Ali Babacan’dan "Çerçeve Yasa"ya tam destek: Tarihi bir adım

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, terörün sona erdirilmesini ve silah bırakma sürecini hedefleyen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin TBMM’ye sunulmasını "önemli ve olumlu bir aşama" olarak nitelendirerek tam destek verdi. Teklifin terörü ülke gündeminden çıkarmak adına kıymetli bir adım olduğunu belirten Babacan, sürecin kapalı kapılar ardında yürütülmesini eleştirirken eşitlik ilkesinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
- DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, PKK/KCK'nın fesih ve tasfiyesini hedefleyen 'Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM'ye sunulmasını tam desteklediğini ve bunu önemli, olumlu bir aşama olarak değerlendirdiğini açıkladı.
- Babacan, süreçte şeffaflık ve istişare şart olduğunu, kapalı kapılar ardında imza toplama usulünü doğru bulmadığını belirtti.
- Babacan, teklifin hukuk önünde eşitlik ilkesini gözetmediğini, benzer hukuki koşullara sahip tutuklu, hükümlü ve sanıkların kapsam dışı bırakılmasının adalet duygusunu zayıflattığını ifade etti.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, terörün sona erdirilmesini hedefleyen ve Çerçeve Yasa olarak bilinen "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin TBMM’ye sunulmasına tam destek verdi. Süreci "önemli ve olumlu bir aşama" olarak nitelendiren Babacan; şeffaflık, kapalı kapılar ardında imza toplanması usulü ve kapsayıcılık konularında ise iktidara kritik uyarılarda bulundu.
"TERÖRÜN BİTİRİLMESİ İÇİN ATILAN BU ADIM ÇOK KIYMETLİDİR"
PKK/KCK terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakma sürecini kapsayan yasa teklifinin Meclis gündemine gelmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirten Babacan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Çok uzun bir süreden sonra, PKK/KCK terör örgütünün tüm unsurlarıyla fesih ve tasfiyesi ile, kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim etmesi sürecinin tamamlanmasını hedefleyen kanun teklifinin TBMM’ye sunulmasını önemli ve olumlu bir aşama olarak görmekteyiz. Kanun teklifinin, ortak imza ile yayınlanan TBMM Komisyon raporunun altıncı bölümüyle büyük ölçüde muvafık olması kıymetlidir."
"ŞEFFAFLIK ŞART, KAPALI KAPILAR ARDINDA İMZA TOPLANMASI DOĞRU DEĞİL"
Sürecin yürütülme şekline dair eleştirilerini sıralayan DEVA Partisi lideri, toplumsal meşruiyetin ancak şeffaflıkla sağlanabileceğinin altını çizdi:
"Böylesine hayati bir süreçte, nihai bir metni ortaya koymadan kapalı kapılar ardında imza toplama usulünü doğru bulmadığımızı da ifade etmek isteriz. Toplumsal meşruiyet ancak şeffaflık, istişare ve Meclis iradesine tam güven ve saygıyla sağlanabilir."

"BENZER DURUMDAKİ KİŞİLERİN KAPSAM DIŞI BIRAKILMASI ADALETİ ZAYIFLATIR"
Teklifte yer alan hukuki düzenlemelerin adil ve eşit bir şekilde uygulanması gerektiğine vurgu yapan Babacan, eksikliklerin Meclis komisyonunda tamamlanmasını beklediklerini belirterek şunları söyledi:
"Kanun teklifinin hukuk önünde eşitlik ilkesini gözetmemesini ve kişiler arasında farklı muamele yapılmasını önemli bir eksiklik olarak değerlendiriyoruz. Benzer hukuki koşullara sahip diğer tutuklu, hükümlü ve sanıkların tamamen kapsam dışında bırakılması adalet duygusunu zayıflatmaktadır. Bu eksikliklerin Komisyon çalışmalarında giderilmesini ümit ediyoruz. Teklifin yasalaşması ve başarılı bir şekilde uygulanarak terörün ülke gündeminden tamamen çıkartılması en önemli dileğimizdir."
"DEMOKRASİ VE REFORM ADIMLARI BEHEMEHAL ATILMALI"
Yasa teklifinin yanı sıra paralel olarak demokrasi ve hukuk alanında da adımların atılması gerektiğini savunan Ali Babacan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"Türkiye’nin ihtiyacı; terörü bitirirken hukuku güçlendiren, toplumsal barışı sağlarken adalet duygusunu koruyan, şeffaf ve kapsayıcı bir yaklaşımdır. Bunun içindir ki, Komisyon raporunun yedinci bölümünde yer alan hukuk, adalet, demokrasi ve özgürlükler alanında atılması gereken adımların da behemehal atılması gerekliliğini bir kere daha iktidara hatırlatıyoruz. DEVA Partisi olarak hem terör ve şiddetin sona erdiği bir Türkiye’yi, hem de hukuk devleti ve eşitlik ilkelerinden taviz verilmeyen bir çözüm anlayışını savunmaya ve desteklemeye devam edeceğiz."












