İsrailli Bakan, Ceyhan-askhelon Hattı Projesinin Haritasını Cebinde Taşıyor

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İsrail Altyapı Bakanı Benyamin Ben Eliezer, Türkiye'nin Ceyhan ve İsrail'in Askhelon Limanları Arasında Su, Petrol ve Doğalgaz Taşımak Üzere Bir Deniz Altı Çoklu Boru Hattı İnşa Edilmesini Öngören Projesini Değerlendirdi.

İsrail Altyapı Bakanı Benyamin Ben Eliezer, Türkiye'nin Ceyhan ve İsrail'in Askhelon Limanları arasında su, petrol ve doğalgaz taşımak üzere bir deniz altı çoklu boru hattı inşa edilmesini öngören projesini değerlendirdi.

Proje'nin bölgede ekonomik devrim meydana getireceğini ve barışa büyük katkı sağlayacağını belirten Ben Eliezer projenin haritasını sürekli üzerinde taşıyor. İHA'nın sorularını yanıtlayan Ben Eliezer, projenin başlaması için Türkiye tarafından gerçekleştirilecek fizibilite çalışmalarının tamamlanmasını beklediklerini ve dört-beş yıl içinde hattın açılışını yapmayı ümit ettiklerini söyledi.

İsrailli Bakan, "Bizim üzerimizden Ürdün ve Filistin'in de dahil olacağı bu proje, tüm bölgenin çehresini değiştirmeyi amaçlıyor. Burada 660 kilometrelik bir boru hattından bahsediyoruz. Bu projenin inşaatı, iki-üç yıl sürecek ve milyarlarca dolara mal olacak. Uzun vadede bu hat ile Çin, Hindistan, Japonya ve Uzak Doğu pazarlarına petrol taşınacak. Bu aşamada ilk olarak Türkiye tarafından yürütülecek fizibilite çalışmalarının bitirilmesini bekliyoruz. Umarım önümüzde ki dört-beş yıl içinde bu projenin açılışını kutlarız" dedi.

Ben Eliezer İsrail'in yıllık petrol ihtiyacının 12 milyon ton olduğunu fakat Ceyhan - Askhelon hattının tamamlanmasının ardından bu miktarın çok daha fazlasının bölge üzerinden dünya pazarlarına taşınacağını kaydederek, hattın Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) hattı ile sağlanacak bağlantı sayesinde eski Azerbaycan, Rusya ve Orta Asya'dan petrol ve doğalgaz taşıyacağını belirtti.

Ben Eliezer projenin gerçekleşmesinin bu kaynaklardan Uzak Doğu pazarlarına petrol taşımacılığında fiyat ve taşıma sürelerinin günümüzde geçerli olan miktarların üçte birine inmesi anlamına geleceğini vurguladı.

Halen Karadeniz'e inen yılda 130 milyon ton Rus ve Kazak petrolü İstanbul ve Çanakkale Boğazları yoluyla dünya pazarına ulaşıyor. Bu petrolün 60 milyon tonu Uzakdoğu pazarlarına taşınıyor; ancak hem İstanbul boğazındaki çevre koşulları, hem de Süveyş Kanalı'ndaki sığlık nedeniyle 130 bin tondan büyük tankerler kullanılamıyor.

Önümüzdeki 10 yıl içinde iki katına yakın artışla 250 milyon tona ulaşacağı tahmin edilen Karadeniz'deki Rus ve Kazak petrolünün boğaz engelini aşması için Samsun - Ceyhan arasında bir boru hattı inşaatı planlanıyor. Süveyş üzerinden ortalama 30 gün süren ve en fazla 130 bin tonluk tankerlerle yapılan Novorossisk-Singapur seferinin, Afrika kıtasını dolaşarak yapılması halinde süresi, beklemeler hariç 42 güne yükseliyor. Buna karşın, Türk ve İsrailli uzmanlar, 500 bin tona kadar tankerlerin yanaşabileceği Eliat Limanı'ndan aynı sürenin 19 gün tuttuğuna dikkat çekiyor.

Ceyhan ve Askhelon limanları yeni inşa edilecek üçlü hat ile birleştirildikten sonra Askhelon ve Eliat limanları arsında halen var olan boru hattı ile petrol Kızıldeniz'e indirilmiş olacak. Japonya, Kore, Çin ve Hindistan'a daha kolay ve çabuk petrol ulaştıracak Karadeniz-Kızıldeniz koridoru projesi, Hindistan ve Japon şirketlerince maddi olarak da destekleniyor. Ceyhan - Askhelon hattı ile taşınacak petrol miktarı BTC boru hattı ile Ceyhan'a getirilecek yıllık 50 milyon tonluk petrol ile daha da artacak.

