Mescid-i Aksa nedir? Mescid-i Aksa nerede? Mescid-i Aksa hakkında merak edilenler...

Mescid-i Aksa nedir? Mescid-i Aksa nerede? Mescid-i Aksa hakkında merak edilenler...

Mescid-i Aksa nedir? Mescid-i Aksa nerede? Mescid-i Aksa hakkında merak edilenler...
Haberler.com - Haberler | Gündem

Mescid-i Aksa nedir? Mescid-i Aksa nerede? Mescid-i Aksa, Müslümanlarca kutsal kabul edilen ve Müslümanların ilk kıblesi olan mescid olarak adlandırılmaktadır. İsrail polisi Mescid'i Aksa'ya ses bombalarıyla saldırdı. Bu saldırı sonrası 53 Filistinli yaralandı. Saldırı sonrası Mescid-i Aksa nedir? Mescid-i Aksa nerede? Soruları gündeme geldi. İşte Mescid-i Aksa hakkında merak edilenler...

Mescid-i Aksa'nın tarihi konumu ve nerede olduğu Mescid-i Aksa'ya yönelik gerçekleşen ihlallerin ardından öne çıkan başlıklardan oldu. Son olarak, İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa'da cemaate saldırdı.

MESCİD-İ AKSA NEDİR?

Kudüs'ün doğusundaki Eski Şehir bölgesinde Tapınaklar tepesi (Morya) olarak bilinen alanda bulunur: Bu alanın yüzölçümü yaklaşık 144 dönüm olup, Kubbet-üs-Sahra, Kıble Mescidi ve sayısı iki yüze ulaşan birçok esere sahiplik eder. Kubbet-üs-Sahra'nın üzerine kurulduğu kaya bu tepenin en yüksek noktası olarak kabul edilir.

Süleyman tapınağı, Kral Davut'un oğlu Süleyman'ın hükümdarlığı sırasında İÖ 957'de tamamlanmış, II. Nabukadnezar ise krallık ile birlikte yapıyı İÖ 586'da tümüyle yıktırmış, Yahudileri esir ederek Babil'e götürmüştür.

II. Kyros İÖ 538'de Yahudilerin Kudüs'e dönmelerine ve tapınağı yeniden inşa etmelerine izin vermiştir. Gösterişsiz bir yapı olan İkinci Tapınak da İS 70'te Romalılar tarafından yıkılmış, geriye yalnızca batı yanında bugün "Ağlama Duvarı" diye anılan bölüm kalmıştır. Bugün El-Aksa Camii olarak bilinen yapının yerine Bizans imparatoru I. Justinianos tarafından Süleyman tapınağı kalıntıları üzerine yaptırılan bir bazilika olduğu kabul edilir. Halife Ömer 638'de Kudüs'ü aldıktan sonra yıkılan eski yapının yerine mescid yaptırtmış, Emevi halifesi I. Velid de (705-715) büyük bir onarımla baştan aşağı yeniletmiştir. Yapıya Mescid-i Aksa ismi Abdülmelik bin Mervan tarafından Abbasilere karşı politik amaçlarla verilmiştir. Mescid-i Aksa ile karıştırılan bir yapı olan Kubbet'üs-Sahra ise Kutsal Kaya'yı içine alacak şekilde Abdülmelik b. Mervan tarafından 687-691 yılları arasında yapıldı.

"Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan, kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah'ın şânı ne yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür." Peygamber Muhammed ise Mescid-i Aksa hakkında şöyle demiştir: "Yolculuk ancak şu üç Mescid'den birine olur: Benim şu mescidime (Mescid-i Nebevî), Mescid-i Haram'a ve Mescid-i Aksa'ya." gibi kaynaklarda geçen Mescid'i aksa ifadelerinin Süleyman tapınağına işaret ettiği inancı nedeniyle bölge Müslümanlar açısından özel önem arzeder. Bu hadis etrafında sebebiyle Mescid-i Nebevî ve Kâbe ile birlikte üç harem bölgesinden biri olarak kabul edilerek "Harem-i Şerîf" adını da alır.

Tapınaklar bölgesi ve Süleyman Tapınağı Yahudiler ve müslümanlar arasında çekişme konusudur. İsrail Devletince bölgede arkeolojik kazılar devam etmektedir.

Mescid-i Aksa'ya farklı birçok isim verilmiştir. Bunlardan en önemli üç tanesi şöyle sıralanabilir:

el-Mescidu'l-Aksâ: "el-Aksâ" kelimesi "en uzak" anlamına gelir. Mescid-i Haram'dan uzaklığına nispetle ve Mekke'ye en uzak mescit olması itibarıyla bu adı almıştır. Bu isimlendirme, Kur'an-ı Kerîm'deki İsrâ Sûresinin 1. ayetinde de aynı şekilde geçer.

el-Beytu'l-Mukaddes: "Mukaddes" kelimesi, "bereketli kılınmış, temiz ve kutsal" anlamlarına gelir. İslam dünyasından birçok bilgin ve şair bu kelimeyi sıkça kullanmıştır.

