Fon krizinde yatırımcının hesabına dönecek para, tasfiye edilen fonun portföyündeki varlıkların hangi fiyattan nakde çevrilebildiğine bağlıdır. Kaybın olağan fiyat hareketlerinden doğan kısmı piyasa riskidir ve hukuken yatırımcıda kalır. Mevzuata, fon içtüzüğüne, izahnameye ya da portföy yöneticisinin özen borcuna aykırı işlemlerden doğan kısmı ise tazmin edilebilir zarardır. bu zararın ilk ve doğrudan muhatabı devlet değil; fiili ve kusuru ispatlanan gerçek ve tüzel kişilerdir.
Ve fakat bilinmelidir ki her salâhiyet aynı zamanda mesuliyettir.
Hukuk, sorumluluğu yalnızca işlemi, yani haksız fiili yapanla-yapanlarla sınırlamaz; görmesi gerekirken seyirci kalanı da hesaba katar. Kanunla denetim yetkisi ve yükümlülüğü verilmiş bir kurum bu görevi hiç, geç ya da gereği gibi yerine getirmezse, idare hukukundaki adıyla hizmet kusuru doğar. Anayasa m.125'in son fıkrası bu noktada açıktır: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." Bu yolda hizmet kusuru ile yatırımcının zararı arasındaki nedensellik bağının somut olarak gösterilmesi gerekir. Aynı zarar iki kez tazmin edilemeyeceği için bu yol, özellikle asıl sorumlulardan tahsil edilemeyen kayıp bakımından belirleyici hâle gelir. Kısacası piyasa gözetimi bir yetki olduğu kadar bir borçtur; zamanında kullanılmayan yetkinin faturası da idareye çıkabilir. Hepimizin temennisi bu türden ihtimallere lüzum bırakmayacak herkes için hakkaniyetli çözümler getirilmesidir.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026'da yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS'ta işlem gören fonlarını işleme kapattı ve 131 fonu tasfiyeye aldı. SPK'nın 23 Eylül 2026 açıklamasına göre bu fonlarda Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) kayıtlarında 455.758 tekil yatırımcı bulunuyor. Gündelik dilde "fonum kapandı, param battı mı?" diye sorulan durumun hukuktaki karşılığı, fon malvarlığının tasfiyesi ve tasfiye bakiyesinin katılma payı oranında dağıtılmasıdır (SPK 2026/61 sayılı Kurul Bülteni; III-52.1 sayılı Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği m.28).
Ekranda son görülen birim pay değeri ile tasfiye sonunda hesaba yatacak tutar arasındaki fark, bu krizin asıl muhasebesidir. O farkın hangi kuruşunun piyasaya, hangisinin hukuka yazılacağı ise kaybınızı kimden ve hangi süre içinde isteyebileceğinizi belirler.
Tasfiye edilen fondaki paramı ne zaman ve nasıl alacağım?
Ödeme tek bir tarihte değil, fon varlıkları nakde çevrildikçe dönemler hâlinde yapılır. Tera Portföy'ün fonlarında Türkiye İş Bankası, diğer altı şirketin fonlarında Ziraat Bankası, elde ettiği nakdi belirleyeceği dönemlerde yatırımcıların bireysel saklama hesaplarına katılma payı oranında aktarır. Bunun için satış emri vermeniz ya da ayrıca başvurmanız gerekmez.
SPK, tasfiye usul ve esaslarını 17 Eylül 2026 tarihli ve 57/1708 sayılı kararla 2026/61 sayılı Kurul Bülteni'nde duyurdu. SPK, 20 Eylül 2026 tarihli ve 59/1710 sayılı kararla bu esasların (A/8) bendindeki üç aylık azami tasfiye süresini altı aya çıkardı. SPK'ya göre altı ay bir üst sınırdır ve koşullar elverirse tasfiye daha erken tamamlanabilir. 28 Eylül 2026 itibarıyla bütün yatırımcılar için ilan edilmiş ortak bir ilk ödeme günü bulunmuyor.
