması tek başına yeterli değildir. İş sözleşmesine USDT maddesi eklenmesi, çalışandan muvafakatname alınması veya her ay cüzdan transferine ilişkin imzalı belge düzenlenmesi, mevzuata aykırı ödeme yöntemini hukuka uygun hâle getirmez.
Bununla birlikte, daha önce yapılmış bir USDT transferinin hiçbir hukuki değeri bulunmadığını söylemek de doğru olmaz. Uyuşmazlık hâlinde mahkeme;
USDT’nin hangi tarihte gönderildiğini,
cüzdanın gerçekten işçiye ait olup olmadığını,
transfer edilen miktarı,
işçinin kripto varlık üzerinde tasarruf edip etmediğini,
bordro ve banka kayıtlarını,
tarafların yazışmalarını,
USDT’nin transfer tarihindeki değerini
birlikte değerlendirebilir.
Blokzincir işlem kaydı, transferin gerçekleştiğini gösterebilir. Ancak transferin teknik olarak doğrulanması, ödemenin iş hukuku bakımından geçerli ücret ödemesi olduğu anlamına gelmez. İşlem özeti, cüzdan adresi ve zaman damgası “varlığın gönderildiğini” ispatlar; “ücret borcunun usulüne uygun ifa edildiğini” tek başına ispatlamaz.
Maaşın yalnızca bir kısmı USDT olarak ödenebilir mi?
Maaşın yüzde 80’inin Türk lirasıyla, yüzde 20’sinin USDT ile ödenmesi de güvenli bir çözüm değildir. İş Kanunu m.32 yalnızca asgari ücret bölümünü değil; ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki diğer işçilik alacaklarını kapsar.
Örneğin 100.000 TL net ücret kararlaştırılan bir çalışana 80.000 TL banka üzerinden, kalan kısmın karşılığı olarak 600 USDT gönderilmesi durumunda işveren, 20.000 TL’lik ücret bölümünü usulüne uygun ödemediği iddiasıyla karşılaşabilir.
İşverenin en az asgari ücret tutarını Türk lirasıyla yatırmış olması da kalan ücret yönünden riski kaldırmaz. Asgari ücret, yalnızca işçiye ödenebilecek en düşük ücreti belirler. Taraflar daha yüksek ücret kararlaştırmışsa işveren, kararlaştırılan ücretin tamamını hukuka uygun şekilde ödemek zorundadır.
Aynı değerlendirme fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, satış primi ve performans ödemeleri için de geçerlidir.
Prim, bonus veya yan haklar USDT ile verilebilir mi?
İş karşılığı verilen prim veya bonusun “maaş değil, kripto teşviki” olarak adlandırılması hukuki niteliğini değiştirmez. Ödeme, çalışanın emeği, performansı veya işyerine bağlılığı karşılığında veriliyorsa ücret veya ücret eki sayılabilir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.61, ücreti yalnızca nakit ödeme olarak tanımlamaz. İşverene tabi çalışanlara hizmet karşılığında verilen para, ayın ve para ile temsil edilebilen menfaatler de ücret kapsamındadır. Ödemeye prim, ikramiye, tazminat, teşvik veya başka bir ad verilmesi sonucu değiştirmez.
Bu nedenle “maaşı Türk lirasıyla ödeyelim, performans primini USDT olarak gönderelim” modeli üç ayrı risk taşır:
| Uygulama | İş hukuku riski | Vergi ve SGK riski | Genel değerlendirme |
|---|---|---|---|
| Maaşın tamamını USDT ile ödeme | Çok yüksek | Çok yüksek | Uygun değildir |
| Maaşın bir kısmını USDT ile ödeme | Çok yüksek | Yüksek | Uygun değildir |
| Prim veya bonusu USDT ile ödeme | Yüksek | Yüksek | Ayrı inceleme gerekir |
| Ücreti TL ödeyip çalışanın kendisinin USDT alması | Düşük | Olağan | En güvenli yöntemdir |
| İş ilişkisinden tamamen bağımsız USDT bağışı | Olaya göre değişir | Olaya göre değişir | Gerçek niteliği araştırılır |
Çalışana verilen USDT’nin bordro dışında bırakılması, söz konusu menfaati vergi ve sosyal güvenlik yükümlülüklerinden otomatik olarak çıkarmaz. SGK, prim ve ikramiye niteliğindeki ödemelerin kural olarak prime esas kazanca dâhil edilmesini öngörür.
