Av. Ahmet Karaca Yazıları

Av. Ahmet Karaca
Av. Ahmet Karaca
Yazarın Profili
11.09.2026 20:20

Kripto Para davalarında hangi mahkemeler görevlidir ve yetkilidir ? - Av. Ahmet Karaca

Haber Detay Image

Kripto para davalarında görevli mahkeme sorusuna İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 6 Şubat 2025 tarihli kararında somut bir cevap verdi: Kripto varlık hizmet sağlayıcısına karşı açılan alacak davasını Asliye Ticaret Mahkemesi görmeliydi. Daire, 2025/34 E., 2025/150 K. sayılı kararında yatırım amacıyla hareket eden davacıyı tüketici kabul etmedi. Ancak kararın kapsamı, bütün kripto uyuşmazlıklarını tek başlık altında toplamak için yeterli değildir.

Borsada parası kalan yatırımcının sorusu genellikle daha yalındır: “Hesabımdaki parayı nasıl geri alacağım?” Hukuk dilinde karşılığı bir alacak talebi olan bu sorunun cevabı, sözleşmenin hangi şirketle kurulduğuna ve paranın neden ödenmediğine bağlıdır. Mahkeme seçimi, yatırımcının haklılığı incelenmeden önce çözülmesi gereken usul meselesidir.

Hesabına erişemeyen kişi için beklemek zaten yeterince ağırdır. Davanın yanlış mahkemede açılması, alacağın esasına geçilmeden bir görev tartışması yaşanmasına yol açabilir. Bu yüzden ilk dilekçenin yalnızca mağduriyeti anlatması yetmez; neden o mahkemeye başvurulduğunu da açıklaması gerekir.

İstanbul BAM’ın 2025 tarihli kararı ne söylüyor?

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 06.02.2025 tarihli kararında, kripto varlık işlemlerinden doğan alacak talebi bakımından Asliye Ticaret Mahkemesini görevli buldu. Daire, tüketici mahkemesini görevli kabul eden ilk derece kararını kaldırdı. Dosyayı, davanın yeniden görülmesi için İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderdi.

Uyuşmazlık, bir kulüp tokenına ilişkin işlemler kapsamında gönderilen paraların geri ödenmediği ve hesabın bloke edildiği iddiasından doğmuştu. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, 16.08.2024 tarihli, 2024/457 E., 2024/474 K. sayılı kararında tüketici mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varmıştı.

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi ise yatırım amacını ve 7518 sayılı Kanun’un getirdiği düzenlemeleri birlikte ele aldı. Ticari davaları düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1-f üzerinden farklı bir görev değerlendirmesi yaptı.

Kararın kesin verilmesi, uyuşmazlığın usul bakımından geldiği aşamayı gösterir. Bir BAM kararının kesinliği ile bütün mahkemeleri bağlayan bir içtihadı birleştirme kararının etkisi aynı değildir. Emsal kararı dilekçeye taşırken benzerliğin nerede başladığını, nerede bittiğini göstermek gerekir.

Kripto yatırımcısı tüketici sayılır mı?

Kripto yatırımcısının tüketici sıfatı, yalnızca gerçek kişi olmasına bakılarak belirlenmez. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 3, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmeyi esas alır. Sözleşmenin niteliği ve işlem amacı birlikte incelenir. Finansal bir hizmet alınması da tüketici hukukunu kendiliğinden devre dışı bırakmaz.

Bir avukat olarak tüketici sıfatını değerlendirirken 6502 sayılı Kanun m. 3 ile m. 83’ü birlikte okumayı gerekli görüyorum. Kanun’un 83. maddesi, bir işlemin başka kanunda düzenlenmesinin tüketici işlemi sayılmasını tek başına engellemediğini belirtir. Dolayısıyla yalnızca SPK denetiminden hareketle tüketici sıfatı hakkında sonuca varılamaz.

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2025/34 E., 2025/150 K. sayılı kararında kâr amacı, tüketici sıfatının reddinde belirleyici oldu. Karar, benzer yatırım ilişkileri bakımından kullanılabilecek bir gerekçe sunuyor. Buna karşılık bir kişinin bütün finansal işlemlerinin aynı hukuki niteliği taşıdığını varsaymak doğru olmaz.

