Bahçeli: Terörsüz Türkiye yükü omuzlarımızda
MHP lideri Devlet Bahçeli, Türk Gençliği Büyük Kurultayı'nda yaptığı konuşmada, Terörsüz Türkiye hedefinin siyasi değil, anaların gözyaşını dindirme ve kardeşliği güçlendirme amacı taşıdığını vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bugün Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluluğun yükü omuzlarımızdayken, sizlere düşen vazife her zamankinden daha büyüktür. Bu yük, siyasi bir hedef değildir. Anaların gözyaşını dindirmenin, evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın, kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin ve Türk milletinin bin yıllık birliğini ebediyete taşımanın kızıl elmasıdır" dedi.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen 'İstiklalin Işığında Türk Yüzyılına' temalı 'Türk Gençliği Büyük Kurultayı'na katıldı. Bahçeli, "19 Mayıs, mahzun kalmış milletimizin miracıdır. 19 Mayıs, esarete terk edilmek istenen mukadderatın Türk eliyle yeniden yazılmasıdır. 19 Mayıs, karanlığa terk edilmek istenen bu coğrafyada fecrin ilk ışıklarıdır. Çünkü 19 Mayıs, Samsun'da Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın attığı o ilk adımla 107 yıl önce başlayan ve ilelebet sürecek istikbal seferinin adıdır. Bugün sizlere düşen vazife de bu seferin en ön saflarında birer nefer olmaktır. Fikir ve dava adamı Galip Erdem, 'Hürriyet savaşını kazanmak ne kadar mühimse, hürriyete layık olmak da en az o kadar mühimdir.' diyordu. Kendi çağınızın diliyle, ilmek ilmek işlediğiniz emeğinizle, helali gözettiğiniz kazancınızla, imanla beslediğiniz ahlakınızla, alın terinizle suladığınız başarılarınızla bu büyük mücadeleyi sürdüreceksiniz. Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'Şayet bir gün, çaresiz kalırsanız, bir kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı kendiniz olun' öğüdüyle seslenmiştir. Gençliğe armağan edilen bu müstesna günün manası bu seslenişte ve hakikatte yatmaktadır. Türk gençliğine istiklalin haysiyeti, istikbalin mesuliyeti, cumhuriyetin namusu, Türk milletinin ebediyete kadar hür yaşama ahdi 19 Mayıs 1919'un hatırası ile emanet edilmiştir" ifadelerini kullandı.
'BU YÜK, SİYASİ BİR HEDEF DEĞİLDİR'
Türk gençliği varsa Türk milletinin çaresiz olmadığını söyleyen Bahçeli, "Görüyoruz ki biz burada var oldukça Türkiye Cumhuriyeti Devleti yalnız değildir. Yürekten inanıyoruz ki ülkücü Türk gençliği varsa Türk ve Türkiye Yüzyılı kuru bir söz değil; alın teriyle, akılla, ahlakla ve teknolojiyle adım adım ilerlenen bir hakikattir. Bugün dünyanın içinde bulunduğu kaotik denklem; devletlerin gizli ya da sarih ittifaklarıyla, kara bulut gibi gündemimize çöken sınır meseleleriyle, enerji yolları üzerinde dolanan tehdit bulutlarıyla, diplomasi masalarında esen soğuk rüzgarlarla, siber alemde açılan görünmez savaş cepheleriyle ve yeni nesil kuşatma araçlarıyla her geçen gün daha ağır, daha çetin ve daha yakıcı bir mahiyet kazanmaktadır. Böylesine sert bir çağda ayakta kalmanın yolu, yalnızca güçlü olmaktan değil; kader birliğinde kenetlenmiş, kanaatlerinde kaynaşmış, kardeşlikle kök salmış bir millet olmaktan geçmektedir. Bakınız; kuzeyimizde savaşın gölgesi, güneyimizde kan ve gözyaşı, doğumuzda güç mücadelesi, batımızda savunma telaşı, siber alemde ise sinsi kimliksizleştirme operasyonları kol gezmektedir. İnsanlık bir taraftan teknolojiyle geleceğe uzanırken, diğer taraftan merhametten, adaletten, vicdandan ve hakkaniyetten uzaklaşmanın sancısını yaşamaktadır. Böyle bir zamanda delikanlı çağında bir genç olmak kolay değildir. Böyle bir zamanda ülkücü bir genç olmak ve ülkücü kalmak ise hiç kolay değildir. Dosdoğru yürüyen, dimdik duran her bir ülkücü gencimizi yürekten tebrik ediyorum. Karşımızda bütün heybetiyle duran ülkücü Türk gençliği, çağın rüzgarına kapılan yaprak değil; fırtınalara yön veren kaynaktır. Ülkücü gençlik, başıboş öfkenin, ölçüsüz heyecanın, köksüz arayışların değil; disiplinin, edebin, ferasetin ve sadakatin adıdır. Bugün Terörsüz Türkiye hedefi için aldığımız büyük sorumluluğun yükü omuzlarımızdayken, sizlere düşen vazife her zamankinden daha büyüktür. Bu yük, siyasi bir hedef değildir. Anaların gözyaşını dindirmenin, evlatlarımızın geleceğini güvenceye almanın, kardeşliği bu topraklarda yeniden tahkim etmenin ve Türk milletinin bin yıllık birliğini ebediyete taşımanın kızıl elmasıdır" dedi.
'TÜRK'ÜN TÜRK'E KÜSECEĞİ ÇAĞ MIDIR?'
Bahçeli, büyük yürüyüşlerin, birbirinin ayağına basanlarla değil; birbirinin yükünü alanlarla hedefe varacağını ifade ederek, "Merhum Dilaver Cebeci'nin gönlümüze mıh gibi çakılan o mısraları bugün hepimize yeniden seslenmektedir; 'Kalın ordu nerde olsa görülür. Ülkülere birlik ile varılır. Yoldaşlarımız, gök pusatlar darılır. Türk'ün Türk'e küseceği çağ mıdır?' Evet, soruyorum sizlere; Türk'ün Türk'e küseceği çağ mıdır? Ülkücünün ülkücüye sırt döneceği, dava arkadaşlarının birbirine gönül koyacağı, aynı sancağın gölgesinde yürüyenlerin alınganlıkla, kırgınlıkla birbirinden uzaklaşacağı zaman mıdır? Hayır, bin kere hayır. Bugün küslük değil, kenetlenme zamanıdır. Bugün alınganlık değil, adanmışlık zamanıdır. Bugün dağılma değil derlenme, tükenme değil toparlanma zamanıdır. Yolumuz yalnız yürüyenlerin, 'bizi' unutup 'ben' diyenlerin yolu değildir. Yolumuz, makam için değil dava için; alkış için değil Allah rızası için; ekranlarda, kürsülerde boy göstermek için değil ağır mesuliyetleri sırtlamak için baş koyanların yoludur. Yükünüz ağırlaşsa da dizleriniz titremesin. Yolunuz uzasa da gözleriniz hedeften ayrılmasın. Sizler birbirinize emanetsiniz ve unutmayın ki bu dava da sizlere emanettir. Bu emaneti öfkeye kurban etmeyeceksiniz, gaflete teslim etmeyeceksiniz. Bu emaneti fitneye, fesada, şahsi hesaplara terk etmeyeceksiniz. Siz böyle dimdik durdukça Allah'ın izniyle Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın ufku üç hilalin nuruyla aydınlanacaktır" diye konuştu.
Haber-Kamera: Gizem CENGİL-Muhammet BAYRAM/ANKARA,