Gerçekten karşılıksız ve iş ilişkisinden bağımsız bir kazandırma ile hizmet karşılığında verilen menfaat aynı değildir. Ancak düzenli biçimde her ay gönderilen, performansa bağlanan veya iş sözleşmesinde öngörülen USDT’nin “hediye” olarak nitelendirilmesi kolay değildir.
Maaş USDT’ye veya dolara endekslenebilir mi?
Ücretin ABD doları üzerinden belirlenmesi ile ücretin USDT’ye endekslenmesi farklıdır. Yabancı para üzerinden ücret kararlaştırılabilen bir sözleşmede ödeme, İş Kanunu m.32 çerçevesinde ödeme günündeki kur üzerinden Türk lirasıyla yapılabilir. USDT ise yabancı para birimi değildir.
Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında yapacakları iş sözleşmelerinin döviz cinsinden veya dövize endeksli düzenlenmesi ayrıca Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve ilgili tebliğ hükümlerine tabidir. Yabancı çalışanlar, yurt dışında ifa edilecek işler ve yabancı sermayeli bazı şirketler bakımından istisnalar bulunabilir. Bu nedenle “maaşı dolara sabitlemek her durumda serbesttir” şeklinde genel bir sonuç da doğru değildir.
USDT’ye endeksleme ise daha sorunludur. Örneğin sözleşmeye “aylık ücret 3.000 USDT’nin ödeme günündeki Türk lirası karşılığıdır” yazılması, görünüşte Türk lirasıyla ödeme yapılacak olsa bile kripto varlığın dolaylı ödeme ölçüsü olarak kullanıldığı iddiasına yol açabilir.
Kur riskinden korunmak isteyen işverenlerin, uygulanabilir kambiyo mevzuatını da dikkate alarak hukuken tanınan para birimleri ve objektif ücret artış mekanizmaları üzerinden sözleşme kurması daha güvenlidir.
Serbest çalışanlara ve danışmanlara USDT ile ödeme yapılabilir mi?
Serbest çalışan ile şirket arasındaki ilişki gerçek anlamda bağımsız hizmet ilişkisi ise İş Kanunu m.32 doğrudan uygulanmayabilir. Ancak TCMB Yönetmeliği’nin kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasına ilişkin yasağı yalnızca işçi ücretleriyle sınırlı değildir.
Bir yazılımcının, tasarımcının veya danışmanın faturası karşılığında USDT alması da hizmet bedelinin kripto varlıkla ödenmesi anlamına gelir. Bu nedenle “çalışan değil, freelancer” denilmesi ödeme yasağına ilişkin riski ortadan kaldırmaz.
Üstelik sözleşmede “danışman” yazması ilişkinin mutlaka bağımsız olduğu anlamına gelmez. Kişi;
belirli çalışma saatlerine uyuyorsa,
işverenin emir ve talimatıyla hareket ediyorsa,
sürekli biçimde aynı organizasyonda çalışıyorsa,
ekonomik olarak tek şirkete bağımlıysa,
çalışma araçlarını şirket sağlıyorsa,
ilişkinin gerçek niteliği iş sözleşmesi olarak değerlendirilebilir.
Yurt dışındaki bir şirketin Türkiye’de çalışan kişiye USDT göndermesi de otomatik bir istisna yaratmaz. Çalışmanın nerede yapıldığı, tarafların yerleşim yeri, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, vergi mükellefiyeti ve ödemenin niteliği birlikte incelenmelidir.
USDT ile maaş almak suç mudur?
Bir çalışanın cüzdanına maaş açıklamasıyla USDT gelmesi, tek başına ve otomatik olarak bağımsız bir ceza suçu oluşturmaz. TCMB Yönetmeliği, kripto varlıkların ödeme amacıyla kullanılmasını yasaklar; ancak yalnızca USDT alan çalışanı cezalandıran özel bir suç hükmü içermez.
