Türk Kızılayı Genel Başkan Başdanışmanı Işıkara'nın Açıklaması

Türk Kızılayı Genel Başkan Başdanışmanı Işıkara'nın Açıklaması
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, "Vatandaşa şu öneride bulunuyorum, her ne olursa olsun başını sokabileceğin bir ev alma. Deprem güvenliği olan bir ev al" dedi.

Türk Kızılayı Genel Başkan Başdanışmanı ve Afete Hazırlık Deprem Eğitimi Derneği (AHDER) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, "Vatandaşa şu öneride bulunuyorum, her ne olursa olsun başını sokabileceğin bir ev alma. Türkiye bir deprem bölgesi olduğu için deprem güvenliği olan bir ev al" dedi.

Prof. Dr. Işıkara, yaptığı açıklamada, Van depreminden sonra Türkiye'de depreme yönelik bazı önlemler alınmaya başlandığını, İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde hasarlı binaların yıkılıp yenilerinin yapılacağının gündeme geldiğini hatırlattı.

Van depreminden sonra "güvenli yaşam, güvenli bina" kavramında çok önemli mesafe alındığını kaydeden Işıkara, şöyle konuştu:

"Bunda sayın Başbakanımızın iradesi bence çok önemli bir rol oynadı. 17 Ağustos 1999 depreminden sonra başta Sakarya olmak üzere Kocaeli, Düzce, Bolu ve Sakarya'da ağır hasarlı binalar deprem yapı şartnamesine göre yıkılır. Yani güçlendirme gibi bir kavram yoktur. Fakat mal sahipleri maalesef bilirkişi marifetiyle bunları orta hasarlı hale getirdiler ve bundan sonra binalara makyaj yapıp üniversite öğrencilerine ve maddi durumu iyi olmayan sade vatandaşlarımıza kiraya verdiler. Şimdi ne oldu- Bana göre o makyajlı binalar bir tabuttu. Bir üst irade devreye girdiği için o tabutları şimdi yıkıyoruz. Kentsel dönüşüm projeleri konusunda daha güçlü bir irade oluşmaya başladı ve bu irade çerçevesinde özellikle yeni binalar, siteler, okullar gibi konut alanları yapılıyor."

Gördüğü bir ilanın kendisini çok etkilediğini belirten Işıkara, "Satış ilanında yapının deprem şartnamesine uygun yapıldığı belirtiliyordu. Sade vatandaşa şu öneride bulunuyorum, her ne olursa olsun başını sokabileceğin bir ev alma. Türkiye bir deprem bölgesi olduğu için deprem güvenliği olan bir ev al. Çünkü deprem güvenlikli bir ev sana zarar vermez" diye konuştu.

Ev alınırken depreme dayanıklılık belgesi istenmesi gerektiğini söyleyen Işıkara, "Evimizin deprem güvencesi yoksa değiştirme hakkımız var. Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi hayatımızı tehlikeye sokmuyor ama kötü bir ev alırsak hayatımıza neden olabilir" dedi.

-"Bilinçli olmamız gerekiyor"-

Prof. Dr. Işıkara, Marmara bölgesinde okulların yüzde 75'inin depreme hazır hale getirildiğini, Milli Eğitim Bakanlığının bunu tamamlamaya çalıştığını, viyadükler ve köprü ayakları gibi yerlerin depreme hazır hale getirildiğini, kamu kurum ve kuruluşlarının Merkez Bankasının verdiği kredilerle depreme dayanıklı hale getirildiğini kaydederek, "Artık bilinçli olmamız gerekiyor" diye konuştu.

İstanbul'da kentsel dönüşüm çalışması yapıldığını bildiren Işıkara, şunları söyledi:

"Ama maalesef biz bireyler olarak kent dönüşümünün önünü kesiyoruz. Bunu nasıl mı yapıyoruz- Şimdi projeler kapsamında devlet, hasarlı ev sahiplerine 'seni 1,5-2 sene başka bir yerde istihdam edeceğim, kiranı ben vereceğim, sana evinin aynı ölçülerinde de olmasa da ama deprem güvenlikli bir daire vereceğim' diyor. Buna karşılık bazı vatandaşlarımız 'hayır, bir tane değil, iki tane istiyorum' diyor. Bu da yöneticilerin şevkini kırıyor. Bunun için kişilerin bilinçlenmesi gerekiyor. Bu çalışmalar tamamlanırsa deprem de beklenenden geç olursa depremin zararı daha az olur."

- KIRIKKALE

Kaynak: AA