"PROJEDEN EN ÇOK FİLİSTİNLİLER KARLI ÇIKACAK"

Normal koşullarda İsrail'in çeşitli su damıtma tesisleri ile su ihtiyacını karşılamaya çalıştığını belirten İsrailli Bakan, "Fakat gerek İsrail gerekse Ürdün ve Filistin'in su ihtiyacı var. Küresel ısınma ve atmosferde yaşanan değişimler ümit verici değil. Tüm dünyanın endişe duyması gereken bu gelişme nedeniyle su ihtiyacı gelecekte daha fazla hissedilecek. Serbest piyasa sistemine inanıyorum. Birçok özel Türk firması İsrail'de iş yapmakta; Türkiye ve İsrail arasında Ceyhan - Askhelon projesi hakkında imzalanacak anlaşma, politik bir şemsiye sağlamalı. Projenin diğer kısımları, özel firmalara ihale edilebilir ve bu çerçevede İsrailli firmalar Manavgat suyunun özelleştirilmesi için açılacak ihaleye katılmaya teşvik edebilir" dedi.

Ben Eliezer projenin tamamlanabilmesi halinde bundan Filistin halkının da büyük faydalar sağlayacağını vurgulayarak şöyle konuştu: "Proje sayesinde petrol taşımacılığında fiyatlar ve taşıma sürelerinde üçte bire düşüş sağlandıktan sonra bu bölge iş dünyası için bir cennet haline gelecek. Burada öncelikle bölgeye barışın gelmesi gerekir. Bu gerçekleşirse bu projeden en çok karlı çıkacak olanların Filistinliler olacağını söyleyebilirim. Filistin altyapısının yeniden inşası ile başlamak üzere burada tüm ülkeyi yeniden inşa edebiliriz. Bir deniz limanı ve bir havalimanı inşa edilmesi ile projenin bitirilmesinin ardından Gazze ikinci bir Singapur olabilir. Bu sayede yeni bir ülke yeni bir toplum inşa edebiliriz. Ben eski bir ordu mensubu, eski bir general ve eski bir savunma bakanı olarak büyük bir barış savunucusuyum. Barış gerçekleşirse Filistinliler petrolden, doğalgazdan, sudan ve her şeyden faydalanabilir. Herkesin nerede yaşadığını ve sınırların nerede olduğunu bildiği bir barışa ihtiyacımız var. Fakat sınırlarımız dikenli tellerle çizilmiş olmamalı. İstediğimizde ailelerimiz alıp her yere gidebilmeliyiz."

Ben Eliezer Lübnan ve Suriye'nin de bu projeye katılmaları gerektiğini belirterek, "Başka bir alternatif yok. İran bir alternatif değil; şiddet ve yıkım bir alternatif değil. Suriye için tek alternatif, sadece birtakım açıklamalar yaparak yola devam etmemek ve karşılıklı barış görüşmeleri için masaya oturmaktır. Elbette bunun bir bedeli olacağını biliyoruz ve bu bedeli ödemeye hazırız. Bence bu bedel Golan Tepeleri'dir" diye konuştu.

Hem Suriye'nin hem de Lübnan'ın projeye katılmalarını arzu edeceklerini ve Lübnan'da son dönemde yaşana olaylardan da büyük üzüntü duyduğunu belirten Ben Eliezer Beyrut'un tekrar Orta Doğu'nun Paris'i haline geldiğini görmek istediğini söyledi.

Orta Doğu'nun jeopolitik risk bakımından en sıcak bölgelerinden birinde inşası planlanan Ceyhan - Askhelon projesinin güvenliği hakkında herhangi bir endişesi olup olmadığının sorulması üzerine ise İsrailli Bakan, hattın inşasının ardından güvenliğin mümkün olduğunu düşündüğünü belirtti.

Ben Eliezer, "Herkes dünyada dokunulmaz olan şeyler olduğunu bilir. Bu proje, sadece İsrail'e hizmet etmeyecek; Türkiye ve belki Ürüdün ve Filistin'e ve hatta Lübnan ve Mısır'a ve tüm bölgeye daha iyi bir yaşam sağlayacak. Gelecekte herkesin bu hattın güvenliğinin sağlanmasında kendi çıkarlarını göreceğini düşünüyorum. Unutmayalım ki bu proje bugünden yarına hemen gerçekleşecek bir proje değildir" şeklinde konuştu.

İsrailli Bakan sözlerini şöyle tamamladı: "Şu anda fizibilite çalışmaları başlatılmış durumda, yapımı elbette birkaç yıl sürecek ve inanıyorum ki 'İnşallah!' gelecek birkaç yıl içinde tekrar bir araya geleceğiz ve ben size 'bakın size söz verdiğim barışı da kurduk' diyebileceğim."

(EU-EÖ-CY-FS-FS-D)

Kaynak: İhlas Haber Ajansı