Bununla birlikte işlem başka ihlallerle birleşebilir. Kayıt dışı istihdam, gerçeğe aykırı bordro, vergi kaçırma, sigorta primlerinin eksik bildirilmesi, suç gelirinin aklanması veya yasa dışı faaliyetten elde edilen varlıkların transferi söz konusuysa farklı idari ve cezai sorumluluklar gündeme gelir.
Bu nedenle “USDT ile maaş yasaksa alan kişi suçlu olur” sonucu kadar, “kripto transferinin hiçbir hukuki sonucu olmaz” sonucu da hatalıdır. Her olay, ödemenin kaynağı ve amacı üzerinden değerlendirilmelidir.
İşveren açısından hangi hukuki riskler doğar?
USDT ile maaş ödeyen işveren, kripto varlığın fiyat hareketinden daha ağır bir riskle karşılaşabilir: ödediğini düşündüğü ücretin yeniden talep edilmesi.
USDT transferinin ücret borcunu sona erdirmediği kabul edilirse işçi ücret alacağı davası açabilir. İş Kanunu m.34 uyarınca ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir sebep olmaksızın ücreti ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Gününde ödenmeyen ücret için mevduata uygulanan en yüksek faiz talep edilebilir. Ücret alacakları beş yıllık zamanaşımına tabidir.
4857 sayılı İş Kanunu m.102/a kapsamında ücretin kasten ödenmemesi, eksik ödenmesi veya banka aracılığıyla ödeme zorunluluğuna aykırılık idari para cezası doğurabilir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2026 yılı tablosunda bu fiiller için her işçi ve her ay bakımından 2.734 TL idari para cezası öngörülmüştür. Somut olayda cezanın uygulanıp uygulanmayacağı, ihlalin niteliğine ve denetim sonucuna bağlıdır.
İşveren ayrıca şu sorunlarla karşılaşabilir:
Aynı ücretin Türk lirasıyla yeniden istenmesi
USDT transferinin hangi kur üzerinden mahsup edileceği tartışması
Cüzdanın çalışana ait olduğunun ispatlanamaması
Bordro ile fiilî ödeme arasında uyumsuzluk bulunması
Vergi ve sigorta primi farkı çıkarılması
Ücretin eksik ödendiği gerekçesiyle haklı fesih iddiası
Birden fazla çalışan bakımından toplu alacak riski
Teknik olarak kusursuz bir blokzincir kaydı, hatalı kurulmuş ücret modelini hukuken kusursuz hâle getirmez.
Ücret ödemesi nasıl yapılandırılmalıdır?
İşveren açısından en güvenli yöntem, ücretin bordroda Türk lirası üzerinden gösterilmesi ve net tutarın banka hesabına yatırılmasıdır. Çalışan daha sonra kendi parasıyla USDT satın almakta serbesttir. İşverenin ücret ödeme borcu ile çalışanın yatırım kararı birbirinden ayrılmalıdır.
Türkiye genelinde en az beş işçi çalıştıran işverenler, kanuni kesintilerden sonra kalan net ücretleri banka aracılığıyla ödemek zorundadır. Daha az işçi çalıştıran işverenler bakımından da ödemenin Türk parasıyla yapılması ve yazılı biçimde ispatlanması gerekir.
Uygulanabilecek sağlıklı sıra şöyledir:
Brüt ücret hukuka uygun para birimi üzerinden kararlaştırılır.
Gelir vergisi, damga vergisi ve sigorta primi hesaplanır.
Ücret hesap pusulası ve bordro düzenlenir.
Net ücret çalışanın banka hesabına Türk lirasıyla yatırılır.
Çalışan, ücret üzerinde serbestçe tasarruf ederek dilerse USDT satın alır.
Şirketin çalışanlara kripto varlık edinme imkânı sunmak istemesi hâlinde, ücretin tamamı önce hukuka uygun şekilde ödenmelidir. Çalışanın sonradan vereceği yatırım talimatı, ücret ödeme işlemiyle karıştırılmamalıdır.
Daha önce maaş USDT ile ödendiyse ne yapılmalıdır?
Geçmiş ödemeler yok sayılmamalı, fakat yalnızca cüzdan ekranına bakılarak “sorun bulunmadığı” sonucuna da varılmamalıdır. İşveren ve çalışan, her ödeme dönemini ayrı ayrı incelemelidir.
