Tanınma Derdinde Olanlara Kolay Gelsin

Tanınma Derdinde Olanlara Kolay Gelsin
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

'Covert Affairs' dizisinin ikinci sezon, yedinci bölümüne; İstanbul Caz Festivali'ndeki görüntüleriyle konuk oldu.

Arap asıllı Türk vokalist, besteci ve söz yazarı Jehan Barbur, Amerika'da beğeniyle izlenen 'Covert Affairs' dizisinin ikinci sezon, yedinci bölümüne; İstanbul Caz Festivali'ndeki görüntüleriyle konuk oldu. Başarılı sanatçıyla, bu vesileyle dizi macerasını ve müziğini konuştuk.

'Covert Affairs'da sesinizin duyulması çok konuşuldu. Öncelikle teklif aldığınızda neler hissettiniz? "Beni nereden biliyorlar" diye düşündünüz mü? Şu hayatta ürettiğiniz şeyle ne kadar uzak coğrafyalara dokunabilirseniz, o kadar mutlu oluyorsunuz. En azından ben böyle hissediyorum. Sesimizin başka ülkelere kadar gitmiş olması beni çok mutlu etti. Beni nereden biliyorlar diye düşünmedim. Artık duyulmak o kadar zor değil. Yani ün, şan, şöhretle ilgili bir durum değil bu. Festivalde çıkan gruplar arasından bizi seçmişler; eh ne iyi etmişler!

HENÜZ ZAMANIM VAR

Çekimler nasıl geçti? Sahne performansımızdan evvelki sound check'te çekim yapıldı ve dizide de oradaki ses kayıtları kullanıldı. Anladığım kadarıyla diziyi izleyenlerin dikkatini çekmişiz. "Ne güzel"den başka ne diyebilirim ki!

Bir Amerikan dizisine konuk olmak, tanınırlığınız açısından çok önemli, değil mi? Tanımak isteyenler, müziğimizi dinleyenler, bizi sevenler var. Sayıları da azımsanacak gibi değil. Kısa zamanda güzel kitlelerle tanıştık ve çok keyifli 200'e yakın konser verdik. Tanınmıyor olmak, özel hayatıma kameralar tecavüz etmiyor demekse; ben bu halimden memnunum. Ben de 'tanınıyor' denen birçok insanı tanımıyorum. Bu bir artı mı, eksi mi bilemem. Bizi zaten tanıyanlar, dizideki görüntüleri fark edip bizlerle beraber sevindi. Daha fazla insanla tanışmak için henüz zamanımız var diye düşünüyorum. Doğru insanlarla bir araya geldikten sonra sayıları çok da önemli değil.

SOYUNABİLİRDİM DE!

"Caz değil de popüler müzik söylüyor olsaydım daha çok tanınırdım" diye düşündüğünüz oldu mu? Aslında benim müziğimi caz olarak nitelendirmemek gerek. Ben Türkçe sözlü şarkılar yazıp söylüyorum. Yaptığım müziğe bir ad vermek gerekirse; ben 'çağdaş ozan' geleneğine hayran olan ve o yolda ilerlemeye gayret eden biriyim. Bunun için mücadele eden biri olarak, daha çok tanınayım derdinde değilim. Bir kahveye girip 100 kişiyi öldürsem, anadan üryan fotoğraflarımı yayınlasam, skandallarım boy boy olsa daha çok tanınırdım. Ben ürettiğim şarkıları yaşıyorum, bununla hayatımı idame ettiriyorum. Tanınmak için neden pop müzik yapayım? Kendi müziğimi yaşama şansım varken niye içimde olmayan bir şeyi yapıp mutsuz olayım? Tanınmaksa dert, bu dertten muzdarip olanlara 'Hayat kolaylık versin' demeyi tercih ederim sanırım.

#Sayfa#

HAYRANI OLDUĞUM ÖNEMLİ SANATÇILARLA SAHNEYE ÇIKTIM

'Şems! Unutma!' oyununda rol aldınız. Oyuna nasıl dahil oldunuz? Oyunu yazıp yöneten Özen Yula, birkaç yıl önce bu oyunda rol almak isteyip istemediğimi sormuştu. Ben de onun yazdıklarına hayran bir okuyucu olarak, gurur duyarak kabul ettim. Sonra yarı müzikal bir oyuna dönüştü 'Şems! Unutma!' Müziklerini de yazmamı istediklerinde çok heyecanlandım ve Cenk Erdoğan'la kısa sürede çokça çalışarak oyunun müziklerini yazıp düzenlemelerini tamamladık.

Böyle bir hayaliniz var mıydı? Bir çocukluk hayaliydi benim için tiyatro. Bu kadar önemli ve hayranı olduğum sanatçılarla aynı sahneyi paylaşmak ayrı bir mutluluktu. Onlardan ve Özen'den gerçekten sahneye dair, tiyatroya dair çok şey öğrendim. İlk defa bir oyunun müziklerini yazma şansım oldu. Akabinde 'Direklerarası Seyirci Ödülleri'nde 'En İyi Özgün Tiyatro Müziği' dalında birincilik almak beni de, Cenk'i de çok mutlu etti.

DİZİ MÜZİKLERİ YAZDIM

Bilmediğimiz başka çalışmalarınız, projeleriniz var mı? Müzikle uğraştığınız zaman yelpaze genişliyor. Sadece albüm ve kendi şarkılarınız arasında sıkışmıyorsunuz. Ben de elimden geldiğince gelen teklifleri değerlendirmeye ve üretmeye devam ediyorum. Dizi müzikleri için söz yazdım, çoğunu seslendirdim, reklam cıngılları seslendirdim. Birkaç karma albümde yer aldım. En son olarak da Feridun Düzağaç'ın 'İyilik Güzellik Spor' adlı albümünde 'Yeniköy' parçasını yeniden yorumladım.

#Sayfa#

MÜZİKLE NEFES ALIYORUM

Hayatınızda 'dönüm noktası' olarak nitelendirdiğiniz bir olay yaşadınız mı? Tek bir olay yok aslında... Ben sekiz yıldır bu işle nefes alıyorum. Bülent Ortaçgil'in beni Ada Müzik'le tanıştırması, albümlerimi yayınlayabilmem için çok hoş bir tesadüf oldu.

Sonrasında albümler geldi, değil mi? İlk albümüm 'Uyan', 2009'un Şubat'ında Ada Müzik etiketiyle yayınladı. Diğeri 'Hayat', o da yine Ada'dan 2010'un Kasım'ında çıktı. Elimden geldiğince albüm yapmaya gayret edeceğim. Şu an üçüncüsü için kolları sıvadık.

MERMERE DÜŞEN YÜZÜK GİBİ

Sesinizin güzelliğiyle ilgili sizi en çok mutlu eden iltifat hangisiydi? Savaş Ay'ın annesi Şükran Ay sesimi dinleyince ne güzel demiş; "Sesi mermere yüzük düşmüş gibi... " Aldığım en güzel iltifat buydu.

Küçük yaşta Lübnan'dan Türkiye'ye gelmişsiniz... Yanlış bir bilgi bu. Ben Beyrut'ta doğdum ama İskenderun'da büyüdüm. Çok parlak bir hikayem yok. İskenderun'luyum. Bilkent Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü'nden mezunum. İstanbul'a taşındım ve birçok farklı işte çalıştıktan sonra hayatımı bütünüyle müzikle doldurdum.

SABAH

Kaynak: Sabah.com.tr