Avukat Şule Çatlı'dan trafik kazaları sonrası hak kaybı uyarısı: En büyük hata yasal hakların zamanında kullanılmaması

Trafik kazalarının ardından başlayan hukuki süreçlerde en büyük hatanın hakların zamanında kullanılmaması olduğunu belirten Avukat Şule Çatlı, araç sayısının 34 milyonu aştığı Türkiye'de sürücülerin değer kaybından tazminata kadar birçok yasal haktan habersiz olduğunu söyledi. 2025 yılı verilerinin can kaybında düşüşe işaret ettiğini ancak kusurların yüzde 90'ından fazlasının sürücü kaynaklı olduğunu belirten Çatlı, doğru yönetilmeyen süreçlerin telafisi güç hak kayıpları doğurduğunu vurguladı.
Türkiye, trafik güvenliğinde 2025 yılını umut veren gelişmelerle tamamladı. Kayıtlara geçen kazalara rağmen toplam can kaybının yüzde 5 azalması, alınan önlemlerin sonuç vermeye başladığını gösterdi. Trafiğe kayıtlı araç sayısının 34 milyonu aşması, kaza sonrası hakların doğru bilinmesini her zamankinden önemli hale getiriyor. Araç değer kaybından iş göremezlik tazminatına uzanan geniş hak yelpazesi, milyonlarca sürücü ve araç sahibini yakından ilgilendiriyor. Avukat Şule Çatlı, trafik kazalarından doğan ceza ve tazminat süreçlerine ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.
KAZALARDAKİ CAN KAYBI YÜZDE 5 AZALDI
Karayolları Genel Müdürlüğü'nün TÜİK verilerine dayanan 2025 yılı raporuna göre, Türkiye'de yıl boyunca toplam 1 milyon 549 bin 574 trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 288 bin 321'i ölümlü-yaralanmalı olarak kayıtlara geçerken, 403 bin 937 kişi yaralandı ve 6 bin 35 kişi hayatını kaybetti. Umut veren tablo ise can kaybındaki düşüşte saklı: toplam ölü sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5 azaldı ve 100 bin taşıt başına düşen ölüm 20,3'ten 18,0'a geriledi. Aynı rapor, ölümlü-yaralanmalı kazalara yol açan kusurların yüzde 90,6'sının sürücü kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor. En sık rastlanan kusur ise 114 bin 636 vakayla aracın hızını yol, hava ve trafik şartlarına uydurmamak olarak öne çıkıyor.
TİTİZ BİR KUSUR İNCELEMESİ ZORUNLU HALE GELDİ
Bu veriler, trafik kazalarının yalnızca bir ulaşım meselesi değil, aynı zamanda kapsamlı bir hukuki süreç doğuran toplumsal bir konu olduğunu gösteriyor. Kazaların ceza ve tazminat boyutunu değerlendiren Avukat Şule Çatlı şu ifadeleri kullandı: "Kusurların yüzde 90'ından fazlasının sürücü kaynaklı olması, her kazanın ardından titiz bir kusur incelemesi yapılmasını zorunlu kılıyor. Kaza tespit tutanağı, bilirkişi ve kusur raporları ile sağlık raporları, hem ceza yargılamasının hem tazminat sürecinin temelini oluşturuyor. Kusur oranına süresi içinde itiraz edilmemesi, ilerleyen aşamalarda telafisi güç hak kayıplarına yol açabiliyor."
KUSURSUZ SÜRÜCÜ ARACINDAKİ DEĞER KAYBINDA HAK SAHİBİ
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2025 yılı verileri, araç sahiplerinin haklarını giderek daha bilinçli kullandığını ortaya koyuyor. Komisyona iletilen trafik sigortası dosyaları içinde ilk sırayı 396 bin 945 dosyayla araç değer kaybı talepleri aldı. Bu tablo, onarım bedelinden bağımsız bir zarar kalemi olan değer kaybının artık geniş kitleler tarafından bilinen ve kullanılan bir hak haline geldiğini gösteriyor. Tahkim mekanizmasının mahkemeye kıyasla daha hızlı ve düşük maliyetli işlemesi, vatandaşların bu yola yönelmesini kolaylaştırıyor. Değer kaybının yanı sıra iş göremezlik, destekten yoksun kalma ve tedavi giderleri gibi kalemler de aynı çatı altında çözüme kavuşabiliyor.
ZAMANAŞIMI SÜRELERİNE DİKKAT
Çatlı, bu verilere atıfla, onarılan aracın kaza kaydı nedeniyle piyasa değerinde yaşanan düşüşün onarım bedelinden ayrı ve bağımsız bir zarar kalemi olduğunu vurguladı. Kazada kusuru bulunmayan ya da daha az kusurlu olan araç sahibinin, karşı tarafın zorunlu trafik sigortasına başvurarak değer kaybını kusur oranı çerçevesinde talep edebildiğini belirten Çatlı, başvuru ve dava süreçlerinde zamanaşımı sürelerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Aracın onarımda geçirdiği süre için araç mahrumiyet bedelinin de gündeme gelebildiğini ifade etti. Çatlı, avukatlık faaliyetleri kapsamında değer kaybı başvuruları ve davalarını, sigorta şirketlerine yapılan tazminat taleplerini ve kusur raporlarına itiraz süreçlerini düzenli olarak yürüttüğünü, her dosyada somut olayın delillerine göre yol haritası çizdiğini dile getirdi. Büyüyen araç parkı, hukuki farkındalığı her zamankinden önemli kılıyor.













