ChatGPT su ile mi çalışıyor?

Yapay zeka teknolojileri, hayatımızın her alanına hızla dahil olurken, bu devasa sistemlerin arka planındaki işleyiş biçimleri de merak konusu olmaya başladı. Peki, ChatGPT su ile mi çalışıyor?
Son günlerde sosyal medyada ve teknoloji forumlarında en çok konuşulan, duyanları hayrete düşüren sorulardan biri şu: "Chatgpt su ile mi çalışıyor?" İlk bakışta absürt bir soru gibi görünse de, yapay zekanın fiziksel varlığı olan veri merkezlerinin (data center) çalışma prensibi incelendiğinde, bu sorunun altında yatan çarpıcı bir gerçek ortaya çıkıyor. İşte ChatGPT ve benzeri yapay zeka modellerinin "su tüketimi" hakkındaki şaşırtıcı detaylar...
YAPAY ZEKA VE SU TÜKETİMİ ARASINDAKİ BAĞLANTI NEDİR?
ChatGPT gibi karmaşık dil modelleri, aslında birer yazılım olsa da, bu yazılımların eğitilmesi ve çalıştırılması için binlerce güçlü işlemciye (GPU) ihtiyaç duyulur. Bu işlemciler, devasa veri merkezlerinde 7 gün 24 saat boyunca milyarlarca işlemi aynı anda gerçekleştirir. Bu yoğun çalışma süreci, aşırı miktarda ısı açığa çıkarır.
İşte "su ile çalışma" meselesi tam bu noktada devreye giriyor. Veri merkezlerindeki sunucuların aşırı ısınmasını önlemek ve donanımların yanmasını engellemek için gelişmiş soğutma sistemleri kullanılır. Bu soğutma kulelerinde en etkili ve ekonomik yöntem ise su soğutma sistemleridir. Dolayısıyla ChatGPT, bir yakıt olarak su kullanmasa da, varlığını sürdürebilmesi ve size cevap verebilmesi için muazzam miktarda suyun buharlaşmasına ihtiyaç duyar.
BİR SOHBET KAÇ BARDAK SU TÜKETİYOR?
Araştırmacılar, yapay zekanın çevresel maliyetini hesaplamak için çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Microsoft ve Google gibi teknoloji devlerinin veri merkezleri üzerinde yapılan çalışmalar, ChatGPT ile girilen her etkileşimin dolaylı bir su maliyeti olduğunu gösteriyor.
Tahminlere göre, kullanıcıların ChatGPT ile yaptığı yaklaşık 20 ila 50 soruluk bir sohbet, sistemin soğutulması için yaklaşık 500 mililitre (bir küçük pet şişe) suyun tüketilmesine neden oluyor. ChatGPT'nin dünya çapında milyonlarca kullanıcısı olduğu düşünüldüğünde, sadece bir günlük sohbet trafiğinin bile devasa bir barajın su seviyesini etkileyebilecek boyuta ulaştığı görülüyor.
GPT-4 EĞİTİMİNDE TONLARCA SU KULLANILDI
Yapay zekanın sadece günlük kullanımı değil, "eğitim" aşaması da su kaynakları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. OpenAI tarafından geliştirilen GPT-4 modelinin eğitim sürecinde, devasa işlemci kümelerinin soğutulması için milyonlarca litre tatlı su kullanıldığı tahmin ediliyor. Bu su, genellikle bölgedeki su şebekelerinden veya yeraltı kaynaklarından çekiliyor ve soğutma kulelerinde buharlaşarak atmosfere karışıyor.
Teknoloji şirketleri, bu durumu minimize etmek için artık "hava ile soğutma" veya "deniz suyu kullanma" gibi alternatif yöntemler üzerinde çalışsa da, şu anki standartlar hala yüksek su tüketimine dayalı durumda.
GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ: SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPAY ZEKA
2026 yılı itibarıyla, teknoloji dünyasının en büyük gündem maddelerinden biri "Yeşil Yapay Zeka" (Green AI) oldu. Microsoft, Google ve Meta gibi şirketler, 2030 yılına kadar "su pozitif" olma sözü verdiler. Yani tükettiklerinden daha fazla suyu doğaya geri kazandırmayı hedefliyorlar. Bu kapsamda, veri merkezlerinin soğutma sistemlerinde geri dönüştürülmüş su kullanımı ve yapay zeka algoritmalarının daha az enerji (ve dolayısıyla daha az ısı) harcayacak şekilde optimize edilmesi hedefleniyor.
ChatGPT suyla çalışan bir makine değil ancak her sorunuza yanıt verebilmek için arka planda sessizce su tüketen dev bir teknoloji ekosistemine sahip. Dijital dünyadaki her etkileşimimizin fiziksel dünyada bir iz bıraktığını unutmamak gerekiyor.













