Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "'Terörsüz Türkiye' sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "'Terörsüz Türkiye' sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.

Dünyada, bölgede, ülkede önemli gelişmelerin yaşandığı bir seneyi daha geride bırakıp, büyük umutlarla 2026 yılını karşıladıklarını kaydeden Erdoğan, yeni yılın ülkeye ve millete, başta mazlumlar olmak üzere tüm insanlığa hayırlar getirmesini diledi.

2025 yılı boyunca Türkiye'nin büyümesi, kalkınması ve hedeflerine daha da yaklaşması için ter döken herkese teşekkür eden Erdoğan, "Devletimizin bekasını ve insanımızın huzurunu temin uğrunda can veren kahraman şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, gazilerimize minnettarlığımı ifade ediyorum. Özellikle geçen hafta DEAŞ'lı teröristlerin hayattan kopardığı 3 emniyet mensubumuza bir kez daha yüce Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin her biri metanet abidesi olan muhterem ailelerine, ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milleti olarak 86 milyon insanı ve yurt dışındaki 7 milyonu aşkın vatandaşıyla büyük bir aile olduklarını belirtti.

"Ankara'daki, Adıyaman'daki, Diyarbakır, Bursa, Trabzon, Tekirdağ'daki ve diğer tüm vilayetlerdeki vatandaşlarım neyse, dünyanın farklı köşelerinde hayat, haysiyet, helal rızık mücadelesi veren milyonlarca kardeşimiz de canımızdan bir parçadır" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hangi siyasi görüşten, kökenden mezhep ve meşrepten olursak olalım hepimiz şehit kanlarıyla sulanmış bu cennet vatanın sevdalılarıyız. 86 milyon olarak kardeşiz, kaderdaşız, ezelden ebede biriz ve beraberiz. 27 Aralık'ta vefatının 89. seneidevriyesinde bir kez daha rahmetle andığımız İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif'in Safahat'ından süzülen şu mısralar bizim pusulamızdır. Bakınız, ne diyor o büyük şair: 'Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez'. İşte bu şuurla tefrikayı, fitneyi, bozgunculuğu kapımıza yaklaştırmadan ebedi ve ezeli kardeşliğimize hep birlikte sıkı sıkıya sarılmamız gerekiyor. Elbette bunu söylerken şunu da aklımızdan çıkarmıyoruz. Bir dağ ne kadar uluysa başındaki duman da o derece koyu olur. Bizi de ayırmak isteyenler, aramıza nifak sokmak isteyenler, bizi birbirimize düşürmek isteyenler daima olmuştur ve olacaktır. Bölgemizde kan deryasına çevirmek için türlü tuzaklar kuranlar her şeyden önce bizi denklem dışına itmeye çalışacaktır ama biz bu oyunlara inşallah gelmeyeceğiz."

"Ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz"

Erdoğan, merhum Akif'in, "İttihat yaşatır, yükseltir tefrika yakar öldürür" ikazını her zaman zihinlerinin bir köşesinde tutacaklarını dile getirdi.

"Söz konusu Türkiye olunca, Türkiye'nin huzuru, güvenliği, bekası olunca ayrılıklarımızı bir tarafa bırakıp birbirimize daha sıkı kenetleneceğiz. 86 milyon hep beraber yıkılmaz, aşılmaz, sarsılmaz bir duvar olacağız" ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Mehmet Akif'in, Kastamonu'da Nasrullah Camisi'nde verdiği vaazın bir bölümünü, özellikle bizleri ekranları başında izleyen genç arkadaşlarımın dikkatine getirmekte fayda görüyorum. Milli Mücadele'nin en sancılı günlerinde merhum Akif, şöyle sesleniyordu: 'Milletler topla tüfekle, zırhlı ile ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek, kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatini temin etme kaygısına düştüğünde yıkılır. Düşmanlarımızın bugün bizden istedikleri ne falan vilayet, ne filan sancaktır, doğrudan doğruya başımızdır, devletimizdir'. Evet, bugün de boylarına poslarına bakmadan, son derece kibirli bir eda ile Türkiye'ye parmak sallayanların bizden istediği, devletimizdir, vatanımızdır, büyük ve güçlü Türkiye idealimizin kuvveden fiile çıkmasını engellemektir. Bir defa, aziz milletimin şunu bilmesini isterim, her kim ne adına olursa olsun, milli mutabakat ruhuna zarar verecek bir tavır içindeyse, Türkiye'nin rakiplerine hizmet ediyor demektir. Her kim, ortak değerlerimizi hedef alıyor, aramızdaki rabıtayı zayıflatmaya çalışıyorsa, Türk milletinin dostu değil, yeminli bir hasmıdır. Türk ve Türkiye düşmanlarının işte bu sinsi tuzaklarına düşmeyeceğiz. İç cephemizi sağlam tutacak, güçlendirecek, orada gedik açmak için fırsat kollayanlara karşı daima uyanık olacağız."

"Terör musibetinden kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık"

Erdoğan, on yıllardır farklı biçimleriyle mücadele edilen terör belasının, Türkiye'nin ayağına vurulmuş emperyalist bir pranga olduğuna dikkati çekerek, "DEAŞ'ından FETÖ'süne, DHKP-C'sinden PKK'sına gayrimeşru yapıların hepsi birer aparat olarak bu amaçla kullanılmıştır." sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kahraman güvenlik kuvvetlerimizin destansı mücadelesi, savunma sanayimizdeki atılımlarımızın ülkemize sağladığı yetenekler, hak ve özgürlükler alanında hayata geçirdiğimiz tarihi reformlar ve milletimizin engin basireti sayesinde terör musibetinden ebediyen kurtulma noktasında önemli bir fırsat yakaladık. Ülkemizin önünde aralanan fırsat penceresini ardına kadar açacak bu imkanın sabote edilmesine izin vermeyeceğiz. 'Terörsüz Türkiye' sürecini kararlılıkla devam ettirerek, 40 senedir ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren terör sorununu kökten çözeceğiz. İnşallah bunu da suhuletle, sabırla, sağduyuyla yapacağız. Terörün karanlık gölgesinin olmadığı bir ülkede ve bölgede yaşamanın getireceği büyük kazanımlara odaklanarak bu hedefimize ulaşacağız."

(Sürecek)

Kaynak: AA / Mümin Altaş - Politika