Talimatınızın tarihi ve saati, ödeme sıranızı etkileyebilir. SPK'nın 28 Eylül 2026 açıklamasına göre 16 Eylül ve öncesinde TEFAS'a iletilip fonun temerrüdü ya da fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleşemeyen talimatlar, tasfiye esaslarının (A/6) bendine göre değerlendirilecek. Tasfiye esaslarının (A/6) bendi, TEFAS'ta verilip gerçekleşmeyen iade talimatlarının tutarını fona borç yazıyor ve bankanın elde ettiği nakitle önce bu borçların ödenmesini öngörüyor. 17 Eylül'de TEFAS'a iletilip platformca iptal edilen talimatların sahipleri ise tasfiye bakiyesinden, katılma payı oranında ödeme alacak.
Fonun parası, fonu kuran portföy yönetim şirketinin parası değildir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.53 ve III-52.1 sayılı Tebliğ m.5/1 uyarınca fon malvarlığı, portföy yönetim şirketinin ve portföy saklayıcısının malvarlığından ayrıdır; şirketin alacaklıları bu malvarlığını haczettiremez ve fon malvarlığı şirketin iflas masasına girmez. Tasfiyede yalnızca katılma payı sahiplerine ödeme yapılır; dağıtılan tutar ise brüt portföy değeri değil, fonun borç ve giderleri düşüldükten sonra kalan tasfiye bakiyesidir. Bu güvence anaparayı korumaz, ama şirketin batma ihtimalinin faturasının fona kesilmesini önler.
Zararı devlet ya da Yatırımcı Tazmin Merkezi karşılar mı?
Hayır, yürürlükteki mevzuatta fon değer kaybını karşılayan otomatik bir kamu güvencesi yoktur. Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM), yatırım kuruluşlarının nakit ödeme veya sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüğünü yerine getirememesi hâlinde devreye girer; piyasadaki fiyat hareketlerinden doğan zarar bu mekanizmanın kapsamı dışındadır (SPKn m.82 ve m.84).
YTM'nin 2026 yılı için yatırımcı başına ödeyebileceği azami tutar 2.065.145 TL'dir; bu rakam SPKn m.84/5'teki 100.000 TL'lik tabanın her yıl yeniden değerleme oranında artırılmasıyla bulunur. Fon yatırımcısının alacağı ise bir aracı kurumun kasasından değil, ayrı bir malvarlığı olan fondan doğar. 29 Eylül 2026 itibarıyla SPK'nın bu fonlar için yatırımcıları tazmin kararı aldığına dair bir duyuru bulunmuyor. TBMM'ye sunulan ve fon yatırımcılarının kayıplarını konu alan kanun teklifleri de yasalaşmadıkça hak doğurmaz.
Kamu kasasından değil ama fonun kendisine para geri getirebilecek bir yol var. SPKn m.21, kolektif yatırım kuruluşlarının ilişkili kişilerle emsallerine ve basiretli tacir ilkelerine aykırı işlemler yaparak malvarlıklarını azaltmasını örtülü kazanç aktarımı sayar ve yasaklar. SPKn m.21/4 uyarınca SPK aktarımı tespit ederse, aktarılan tutarın kanuni faiziyle birlikte fona iadesi talep edilir. Tasfiye sürerken fon malvarlığına dönen tutar, bireysel dava açmayanlar dâhil bütün katılma payı sahiplerine payları oranında yansır.
Piyasa riski nerede biter, hukuki sorumluluk nerede başlar?
Sınır, kaybın kaynağında çizilir. Fon, ilan ettiği strateji ve limitler içinde yönetildiği hâlde varlık fiyatları düştüyse kayıp piyasa riskidir ve yatırımcıda kalır. Kayıp strateji dışına çıkılmasından, ilişkili taraflara değer aktarılmasından, gerçeğe aykırı değerlemeden, yanıltıcı bilgilendirmeden ya da fiyatların hileli işlemlerle şişirilmesinden doğduysa hukuki sorumluluk başlar.
