Altıncı Kuşak Kapı Tokmağı Ustası Kültürel Mirası Yaşatıyor

Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde Ali Demirci, altı kuşaktır bakır kapı tokmağı üreterek Anadolu'nun kültürel mirasını yaşatıyor. Tarihi evlerden ilham alan motiflerle süslenen tokmaklar, coğrafi işaret tescili aldı.
Erzincan'ın Kemaliye ilçesinde altıncı kuşak olarak kapı tokmağı üreten Ali Demirci, geçmişten gelen motifleri bakıra işleyerek Anadolu'nun kültürel mirasını yaşatıyor.
Kemaliye Belediyesinin başvurusuyla "Kemaliye kapı tokmağı/Eğin kapı tokmağı" adıyla 2 Eylül 2025'te mahreç işaretiyle coğrafi işaret tescili alan bakır tokmaklar, üzerlerindeki motiflerle estetik değerlerinin yanı sıra yüzyıllardır yaşatılan inançları ve gelenekleri bugüne taşıyor.
İlçede bu zanaatı sürdüren Ali Demirci ise tarihi Kemaliye evlerinden ilham alan motifleri geleneksel yöntemlerle bakıra işleyerek kültürel mirasın yaşatılması için çalışıyor.
Hayat ağacından güneşe, dağ keçisinden akrep ve yılana kadar onlarca figürü geleneksel yöntemlerle bakıra işleyen Demirci, tarihi evlerdeki özgün motifleri de hazırladığı kapı tokmaklarıyla gelecek kuşaklara aktarıyor.
"Tescili Kemaliye için çok önemliydi"
Ali Demirci, AA muhabirine, ailesinin altı kuşaktır kapı tokmağı ürettiğini söyledi.
Mesleği babası Mustafa Demirci'den öğrendiğini anlatan Demirci, "Rahmetli babam çok zanaatkar birisiydi. Kapı tokmakları işine çok emek verdi. Gece 2'lere, 3'lere kadar motifleri çizmekle uğraştı. Gecesini gündüzüne kattı. Bu meslek bugün belli bir noktaya geldi ama kendisinin ömrü yetmedi maalesef. Kapı tokmaklarının tescilinde emeği geçen herkese teşekkür ederim. Bu Kemaliye için önemli bir adımdı. Çok şükür hak ettiği yere kavuştu." dedi.
Demirci, bugüne kadar 67 farklı dış kapı tokmağı modeli ürettiklerini, bunların tamamının Kemaliye'nin tarihi evlerindeki özgün kapılardan esinlenerek hazırlandığını dile getirdi.
Tokmaklarda kullanılan her motifin ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Demirci, şunları kaydetti:
"Hayat ağacı ve güneş motifi, bolluğu, bereketi simgeliyor. Dağ keçisinin boynuzu var. Türklerin asıl simgesi dağ keçisiymiş. O yüzden kapı tokmaklarına işlemişler. Akrep ve yılan motifi var. Bunlarda akrep bulunan, yılan bulunan eve kötü ruhların, şeytanın ve cinlerin girmeyeceğine inanılmış. O yüzden yılan ve akrep motifleri işlenmiş. Lamba motifi var, ocağın sönmemesi anlamında. Kuş motifleri işlenmiş, gurbetten haber gelmesi manasında. Su yolları işlenmiş, yine bolluğu ve bereketi simgeliyor. Çiftli model tokmaklarda, üstteki tok bir ses çıkarır, gelen misafirin erkek olduğu anlaşılır. Alttaki ise ince, tiz bir ses çıkarır. O da kadın misafirin geldiğinin anlaşılmasını sağlar."
Kapı tokmaklarının yalnızca ahşap değil çelik kapılarda da kullanılabildiğini belirten Demirci, dekoratif amaçlı pano ve anahtarlık da ürettiklerini söyledi.
Kapı tokmaklarının Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden bugüne uzanan önemli bir kültürel miras olduğunu anlatan Demirci, oğlunu küçük yaşlardan itibaren atölyede yetiştirdiğini ve mesleğin yedinci kuşakta da devam edeceğini dile getirdi.
Demirci, Kültür ve Turizm Bakanlığından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı belgesini aldığını, devlet sanatçısı olarak işini en iyi şekilde yapmaya çalıştığını sözlerine ekledi.












