Palet Türk Müziği İlkokulu'nda "Anadolu STK'leri Buluşması" gerçekleşti

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

YETEV Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan: - "Yetenek sınavıyla bu okula her sene 24 çocuk alıyoruz. 10 senede bir tanecik Itri, Sadettin Kaynak, Alaeddin Yavaşca çıksa, Türk müziğinin yaşatılması, yeni nesillere aktarılması için büyük fetih olur"

Sivil toplum temsilcileri ve eğitimcileri bir araya getiren "Anadolu STK'leri Buluşması", Palet Türk Müziği İlkokulu'nda gerçekleştirildi.

Palet Türk Müziği İlkokulundan yapılan açıklamaya göre, Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü ile okul işbirliğinde Vakıflar Haftası kapsamında düzenlenen buluşma, vakıf kültürünün toplumsal dayanışma, eğitim ve kültürel miras alanındaki önemine dikkati çekmek amacıyla düzenlendi.

Okulun eğitim vizyonu ve Türk müziğine yönelik çalışmaların tanıtıldığı programda gerçekleşen istişare toplantısında konuşan Yeni Türkiye Eğitim Vakfı (YETEV) Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, kendi müzik yolculuğundan ve kültürel ihyanın öneminden bahsetti.

Türk müziğiyle tanışmasında etkili olan ve hayatında iz bırakan insanlardan bir tanesinin rahmetli hocası Cinuçen Tanrıkorur olduğunu kaydeden Erdoğan, hocasının çok mükemmeliyetçi, farklı bir karakter olduğunu aktardı.

Erdoğan, "Gittiği yerlere yanında gitmek, evinde sohbetinde bulunmak, anlattığı müzikle ilgili, kültürle ilgili sohbetlere tanıklık etmek bana ciddi bir ufuk kattı. Bir kimliğin, bir kültürün korunmasının, yeni nesillere aktarımının, ihyasının ne denli önemli olduğunu, ne denli hayati öneme sahip olduğunu ondan öğrendim diyebilirim." ifadelerini kullandı.

Kültürel mirasın korunmasında dilin hayati rol oynadığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"15 yıllık süreçte Türkiye'deki vakıflar, dernekler, kuruluşlarda yaptığımız çalışmaların merkezinde de bu var aslında. Geleneksel sporlarla ilgili bir şey yaparken de kültürün, kimliğin ihyasına çalışıyoruz. Müzik okulumuz zaten kültürün, kimliğin ihyası ama yetiştirdiğimiz diğer üniversitelerimizdeki, okullarımızdaki, yurtlarımızdaki öğrencilere de aşılamaya çalıştığımız bir ruh var. Yani okulda çocuklar matematik, Türkçe, fen bilgisi, hepsini öğreniyorlar, robotik atölyeleri var, zamanın gerekleri neyse onları öğreniyorlar. Derdimiz ve kaygımız, 'Bir Müslüman olarak, bir Türk olarak benim bir tarihim var, bir mirasım var, beni ben yapan şeyler var. Benim bunlardan uzaklaşmamam lazım, bunları kuşanarak geleceğe yürümem lazım.' şiarıyla yetiştirmek."

"Dilin kodlarıyla oynadığın zaman bütün aktarımı kesmiş oluyorsun"

Bilal Erdoğan, "Bunun içerisinde dilin korunması, kelime dağarcığımızın yeniden ihyası var. Çünkü yüzyıl önceki Türkçeyi bugün çocuklarımızın okuyamamasından mustaribiz. İngilizcede, İtalyancada, Fransızcada böyle şeyler söz konusu değil. Eski metinleri de, 5 yüzyıl önceki metni bile açıp bugün okuyabiliyorsunuz. Bırakın önemli divan şairlerimizden bir tanesini okumayı, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'ni bile bugün çocuklarımızın okuyup anlaması mümkün değil. Dilin kodlarıyla oynadığın zaman bütün aktarımı kesmiş oluyorsun. Çünkü dil aslında binlerce yıllık bir kültürel pişmenin, olgunlaşmanın, demlenmenin neticesinde oluşan bir şeydir." değerlendirmesinde bulundu.

Türk müziğinin kökenlerine ve okulun misyonuna değinen Erdoğan, kadim bir müzik geleneğini çocukların bilmediğini, enstrümanların ismini duymayan, görünce ne olduğunu bilmeyen, sesini tanıyamayan çocuklar olduğunu belirtti.

Erdoğan, "Yetenek sınavıyla bu okula her sene 24 çocuk alıyoruz. 10 senede bir tanecik Itri, Sadettin Kaynak, Alaeddin Yavaşca çıksa, Türk müziğinin yaşatılması, yeni nesillere aktarılması için büyük fetih olur." ifadelerini kullandı.

STK'lerin kendi faaliyet alanlarının ötesinde içinde bulundukları toplumun tüm katmanlarına dokunması gerektiğini ifade eden Erdoğan, yardımlaşma kültürünün yakın çevreden başlayarak yaygınlaşması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bütçe yapısı ve vakıf eserlerinin ihyasına yönelik toplumdaki farkındalık düzeyine de değinerek, hayırseverlerin bu süreçlere katılımının önemine dikkati çekti.

Vakıfların, Vakıflar Genel Müdürlüğünün devlet bütçesi kullanmadığını, müdürlüğe bağış yapılabildiğini kimsenin bilmediğini belirten Erdoğan, müdürlüğün sadece vakıfların gelirleriyle işleyen özerk bir kamu kuruluşu olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi, ud sanatçısı ve akademisyen Prof. Dr. Gülçin Yahya Kaçar da böyle mekanlarda Türk musikisinin icra edildiğini görmenin kendileri için olağanüstü güzellikte olduğunu, kendisinin zorunluluktan Batı müziği okumak zorunda kaldığını, gizli gizli hocasından ud dersi aldığını anlattı.

Müziğin sadece teknik bir sanat değil, aynı zamanda manevi bir yolculuk ve kimlik mücadelesi olduğunu vurgulayan Kaçar, musikinin verdiği mesajın çok kıymetli olduğunu dile getirdi.

Vakıflar arasındaki işbirliğinin önemini, yapılan çalışmaları anlatan İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürü Arif Özsoy da kurum ve sivil toplum kuruluşları arasındaki bağı güçlendirdiklerini belirtti.

Öğrencilerden özel dinleti

Palet Türk Müziği İlkokulu Kurucu Temsilcisi Yüce Gümüş ise konuşmasında okulun eğitim felsefesinden söz etti.

Çocukların akademik ve müzik eğitimlerinin son derece üst seviyede yapıldığını kaydeden Gümüş, Cumhuriyet tarihinde müziğe yapılan müdahalelerin aksine kadim bir geleneği kurumsal olarak himaye ettiklerini belirtti.

Toplantı öncesi okul gezisiyle başlayan programda, vakıf temsilcileri okul bünyesindeki Türk Müziği Müzesi'ne ziyaret gerçekleştirdi.

Okulun özgün eğitim modeli hakkında bilgi alan katılımcılar, ardından Cinuçen Tanrıkorur Salonu'nda Kazasker Mustafa İzzet Efendi Sınıfı öğrencilerinin hazırladığı özel dinletiyi takip etti. "Yağmur Geçti, Kar Geçti", "Cıp Cıp Cücelerim", "Burası Çanakkale" gibi anlamlı eserlerin icra edildiği dinleti, katılımcılardan büyük beğeni topladı.

Kaynak: AA / Gökçe Karaköse
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.