Burak Yılmaz: 65 Maçta Sadece 2 Penaltı Çalındı
Haber Videosunu İzle 
Galatasaraylı futbolcu Burak Yılmaz, "Kendini yere atıyor" diyenlere isyan ederek "65 maçta 2 tane penaltı çalınan bir oyuncunun zaten önceliği bu değildir." dedi.
Şampiyonlar Ligi’nde gol attığı Anderlecht maçında taraftarlar tarafından ıslıklanan ve formsuz olduğu gerekçesiyle eleştirilen Galatasaraylı Burak Yılmaz, GSTV’ye konuştu.
“BU KONU ARTIK KAPANSIN”
Takım içinde yerli ve yabancı futbolcular arasında hiçbir problemin bulunmadığını vurgulayan Burak “Hatta ne kadar iyi arkadaş olduğumuzu yabancılara sorun onlar anlatsın. Bu konu gerçekten burada kapansın. Çok rica ediyorum. Çünkü böyle şeyler ayıp şeyler. Yabancı-yerli, hepimiz aynı forma altında aynı başarı için koşuyoruz” dedi.
“ÜLKEDEKİ FUTBOL DÜZENİNİ HEPİMİZ BİLİYORUZ”
Sarı-kırmızılı taraftarlara da çağrıda bulunan Burak Yılmaz “Ülkedeki futbol düzenini hepimiz biliyoruz. Verilen, verilmeyen cezalar... Yapılan haberleri hepimiz görüyoruz. Böyle bir ortamda biz futbolcuların ve taraftarların birbirine sarılmaktan başka bir çaresi yok. Bizim onlardan başka kimsemiz yok. Kırgın veya küskün değiliz. Bizler sezona kötü başladığımız biliyoruz. Bunu tekrar çevirebiliriz” şeklinde konuştu.
“VERİLMEYEN 4 PENALTI, 4 KIRMIZI KART VAR”
Milli futbolcu, yapılan “Kendisini yere atıp penaltı kazanıyor” eleştirilerine ise şu yanıtı verdi: “Ligimizdeki anlamsız penaltıları izlediğimiz zaman bu konu açılıyor. Bir istatistik çıkarılmış; bana 65 maçta 2 penaltı çalınmış. En son penaltının ne zaman çalındığı da belli değil. Geçen sezon bana verilmeyen yüzde yüz 4 penaltı ve 4 kırmızı kart var. Gazeteciler ve yorumcular tarafından ‘yüzde yüz penaltı’ denildi. Ama biz hiç bunları çıkıp konuşmadık. Başkaları gibi hiç yaygara yapmadık, ortalığı alevlendirmedik.”
“ASLA KORKMAM, BACAKLARIM TİTREMEZ!”
Burak Yılmaz şunları söyledi:
“ Televizyonlarda ya da gazetelerde benim ağzımdan bir şeyler yazıldığı için insanlar eleştirmeye başlamış. Ben ‘Kaleye vurmaktan korktum, gol olmazsa taraftarımızın tepkisi olur’ diye bir söz söylemişim. Ben kesinlikle böyle bir şey söylemedim. Asla böyle bir ruh haline de kapılmam. Hiçbir zaman korkmam. Nerede pas verilmesi, nerede kaleye vurulması gerektiğini çok iyi bilen bir insanım. Zaten ben 19 yaşından beri baskıyla oynuyorum. Bu baskıyı senelerdir de kaldırabildiğimi düşünüyorum. O yüzden kesinlikle böyle bir söz söylemedim. Hatta eski oyuncumuz Arif Erdem de buna inanmış. Bunun hakkında yorumlar ve açıklamalar yapmış ağır bir şekilde. Aslında kendisi de benim geçtiğim yollardan geçmiş, benim koştuğum başarılara, hedeflere ulaşmak için ter dökmüş, aynı formayı terlettiğim bir insan. Böyle hayal ürünü sözlerin üstüne keşke bu yorumu yapmasaydı. Dediğim gibi ben asla korkmadım, asla bacaklarım titremedi, bugüne kadar asla baskı altında sorumluluktan kaçmadım. Öyle bir laf kesinlikle söz konusu değil. Nereden çıktı bunu da bilmiyorum.”
“MELO BANA VE SELÇUK’A SARILIP AĞLADI”
“Sürekli yabancılarla yerliler arasında sıkıntı olduğu konuşuluyor. Sürekli bize o taraftan vurmaya çalışılıyor. Gerçekten Türk oyuncular olarak bu bizi çok üzüyor. Çünkü biz Türk insanın ne kadar duygusal, ne kadar misafirperver olduğunu çok iyi biliriz. Tek başlarına sadece aileleriyle birlikte başka bir ülkeye gelmiş birine olumsuz herhangi bir şey olma ihtimali yok ki. Ne kadar iyi arkadaş olduğumuzu da çok iyi biliyorsunuz. Aslında bu Türk oyunculara değil de yabancı futbolculara sorulsa daha iyi olurdu. Şimdi aklıma geldi buna örnek olarak. Gökhan ağabeyle Melo’nun geçen sene her ufak idmanda olabilen tartışmalardan bir tanesini yaşaması çok abartılmıştı. Hatta Melo penaltı kaçırdıktan, ceza aldıktan sonra Gökhan ağabey ona destek olmuştu. Melo penaltıyı kaçırdıktan sonra bana sarılıp ağlamıştı. Selçuk’a sarılıp ağlamıştı. Yani bunlar bir örnek. Buradan da taraftarlarımıza sesleniyorum. Benim bütün samimiyetime inansınlar. Bu konu gerçekten burada kapansın. Çok rica ediyorum. Çünkü bunlar ayıp şeyler. Yabancı-yerli hepimiz aynı forma altında aynı başarı için koşuyoruz. İnşallah bir gün soruyu yabancı arkadaşlarımıza sorarsanız, onlar zaten cevabı verdiğinde bu kapanacaktır.”
