Ümit Özdağ: Batı Trakya Türklüğünün Hukukunu Her Platformda Israrlı ve Kararlı Bir Şekilde Savunacağız
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Yunanistan'da İskeçe Türk Birliği'ni ziyaret etti. Özdağ, "Batı Trakya Türklüğünün hukukunu hem Türkiye'de hem bulunduğumuz her platformda ısrarlı ve kararlı bir şekilde savunacağız" dedi.
(ANKARA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Yunanistan'da İskeçe Türk Birliği'ni ziyaret etti. Özdağ, "Batı Trakya Türklüğünün hukukunu hem Türkiye'de hem bulunduğumuz her platformda ısrarlı ve kararlı bir şekilde savunacağız" dedi.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve beraberindeki parti heyeti, Batı Trakya'daki soydaşlara destek olmak ve 29 Ocak Batı Trakya Milli Direniş Günü anmalarına katılmak üzere Yunanistan'da İskeçe Türk Birliği'ni ziyaret etti. Ümit Özdağ, şöyle konuştu:
" Zafer Partisi'nin yönetici kadroları içerisinde Rumeli Türklerinin çok değerli temsilcileri var. ve onlardan birisi olan, Türkiye'de Rumeli Türklüğünün mücadelesini, birliktelik hareketinin mücadelesini veren Sayın Özcan Pehlivanoğlu da Genel Başkan Yardımcımız ve Genel İdare Kurulu üyemizdir. Yine Ferruh Bey var; Batı Trakya'ya girmesi yasak olan yeni Genel İdare Kurulu üyemizdir. Son süreçte Özcan Bey'in yapmış olduğu çalışmalarla gerek Bulgaristan'da gerek Yunanistan'da soydaşlarımızı ziyaret programlarını başlattık. Bunu, temmuz ayında Bosna Hersek'te yapacağımız ziyaret izleyecek.
Parti programımız esasen önemli bir Rumeli politikası, Balkan politikası öngörüyor; devletler çapında ve tabii ki Atatürk çizgisinde, Türk milliyetçisi bir parti olarak Zafer Partisi, dünya Türklüğünün ve Osmanlı'nın mirası olan Rumeli Türklüğünün siyasi temsil makamıdır aynı zamanda. Gerek Orta Doğu'daki Türkmen kardeşlerimizin, gerek Balkanlardaki Türk kardeşlerimizin, gerek Asya'daki Türk soydaşlarımızın bütün siyasi, insani, demokratik ve ekonomik taleplerini ve endişelerini; bu bölgelerde gerçekleşen önemli jeopolitik gelişmeleri parti olarak çok yakından izliyoruz, takip ediyoruz, tepkiler veriyoruz.
"Eğer Atina akıllıca davranırsa..."
Ve hiç şüphesiz Türkiye'nin bir adım ötesinde olan, Türkiye'nin kültürel anlamda uzandığı Batı Trakya, Zafer Partisi'nin önem verdiği ve üzerinde hassasiyetle durduğu bir bölgedir. Bundan sonra bizi inşallah burada daha sık görme imkanınız olacak. Eğer Atina akıllıca davranırsa, Batı Trakya Türklüğü Türkiye ile Yunanistan arasındaki ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerin daha hızlı düzelmesine ve gelişmesine katkıda bulunabilir. Devlet aklı da bunu gerektirir. Yunanistan bir komşu ülkedir. Tarihte uzun süre birlikte yaşamışızdır. Tek tek hiçbir Yunanlı'nın Türk insanıyla, Türkiye'yle bir sorunu olmadığını düşünüyoruz. Benim de Almanya'da öğrenciyken aynı yurtta, aynı katta kaldığım Yunanlı arkadaşlarım oldu. Anlaşamadığımız tek şey, kahvenin Türk kahvesi mi Yunan kahvesi mi olduğuydu; onun dışında gayet güzel anlaşıyorduk.
"Yunanistan, Türkiye için bir tehdit değildir"
Ancak öte yandan, tarihin en önemli medeniyetlerinden birisini kurmuş Türk milletinin mensuplarına Batı Trakya'da 'Siz kendinize Türk diyemezsiniz' demek akla aykırıdır. Yunanistan, Türkiye için bir tehdit değildir. Yunanistan'ın Türkiye için bir tehdit olabilmesi, coğrafi ve nüfus açısından da mümkün değildir. Biz Yunanistan'ı bir tehdit olarak algılamıyoruz. ve Yunanistan'ın da Türkiye'yi bir tehdit olarak algılamaması, Türkiye ile dostça ilişkiyi tercih etmesi ve bu dostluğun oluşmasında Batı Trakya Türklüğünün önemini anlaması gerektiğini düşünüyoruz.
Biz de Zafer Partisi olarak bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Batı Trakya Türklüğünün hukukunu hem Türkiye'de hem bulunduğumuz her platformda ısrarlı ve kararlı bir şekilde savunacağız. Çünkü Rumeli'de büyük bir Türk varlığı, bütün ağır şartlara rağmen yüzyıllardır sürüyor ve sürmeye de devam edecek. Bununla barışık yaşamak, bu coğrafyalardaki devletlerin çıkarına ve lehine bir tutum olur. O zaman Türkiye ile ilişkiler çok daha rahat, çok daha sağlıklı bir zeminde ilerler. Türkiye, hiç şüphesiz bu bölgelerdeki en büyük ekonomik ve siyasi gücü oluşturmaktadır.
Bu ekonomik ve siyasi güçle iyi ilişkiler, Yunanistan dahil olmak üzere Bulgaristan'ın, Makedonya'nın ve Ermenistan'ın da lehinedir. Bakın, Ermeniler son dönemde bunu daha fazla görmeye başladılar. Umarız Yunanlı yetkililer ve siyasiler de bunu görürler ve dünyanın hızla kaosa sürüklendiği bir süreçte Türk-Yunan ilişkilerinin sağlıklı olmasından kendilerinin de çıkar sağlayacağını anlarlar. Bunun en somut örneği, değerli arkadaşlar, İkinci Dünya Savaşı'dır. İkinci Dünya Savaşı sırasında Yunanistan önce bir Yunan-İtalyan savaşına girmiş, sonra Alman orduları tarafından işgal edilmiş, ardından bir iç savaş yaşamıştır. Bütün bu süreçte Türkiye, Yunanistan'ın ve Yunan halkının yanında olmuş; kısıtlı imkanlarına rağmen Yunan halkına yardım etmiştir. Türkiye'nin istikrarı, iç savaş ve işgal altındaki Yunanistan'a bile fayda sağlamıştır. Bu nedenle Türk dostluğunun önemli olduğunu bilmelerinde ve hatırlamalarında fayda vardır. Türkiye'nin dostluğunu kazanmanın en önemli yolu ise Batı Trakya Türklüğünün haklarını tanımalarından geçer."










