Önder Kahveci: "Kamu Çalışanlarının Gelir Politikasında Acil Bir Düzenleme Yapılması Artık Kaçınılmaz Bir Zorunluluk Hâline Gelmiştir"

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, açıklanan enflasyon rakamlarına ilişkin olarak, "Henüz yılın ilk dört aylık bölümünde ortaya çıkan enflasyonun, altı aylık maaş artışının tamamını ortadan kaldırması; mevcut ücret politikasının sürdürülebilir olmadığını net biçimde ortaya koymuştur. Bu nedenle kamu çalışanlarının gelir politikasında acil bir düzenleme yapılması artık kaçınılmaz bir zorunluluk hâline gelmiştir. Memurlara derhâl ek zam yapılmalıdır. Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir. Maaş artışlarında eşelmobil sistemine geçilmeli, gerçekleşen enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır. Aksi hâlde 2026 yılı, memur ve emekliler açısından ekonomik anlamda son derece ağır sonuçlar doğuran bir yıl olarak kayıtlara geçecektir" dedi.

(ANKARA) - Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, açıklanan enflasyon rakamlarına ilişkin olarak, "Henüz yılın ilk dört aylık bölümünde ortaya çıkan enflasyonun, altı aylık maaş artışının tamamını ortadan kaldırması; mevcut ücret politikasının sürdürülebilir olmadığını net biçimde ortaya koymuştur. Bu nedenle kamu çalışanlarının gelir politikasında acil bir düzenleme yapılması artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Memurlara derhal ek zam yapılmalıdır. Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir. Maaş artışlarında eşelmobil sistemine geçilmeli, gerçekleşen enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır. Aksi halde 2026 yılı, memur ve emekliler açısından ekonomik anlamda son derece ağır sonuçlar doğuran bir yıl olarak kayıtlara geçecektir" dedi.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, enflasyon rakamlarına ilişkin sosyal medya hesabından "Enflasyon düşmüyor, maaşlar eriyor, geçim zorlaşıyor" başlığıyla yaptığı açıklamada, şunları kaydetti:

"Önümüzdeki süreçte enflasyonist baskının daha da artacağı açıktır"

"TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı nisan ayı enflasyon verileri, yılın ilk aylarında ortaya çıkan olumsuz tablonun geçici olmadığını bir kez daha teyit etmiştir. Paylaşılan bu veriler, milyonlarca memur ve emeklinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik daralmanın derinleşerek devam ettiğini açık ve net bir biçimde ortaya koymaktadır. Yıllık enflasyonun yüzde 32,37 seviyesine ulaşmış olması ise yaşanan refah kaybının ne denli ağırlaştığını gözler önüne sermektedir. Resmi verilere göre nisan ayında mal ve hizmet fiyatları ortalama yüzde 4,18 oranında artmıştır. Yılın ilk dört ayındaki toplam enflasyon ise yüzde 14,64 seviyesine ulaşarak, daha ilk çeyrekte 2026 yılı için öngörülen yüzde 16'lık hedefin büyük bölümüne yaklaşmıştır. Bu tablo, belirlenen hedeflerin gerçeklikten giderek uzaklaştığını ve uygulanan ekonomik politikaların dar ve sabit gelirli kesimleri koruma noktasında yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır. Öte yandan küresel gelişmelerin etkisiyle artan enerji maliyetlerinin henüz tam anlamıyla fiyatlara yansımadığı dikkate alındığında, önümüzdeki süreçte enflasyonist baskının daha da artacağı açıktır."

"Memur ve emekliler daha şimdiden 53,64 alacaklı hale gelmiştir"

Bilindiği üzere ocak ayında memur ve emeklilere altı aylık dönem için yüzde 11 oranında maaş artışı yapılmış, buna ek olarak brüt bin lira tutarında seyyanen ödeme verilmiştir. Ancak yılın ilk dört ayında gerçekleşen yüzde 14,64'lük enflasyon, yapılan bu artışı daha şimdiden eritmiştir. Memur ve emekliler daha şimdiden 53,64 alacaklı hale gelmiştir. Bugün gelinen noktada yüksek enflasyon; milyonlarca kamu çalışanı ve emekli açısından küçülen hane bütçeleri, artan borç yükü ve her geçen gün daha da ağırlaşan geçim şartları anlamına gelmektedir. Aileleriyle birlikte yaklaşık 25 milyonluk geniş bir kesimin alım gücünün sürekli gerilemesi, yalnızca ekonomik bir sorun değil, aynı zamanda sosyal denge açısından da ciddi bir risk oluşturmaktadır. Yıllık enflasyonun yüzde 32,37'ye ulaşması, bu kaybın geçici değil kalıcı bir refah erozyonuna dönüştüğünü açıkça göstermektedir.

"Memurlara derhal ek zam yapılmalıdır"

Yıl başında yaptığımız uyarıların bugün birebir gerçekleştiği görülmektedir. Henüz yılın ilk dört aylık bölümünde ortaya çıkan enflasyonun, altı aylık maaş artışının tamamını ortadan kaldırması; mevcut ücret politikasının sürdürülebilir olmadığını net biçimde ortaya koymuştur. Bu nedenle kamu çalışanlarının gelir politikasında acil bir düzenleme yapılması artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir. Maaş artışlarını piyasa gerçeklerinin altında tutarak enflasyona mücadele edilemeyeceği bir kere daha görülmüştür. Memur ve emekliler, ekonomik büyümeden hak ettikleri payı alamadıkları gibi enflasyon yükseldiğinde de ilk kaybeden kesim olmaya devam etmektedir. Oysa adalet; refah dönemlerinde gelirin, zor dönemlerde ise yükün adil bir şekilde paylaşılmasını gerektirir. Bu çerçevede; Memurlara derhal ek zam yapılmalıdır. Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir. Maaş artışlarında eşel mobil sistemine geçilmeli, gerçekleşen enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır. Aksi halde 2026 yılı, memur ve emekliler açısından ekonomik anlamda son derece ağır sonuçlar doğuran bir yıl olarak kayıtlara geçecektir.

Yetkililerden beklentimiz; alım gücü her geçen gün eriyen kamu çalışanları ve emekliler için adil, kalıcı ve gerçekçi bir düzenlemenin vakit kaybedilmeksizin hayata geçirilmesidir. Türkiye Kamu-Sen olarak; emeğin itibarını korumaya, kamu görevlilerinin hakkını savunmaya ve adalet talebimizi güçlü bir şekilde dile getirmeye kararlılıkla devam edeceğiz."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.