İncelemede şu belgeler korunmalıdır:
İş sözleşmesi ve ücret ekleri
Ücret bordroları
Banka hesap hareketleri
Çalışana ait cüzdan adresi
İşlem kimlikleri, yani transaction hash kayıtları
Transfer tarihi ve saati
Transfer günündeki USDT/TL değeri
Tarafların e-posta ve mesaj yazışmaları
Vergi ve SGK bildirimleri
Eksik ücret bulunduğu tespit edilirse işveren, farkı banka üzerinden Türk lirasıyla tamamlamalı ve bordro kayıtlarını mevzuata uygun biçimde düzeltmelidir. Geriye dönük olarak gerçeğe aykırı belge düzenlemek veya USDT transferini banka ödemesi gibi göstermek yeni bir risk yaratır.
Tarafların yapacağı ibra veya mahsup sözleşmesi de her sorunu ortadan kaldırmaz. İşçinin emredici mevzuattan doğan hakları, özellikle asgari ücret ve eksik ücret alacakları, sıradan bir feragat belgesiyle geçersiz kılınamaz.
Tether ile maaş ödenmesi hakkında sık sorulan sorular
İşveren doğrudan Binance veya başka bir platform hesabıma USDT gönderirse geçerli olur mu?
Hayır. Transferin bir kripto varlık platformundan yapılması, USDT’yi Türk parası veya yabancı para hâline getirmez. Platform kaydı yalnızca transferin ispatına yardımcı olur.
Maaşımı önce bankadan alıp sonra USDT satın alabilir miyim?
Evet. Ücret banka üzerinden hukuka uygun şekilde ödendikten sonra çalışan, parasını dilediği yatırım veya tasarruf aracında değerlendirebilir. Bu işlem işverenin ücret ödemesi değil, çalışanın kişisel yatırım kararıdır.
İş sözleşmesine “çalışan USDT ödemesini kabul eder” yazmak yeterli midir?
Hayır. İşçinin kabulü, İş Kanunu m.32 ve TCMB Yönetmeliği m.3 hükümlerini ortadan kaldırmaz.
Tether dolara sabit olduğu için yabancı para sayılmaz mı?
Sayılmaz. USDT, ABD dolarına sabitlenmek üzere tasarlanmış bir kripto varlıktır; ABD doları değildir.
Prim veya ikramiyeyi USDT olarak almak mümkün müdür?
Prim veya ikramiye hizmet karşılığı veriliyorsa ücret eki niteliği taşıyabilir. USDT ile ödenmesi hem ödeme yasağı hem vergi ve SGK yükümlülükleri bakımından risklidir.
Yurt dışındaki şirket bana USDT ile ödeme yapabilir mi?
Yurt dışı bağlantısı tek başına yeterli değildir. İşin Türkiye’de yapılıp yapılmadığı, ilişkinin iş sözleşmesi mi bağımsız hizmet mi olduğu, uygulanacak hukuk ve vergi yükümlülükleri birlikte değerlendirilmelidir.
Daha önce USDT ile aldığım maaşı yeniden talep edebilir miyim?
Talep ihtimali vardır; ancak sonuç otomatik değildir. Mahkeme transfer edilen USDT’nin değerini, kabul biçimini, bordroları ve tarafların davranışlarını birlikte değerlendirir. Ücret alacaklarında beş yıllık zamanaşımı süresi de dikkate alınmalıdır.
Sonuç: Maaş ile yatırım tercihi birbirinden ayrılmalıdır
Tether alıp satmak ile Tether’i ücret ödeme aracı olarak kullanmak aynı hukuki mesele değildir. Türkiye’de kripto varlık hizmet sağlayıcıları sermaye piyasası mevzuatı kapsamında düzenlenirken, kripto varlıkların ödemelerde kullanılmasına ilişkin TCMB yasağı yürürlüktedir.
İşveren ücret borcunu Türk lirasıyla ve gerekiyorsa banka üzerinden yerine getirmeli; çalışan da ödeme tamamlandıktan sonra parasını dilediği biçimde değerlendirmelidir. Maaşın doğrudan USDT olarak gönderilmesi, birkaç saniyede tamamlanan bir blokzincir transferini beş yıl boyunca gündeme gelebilecek ücret alacağına dönüştürebilir.
Yazar: Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca , İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.