Mevzuat bu çizgiyi kendisi de çiziyor. III-56.1 sayılı Portföy Saklama Hizmetine ve Bu Hizmette Bulunacak Kuruluşlara İlişkin Esaslar Tebliği m.11/3'e göre portföy saklayıcısı, portföyün yönetiminden veya piyasadaki fiyat hareketlerinden doğan zararlardan sorumlu değildir. Aynı Tebliğ'in m.11/1 hükmü ise saklayıcıyı, kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle katılma payı sahiplerine verdiği zarardan sorumlu tutar. Fiyat düşüşü tek başına kimseyi sorumlu kılmaz; sorumluluğu doğuran, yükümlülüğün ihlalidir.
Peki aylarca parlayan getiriler neden birkaç günde erir? Eylül 2026 fon krizinde fiyat riski ile likidite riski iç içe geçti. SPK'nın 18 Eylül 2026 açıklamasına göre 2025'in son çeyreğinden itibaren özellikle serbest fonlar ve para piyasası fonları aracılığıyla, fiili dolaşım oranı düşük bazı paylarda şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanamayan fiyat hareketleri gözlemlendi. Fiili dolaşım oranı, bir şirketin sermayesinden borsada gerçekten el değiştirebilen payların oranıdır.
Fiili dolaşım oranı düşük olduğunda sınırlı sayıdaki pay üzerindeki fon talebi fiyatı kolayca yukarı taşır; fon da portföyünü bu fiyatla değerlediği için birim pay değeri yükselir. Döngü kendini besler: fiyat yükselir, getiri parlar, yeni yatırımcı gelir, fon aynı paylardan yeniden alır. Borsa ekranındaki fiyat bir fotoğraftır; tasfiye ise o fotoğraftaki kapıdan gerçekten çıkmayı dener ve karşısında alıcı bulamadığında fotoğraf gerçeğe döner.
SPK'nın 28 Ağustos 2026'da güncellediği Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber, düşük halka açıklıklı paylardaki yoğun pozisyonlara sınır getirdi. Eylül başında bu paylarda satış baskısı başladı. 15 Eylül'de Pusula Portföy'ün bazı fonlarında, 16 Eylül'de Tera Portföy'ün iki fonunda katılma payı iade ödemelerinde temerrüt açıklandı.
Yatırımcı bilgi formunda 1 ile 7 arasında gösterilen risk değeri de bu tabloyu yakalayamaz. SPK'nın Yatırım Fonlarına İlişkin Rehberi'ne göre risk değeri, fonun geçmiş haftalık getirilerinin oynaklığı üzerinden hesaplanır. Küçük adımlarla düzenli yükselen bir payın oynaklığı düşük görünür; ölçüm fiyatın ne kadar dalgalandığını gösterir, o fiyattan ne kadar pay satılabileceğini göstermez. III-52.1 sayılı Tebliğ m.12/1, yatırımcı bilgi formundaki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiden doğan zarardan fonun kurucusu olan portföy yönetim şirketini sorumlu tutar.
Serbest fonlarda ölçü farklıdır. III-52.1 sayılı Tebliğ m.25/1 uyarınca serbest fonlar, Tebliğ'in 17 ila 24. maddelerindeki portföy sınırlamalarına tabi değildir ve katılma payları yalnızca nitelikli yatırımcılara satılabilir. Serbest fonda yoğunlaşmanın hukuka uygunluğu, Kamuyu Aydınlatma Platformu'ndaki (KAP) fon sayfasında ilan edilen strateji ve limitlerle ölçülür. Tek bir paya yüksek oranda yatırım yapmak serbest fonda tek başına ihlal değildir; ilan edilen sınırı aşmak, ilişkili taraf lehine işlem yapmak ya da bu bilgiyi yatırımcıdan saklamak ihlaldir.