Dava hazırlığında incelenecek belgeler bellidir: Kullanıcı sözleşmesi, işlem kayıtları, satın alınan varlığın sağladığı haklar ve talep edilen hizmet. “Bireysel müşteriyim” açıklaması nasıl tek başına yeterli değilse, “yatırım yaptı, öyleyse tüketici değildir” cümlesi de somut incelemenin yerini tutmaz.

7518 sayılı Kanun mahkeme seçimini nasıl etkiledi?

7518 sayılı Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetim alanına aldı. Kanun, 2 Temmuz 2024 tarihli ve 32590 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen 35/B ve 35/C maddeleri, hizmet sağlayıcının statüsünü ve müşteriyle ilişkisini incelerken başvurulacak dayanaklardır.

Kripto varlık hizmet sağlayıcısı, platform ve saklama hizmeti gibi faaliyetleri yürüten kuruluşlar için kullanılan kanuni terimdir. Kuruluşun yaptığı işin hukuki niteliği, yalnızca ticaret unvanında “teknoloji” veya “yazılım” yazmasına bakılarak belirlenmez. Müşteriye sunulan hizmet ve hizmetin tabi olduğu düzenlemeler incelenir.

TTK m. 4/1-f, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan davaları ticari dava kapsamında ele alır. Bu kapsamda her iki tarafın da tacir olması aranmaz. TTK m. 5 ise aksine düzenleme bulunmadıkça ticari davaları Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine bırakır.

İzin durumu da varsayımla yazılmamalıdır. SPK’nın 5 Ağustos 2024 tarihli duyurusu, geçiş sürecindeki “Faaliyette Bulunanlar Listesi”ne girmenin yetkilendirme anlamına gelmediğini açıklar. Dilekçede “SPK’dan izinli” deniliyorsa kuruluşun hangi izin veya karara dayanarak faaliyet gösterdiği gösterilmelidir.

Hesap blokesi ile token ön satışı aynı mahkemeye mi gider?

Hesap blokesi ve token ön satışı uyuşmazlıklarında mahkeme seçimi, davalıya ve talebin hukuki sebebine bağlıdır. Platformdaki para alacağı ile tokenı çıkaran kişiye yöneltilen sözleşmeye aykırılık iddiası ayrı incelenir. Bir işlemin kripto varlıkla ilgili olması, farklı kişilere yöneltilen bütün talepleri kendiliğinden aynı görev kuralına bağlamaz.

Ön satışta tokenı çıkaran şirket, satışı yürüten platform ve yatırımcının parasını teslim alan kişi aynı olmayabilir. Satış koşullarını kimin ilan ettiği, teslim taahhüdünü kimin üstlendiği ve ödemenin kime yapıldığı belirlenmeden doğru davalı seçilemez. Tokenın değer kaybı da tek başına sözleşmeye aykırılığı ispatlamaz.

Aşağıdaki ayrımlar, görev incelemesinde hangi sorunun önce cevaplanacağını gösterir:

UyuşmazlıkÖnce açıklığa kavuşturulacak noktaDava hazırlığına etkisi
Borsadaki bakiyenin iade edilmemesiSözleşmenin tarafı ve alacağın dayanağıKVHS’ye karşı ticari para alacağı niteliği incelenir.
Hesabın bloke edilmesiBlokenin sebebi ve varsa adli veya idari kararPara iadesi talebi ile bloke kararına başvuru yolu ayrılır.
Token ön satış bedelinin iadesiİhraççı, platform ve satıcının yükümlülükleriHer davalı bakımından hukuki ilişki belirlenir.
Yetkisiz transferGüvenlik yükümlülüğü ve transferin nasıl gerçekleştiğiPlatforma karşı sözleşmesel talep, saldırgana yöneltilen talepten ayrılır.
Saklama hizmetinden doğan zararSaklama sözleşmesi ve ihlal edilen yükümlülükHizmet sağlayıcının sorumluluğu ve ticari dava niteliği incelenir.

Bir ön satış belgesinin “izahname” adını taşıması da bütün hukuki soruları cevaplamaz. Belgenin kapsamı, satışın tabi olduğu düzenleme ve üstlenilen yükümlülükler ayrıca okunmalıdır.

Kripto para davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?

