Mardin iftar saati: 28 Nisan 2020 Salı Mardin İftar vakti (2020 Ramazan İmsakiyesi)

Mardin'de iftara kaç saat kaldı araştırılıyor. Ramazan ayının 5. gününde Mardin iftar saati sorgulanmaya başladı. Mardin'de yaşayan vatandaşlar, akşam ezanı ile birlikte açacakları oruç için iftar saatini bekliyor. Buna göre, 28 Nisan Salı günü Mardin iftar saati kaç? Mardin iftar vakti nedir? İşte, Diyanete göre Mardin iftar saatleri…
Ramazan ayının beşinci günü nedeniyle Mardin halkı, imsak vakti 03:49'da sahura kalkarak oruç için niyetlendi. Peki, Mardin iftar vakti kaçta? On bir ayın sultanı Ramazan'da, akşam ezanı ile açılacak oruçlar için yemekler hazırlanırken iftar saati merak ediliyor. 28 Nisan Salı günü akşam ezanı kaçta okunacak? Sofralardan bereketin eksik olmadığı üç aylardan biri olan Ramazan ayında Mardin iftar saati kaçta? İşte, Mardin iftar vakti:
28 NİSAN SALI GÜNÜ İFTAR SAATİ: 19:11
Diyanet İşleri Başkanlığı imsakiye takvimine göre hazırlanan sayfada, bulunduğunuz ili seçerek bir ay boyunca imsak, iftar saatlerini içeren 2020 imsakiye takvimine ulaşabilirsiniz.
CEMAATLE NAMAZ KILMANIN ÖNEMİ
İslam dini, birlik ve beraberliğe büyük önem vermiştir. Günde beş vakit namazın bir arada eda edilmesi (Bakara, 2/43), haftada bir cuma namazının ve senede iki kez olan bayram namazlarının topluca kılınması, müminlerin birbirlerinden haberdar olmalarına, görüşüp kaynaşmalarına, birbirleriyle yardımlaşmalarına vesile olmak gibi bir işlev üstlenmektedir. Bu bakımdan cemaatle namaz, istenen birlik ruhunu sağlamlaştırıcı ve devam ettirici bir rol üstlenmektedir.
Hz. Peygamber (s.a.s.), farz kılınışından itibaren hayatının son zamanlarına kadar beş vakit namazı sürekli kendisi cemaate imam olarak kıldırmış, müslümanları da namazları cemaatle kılmaya teşvik etmiştir (Ebû Dâvûd, Salât, 49).
Cemaatin önemini gösteren çok sayıda hadis bulunmaktadır. Bunlardan birinde Hz. Peygamber (s.a.s.), "Üç kişi bir köyde veya kırda bulunur ve namazlarını cemaatle kılmazlarsa, şeytan onlara hâkim olur. Öyleyse cemaatten ayrılma. Çünkü kurt ancak sürüden ayrılan koyunu yer." (Ebû Dâvûd, Salât, 47) buyurmaktadır. Bir diğer hadiste ise "Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ateş yakılması için odun toplanmasını emretmeyi, sonra da namaz için ezan okunmasını, daha sonra da bir kimseye emredip imam olmasını, sonra da cemaatle namaza gelmeyenlere gidip evlerini yakmayı düşündüm." (Buhârî, Ezân, 29, 34; Müslim, Mesâcid, 251-254) diyerek cemaati terk edenlere ciddi bir uyarıda bulunmuştur. Ayrıca özendirmek için cemaatle kılınan namazın sevabının, tek başına kılınandan 27 derece daha fazla olduğunu belirtmiştir (Buhârî, Ezân, 30; Müslim, Mesâcid, 249).
Cemaatle namaz kılmanın önemini belirten bu ve benzeri hadislerden ve ilgili âyetlerden hareketle Hanbelîler namazın cemaatle kılınmasının, erkekler için farz-ı ayın, Şâfiîler ise farz-ı kifâye olduğunu söylemişlerdir. Hanefî ve Mâlikîlere göre ise, cuma namazı dışındaki farz namazları cemaatle kılmak, gücü yeten erkekler için müekked sünnettir (Mergınanî, el-Hidâye, I, 362; Kâsânî, Bedâî', I, 155; Cezîrî, el-Mezâhibü'l-erbe'a, I, 368-369).
Bu itibarla cemaate gitmeye engel bir durum olmadıkça namazlar cemaatle kılınmaya çalışılmalıdır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.) camiye giderken atılan her adımdan dolayı kişinin bir derece yükseltilip, bir günahının silineceğini haber vermiştir (Buhârî, Ezân, 30; Ebû Dâvûd, Salât, 49).











