AK Parti TBMM Grup Toplantısı

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, "Kur'an-ı Kerim bir süs eşyası değil, o bir ilham kaynağıdır."
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, "Kur'an-ı Kerim bir süs eşyası değil, o bir ilham kaynağıdır. En güzel kılıflarda süsleyerek, püsleyerek vitrine konulacak bir obje değil, o bir ilham kaynağıdır" dedi.
Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, CHP'ye eleştirilerde bulundu. "CHP Genel Başkanı kalkmış bize, oyalı kılıfı içinde Kur'an-ı Kerim'den bahsediyor. ya bize bunu söyleme" diyen Erdoğan, bunun en güzel cevabını Merhum Mehmet Akif Ersoy'un verdiğini belirtti.
Erdoğan, "Ya açar bakarız nazm-ı celilin yaprağına/Ya üfler geçeriz bir ölünün toprağına/İnmemiştir hele Kur'an bunu hakkıyla bilin/Ne mezarda okunmak, ne de fal bakmak için" dizelerini okuyarak, "Yani, Sayın Kılıçdaroğlu, Kur'an-ı Kerim bir süs eşyası değil, o bir ilham kaynağıdır. En güzel kılıflarda süsleyerek, püsleyerek vitrine konulacak bir obje değil, o bir ilham kaynağıdır. Sen şecaat arzederken, sirkatin söylüyorsun. Sana bu akıl daneliği kimler yapıyorsa, bunları iyi seç. Yanlış yoldasın" diye konuştu.
Kılıçdaroğlu'nun Sıffin savaşından söz ettiğini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Çıkmış Sıffin savaşından bahsediyor. Bir kere, bu sular sizin boyunuzu aşar. Siz hiç bu sulara girmeyin boğulursunuz, boğulursunuz. Belli ki birileri sizin kulağınıza politika malzemesi yapmak için Sıffin Savaşı'nı fısıldamış, ama Sıffin Savaşı'nda iki tarafta da sahabe-i kiram var. Bu mesele sizin boyunuzu çok aşar. Siz daha Dersim katliamıyla yüzleşemediniz. Sıffin Savaşı meselesine isterseniz hiç girmeyin."
-" Kur'an'ı yasakladınız"
Pazar günü bir gazetede CHP dönemine ait "çok ibretlik hatıralar" yayınlandığını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Güya Müslümanlığımızı borçlu olduğumuz CHP, bu hatıraları bir dinlesin. Bak çok önemli. Selahattin Yağızcı anlatıyor. 'Dedem Hacı Müslim Efendi, bizzat ismet İnönü tarafından Kur'an öğrettiği için Bafra Müftülüğü'nden atıldı. Dedeme Bafra halkı sahip çıkarak, aralarında para toplayıp onun maaşını vererek Bafra'daki hizmetlerin sürdürmesini istedi. Kurs verecek yer bulamadığı için çocuklara değirmende ve mağaralarda Kur'an dersi verdi. Son nefesini Kur'an öğretiği o değirmenin üzerinde verdi.'
Ah ah, ben ben babamdan buna benzer şeyleri çok dinledim. Bize ne anlatıyorsun sen- 1950 yılı başında bir İngiliz Gazetesi Türkiye'deki durumu şöyle veriyor: 'Türkiye'de cenazelerine namaz kıldıracak bir kişi bile bulamayan zavallı köylüler, ölüyü, namaz kılınmadığı için defnetmemiştir' diyor. Ben bunu, Tahsin Banguoğlu'ndan dinledim. İsmet İnönü, kendisine, 'Zor durumdayız hiç olmazsa cenazeleri yıkayacak, yani gassal yetiştirme kursları açalım' diyor.
'Bana böyle bir talimat verdi' diyor. Biz de bu kursları açtık. Yani ne demek, ölü yıkayıcısı... İmam hatipler böyle kuruldu. Bize, imam hatipte öğretmenlerimizin çoğu ölü mü yıkayacaksın diyorlardı. Bu telkinlerde bulunuyorlardı. İşte oradan yola çıktık buraya geldik."
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun, hala duvara Kur'an asmaktan bahsetmesinin "çok çok manidar" olduğunu vurgulayarak, "Siz bu ülkede bırakın Kur'an okunmasını, Kur'an-ı Kerim'in duvarlara asılmasını bile yasakladınız. Jandarma gelip evlerden Kur'an-ı Kerim'leri, Elifba cüzlerini, hatta duvara asılı levhaları toplattınız. Bu da babamdan dinlediklerimdir ve '13 yaşında bunun için köyden kaçtım' diyor. ve biz de çok enteresan, Karadeniz'de elimizin iki büyüklüğünde tahtalara
'Elifbe' yazardı, onunla köyde cami hocasına giderlerdi. Hani yakılma olmaz, alsalar bile yenisini yaparız diye. Ne şartlarda.. Bu millet sizin devrinizde Kur'an-ı Kerimleri küplere sakladı, kümeslere, mağaralara saklanıp Kur'an öğrendi ve öğretti" diye konuştu.