Kaybın kaynağına göre sorumluluk haritası şöyledir:
| Kaybın kaynağı | Kaybı kim taşır? | Hukuki dayanak | Başvuru yolu |
|---|---|---|---|
| İlan edilen strateji ve limitler içinde oluşan fiyat düşüşü | Yatırımcı | Katılma payının niteliği; izahnamedeki risk açıklamaları | Tazminat yolu yok; tasfiye bakiyesinden pay alınır |
| Likiditesi düşük varlığın tasfiyede düşük fiyattan satılması | Kural olarak yatırımcı | 2026/61 sayılı Kurul Bülteni, tasfiye usul ve esasları | Satışın yatırımcı menfaati gözetilmeden yapıldığı iddiasıyla SPK'ya şikâyet |
| Strateji veya limit dışına çıkılması, özensiz yönetim | Portföy yönetim şirketi | SPKn m.52/4; 6098 s. TBK m.506; III-52.1 m.5/2 | Arabuluculuk, ardından tazminat davası |
| Birim pay değeri ve portföy uygunluğu kontrolünde ihmal | Portföy saklayıcısı | SPKn m.56; III-56.1 m.11/1 | Arabuluculuk, ardından tazminat davası |
| İlişkili taraflara değer aktarımı | Aktarımı yapan ve yararlanan | SPKn m.21/4; SPKn m.110 | SPK tespiti, başsavcılığa şikâyet, tazminat davası |
| Yanıltıcı pazarlama, eksik uygunluk testi veya nitelikli yatırımcı belgesi | Fonu satan kuruluş (banka veya aracı kurum) | III-52.1 m.25/4; bilgilendirme yükümlülüğü | Arabuluculuk, ardından tazminat davası |
| Hileli işlemlerle şişirilmiş fiyat | Fiili gerçekleştirenler | SPKn m.107/1; TBK m.49 | Başsavcılığa şikâyet, tazminat davası |
| Gözetimde hizmet kusuru iddiası | İdare, ispat şartıyla | Anayasa m.125; 2577 s. İYUK m.12-13 | İdari yargı |
Kime dava açılır: portföy yönetim şirketi, saklayıcı banka, fonu satan kurum?
Tazminat talebi, kusurlu davranışın sahibine yöneltilir ve her muhatabın sorumluluğu ayrı bir dayanağa oturur. Portföy yönetim şirketi vekil gibi özen borcuyla, portföy saklayıcısı kontrol yükümlülükleriyle, fonu satan kuruluş bilgilendirme ve uygunluk yükümlülükleriyle sorumludur. Yöneticiler ise haksız fiil hükümlerine göre kişisel olarak sorumlu tutulabilir.
SPKn m.52/4 uyarınca portföy yönetim şirketi ile katılma payı sahipleri arasındaki ilişkiye, Kanun'da ve içtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) vekâlete ilişkin m.502-514 hükümleri kıyasen uygulanır. TBK m.506/3, vekilin özen borcunun ölçüsü olarak benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin davranışını esas alır. III-52.1 sayılı Tebliğ m.5/2 de fon malvarlığının yatırımcı lehine ve yatırımcının çıkarını gözetecek şekilde yönetilmesini zorunlu kılar. Portföy yönetim şirketinin borcu kazandırmak değil, özenle ve sadakatle yönetmektir; zarar, bu borcun ihlal edildiği noktada hukuka yazılır.
SPKn m.56, portföy saklayıcısına birim pay değerinin değerleme esaslarına uygun hesaplanmasını ve fon portföyünün mevzuat ile içtüzüğe uygunluğunu kontrol etme görevi yükler. Portföy saklayıcısı bu yükümlülükleri ihlal ederse katılma payı sahiplerine verdiği zarardan sorumludur ve SPKn m.56 katılma payı sahiplerinin dava hakkını ayrıca saklı tutar. Tasfiye için görevlendirilen Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası, fonların önceki saklama kuruluşlarının yerini aldı. Tasfiye öncesi döneme ait ihlallerde muhatap, o dönemde görevde olan portföy saklayıcısıdır.