Ticari nitelikteki para alacağı ve tazminat taleplerinde, TTK m. 5/A kapsamına giriliyorsa dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Aynı madde, konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarını da kapsar. Yalnızca davanın ticari olması, bütün talep türlerinde arabuluculuğu zorunlu hâle getirmez.

Borsadaki bakiyenin tahsili isteniyorsa para alacağının hukuki niteliği belirlenmelidir. Yalnızca hesaba erişimin sağlanması istenen bir uyuşmazlıkta ise talep sonucu farklıdır. Arabuluculuk incelemesi, dilekçenin başlığına göre değil, mahkemeden ne istendiğine göre yapılır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A uyarınca başvuru, yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabulucuyu büro görevlendirir; tarafların ilgili listedeki bir arabulucuda anlaşması mümkündür. Zorunlu olduğu hâlde arabuluculuğa başvurmadan dava açılması, usulden ret sonucunu doğurur.

Arabuluculuğa başvurulmuş fakat son tutanak dilekçeye eklenmemişse farklı bir usul uygulanır. 6325 sayılı Kanun m. 18/A, tutanağın sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesini öngörür. Hiç başvuru yapmamak ile yapılmış başvurunun belgesini eksik sunmak aynı durum değildir.

Arabuluculuktan sonra dava açmak için kaç gün var?

Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamayan bütün ticari alacak davaları için geçerli genel bir iki haftalık dava açma süresi yoktur. Alacağın tabi olduğu zamanaşımı ve varsa özel süreler takip edilir. 6325 sayılı Kanun m. 18/A uyarınca büroya başvurudan son tutanağın düzenlenmesine kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez.

Son tutanak, yatırımcıya sınırsız bir bekleme imkânı vermez. Arabuluculuk öncesinde geçen süre hesaba katılmalı; tutanak sonrasında kalan süre belirlenmelidir. İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz veya icra takibiyle bağlantılı özel hükümler varsa ayrıca değerlendirilmelidir.

TTK m. 5/A, ticari arabuluculuğun görevlendirmeden itibaren altı haftada sonuçlandırılmasını öngörür. Arabulucu zorunlu hâllerde süreyi en fazla iki hafta uzatabilir. Arabulucunun çalışma süresi ile yatırımcının dava açma süresini birbirine karıştırmamak gerekir.

Kripto borsasına hangi yerde dava açılır?

Genel yetkili mahkeme, HMK m. 6 uyarınca davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden doğan davalarda HMK m. 10, sözleşmenin ifa edileceği yerde de dava açılmasına izin verir. Görevli mahkemenin türünü belirlemek, davanın hangi şehirde açılacağı sorusunu tek başına cevaplamaz.

“Asliye Ticaret Mahkemesi” görev meselesidir; hangi yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine gidileceği yetki meselesidir. Şirketin merkez adresi bu nedenle başlangıç noktasıdır. Ancak sözleşmeden doğan özel yetki seçenekleri de dosyaya göre incelenmelidir.

Yabancı bir platformla kurulan ilişkide, sözleşmenin tarafı olan şirketin kimliği daha da belirleyici hâle gelir. Türkiye’de kullanılan bir marka adıyla yabancı sözleşme tarafını aynı kişi kabul etmek, başvuruyu daha başlangıçta yanlış davalıya yöneltebilir.

Yanlış mahkemede dava açılırsa ne olur?

Görevsizlik kararı, davacının alacağının bulunmadığı anlamına gelmez; mahkeme uyuşmazlığın esasını incelemeye görevli olmadığını söyler. Ancak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için HMK m. 20’deki usule uyulmalıdır. Taraflardan biri, kanunun belirlediği başlangıç tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

Bir hukukçu olarak burada özellikle HMK m. 20’deki süre başlangıcına dikkat çekiyorum. İki haftalık süre, kararın verildiği her olayda aynı şekilde başlamaz. Kararın kanun yoluna açık olup olmadığı, kesinleşme ve tebliğ tarihleri birlikte kontrol edilmelidir.

Görevsizlik kararının ardından yapılacak iş, kararı bir kenara bırakıp başka mahkemede yeni dilekçe hazırlamak değildir. Önce kararın tebliği ve kanun yolu durumu incelenir. Ardından dosyanın gönderilmesi için gereken başvuru, kararı veren mahkemeye süresinde yapılır.

