Ödüllü Nöro-Dilbilimci Derya Şahin: "Beyin Dili Sözlükle Değil, Anlam Ağları ile Kuruyor"
Ödüllü nöro-dilbilimci Derya Şahin, yabancı dil öğreniminde ezber ve çeviri odaklı yöntemlerin doğal akıcılığı yavaşlattığını, beynin hedef dili doğrudan anlamla ilişkilendirmesi gerektiğini söyledi.
(İSTANBUL)- Yabancı dil öğrenimiyle ilgili yıllardır uygulanan ezber ve çeviri odaklı yöntemler tartışılmaya devam ederken, ödüllü nöro-dilbilimci Derya Şahin, "Sorun kaç kelime bildiğimiz değil, beynimizin dili nasıl işlediğidir. Sürekli çeviri yapmak bazı bireylerde doğal akıcılığı yavaşlatabilir. Beyin hedef dili doğrudan anlamla ilişkilendirebildiğinde süreç çok daha doğal ilerleyebilir" dedi.
Dünyada ve Türkiye'de kariyer planlamasında aranan en önemli kriterlerin başında yabancı dil bilgisi geliyor. Kimi zaman tek bir yabancı dilin bile yetersiz kalması, insanları yabancı dil öğrenmek için farklı yöntem arayışlarına yönlendiriyor. Pek çok kişi yabancı dil öğrenimi konusunda zorluk çekerken, ödüllü nöro-dilbilimci Derya Şahin konuyla ilgili alışılmışın dışında açıklamalarda bulundu.
"SORUN KAÇ KELİME BİLDİĞİMİZ DEĞİL, BEYNİMİZİN DİLİ NASIL İŞLEDİĞİDİR"
Özellikle konuşma noktasında yaşanan zorlanmalara değinen Şahin; insanların yıllarca gramer çalışıp binlerce kelime ezberlemesine rağmen bu noktada zorlanmasını, beynin doğal çalışma biçimiyle her zaman örtüşmeyen öğrenme alışkanlıklarına bağladı. Şahin, "Belki de yıllardır yanlış insanları değil, yanlış yöntemi suçluyoruz. Sorun kaç kelime bildiğimiz değil, beynimizin dili nasıl işlediğidir" dedi.
"BEYİN HEDEF DİLİ DOĞRUDAN ANLAMLA İLİŞKİLENDİREBİLDİĞİNDE SÜREÇ ÇOK DAHA DOĞAL İLERLEYEBİLİR"
Şahin, yabancı dil öğreniminde en kritik noktalardan birinin, zihnin hedef dili sürekli ana dil üzerinden çevirmek yerine doğrudan anlamla ilişkilendirebilmesi olduğunu belirterek, "İnsan beyni iletişim kurmak için yaratılmıştır. Sürekli çeviri yapmak ise bazı bireylerde doğal akıcılığı yavaşlatabilir. Beyin hedef dili doğrudan anlamla ilişkilendirebildiğinde süreç çok daha doğal ilerleyebilir" ifadelerini kullandı. Şahin, bu nedenle kelimelerin yalnızca sözlük karşılıklarıyla değil; gerçek yaşam deneyimleri, görseller, jestler, mimikler, hikayeler ve bağlam içinde edinilmesinin önemine dikkat çekti.
"AKICILIĞI BİLGİ MİKTARI DEĞİL, BEYNİN O BİLGİYİ NASIL İŞLEDİĞİ BELİRLİYOR"
'Daha fazla kelime ezberlemenin daha iyi konuşma sağlayacağı' düşüncesine de karşı çıkan Şahin, bu durumun en büyük yanlışlardan biri olduğunu savundu. Şahin, "Binlerce kelime bilip konuşamayan milyonlarca insan var. Çünkü akıcılığı yalnızca bilgi miktarı değil, beynin o bilgiyi gerçek zamanlı olarak nasıl işlediği belirliyor" diye konuştu.
"KONUŞMAMAK, ÖĞRENMEDİĞİMİZ ANLAMINA GELMEZ"
Konuyla ilgili özellikle 'Silent Period' (Sessiz Dönem) kavramına dikkat çeken Şahin, "Bir dili anlamaya başlamış ancak henüz konuşamayan bireyler çoğu zaman başarısız değildir. Aksine beyin yoğun bir içsel yapılanma sürecindedir. Bir bebeğin aylarca konuşmadan dili edinmesini doğal karşılıyoruz. Aynı mekanizmanın yetişkinlerdeki yansımasını ise çoğu zaman yanlış yorumluyoruz. Çoğu zaman anlamak, konuşmadan önce gelir" ifadelerini kullandı. Şahin ayrıca hata yapma korkusuna da değindi. Başlangıç seviyesinde yoğun konuşma baskısının bazı bireylerde hata yapma korkusunu ve iletişim kaygısını artırabileceğini söyleyen Şahin, bu durumun yanlış konuşma alışkanlıklarının yerleşmesine neden olabileceğini vurguladı.
"DİL EZBERLENECEK BİR DERS DEĞİL BEYNİN DOĞAL BİR YETENEĞİDİR"
Şahin, "Dil yalnızca kuralların ve kelimelerin toplamı değildir. Doğru koşullar oluştuğunda beyin anlam örüntülerini kendiliğinden organize etmeye başlar. Amaç daha fazla ezber yapmak değil, beynin doğal edinim mekanizmalarını destekleyen ortamı oluşturmaktır" dedi.
DERYA ŞAHİN KİMDİR?
Derya Şahin, nöro-dilbilim ve beyin temelli dil edinimi alanında çalışmalar yürüten ödüllü bir dilbilimcidir. Çalışmalarında özellikle anlaşılabilir girdi, otomatik dil gelişimi (ALG), çok dillilik, çocuklarda ve yetişkinlerde doğal dil edinim süreçlerine odaklanmaktadır. Geleneksel dil öğretim yöntemlerini nörobilim ve dil edinimi araştırmaları ışığında yeniden değerlendiren yaklaşımıyla ulusal ve uluslararası platformlarda çalışmalarını sürdürüyor.