Beytu'l-Makdis: "el-Mescidu'l-Aksâ" adlandırmasından önce, yaygın olarak bu ifade kullanılmaktaydı. Hadislerin birçoğunda da Beytu'l-Mukaddes ibaresi geçmektedir. Örnek olarak, İsra ve Mirac hadisesini anlatırken Peygamber Muhammed şu ifadeleri kullanır: "Sonra Ben ve Cebrâil beytu'l-makdis'e girdik ve her birimiz orada iki rekat namaz kıldık."

Tartışmalar

Miraç rivayetlerinde yer alan Mescid-i Aksa'nın neresi olduğu konusunda tartışmalar bulunmaktadır. Bazı araştırmacılar Kudüs'teki Mescid-i Aksa'nın kastedilen mescit olmadığı görüşündedirler.

Muhammed Hamidullah Mescid-i Aksa'nın gökyüzünde manevi bir mescid olduğunu ileri sürmüştür.

İslam öncesi ve erken İslam tarihinde hac, kıble ve Kâbe'nin yerinin neresi olduğu konusu 1970'li yıllardan bu yana tartışılmaktadır. Arkeolojik araştırmalarda Mekke'nin rivayetlerin aksine yeni bir şehir olarak ortaya çıkışı, bilinen tarih kaynaklarında ve haritalarda adının 8. yüzyıl öncesinde geçmemesi,[10] ticaret yolları üzerinde olmaması yanında tarım açısından arazinin uygunsuz oluşu, erken dönem İslam tarihi hakkında ipuçları veren Kur'an ve hadis rivayetlerinde tanımlanan bazı yer isimleri ve özellikleri ile Mekke coğrafi yapısının uyuşmaması araştırmacıları İslam'ın kökleri konusunda farklı arayışlara yöneltmiştir.

Muaviye'nin ölümü sonrasında çıkan iç karışıklıklarda Kâbe Yezid'in askerlerince mancınıklar kullanılarak taşa tutulmuş, isabet alan karataş üç parçaya bölünmüş, Kâbe yıkılmıştır. Kanadalı arkeolog ve İslam tarihi araştırmacısı Dan Gibson'a göre sözü edilen yıkım bugünkü Mekke şehrinde değil, bundan yaklaşık 1200 kilometre kuzeyde, Petra'da gerçekleşmişti. Araştırmalarında ulaştığı en eski camilerin kıble duvarlarının Petra'yı göstermeleri nedeniyle, bu bulgularla ayet, hadis ve siyer kaynaklarındaki diğer ipuçlarını bir araya getiren Gibson Muhammed'in Petra'da yaşamış ve buradan Medine'ye göç etmiş olduğu sonucuna ulaşmıştır. Ona göre Kur'an'da bahsedilen "bekke" veya "mekke" sözcükleri de Petra'yı ifade ediyordu. Müslümanların ilk kıblesi de Kudüs'teki Mescid-i Aksa değil Petra'da Al-Lat tapınağı olarak kullanılan kübik yapı olmalıydı. Gibson Petra'da haccın nasıl başladığını ve icra şeklini anlattığı bir video yayınladı.

Bu yapı Müslümanların iç savaşlarından birisi olan Abdullah bin Zübeyr İsyanı sırasında mancınıklarla yıkılmış, İbni Zübeyr karataşı diğer kutsal eşyalarla birlikte alarak Emevi saldırılarından uzakta, bugünkü Mekke'nin bulunduğu yere taşımış, yeni tapınağı burada inşa etmişti. Emevilere karşı Abbasilerin desteğini kazanan yeni mekan birkaç yüzyıllık bir geçiş dönemi sonunda tamamen benimsenmiş, yeni yapılan camilerin yönü Mekke'ye dönük olarak inşa edilmeye başlanmış, Mekke Müslümanların yeni hac merkezi olmuştur.

Dan Gibson bu araştırmaları ile İslam'ın erken dönemine ait miraç rivayetlerinde yer verilen "El-Aksa" mescidinin lokasyonlarını da vermiştir. Gibson'a göre mescid Petra antik kentine yürüyüş mesafesinde (8 km), Cirane mevkiinde bulunmaktaydı.

Klasik kaynaklar yerin ismini Mekke'ye 25 km mesafede bulunan Cirane olarak vermektedir. Ancak gidiş-dönüş hesabıyla burasının bir gecelik yürüyüş için oldukça uzak bir mesafe olduğu ortaya çıkmaktadır.

MESCİD-İ AKSA NEREDE?

Mescid-i Aksa Kudüs'ün doğusundaki Eski Şehir bölgesinde bulunur. Bu alanın yüzölçümü yaklaşık 144 dönüm olup Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşır.

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title