Hangi kayıtlar davada delil olarak kullanılabilir?

Kripto uyuşmazlığında kullanıcı sözleşmesi, banka dekontları, hesap hareketleri, emir kayıtları ve platformla yazışmalar birlikte korunmalıdır. Blokzincir işlem kimliği, yaygın adıyla TXID, ağ üzerindeki transferi bulmaya yarayan kayıttır. HMK m. 199 kapsamında elektronik veriler belge niteliği taşıyabilir; her kaydın neyi ispatladığı ayrıca açıklanmalıdır.

Dava hazırlığında şu belgeleri bir araya getirmek yararlıdır:

  • İşlem tarihinde geçerli kullanıcı sözleşmesi ve ön satış koşulları.

  • Para yatırma ve çekme dekontları, hesap bakiyesi ve işlem geçmişi.

  • Transferin yapıldığı ağ, cüzdan adresleri ve işlem kimlikleri.

  • Bloke bildirimleri, destek kayıtları ve e-posta yazışmaları.

  • Talep edilen tutarın nasıl hesaplandığını gösteren döküm.

Blokzincir kaydı, varlığın hangi adrese gönderildiğini gösterebilir; o adresi kimin yönettiğini tek başına açıklamayabilir. Buna karşılık platformdaki bir ekran görüntüsü de transferin ağ üzerinde tamamlandığını tek başına kanıtlamaz. Teknik kayıtla sözleşme kaydını eşleştirmek, hangi kişiden ne isteneceğini somutlaştırır.

Her ekran görüntüsü için noter işlemi zorunlu değildir. Delilin kaybolma ihtimali varsa HMK m. 400 ve devamındaki delil tespiti yolu değerlendirilir. Belgelerin özgün hâlini, tarih bilgisini ve mümkünse indirilebilir hesap dökümlerini korumak sonraki incelemeyi kolaylaştırır.

Kripto para davasının masrafı neye göre belirlenir?

Kripto para davasının masrafı için her dosyaya uygulanabilecek tek bir tutar yoktur. Talep edilen bedel, dava türü ve yapılacak işlemler toplam gideri etkiler. Harç hesabında 492 sayılı Harçlar Kanunu, yargılama giderlerinde HMK m. 323 ve devamı esas alınır. Bilirkişi ve tebligat giderleri de hesaba katılmalıdır.

Yatırımcı açısından gerçekçi bir bütçe, yalnızca ilk başvuru harcını içermez. Teknik inceleme gerekip gerekmediği, delillerin nereden getirileceği ve davanın sonucuna göre doğabilecek gider sorumluluğu da konuşulmalıdır. Avukatla kararlaştırılan ücret ile mahkemenin yargılama sonunda hükmedebileceği vekâlet ücreti ayrı kalemlerdir.

Dava açmadan önce ilk adım ne olmalı?

İlk adım, sözleşmenin tarafını, talebin hukuki sebebini ve korunması gereken süreyi aynı dosyada belirlemektir. Kripto para davalarında görevli mahkeme ancak bu bilgilerle doğru gerekçelendirilebilir. Emsal karar, hazırlığı destekler; davalının kimliğini veya talep hesabını sizin yerinize belirlemez. Dilekçeden önce yapılacak somut çalışma, işlem kayıtlarıyla sözleşmeyi karşılaştırmaktır.

Başvuru sırası dosyanın özelliklerine göre kurulmalıdır:

  1. Sözleşme, ödeme ve hesap kayıtlarını toplayın; talebi doğru kişiye yöneltin.

  2. Görev, yetki ve arabuluculuk şartını talep türüne göre belirleyin.

  3. Zamanaşımını ve varsa tebliğle başlayan süreleri hesaplayarak başvuruyu tamamlayın.

Borsada kalan paranın geri alınabilmesi için yatırımcının yaşadığını anlatması gerekir; fakat usul, anlatılanların incelenebilmesinin şartıdır. İlk başvurudan önce sözleşmenin tarafını doğrulayın, talep tutarını belgelendirin ve dosyanız için gereken başvuru süresini takvime işleyin.

Yazar: Av. Ahmet Karaca

Av. Ahmet Karaca, İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, yapay zekâ hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.

Yazarın Yazıları