Türk Medyası Yasta!

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Ufuk Güldemir: Habertürk'ün Önünden Beni Frank Sinatra'nın My Way'i ile Uğurlayın Silah Arkadaşlarım!

UFUK GÜLDEMİR: HABERTÜRK'ÜN ÖNÜNDEN BENİ FRANK SİNATRA'NIN MY WAY'İ İLE UĞURLAYIN SİLAH ARKADAŞLARIM!

Türkiye'nin ilk internet haber sitesi 'haberturk.com'u kuran, bu girişimi Habertürk radyo ve televizyonu ile avcılık-balıkçılık kanalı Yaban TV'yle sürdüren, basın şeref kartı sahibi gazeteci Ufuk Güldemir, dün 01.30'da Levent'teki evinde yaşamını yitirdi. Bir yılı aşkın süredir pankreas kanseri tedavisi gören Güldemir, yarın defnedilecek.

Ufuk Güldemir için ilk tören yarın saat 10.00'da Habertürk TV önünde yapılacak. Öğle vakti Teşvikiye Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından, Güldemir'in naaşı Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

Elaziğ'da 10 Eylül 1956'da doğan Ufuk Güldemir, gazeteciliğe 1974'te Başkent ve Son Havadis gazetelerinde foto muhabiri olarak başladı. Dünya Gazetesi'nde parlamento muhabirliği yapan Güldemir, Türk Haberler Ajansı ve Cumhuriyet Gazetesi'nde diplomasi muhabirliği yaptı. 1987'de Cumhuriyet Gazetesi Washington Temsilciliği'ne atandı. Bu görevini beş yıl sürdürdü.

o günlerde Hürriyet'in Washington Temsilcisi Sedat Ergin'di. İki yakın arkadaşın rekabeti sonucu manşetlere taşınan haberler, bugün bile unutulmadı.

En büyük rakibi o günlerde Hürriyet'in Washington Temsilcisi Sedat Ergin'di. İki yakın arkadaşın rekabeti sonucu manşetlere taşınan haberler, bugün bile unutulmadı.

1992'de ABD'den dönen Güldemir, Star TV'de Haber Müdürü oldu. Bu görevinde TRT'den gelen haber üslubunu bir yana bırakarak, yeni bir habercilik ekolü geliştirdi. Daha sonra Show TV'ye Haber Genel Yayın Yönetmeni olarak geçen Ufuk Güldemir, burada yaptığı ilginç analizlerle dikkat çekti.

1995'te yazılı basına geri dönerek, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Müdürü oldu. Güldemir, profesyonel meslek hayatını Milliyet'ten sonra çalıştığı Sabah Gazetesi'nde Genel Yayın Müdürü olarak bıraktı.

İLKLERE İMZA ATTI

Güldemir, 1999 kasımında Türkiye'nin ilk internet haber portalı 'haberturk.com'u kurdu. İnternet gazeteciliğini, 2001'de Habertürk TV ve Habertürk radyo izledi. Avcılık hobisini 7 ay önce, Türkiye'nin ilk avcılık ve balıkçılık kanalı Yaban TV'yi kurarak mesleğiyle bütünleştirdi. Güldemir'in aralarında Bülent Dikmener Gazetecilik Ödülü'nün de yer aldığı birçok ödülü bulunuyor. Yaşamının 30 yılını gazeteciliğe adayan Güldemir, 'Kanat Operasyonu', 'Teksas Malatya' ve 'Çevik Kuvvetin Gölgesi'nde' adlı kitaplara da imza attı.

İSTEĞİ YERİNE GETİRİLECEK

Güldemir'in kardeşi Şafak Güldemir, 'Bir yıldır mücadele ediyordu. O mücadeleci gücüyle bu çok zor hastalıkla çok iyi mücadele etti. Ağabeyimi Sinatra'nın My Way şarkısıyla uğurlayacağız. Çünkü isteği buydu' dedi.