Fonu satan kuruluş, serbest fon satışlarında III-52.1 sayılı Tebliğ m.25/4 uyarınca satışın yeterli bilgi ve deneyime sahip personelce yapılmasını sağlamak ve alıcının nitelikli yatırımcı olduğuna dair belgeleri temin edip saklamakla yükümlüdür. Genel müşteriye yapılan satışlarda ürünün müşterinin bilgi ve tecrübesine uygunluğunu ölçen uygunluk testi de SPK düzenlemeleriyle zorunludur. Bu belgeler eksikse, portföy yönetim şirketinden bağımsız ikinci bir sorumluluk hattı açılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22.12.2016 tarihli, E.2016/1348, K.2016/9772 sayılı kararı bu hattın iki yönlü işlediğini gösterir. Bir bankanın "prestij fonu" diye pazarladığı serbest fona ilişkin davada Daire, ses kayıtlarından yatırımcının yeterince bilgilendirilmediğini, yatırımcının da fonla ilgili olarak "kendisinin yapması mümkün olan araştırmaları yapmadığının" anlaşıldığını kabul etti. Daire, zararı yüzde 70 banka, yüzde 30 yatırımcı olarak paylaştıran hükmü, yatırımcının aynı fondan daha önce kâr edip etmediği araştırılmadığı için banka lehine bozdu.
Portföy yönetim şirketinin yöneticileri ve işlemlere katılan üçüncü kişiler, hukuka aykırı ve kusurlu fiilleriyle zarar verdilerse TBK m.49 uyarınca haksız fiilden sorumludur. Bu kişilerin şirketle birlikte davalı gösterilmesi, şirketin ödeme gücü zayıfladığında tahsil imkânını genişletir.
Bu bölümde anılan Yargıtay kararlarının tamamı asliye ticaret mahkemelerinde görülen davalardan gelir. Konusu para alacağı veya tazminat olan ticari davalarda, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A). Yatırımcının tüketici sayılıp sayılmayacağı ve buna bağlı görevli mahkeme sorusu ise somut ilişkinin niteliğine göre ayrıca değerlendirilir.
Mahkeme zararı nasıl hesaplar, yatırdığım paranın tamamını alabilir miyim?
Kural olarak hayır. Tazmin edilen, yatırdığınız para ile aldığınız tasfiye ödemesi arasındaki farkın tamamı değil, ihlal olmasaydı bulunacağınız durum ile bugünkü durumunuz arasındaki farktır. Kabul ettiğiniz risk sınırı içindeki kayıp, önceki kazançlar ve kendi durumunuz hesaplamada dikkate alınır; bu kalemler tazminatı azaltabilir.
Bilirkişi raporlarını satır satır okuyan bir avukat gözüyle söyleyeyim: bu hesabın anahtarı çoğu zaman yatırım anında doldurulan risk profili formudur ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2021 tarihli, E.2020/6040, K.2021/4503 sayılı kararı bunu rakamlarla gösterir. Onanan hükümde 804.842 TL'lik bir bireysel portföyde 583.322,84 TL zarar tespit edilmişti. Mahkeme, yatırımcının en kötü senaryoda yüzde 25'lik kayba katlanabileceğini beyan ettiği gerekçesiyle bu kısmı zarardan düşmüş ve 382.112,34 TL tazminata hükmetmişti.
Aynı dosyada SPK'nın, müşterinin risk profilinin dışına çıkıldığı gerekçesiyle uyguladığı idari para cezası da sorumluluğun dayanaklarından biri olmuştu. Karar bir yatırım fonuna değil, bireysel portföy yönetimine ilişkindir. Yine de yatırımcının kabul ettiği risk payını tazminattan ayırma yöntemi, piyasa riski ile hukuki sorumluluk arasındaki çizginin fon uyuşmazlıklarında da nasıl hesaba döküleceğini gösterir.
