Sivas Hafıza Merkezi, Abdülkadir'in 110 yıllık esaret belgelerini torununa verdi
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Sivas Hafıza Merkezi, Birinci Dünya Savaşı'nda Ruslara esir düşen Sivaslı süvari yüzbaşı Abdülkadir'in 110 yıllık haberleşme belgelerini torunu Dr. Selahi Ertürk'e teslim etti. Kızılay Arşivi'ndeki çalışmada 180 Sivaslı askerin ailelerine ulaşamayan mektupları ortaya çıkarıldı.
Sivas Hafıza Merkezi, Balkan ve Birinci Dünya savaşları sırasında esir düşen Sivaslı askerlerin ailelerine gönderdikleri ancak çeşitli nedenlerle ulaşamayan mektuplarını ve haberleşme vesikalarını gün yüzüne çıkararak, askerlerin yaşayan yakınlarıyla buluşturmaya devam ediyor.
Valilikten yapılan açıklamaya göre, Birinci Dünya Savaşı sırasında Ruslara esir düşerek Sibirya'ya götürülen Sivaslı süvari yüzbaşı Abdülkadir'in esaret yıllarına ait tarihi belgeler, aradan geçen 110 yılın ardından torunu Dr. Selahi Ertürk'e teslim edildi.
Vali Yılmaz Şimşek, makamında kabul ettiği Ertürk'e dedesinin esaret yıllarında yaşadığı vatan ve aile hasretini, sevdiklerinden haber alma mücadelesini gözler önüne seren tarihi belgeleri takdim etti.
Dedesinin 110 yıl öncesine ait hatıralarıyla buluşan Ertürk, Şimşek'in belgeleri takdim ettiği sırada duygusal anlar yaşadı.
Örtülüpınar Mahallesi'nden olan süvari yüzbaşı Abdülkadir, 1916 yılında Erzurum'un Narman bölgesinde Ruslara esir düştü. Binlerce kilometre uzaklıktaki Sibirya'da bulunan bir esir kampına götürülen Yüzbaşı Abdülkadir, burada ailesinden ve memleketinden uzakta zorlu esaret yılları geçirdi.
Oğlunun esir düştüğünü öğrenen annesi Nisa Hanım ise kendisine ulaşabilmek için çeşitli girişimlerde bulundu. Nisa Hanım, oğluna yazdığı mektupların esir kampına ulaştırılması amacıyla dönemin devlet makamlarına müracaat ederek yardım talebinde bulundu.
Ancak anne ile oğul arasındaki haberleşme çabaları, savaşın ve esaret şartlarının getirdiği güçlükler nedeniyle karşılık bulamadı.
Süvari yüzbaşı Abdülkadir hakkında esir kampında Fransızca düzenlenen bilgi formu ise yaşanan hasreti bütün açıklığıyla ortaya koydu.
Haberleşme vesikasında, yüzbaşı Abdülkadir'in evinden bugüne kadar herhangi bir para veya posta alamadığı belirtilerek, esir yüzbaşının en büyük ihtiyacına ilişkin kendi ifadelerine de yer verildi.
Yüzbaşı Abdülkadir, formda en büyük beklentisini, "Bugüne kadar birçok mektup göndermeme rağmen tek bir cevap bile alamadım. Annemden gelecek mektubu ve onun sağlık durumuna ilişkin haberleri büyük bir endişeyle bekliyorum." sözleriyle dile getirdi.
110 yılın ardından ortaya çıkarılan bu belgeler, Sibirya'da annesinden haber bekleyen bir askerin ve Sivas'ta oğluna ulaşmaya çalışan bir annenin yaşadığı hasreti yeniden gün yüzüne çıkardı.
180 mektuba ulaşıldı
Vali Şimşek, tarihi belgelerin takdimi sırasında yaptığı konuşmada, Sivas Hafıza Merkezinin yürüttüğü çalışmaların, milletin tarihi hafızasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Bugün yalnızca tarihi belgeleri bir aileye teslim etmediklerini, aynı zamanda 110 yıl önce cephede başlayarak Sibirya'ya kadar uzanan bir hayat hikayesini yeniden hatırladıklarını kaydeden Şimşek, "Bir tarafta Sibirya'da annesinden haber bekleyen bir evlat diğer tarafta ise oğluna gönderdiği mektupların ulaşması için devlete müracaat eden bir anne. Aradan bir asrı aşkın süre geçmiş olsa da bu belgelerdeki hasreti, ümidi ve bekleyişi bugün hala hissedebiliyoruz." ifadelerini kullandı.
Şimşek, belgelerin yalnızca tarihi vesikalardan ibaret olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bu belgeler bir annenin evladına duyduğu özlemin, bir askerin ailesine yeniden kavuşma ümidinin ve milletimizin tarihin en zor dönemlerinde gösterdiği büyük fedakarlıkların sessiz şahitleridir. Belki de bundan 110 yıl önce sahibine ulaşması beklenen bir haberin ve yarım kalan bir hasretin izlerini, bugün onun torununa ulaştırmanın anlamlı mutluluğunu yaşıyoruz."
Dedesinin Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşadığı esarete ilişkin belgeleri 110 yıl sonra teslim alan Selahi Ertürk de kendisi ve ailesi açısından büyük manevi değer taşıyan bu tarihi hatıraların gün yüzüne çıkarılmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Valilik bünyesinde faaliyet gösteren Sivas Hafıza Merkezi, Kızılay Arşivi'nde bulunan Balkan ve Birinci Dünya savaşları dönemine ait belgeleri incelemeye aldı.
Yürütülen çalışmalar sonucunda, savaşlara katılan ve esir düşen 180 Sivaslı askerin ailelerine yazdığı ancak çeşitli nedenlerle sahiplerine ulaşamayan mektuplara ulaşıldı.
Tarihi belgeler üzerinde gerçekleştirilen araştırmalarla askerlerin kimlikleri, aileleri ve yaşadıkları olaylar tespit edilerek, geride bıraktıkları hatıraların günümüzde yaşayan yakınlarına ulaştırılması amaçlanıyor.