Beni, Frank Sinatra'nın My Way'i ile uğurlayın

UFUK Güldemir, Ayşe Arman'la gerçekleştirdiği ve 8 Ekim 2006'da Hürriyet'te yayımlanan röportajında öldükten sonra Frank Sinatra'nın 'My Way' şarkısının çalınmasını istemişti. Vasiyetini yazmayı da doktorun 'Birkaç ayın var' dediği andan itibaren düşünmeye başladığını söyleyen Güldemir, 'Benim gibi kendi kendini yaratmış adamlar, kendisinden sonrasını da dizayn etmeye meraklı oluyor. Her ayrıntısıyla kaleme aldım vasiyetimi. Habertürk'ün önünden beni Frank Sinatra'nın My Way'i ile uğurlamalarını istedim silah arkadaşlarımdan' demişti.

Güldemir, kanser olduğunu öğrendikten sonra yaşadıklarını Ayşe Arman'a şöyle anlatmıştı: 'Teşhisten sonra da, sevdiklerimle konuşmak istemedim. Özellikle de kardeşim Şafak, eşi Gül ve yeğenim Emir'le. Her konuşma bir ıstıraptı. Yumruk boğazımda, nefesim kesiliyordu. Her telefondan sonra Gaya ile gözyaşlarımızı tutamıyorduk. Sevdiklerimle konuşmak bana bu kadar acı veriyordu. Bu süreçte tek istisna Cumhurbaşkanı Sezer'di. Onun yüce nezaketi ve mütevazılığı ile yaptığı aramalara karşılık verdim. Zaten bir süre sonra da bütün sevdiklerimle konuşabilmeye başladım.'

Öleceğim diye dindar olmadım, olmam da

Güldemir, Ayşe Arman'la röportajında 'Peki şimdi durum ne? Ölümden hálá korkuyor musunuz?' şeklindeki soruya şu cevabı vermişti: 'Ben ahireti bu dünyada yaşadığımıza inanırım. Öleceğim diye dindar olmadım, olmam. Son dört ayda da korkmadım, büyüdüm... Ben cennet ve cehennemin bu dünyada olduğuna inandığım için 'Ölünce ne olacağım?' diye merak etmiyorum. Cenneti de cehennemi de yaşadım. Sadece ölümün kendisini merak ediyorum. Jurnalistik bir merak bu, uhrevi değil...'

Ne dediler

Ertuğrul Özkök

Türk basını çok renkli, yaratıcı bir simasını kaybetti. Ufuk'u 1977-78 yıllarında tanıdım. Ben öğretim üyesi, onlar Sedat Ergin'le Ankara'da genç muhabirlerdi. Ben Enis Batur'la Yazı Dergisi'ni çıkarıyordum. Benim yazılarımı takip ediyorlarmış, arkadaşlığımız orada başladı. Türk basınının 'En yaratıcı, yenileştirici kuşağıdır' diyebilirim. Genel Yayın Yönetmeni olarak beni korkutan rakibimdi.

Tufan Türenç

Çok iyi bir dostum ve arkadaşımdı. Gönlümüz onunla beraber. Ufuk'un emanetini daha ileriye taşınmalı, bu görev herkese düşüyor.

Sedat Ergin

En son cuma akşamı yanına geldim. Hastalığı artık geri dönüşü olmayan bir seyire girmişti. Kurtulma umudu yoktu. Acı çekmemesi için uyumasına yardımcı oluyorlardı. Çok üzgünüm. Başımız sağolsun.

Hasan Cemal

Çok üzgünüm. İyi bir meslektaşımı, dostumu, birlikte gazetecilik yaptığım bir arkadaşımı kaybetmenin üzüntüsü içindeyim. Hayat böyle. Bir var, bir yok. Hep koşturan bir adamdı. İyi işler yaptı. Bizim aramızdan çıkan tek patrondu.

Kaynak: Gecce