TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu, Maarif Vakfı Başkanı Özdil'i dinledi

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Türkiye Maarif Vakfı'nın eğitim alanındaki faaliyetlerini ve dünya genelinde eğitimde karşılaşılan ayrımcılık sorunlarını değerlendirdi. Vakfın 64 ülkede sağladığı eğitim imkanları ve karşılaştığı zorluklar gündeme geldi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Ayrımcılığın Önlenmesi Alt Komisyonu, AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu başkanlığında toplandı.

Toplantının açılışında konuşan Mertoğlu, komisyonun geçmiş faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Mustafa Özdil, vakfın çalışmaları hakkında bir sunum yaptı. Özdil, vakfın kuruluşundan bu yana kendilerini eğitim hakkı, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık ilkeleri doğrultusunda hareket eden kamusal nitelikli, uluslararası eğitim aktörü şeklinde konumlandırmaya gayret ettiklerini söyledi.

Özdil, vakfın 64 ülkede etkin bir şekilde faaliyetlerine devam ettiğini, bu ülkelerin 56'sında 517 okul, 2 üniversite, 15 eğitim merkezi, 11 Türkiye Araştırmaları Merkezi, 56 yurt binası ile 75 bini aşkın öğrenciye eğitim hizmetleri sunduklarını belirtti.

Faaliyet gösterilen 64 ülkeden 20'sinin Birleşmiş Milletler (BM) en az gelişmiş ülkeler listesinde bulunduğunu ifade eden Özdil, "BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri var. Nitelikli eğitime ulaşma hakkı, bunun 4. hedefi. Bugün dünya genelinde en son rakamlara göre 251 milyon çocuk, okul çağında olmasına rağmen okula gidemiyor." dedi.

"Eğitimin önündeki temel engeller nelerdir?" sorusuna yanıt olarak hem uluslararası örgütler hem de Avrupa Birliği'nin bütün belgelerinde yer alan "kimlik ve görünürlük temelli ayrımcılık", "dil temelli eğitimsel dezavantaj", "yönlendirme süreçlerinde yapısal eşitsizlik", "haklara ve eğitim sistemine erişimde bilgi eksikliği" maddelerinin yer aldığını belirten Özdil, bunun da eğitim süreçlerinden erken kopma riskleri, fırsat eşitsizliğinin derinleşmesine neden olduğunu söyledi.

Özdil, "Hedefimiz, nerede faaliyet gösteriyorsak, oraya özgü, oranın sosyal ritminden, dokusundan beslenen ve oranın gerçek ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir okul sistemi inşa etmek." dedi.

Batı'daki ayrımcılığın genel hatlarında "yükselen aşırı sağ hareket", "Türk diasporasına karşı ciddi ayrımcılık ve önyargı" ve "artan İslamofobi" olduğunu belirten Özdil, "Avrupa genelinde 'ben ayrımcılığa uğruyorum' hissini yaşayan Müslümanların oranı yüzde 47, Avusturya'da yüzde 71, Almanya'da yüzde 68. Vakıf olarak 'Avrupa'da ne yapacağız' meselesini düşünürken karşımıza çıkan çarpıcı bir veri, sosyoekonomik durumları bu halle örtüşmemesine rağmen Avrupa genelinde üniversiteye giriş ve üniversiteden mezun olma oranı en düşük göçmen grubu Türkler." ifadelerini kullandı.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Özdil, şöyle konuştu:

" ' Türkiye Maarif Vakfı' denilince herkesin aklına FETÖ iltisaklı okulların devralınması geliyor ama devralınan okullar, hem öğrenci ve okul sayısı, hem de faaliyet gösterdiğimiz ülkeler açısından 3'te birine tekabül ediyor. FETÖ iltisaklı okulların Türkiye kamuoyunda zaman zaman ortaya çıkardıkları 'çok başarılı okullar' algısının tamamen bir yanılsamadan ibaret olduğunu, okullar içerisine girdikten sonra gördük. Öğrencilerin zaten var olan yeteneklerinin panayır yeri gibi sergilendiği bir pazar yerinin ötesinde, bir eğitim anlayışı ve felsefesi olmadığını gördük."

"2025 bağış rakamlarımız 39,5 milyon Türk lirası"

Vakfın kanunla kurulmuş, profesyonel, eğitim alanında faaliyet gösterdiğini belirten Özdil, şöyle devam etti:

"Hassasiyetimiz, Sayıştay denetimine ve Kamu İhale Kanunu'na tabi olmasak bile, o usüller çerçevesinde, hesap verilebilir, şeffaf bir şekilde devam edebilelim. Bütün faaliyetlerde dış denetime de açık olmak durumundayız. Sayıştay denetimine tabi olması kanun koyucunun takdiri, vakıf olarak Sayıştay denetleyecekmiş gibi titizlikte çalışmaya gayret ediyoruz. Başlangıç yatırımları dahil edilmediği takdirde Türkiye Maarif Vakfı giderlerinin, kendi gelirleriyle yüzde 70'ini karşılayabiliyor. Rakamlar açık ve şeffaf. 2025 bağış rakamlarımız 39,5 milyon Türk lirası. Çok yüksek bağış rakamlarımız yok çünkü bir bağış kampanyası içinde olmadık."

Kaynak: AA / Meriç Ürer - Politika
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.