Ağlayan çiçek zehirli mi, öldürücü mü (Difenbahya)?

Ağlayan çiçek zehirli mi, öldürücü mü (Difenbahya)?
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Görünüşüyle hayran bırakan, pek çok evin baş köşesinde yer bulan difenbahya, bu kez güzelliğiyle değil, yol açtığı beklenmedik sağlık kriziyle gündeme geldi. Peki, Ağlayan çiçek zehirli mi, öldürücü mü (Difenbahya)?

Göz alıcı yapraklarıyla salonların baş köşesini süsleyen o çiçek, bu kez güzelliğiyle değil zehriyle gündeme geldi. Halk arasında 'ağlayan çiçek' olarak bilinen difenbahya, Bursa'da yaşayan Meryem Can'ı kelimenin tam anlamıyla susturdu. Ağlayan çiçek zehirli mi, öldürücü mü (Difenbahya)?

AĞLAYAN ÇİÇEK ZEHİRLİ Mİ, ÖLDÜRÜCÜ MÜ (DİFENBAHYA)?

Meryem Can adlı talihsiz kadın, yaşadığı olayı sosyal medya hesabından şöyle anlattı:

"Difenbahya, çok gelişen bir bitki. Başı öne doğru eğilmişti. Ben de onu düzeltmek amacıyla geriye doğru iterken bitki ortadan ikiye kırıldı. Kırılmasıyla beraber içindeki sıvı yüzüme ve ağzıma geldi. İçeriği aloe verayı anımsattığı için önce korkmadım. Ellerimle yüzümü sildim, dilimle de ağzımı temizledim. Ancak bir anda dilim yanmaya başladı. Hemen dilimi yıkadım ama geçmedi. O sırada ağzımda aşırı bir salya akıntısı başladı. Buz alıp dilimin üzerine tuttum. Sonrasında da hemen acile gittik. Babam doktora, 'Kızım bu çiçek yüzünden zehirlendi' dedi. Çiçekten kopardığı parçayı doktora gösterdi. Doktor da bu duruma çok şaşırdı. Üç doktor gelip ağzıma baktı ve akabinde de soru sormaya başladılar. Ancak ben konuşamıyordum, kekeme bir insan gibi olmuştum. Dilim hep dışarıdaydı istesem de içeri sokamıyordum. Bana sıvıyı yutup yutmadığımı sordular, yutmadığımı söyledim. Kan alıp serum verdiler. Bu esnada dilimdeki yanma da biraz geçti. Ancak sağlık çalışanı olmasaydım ya da çocuk olsaydım o salyayı yutabilirdim. Yutmadığım için kanım temiz çıktı. Bu bitkinin zehirli olduğunu ben, ailem, doktorlar ve hemşireler dahil hiç kimse bilmiyordu."

'Ağlayan Çiçek' olarak da bilinen difenbahyaya, kimi zaman yapraklarından ter damlacıkları gibi su çıkarması sebebiyle bu isim yakıştırılır. Bitkinin neden ağladığı tam olarak bilinmese de birtakım kaynaklar bu çiçeğin sahibi öldükten sonra bu etkiyi gösterdiğini söylüyor. Doğruluğunun elbette bilimsel bir kanıtı yok ancak halk arasında oldukça yaygın olarak bilinen bir hikâye olduğu söylenebilir.

Farmasötik Toksikoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Aydın, "Bitki, 1830'larda Viyana'daki Schönbrunn Kraliyet Sarayı Bahçeleri'nin baş bahçıvanı ve daha sonra yöneticisi olan Herr Joseph Dieffenbach'ın adını almıştır. Dieffenbach'ın difenbahyayı 1830 yılı civarında Brezilya'dan Avusturya'ya getirdiği söyleniyor. 40 santimetreye kadar uzunluğa ulaşabilen belirgin, kürek şeklindeki yaprakları için yetiştirilir. Sapları güçlü ve kalındır. Doğada 2-3 metre yüksekliğe ulaşabilir ancak yetiştirilirken genellikle çok daha kısadırlar. Çünkü çok uzarlarsa devrilme eğiliminde olurlar" dedi.

Osman DEMİR
Haberler.com