Yatırımcının zararı hesaplanırken kendi payı da tartılır. TBK m.52/1, zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması hâlinde hâkime tazminatı indirme ya da tamamen kaldırma yetkisi verir. Bu, birikimini kaybetmiş insanı suçlamak anlamına gelmez; mahkemenin iki tarafın da neyi bildiğine ve neyi bilmesi gerektiğine bakacağı anlamına gelir.
Tasfiye sürerken zararın miktarı henüz kesinleşmez. Bu aşamada 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.400 uyarınca delil tespiti istenebilir. Alacağın miktarı ancak yargılama sırasında belli olacaksa, HMK m.107'deki belirsiz alacak davası dava açarken tutarı kesin bilmeme sorununu çözer.
Ceza soruşturması yatırımcının parasını geri getirir mi?
Doğrudan getirmez; ceza mahkemesi mahkûmiyet ve müsadere kararı verir, tazminatı hukuk mahkemesi belirler. Ancak soruşturmadaki el koyma tedbirleri ve bilirkişi tespitleri, hukuk davasının en önemli delilleri hâline gelir. TCK m.55/1 de suçtan elde edilen kazancın müsaderesini, bu menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi şartına bağlar.
SPK, 16 Eylül 2026 tarihli ve 2026/59 sayılı bültenle üç şirketin paylarındaki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında SPKn m.107/1 kapsamında suç duyurusu kararı aldı. SPK'nın 28 Eylül 2026 tarihli ve 2026/66 sayılı bülteninde ise Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ paylarındaki işlemler için 37 kişi hakkında suç duyurusu ile iki şirket ve 37 kişi hakkında iki yıllık işlem yasağı kararı yer aldı. SPKn m.107/1'deki işlem bazlı piyasa dolandırıcılığının cezası, üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Suç duyurusu mahkûmiyet değildir; Anayasa m.38/4 uyarınca suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nun yürüttüğü soruşturmada, 28 Eylül 2026'da 45 şirket ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı. Gerçek kişiler üzerindeki tedbirin sürdüğü bildirildi. Fonlar üzerindeki tedbirin kalkması, tasfiyede varlıkların nakde çevrilmesini kolaylaştıran bir gelişmedir.
Yatırımcının ceza dosyasındaki konumu, isnat edilen suç tipine göre değişir. Piyasa dolandırıcılığında korunan değer öncelikle piyasanın güvenilirliğidir. SPKn m.110 ise kolektif yatırım kuruluşlarının malvarlığını azaltan bazı fiilleri güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâli olarak düzenler ve bu durumda TCK m.155/2'ye göre verilecek ceza üç yıldan az olamaz. Fon yatırımcısının bu suçlarda suçtan zarar gören sayılıp sayılmayacağı öğretide tartışmalıdır; yatırımcı yine de şikâyet dilekçesiyle başsavcılığa başvurabilir ve kamu davası açılırsa ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar davaya katılma talebinde bulunabilir (CMK m.237).
SPK'ya karşı dava açılabilir mi, süre ne zaman doluyor?
Açılabilir, ancak iki ayrı yol ve iki ayrı süre vardır. 17 Eylül 2026 tarihli kararların iptali veya bu kararlardan doğan zararın tazmini için İYUK m.7'deki 60 günlük dava süresi işler. Gözetim eksikliğine dayanan tam yargı talebinde ise İYUK m.13 uyarınca öğrenmeden itibaren bir yıl içinde önce SPK'ya başvurmak gerekir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m.7'ye göre idare mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunda ayrı bir süre yoksa 60 gündür. Kararların duyurulduğu 17 Eylül 2026 başlangıç alınırsa, en temkinli hesapla son gün 16 Kasım 2026'dır. İYUK m.13 ise idari eylemlerden doğan zararlarda, eylemi öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmayı şart koşar.
