Tunuslu çiftçi babasının vasiyetiyle "atalık tohumlarla" üretim yapmayı sürdürüyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Tunus'un Mennuba vilayetinde yaşayan 70 yaşındaki çiftçi Hasan eş-Şetivi, babasının vasiyeti üzerine yok olmaya yüz tutan atalık tahıl tohumlarını yeniden üretiyor. Yerel tohumların iklim değişikliğine daha dayanıklı olduğunu savunan Şetivi, 100'den fazla yerel çeşidi yeniden toprakla buluşturdu.

Başkent Tunus'a bağlı Mennuba vilayetinin El-Amri bölgesinde yaşayan 70 yaşlarındaki çiftçi Hasan eş-Şetivi, babasının vasiyetini yerine getirerek yok olmaya yüz tutan atalık tahıl tohumlarını yeniden üretmeye devam ediyor.

Tunus yönetimi, daha yüksek verim sağladığını belirttiği modern tohum çeşitlerinin kullanımını teşvik ederken, Şetivi ise yerel ve geleneksel türlerin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı olduğunu savunuyor.

AA'nın çiftliğinde ziyaret ettiği Şetivi, tarlasında yetiştirdiği ürünleri ayıklarken elinde yerel buğday çeşitlerinden "Biskri" ve "Cenah Hatife" başaklarını göstererek, ailesinden devraldığı mirası sürdürdüğünü anlattı.

"Atalık tohumlar" baba tavsiyesi

Tunus'un sahil kentlerinden Monastir vilayetinin Verdanin kasabasından olduğunu belirten Şetivi, " Tunus'un özgün tohumlarını korumak isteyen çiftçilerden biriyim. Bu düşünce bana babamdan miras kaldı. Bana yabancı tohum ekmememi vasiyet etmişti." dedi.

Şetivi'ye göre ithal tohumlar 1990'lı yıllardan itibaren yaygınlaşmaya başladı. Bu süreçte buğday, arpa ve yem bitkilerinin yanı sıra daha önceki yıllarda karpuz gibi çeşitli ürünlerin tohumları da ülkeye girdi.

Kuraklığın geleneksel yöntemlere dönüşü hızlandırdığını ifade eden çiftçi, "Zorlu kuraklık yılları yaşadık. Bu nedenle özgün tohumlarımızı yeniden toplamaya başladık. Ülkenin hangi bölgesinde eski bir tohumun varlığını duysak, miktarı ne kadar az olursa olsun temin etmeye çalıştık." diye konuştu.

Yüzü aşkın yerel çeşit yeniden üretildi

Şetivi, 2019 yılında devlet bünyesindeki Gen Bankası yöneticileriyle temas kurduklarını ve kendilerine verilen örneklerle bugün 100'den fazla yerel buğday, arpa, mısır ve yem bitkisi çeşidine ulaştıklarını söyledi.

Atalık tohumları, Tunus'un 1956'daki bağımsızlığından önce kullanılan yerel çeşitler olarak tanımlayan çiftçi, doğanın kendi içinde sürekli yeni kombinasyonlar ürettiğini ifade etti.

Şetivi, Tunus'un geleneksel sert buğday çeşitleri arasında Biskri, Cenah Hatife, Bidi, Verd el-Bilad, Hidbe, Seba Alciyye, Avice ve Hamira'nın bulunduğunu, arpa türlerinde ise Reyhan, Nebi, Suveyhli, Erzavi ve Arabi gibi çeşitlerin öne çıktığını anlattı.

Yerel tohumların 1992 tarihli 42 sayılı yasa sonrasında resmi sistemin dışında kaldığını belirten Şetivi, "Bu düzenlemeyle bazı türler resmen tanındı, bazıları ise kayıt altına alınmadı. Biskri ve Cenah Hatife gibi birçok yerel çeşit zamanla üretimden uzaklaştırıldı." ifadelerini kullandı.

"Kimyasal gübre kullanmıyorum"

Şetivi, yerel tohumların verimsiz olduğu yönündeki görüşlere katılmadığını aktararak, son yıllarda Tunus'un tahıl üretiminde kendi ihtiyacını karşılayamadığını ve yem krizleri yaşandığını söyledi.

Kendi üretim modelini anlatan çiftçi, "Bir hektara yalnızca 50 kilogram tohum ekiyorum. İthal çeşitlerde bu miktar 220 kilograma kadar çıkıyor. Ayrıca kimyasal gübre kullanmıyorum çünkü tamamen organik üretim yapıyorum." dedi.

Yerel tohumların aynı zamanda hayvancılık için de önemli avantajlar sunduğunu kaydeden Şetivi, bir hektardan yaklaşık 30 kantar tahıl ve yüzlerce balya saman elde edebildiğini belirtti.

Dünyanın farklı ülkelerinden ilgi görüyor

Şetivi, yürüttüğü çalışmanın Kanada, ABD, İtalya ve özellikle Irak'tan araştırmacıların dikkatini çektiğini ifade etti.

Doktorlar, mühendisler ve akademisyenlerin kendisiyle iletişime geçtiğini söyleyen çiftçi, bazı sağlık sorunları yaşayan kişilerin de organik buğday tüketimi konusunda bilgi almak için kendisine ulaştığını anlattı.

Tunus'un farklı bölgelerinden insanların yerel tohum talebinde bulunduğunu belirten Şetivi, iklim değişikliğinin etkilerinin arttığı bir dönemde atalık çeşitlerin yeniden önem kazandığını aktardı.

"Bir gün paranız olabilir ama bir somun ekmek bulamayabilirsiniz." diyen Şetivi, geleneksel tohumların kuraklığa ve hastalıklara karşı daha dirençli olduğunu, bu nedenle gelecekte stratejik önem taşıyacağını ileri sürdü.

Yetkililer modern tohum çeşitlerini öneriyor

Öte yandan Tunus Ulusal Tarımsal Araştırmalar Enstitüsü Genel Müdürü Münzir Bin Salim, mayıs ayında yaptığı açıklamada, enstitü tarafından geliştirilen 138 buğday ve arpa çeşidinin üreticilerin kullanımına sunulduğunu bildirdi.

Bin Salim, ayrıca baklagillerde 17, yem ve mera bitkilerinde ise 31 yeni çeşidin geliştirildiğini belirterek, 2025-2026 sezonunda piyasaya sunulan sertifikalı tohumların yüzde 80'inin enstitü tarafından geliştirilen türlerden oluştuğunu ifade etti.

Tunuslu yetkililer, modern çeşitlerin daha yüksek verim sağladığını ve ülkenin gıda güvenliği açısından önemli rol oynadığını vurguluyor.

Kaynak: AA / Mehmet Akif Turan
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.