Hind Rajab'ın Sesi: Gazze'den Yükselen Çığlık

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

TRT 12 Punto kapsamında gösterilen 'Hind Rajab'ın Sesi' filminin yapımcısı Nadim Cheikhrouha, Filistinli 6 yaşındaki bir kızın gerçek ses kayıtlarına dayanan yapımın etik yaklaşımını ve duygusal yapım sürecini anlattı.

Senaryo geliştirme ve ortak yapım platformu TRT 12 Punto kapsamında gerçekleştirilen "Filistin Sineması Özel Gösterimi"nde, Kaouther Ben Hania'nın yönettiği "Hind Rajab'ın Sesi" filmi izleyicilerle buluştu.

Feriye'de gerçekleştirilen film gösteriminin ardından yapımcı Nadim Cheikhrouha izleyicilerle bir araya geldi.

Cheikhrouha, söyleşide filmin ortaya çıkış sürecini, etik yaklaşımını, yapım aşamasında yaşanan zorlukları ve Gazze'de yaşananları sinema aracılığıyla anlatma sorumluluğunu anlattı.

Yaklaşık 13 yıldır yönetmen Kaouther Ben Hania ile birlikte çalıştıklarını belirten Cheikhrouha, bugüne kadar birlikte beş film yaptıklarını, bu filmlerin tamamına yakınının Tunus hikayelerini konu aldığını söyledi.

Gazze'de yaşananları Avrupa'dan takip ettikleri dönemde büyük bir çaresizlik hissettiklerini dile getiren Cheikhrouha, o sırada üzerinde çalıştıkları başka bir projeyi bırakarak Hind Rajab'ın hikayesini anlatmaya karar verdiklerini ifade etti.

Cheikhrouha, "Avrupa'da yaşıyorduk ve yaşananlar karşısında kendimizi çaresiz hissediyorduk. Konuşması çok zor bir konuydu. Kaouther bir gün beni arayarak Gazze'de yaşananlarla ilgili bir şey yapması gerektiğini söyledi. Ben de aynı ruh halindeydim. Siyaset yapmıyorum, sinema yapıyorum. Bizim de yapabileceğimiz şey buydu." dedi.

Yönetmen Ben Hania'nın daha önce belgesel ile kurmacayı bir araya getiren "Four Daughters" filminde benzer bir anlatım dili kullandığını aktaran Cheikhrouha, yeni filmde de bu yaklaşımı sürdürdüklerini kaydetti.

"Geriye kalan en güçlü şey onun sesiydi"

Filmin merkezine Hind Rajab'ın gerçek ses kayıtlarını yerleştirmeye karar verdiklerini belirten Cheikhrouha, bazı çevrelerin bu kayıtlar yerine bir çocuk oyuncunun kullanılmasını önerdiğini ancak bunu hiçbir zaman düşünmediklerini anlattı.

Cheikhrouha, "Hind'in gerçek sesi varken bir oyuncunun onun sözlerini söylemesi bizim için söz konusu bile olamazdı. Bu filmle Hind'e saygı duruşunda bulunmak istedik. Geriye kalan en güçlü şey onun sesiydi." ifadelerini kullandı.

Filmin hazırlık sürecinde ilk olarak Hind Rajab'ın annesinden izin aldıklarını söyleyen Cheikhrouha, daha sonra Filistin Kızılayı ile iletişime geçerek olayın tam ses kayıtlarına ulaştıkları bilgisini verdi.

Nadim Cheikhrouha, ses kayıtlarına çok sayıda uluslararası medya kuruluşunun da ulaşmak istediğini belirterek, "Biz gazeteci olmadığımızı, bir film yapmak istediğimizi anlattık. Tesadüfen Kızılay'da görevli kişi Kaouther'ın önceki çalışmalarını biliyordu ve kayıtları bizimle paylaştılar." diye konuştu.

Filmin etik sınırlarını en başından itibaren titizlikle tartıştıklarını vurgulayan Cheikhrouha, anneden ve Kızılay çalışanlarından izin alınmadan projeye başlamayacaklarını, ayrıca filmde yer alan tüm bilgilerin ses kayıtları ve olaylarla birebir örtüşmesine büyük özen gösterdiklerini söyledi.

"Biz onların gerçekten ne yaşandığını görmesini istedik"

Filmi çok kısa sürede tamamlamak istediklerini aktaran Cheikhrouha, bunun nedeninin Gazze'de yaşananlar devam ederken filmin kamuoyuna ulaşmasını sağlamak olduğunu ifade etti.

Senaryonun kısa sürede yazıldığını, tüm finansman tamamlanmadan çekimlere başladıklarını aktaran Cheikhrouha, şunları kaydetti:

"Bazı yatırımcılar bize 'Neden şimdi yapıyorsunuz, beş yıl sonra çekseniz olmaz mı?' diye sordu. Biz ise neden beklememiz gerektiğini anlamadık. İnsanlar haberlerde sadece sayılar görüyor. Biz onların gerçekten ne yaşandığını görmesini istedik. Bu yüzden filmi mümkün olduğunca hızlı tamamlamaya çalıştık."

Cheikhrouha, filmin alışılmış uluslararası ortak yapım modeli yerine yalnızca özel finansmanla hayata geçirildiğini aktararak, çekimlere bütçenin tamamı sağlanmadan başladıklarını da kaydetti.

"Sette herkes ağlıyordu"

Çekimlerin Tunus'ta Filistinli oyuncular ve figüranlarla gerçekleştirildiğini belirten Cheikhrouha, filmin en zor kısmının duygusal yükü olduğunu söyledi.

Oyuncuların, Hind Rajab'ın gerçek sesini ilk kez kamera karşısında duyacak şekilde hazırlandığını anlatan Cheikhrouha, "Oyuncular prova sürecinde yalnızca kendi repliklerini çalıştı. Hind'in gerçek sesini ilk kez çekim sırasında duydular. Bu nedenle verdikleri tepkiler tamamen gerçekti. Sette herkes ağlıyordu. Birbirimize sarıldığımız uzun molalar verdik. Hepimiz önemli bir şey yaptığımızı hissediyorduk." dedi.

Cheikhrouha, yapım sürecinin finansal açıdan da büyük risk taşıdığına dikkati çekerek, tüm belirsizliklere rağmen projeyi gerçekleştirdiklerini ve filmin dünya genelinde gördüğü ilginin kendilerini mutlu ettiğini sözlerine ekledi.

"Hind Rajab'ın Sesi", 29 Ocak 2024'te Gazze'nin Tel el-Heva Mahallesi'nde İsrail saldırıları altında mahsur kalan 6 yaşındaki Hind Rajab'ın gerçek telefon kayıtlarını merkeze alıyor.

ABD, Fransa ve Tunus ortak yapımı film, bugüne kadar çok sayıda uluslararası festivalde ödül kazanırken, Venedik Film Festivali'nde Jüri Büyük Ödülü "Gümüş Aslan"a da layık görüldü. Ayrıca film, Altın Küre'de "En İyi Film" ve Oscar'da "En İyi Uluslararası Film" dallarında aday gösterildi.

Kaynak: AA / Özlem Limon
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.