Anayasa m.125'in son fıkrası, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu hükme bağlar. Bu yolda davacı, hizmet kusurunu ve bu kusur ile kendi zararı arasındaki nedensellik bağını somut olarak ortaya koymak zorundadır. SPK'nın kendi açıklamasında anormal fiyat hareketlerinin 2025'in son çeyreğinden itibaren gözlemlendiğini belirtmesi, alınan önlemlerin zamanlamasını bu davalarda tartışmanın merkezine koyar. Düzenleyici kurumun takdir alanındaki tercihler kolayca kusur sayılmadığı için idari yargı yolu, özel hukuk davalarının yerine değil yanına düşünülmelidir.
Fon yatırımcısı şimdi ne yapmalı?
Önce delil, sonra dava. Tasfiye sürerken yapılabilecek en değerli iş, kaybınızın piyasa riskinden mi hukuka aykırılıktan mı doğduğunu gösterecek kayıtları kaybolmadan toplamaktır. Dağıtım kanallarındaki ekranlar ve KAP'taki fon sayfaları zamanla güncellendiği için gecikme, ispat gücünü doğrudan zayıflatır. Şu sekiz adım bugün başlatılabilir.
- Katılma payı adedinizi doğrulayın. MKK'nın e-YATIRIMCI ekranındaki katılma payı adedinizi, banka veya aracı kurum ekstrenizle karşılaştırın ve tarihli ekran görüntüsü alın.
- Talimat kayıtlarınızı isteyin. 15-17 Eylül 2026 arasında verdiğiniz alım ve iade talimatlarının tarih-saat kaydını, iptal bildirimlerini ve dekontları fonu satan kuruluştan yazılı olarak talep edin.
- Yatırım tarihindeki belgeleri indirin. O tarihte yürürlükte olan izahnameyi, yatırımcı bilgi formunu ve serbest fonlarda KAP'taki fon sayfasında ilan edilen strateji ve limitleri saklayın.
- Satış dosyanızı isteyin. Risk profili formu, uygunluk testi sonucu ve serbest fonlarda nitelikli yatırımcı beyanı ile dayanak belgelerinin birer örneğini fonu satan kuruluştan yazılı olarak isteyin.
- Fonunuzun KAP sayfasını izleyin. Tasfiye ödemeleri ve dönemleri fonların KAP sayfalarında ve SPK bültenlerinde duyurulur.
- Sürelerinizi takvime işleyin. İdari yargıda iptal için en temkinli son gün 16 Kasım 2026'dır; haksız fiil tazminatında TBK m.72'deki iki yıllık süre, zararı ve sorumluyu öğrendiğiniz tarihten işler.
- SPK'ya yazılı şikâyette bulunun. Somut bir aykırılık görüyorsanız SPK'ya yapılacak başvuru tazminat sağlamaz, ancak davada kullanılabilecek idari tespitlerin önünü açar.
- Ceza dosyasını takip edin. Doğrudan zarar gördüğünüz fiiller varsa şikâyet dilekçesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurun.
Dijital dolandırıcılık dosyalarında çalışan bir avukat olarak şu uyarıyı ayrıca yapmalıyım: tasfiye ödemesi, MKK kayıtları esas alınarak Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası eliyle doğrudan bireysel saklama hesabınıza aktarılır ve bu ödeme için hiçbir kişiye ya da kuruma başvuru veya hizmet bedeli ödemeniz gerekmez. Büyük kayıpların ardından "paranızı öncelikli çıkarırız" ya da "fon mağdurlarına özel iade" vaadiyle telefonla, mesajla veya sosyal medyadan gelen teklifler bilinen bir dolandırıcılık kalıbıdır. Denize düşen yılana sarılır derler; bu tekliflerin yaptığı da tam olarak çaresizliği kimlik ve hesap bilgisine çevirmektir.
