Harp Okulundan 1963'te Atılan Öğrenciler, İtibarlarının İadesini İstedi

Harp Okulundan 1963'te Atılan Öğrenciler, İtibarlarının İadesini İstedi

Esin Işık - Talat Aydemir'in 1963'de başarısız darbe girişiminin ardından Kara Harp Okulu'nun ilişiği kesilen öğrencilerinden bazıları mağduriyetlerinin giderilmesi için TBMM'ye başvurdu.

Harp Okulundan 1963'te Atılan Öğrenciler, İtibarlarının İadesini İstedi

Esin Işık - Talat Aydemir'in 1963'de başarısız darbe girişiminin ardından Kara Harp Okulu'nun ilişiği kesilen öğrencilerinden bazıları mağduriyetlerinin giderilmesi için TBMM'ye başvurdu.

Orhan (Kökrüklü) Yarapsanlı, Yücel Sevinç, Hilmi Eryıldız ve İzzet Ülker adlı vatandaşlar, olaydan 50 yıl sonra TBMM Dilekçe Komisyonu'na yaptıkları yazılı başvuruda, Kara Harp Okulu Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 26 Eylül 1963 tarihli "usul ve yasaya aykırı" kararıyla, "20-21 Mayıs 1963 olaylarına karıştıkları" iddiasıyla Kara Harp Okulu'ndan ilişiklerinin kesilmesi sonucu uğradıkları maddi ve manevi mağduriyetlerin giderilmesini talep etti.

Dilekçede, bu durumun bugüne kadar hiç ele alınmadığı ifade edilerek, Meclis'ten geçte olsa uğranılan bu haksızlığa son verilmesi istendi.

-Talepler-

Yüksek Disiplin Kurulu'nun karar alırken öğrencilere savunma haklarını kullandırmadığı iddia edilen dilekçede talepler, "yok hükmünde olan bu kararın kaldırılarak itibarımızın iadesi, özel durumumuz gözönünde bulundurularak askerlik hizmetimizi yedek subay olarak yapmış olmamızın kabulü, bir asker için paha biçilmez manevi değere haiz kılıç ve meçlerimizin verilmesi, isteyenler için silah bulundurma veya taşıma hakkının verilmesi ve ruhsat harcı alınmaması ile sosyal haklardan istifa ettirilmemize karar verilmesi" şeklinde sıralandı.

Dilekçede, 20-21 Mayıs 1963 olayının ardından bin 468 Kara Harp Okulu öğrencisinin okulla ilişiğinin kesildiği de hatırlatıldı.

-"Hakkımız yenmiştir"

Olayın yaşandığı gecenin ve Yüksek Disiplin Kurulu'nun kararının gerekçelerinin de anlatıldığı dilekçede, şu ifadeler yer aldı:

"Kararda yetkisiz ve ilgisiz kimselerin sözlerine uyarak emir alınmadığı halde silah başı yapmak, silahla okulu terk etmek, tanımadıkları kimseler emrinde hükümet kuvvetlerine karşı cephe almak gibi gerekçeler gösterilmiştir. Bunlar samimi ve doğru iddialar değildir.

Bizler okuldan atıldıktan sonra da aldığımız yüksek disiplin ve terbiyeden hiçbir zaman ödün vermedik. Zaman geldi bazı kendini bilmezler bizlere 'vatan haini' dedi. İçimizden hiç böyle biri çıkmadı, çıkmayacakta. Ama çocuk denecek yaşta idamla yargılanıp, beraat etmemize rağmen hak ve nesafet kurallarına aykırı biçimde alınan Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla okuldan atılmamızı bir türlü kabul edemedik.

Bizlere hizmet ve vazife anlayışından yoksun, disiplinsiz denilmesini kesinlikle kabul etmemiz mümkün değildir. Askeri ve milli disiplin bir günde kazanılamayacağı gibi bir günde veya birkaç saat içinde kaybedilemez. Burada bizim hakkımız yenmiştir, bize iftira edilmiştir, geçmişimize dil uzatılmıştır, geleceğimize ambargo konulmuştur."

Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM

Kaynak: AA