-"CHP, milletin dinini öğrenmesini engelledi"-
CHP'nin dün milletin milli, manevi, dini değerlerine saygı göstermediğini, bugün de aynı şekilde göstermediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"CHP, 1940'larda bu milletin dinini, diyanetini öğrenmesini engelledi. Bugün de aynı zihniyetle engellemeye çalışıyor. Eğer Menderes gümbür gümbür geldiyse bundan dolayı geldi. Onların verdiği sıkıntıları Menderes'in aşması sebebiyle geldi. Menderes de CHP'nin içinden ayrıldı, tahammül edemedi zulme, ayrıldı kurdu partisini ve ondan sonra da gümbür gümbür geldi.
Şimdi bürokratik oligarşiden, darbelerden, provokasyonlardan artık umudunu kesen CHP, sokak hareketlerine destek vererek en iyi bildiği şeyi, kaosu körüklemeye çalışıyor. Neymiş- Öğretmenler kademeli eğitimi protesto ediyorlarmış. BDP ve CHP milletvekilleri kol kola, arkalarında da cam, çerçeve kıran, polise taş atan güya öğretmen kitlesi. 3 gün boyunca Ankara'yı savaş alanına çevirmek istediler ve 3 gün boyunca BDP, CHP milletvekilleri bu eylemlere kol kanat gerdiler, çanak tuttular. Onlar sokakta cam çerçeve kırarken, milletin vekilleri Meclis'te milletin iradesini tecelli ettirdiler. Elbette tasarının 9. maddesine verdikleri destekten dolayı MHP ve bazı BDP'li vekillere şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum. Ancak MHP'nin de BDP'nin de bir kez daha CHP'nin peşine takılarak statükodan yana tavır aldıklarını, kademeli eğitime karşı çıktıklarını bu millet görmüştür. Kesintisiz eğitimi bu millete dayatanın kimler olduğunu bu millet görmüştür.
Bu işi daha uzatmadan, Parlamento'nun aldığı karar, vermiş olduğu bu karar, gerçekten milletimizin gönlünü ferah kılmıştır. Şimdi milletimiz adeta sanki bir yeniden doğum olmuş gibi heyecanlı, neşeli. İnşallah yeni kuşaklar, yeni nesiller bu heyecanın en güzel örnekleri olacak. "
-"Arazide anlatacağız"-
Erdoğan, MHP Genel Başkanı ve arkadaşlarının ellerine bir özür, telafi fırsatı geçtiği halde bunu değerlendiremediğini, tıpkı CHP gibi değişimin karşısında durduklarını belirterek, bunu milletle paylaşacaklarını söyledi. Erdoğan, "Arazide CHP, MHP, BDP seçmenine, bu partilerin nasıl statüko kardeşliği içinde olduklarını çok samimi dille izah edeceğiz. 12 Eylül halk oylamasında ittifak kuran bu 3 partinin, orada milleten aldıkları dersi ezberleyemediklerini anlatacağız" dedi.
Başbakan Erdoğan, milletvekillerine seslenirken, "Cuma günün çıkardığınız kanunla, 28 Şubat'ın en önemli, en ciddi, en son izini de sildiniz. Cuma günü milli irade en güçlü şekilde tecelli etmiştir. Kademeli eğitimle birlikte statüko kaybetmiş, milli irade, demokrasi kazanmıştır. Bu yeni yasayla, eğitim sistemi, öğrenciler, veliler Türkiye ekonomisi kazanmıştır. İnşallah 9 yıl boyunca yaptığımız gibi, bundan sonra da eğitimin altyapısını güçlendirmeye devam edeceğiz. Öğrencilerimize en modern imkanları sunmaya devam edeceğiz. Öğrencilerimizin önüne fırsatları, tercihleri koyacağız. Onlar da bu fırsatları değerlendirerek hür iradeleriyle tercih yaparak dünya ile rekabet eden gençler olacaklar" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, milletvekillerini sabırları ve verdikleri mücadeleden dolayı kutlayarak, "Milletim sizden razıdır, inanıyorum ve dua ediyorum ki Allah da sizlerden razı olsun" diyerek konuşmasını tamamladı.
- TBMM

















