Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31, Roma'daki panelde kapsamlı ele alındı
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle- Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen, COP31'de diyalog, konsensüs ve uygulama gibi üç ana konuya odaklanacaklarını belirtti
Türkiye'nin kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı ( Cop31 ), Roma'daki panelde kapsamlı ele alındı.
Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Roma Türk Kültür Merkezi'nin ev sahipliğinde, İtalya merkezli düşünce kuruluşu CeSPI ile Uluslararası Bilim Derneği (ISCASS) tarafından "Cop31 Yolunda: Sürdürülebilirliği, Disiplinlerarası Perspektifle Yeniden Düşünmek" Paneli düzenlendi.
Farklı alanlardan uzmanların katıldığı panelde "Sürdürülebilirlik: Değişen Dünyada Bir Kelimenin Ötesi", "Kadınlar, Gençler ve Sürdürülebilirlik" ve "İklim Politikası ve Diplomasi: Paris'ten Antalya'ya" başlıklı oturumlarda yaklaşan COP31 değerlendirildi.
Açılışını Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen ile İtalya Dışişleri Bakanlığı Çok Taraflı İşbirliği Dairesi Başkanı Federico Ciattaglia'nın yaptığı panele AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Şuay Nilhan Açıkalın, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şefika Şule Erçetin, İtalya Sürdürülebilir Kalkınma İttifakı'ndan Andrea Grieco, Unitelma Sapienza Üniversitesinden Prof. Rosella Castellano, Türkiye Gençlik STK'lar Platformu (TGPS) Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu, avukat Musa Toprak, Invest in Turkiye İtalya Ülke Danışmanı Selman Tokpunar, CeSPI Gözlemevi Türkiye Koordinatörü Valeria Giannotta ile CeSPI Kıdemli Araştırmacısı Mattia Giampaolo konuşmacı olarak katıldı.
Büyükelçi Ülgen, bugünkü panelin, başlamasına kısa süre kalan COP31'e yönelik son derece önemli bir etkinlik olduğunu belirterek, Türkiye olarak COP31'de diyalog, konsensüs ve uygulama gibi üç ana konuya odaklanacaklarını söyledi.
COP31'in, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı en büyük organizasyonlardan biri olacağını dile getiren Ülgen, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni'nin de Antalya'ya gelmesini ümit ettiklerini belirtti.
İtalya Dışişleri Bakanlığından Ciattaglia da Kovid-19 pandemisi, ardından Ukrayna, Orta Doğu'daki artan jeopolitik ve ekonomik gerilimlerin, hükümetlerin ve uluslararası kurumların dikkatini başka yöne çektiğini ve iklim değişikliği konusunun aciliyetini gölgelediğini anlattı.
Ciattaglia, 2026 yazındaki küresel sıcaklık artışının, savaşların sona ermesini ya da ticari anlaşmazlıkların çözülmesini beklemediğini kendilerine hatırlattığına işaret ederek, bu durumun müşterek çözüm bulmanın önemini her zamankinden daha fazla anımsattığını söyledi.
"(Türkiye) İklim değişikliği tartışmalarında kilit aktörlerden biri haline geldi"
Doç. Dr. Açıkalın da Türkiye'nin COP31 gündemi kapsamında özellikle "uygulama" konusuna odaklandığını ifade ederek, "İklim ve sürdürülebilirlik meselelerine biraz geç dahil olmuş gibi görünse de Türkiye, kısa süre içinde hem hükümet politikaları hem de toplum düzeyindeki destekle, küresel ölçekte sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği tartışmalarında kilit aktörlerden biri haline geldi." dedi.
Açıkalın, Türkiye'nin yakın zamanda NATO Liderler Zirvesi'ne de ev sahipliği yaptığını belirterek, bu konuda deneyimli olduğunu, insani meselelerden çevre konusunun da Türk dış politikasının yadsınamaz parçası haline geldiğini vurguladı.
Önceki COP zirvelerinde de yer aldığını anlatan Açıkalın, sözlerini şöyle tamamladı:
"Ne yazık ki teknik politikalardan ziyade, özellikle sosyal politikaların biraz tıkanmış olduğu görülüyor. Evet, tartışmalar yapılıyor ve pek çok rapor hazırlanıyor ancak ne yazık ki iklim değişikliğine ilişkin sosyal politikalar ve ulusal politikalar, beklentilerin oldukça altında kalıyor fakat bu zirvede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ülkeler arasındaki çıkar çatışmalarının aşılmasına yönelik uygulamalara güçlü bir vurgu yapmasını bekleniyor."
"Eğitim" de COP31 gündemine alınsın çağrısı
Prof. Dr. Şefika Şule Erçetin de gençlerin eğitiminin son derece önemli olduğunu vurgulayarak, "Dünyayı insanlar değiştirir. İnsanlar ise eğitim ve liderlik yoluyla değişirler." dedi.
Dünyanın Antalya'da bir araya geleceğine dikkati çeken Erçetin, "Hükümetler, hedefleri ve finansmanı müzakere edecek ancak ben bir mesaj daha vermek istiyorum: Eğitimi de gündeme alın. Her anlaşmanın başarıya ulaşıp ulaşmayacağı sınıflarda, toplumlarda ve gelecek nesillerin zihinlerinde belirlenecek. Sürdürülebilirlik, dünyanın ötesine geçmeli. Bir alışkanlık, bir değer ve ortak bir sorumluluk haline gelmeli." değerlendirmesinde bulundu.
TGSP Başkanı Ustaosmanoğlu da gençliğin, geleceğin değil bugünün paydaşları olduğunu vurgulayarak, "İklim krizi tartışmalarında gençlerin adı genellikle geleceğin liderleri olarak alınıyor. Gençler olarak bizler, iklim değişikliğinin sonuçlarını en derinden yaşayanlar olduğumuz gibi bu krizin çözümünde de en aktif aktörleriz." ifadelerini kullandı.
Akademisyen Giannotta da Ankara'nın pek çok açıdan AB'ye "güvenilir ortak" olduğunu kanıtladığını belirterek, Türkiye'nin AB'ye aday ülke olarak, iklim konusunda da belirlenen kriterler çerçevesinde en sağlam ortaklardan biri görüldüğünü söyledi.