Fon yatırımcılarının en çok sorduğu sorular
Bu dönemde sorular dört noktada yoğunlaşıyor: para piyasası fonunun güvencesi, toplu dava imkânı, fonu öneren bankanın sorumluluğu ve zamanaşımı. Kısa cevaplar şöyle: para piyasası fonu mevduat değildir; toplu tazminat davası usulü yoktur; banka bilgilendirme kalitesi ölçüsünde sorumludur; haksız fiile dayalı tazminatta süre, öğrenmeden itibaren iki yıldır.
Para piyasası fonu da zarar ettirebilir mi?
Evet. Para piyasası fonunun katılma payı banka mevduatı değildir; değeri fon portföyündeki varlıklara bağlıdır ve mevduat sigortasının konusu değildir. SPK'nın 18 Eylül 2026 açıklaması, anormal fiyat hareketlerinin serbest fonların yanında para piyasası fonları aracılığıyla da gözlemlendiğini ortaya koyuyor. Fonun adındaki "para piyasası" ibaresi, ancak izahnamedeki yatırım sınırlarına uyulduğu sürece bir anlam taşır.
Yatırımcılar toplu dava açabilir mi?
Türk hukukunda yatırımcılar adına tek davada toplu tazminat alınmasını sağlayan bir usul yoktur. HMK m.113'teki topluluk davasında dernekler ve diğer tüzel kişiler hakların tespitini veya hukuka aykırılığın giderilmesini isteyebilir, ancak bu davada tazminata hükmedilmez. Yatırımcılar HMK m.57'deki ihtiyari dava arkadaşlığı ile aynı davada birlikte davacı olabilir; tazminat yine her yatırımcı için ayrı hesaplanır.
Fonu bana banka personeli önerdi; bankanın sorumluluğu var mı?
Bankanın sorumluluğu, verdiği bilginin eksikliği veya yanlışlığı ölçüsündedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 17.04.2024 tarihli, E.2023/5679, K.2024/2980 sayılı kararında, müşteri temsilcisinin yalnızca yüzde 1 erken çıkış kesintisi olacağını söylediği anapara koruma amaçlı bir fonda, fazladan oluşan kaybın bankadan tahsiline ilişkin hükmü onadı. Personelin yazılı mesajları ve kayıtlı görüşmeleri, bu tür davalarda en önemli delillerdendir.
Tazminat için zamanaşımı ne zaman dolar?
Süre, talebin dayanağına göre değişir. Haksız fiile dayalı taleplerde TBK m.72 uyarınca zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde dava açılmalıdır; fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır. Sözleşmeye dayalı taleplerde TBK m.146'daki genel süre on yıldır; ilişkinin niteliğine göre daha kısa özel sürelerin uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca incelenmelidir.
Kaybın hangi kısmı yatırımcıda kalır?
İlan edilen strateji içinde, beyan ettiğiniz risk sınırları dâhilinde ve dürüst bir piyasada oluşan fiyat kaybı sizde kalır. Bu sınırın ötesindeki her lira, sorumlusu gösterildiği ölçüde geri istenebilir bir alacaktır. Tasfiye bakiyesi kaybın ilk ölçüsüdür; hukuki sorumluluk ise o ölçünün eksik kalan kısmını kapatmanın yoludur.
Fon krizinde yatırımcıyı en çok yoran şey belirsizlik; oysa takvim o kadar belirsiz değil. Tasfiye, SPK süreyi uzatmadıkça duyurudan itibaren altı ay içinde, yani en geç Mart 2027 ortasında tamamlanacak. Bu hafta yapılacak iş de belli: e-YATIRIMCI'deki katılma payı adedinizi ve 15-17 Eylül talimat kayıtlarınızı indirip saklayın; idari yargıya gitmeyi düşünüyorsanız en temkinli son gün 16 Kasım 2026.
Yazar: Av. Ahmet Karaca
- Av. Ahmet Karaca , İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup çalışmalarını bilişim hukuku, sermaye piyasası hukuku, kripto varlık hukuku, siber suçlar ve dijital dolandırıcılık dosyaları üzerinde yoğunlaştırmaktadır.