“OFSAYT KONUSU BENİM HATAM”
“Ofsayt olayı çok eleştiriliyor ama eleştirilmesi de normal. Bu eleştirileri kabul ediyorum ama ben sürekli gol arayan, sürekli koşan bir oyuncuyum. Sürekli gole odaklanıyorum. Genelde benim hatamdan ama bazen de arkadaşlarımın biraz bekleyerek yavaş oynamasından da kaynaklanıyor. Ama bu, golü ne kadar kokladığımı, vazgeçmediğimi, baskı altına girmeden kovaladığımı gösteren bir şey. Ofsayt konusunda hatalı olabilirim buna biraz daha dikkat etmem gerekiyor. Dediğim gibi çoğu benim hatam. Bunu da en kısa sürede en aza indirmeye çalışacağım.”
“65 MAÇTA SADECE 2 PENALTI ÇALINDI”
“Ligimizdeki anlamsız penaltıları izlediğimiz zaman bu konu açılıyor. Bir istatistik çıkarılmış; bana 65 maçta 2 penaltı çalınmış. En son penaltının ne zaman çalındığı da belli değil. Geçen sezon bana verilmeyen yüzde yüz 4 penaltı ve 4 kırmızı kart var. Gazeteciler ve yorumcular tarafından ‘yüzde yüz penaltı’ denildi. Ama biz hiç bunları çıkıp konuşmadık. Başkaları gibi hiç yaygara yapmadık, ortalığı alevlendirmedik. Biz sadece işimizi yapmaya çalışıyoruz ama bu penaltı olayına kesinlikle katılmıyorum. İstatistikler zaten ortada. 65 maçta 2 tane penaltı çalınan bir oyuncunun zaten önceliği bu değildir. Eğer önceliğim bu olsaydı, emin olun bu rakam çok daha fazla olurdu.”
“FUTBOLU BIRAKTIKTAN SONRA DA GALATASARAY”
“Ben Galatasaray’a çok büyük hedefler uğruna gelmiştim. Yani ‘Buraya geleyim, 3-5 sene para kazanayım, ondan sonra futbol hayatıma başka yerde devam edeyim’ diye gelmedim. Galatasaray’a gelmemdeki amaç, futbol hayatım bittikten sonra da bu yapının içinde olabilmekti. Bu sözleşmem de bu projelerin başlangıcı oldu. Tabii ki ben saha içerisinde bu performansı veremezsem bu hedeflerden uzak kalacağımı biliyorum. Her şeyin farkında olduğum gibi inşallah performansımı yükseltip gerekli cevabı da veririm. Ama sözleşme olayını konuşmak çok ayıp. Ben zaten terimin son damlasına kadar mücadele ediyorum.”
“ELEŞTİRİLER İÇİN HENÜZ ERKEN”
“Eskiden çok fazla eleştiri olurdu. Bir maçta 3 gol atsam da çok eleştirildiğim zamanlar olurdu ama bunlara fazla takılmazdım. Kişiliğime, karakterime, aileme girilmediği sürece herkese saygım sonsuz. Ama sezon daha yeni başladı. Bu bir alışkanlık haline dönüşmeye başladı. O yüzden hoş değil. Yoksa ben futbol yönünden eleştiriye her zaman saygı duymuşumdur. Beni beğenmeyen olabilir, futbolumu beğenmeyen olabilir, oyunculuğumu beğenmeyen olabilir bunların hepsine saygı duyarım. Ama eleştiri yapmak için ben ortada en ufak bir neden görmüyorum. Yapılan eleştirilerin bize zarar verme açısından olduğunu düşünüyorum.”
“TARAFTARIMIZ BİZİ BAĞRINA BASACAK”
“Ülkedeki futbol düzenini hepimiz biliyoruz. Verilen, verilmeyen cezalar... Yapılan haberleri hepimiz görüyoruz. Böyle bir ortamda biz futbolcuların ve taraftarların birbirine sarılmaktan başka bir çaresi yok. Bizler tabii ki de kötü başladığımız biliyoruz. Bunu tekrar çevirebiliriz. Anderlecht maçında bir olay yaşandı. Ama ben olayım, Selçuk olsun, Veysel olsun, Dzemaili olsun... Burada isim önemli deği...

















