Mhp Lideri Bahçeli (1) : Sağduyu Çağrısı Yaptı

Mhp Lideri Bahçeli (1) : Sağduyu Çağrısı Yaptı
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BDP'li milletvekillerinin başlattığı Karadeniz turuyla ilgili, "Ne olursa olsun tahriklere, provokasyonlara, kavga ve çatışmalara azami derecede dikkat etmek, yöre insanımızın her zaman göstereceği olgunluk ve"...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BDP'li milletvekillerinin başlattığı Karadeniz turuyla ilgili, "Ne olursa olsun tahriklere, provokasyonlara, kavga ve çatışmalara azami derecede dikkat etmek, yöre insanımızın her zaman göstereceği olgunluk ve sağduyulu bir tavır olacaktır ve olmalıdır MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, BDP'li milletvekillerinin başlattığı Karadeniz turuyla ilgili, "Ne olursa olsun tahriklere, provokasyonlara, kavga ve çatışmalara azami derecede dikkat etmek, yöre insanımızın her zaman göstereceği olgunluk ve sağduyulu bir tavır olacaktır ve olmalıdır. Bu sebeple Sinop'taki olayların, ülke huzurunun ve kardeşlik duygularının korunması açısından tekrarlanmaması bizim en halisane dilek ve temennimizdir" dedi.

Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, İmralı sürecini ihanet olarak değerlendirirken, bu sürecin PKK'yı, "İmralı canisini" baz aldığını ve bunların meşrulaşması amacını gözettiğini belirtti. Yapılan kamuoyu araştırmalarıyla Türk milletinin sürece tamamen karşı olduğunu gösterdiğini savunan Bahçeli, "Terörist başı ve dağ kadrosuyla yürütülen çözüm makyajlı müzakereler eninde sonunda duvara çarpacak ve çuvallayacaktır" dedi.

Bahçeli, 4'ncü yargı paketine ise "Türk milletini paketlemeye dönük ara bir adım" olarak niteleyerek, "Anlaşılmaktadır ki, hazırlığı yapılan ve son rötuşlara sahne olan bölücülere ve teröristlere geniş ölçekli bir af ve ceza indirimi uygulanacaktır. Gelin görün ki bundan, terörist olarak suçlanan genelkurmay başkanları ve Türk ordusunun şerefli mensupları faydalanamayacaktır. Başbakan Erdoğan samimiyetsizliğini yeniden göstermiş, bir tarafta hukuki süreçleri eleştirirken, diğer yanda yeni tutuklama dalgalarına kapı açmıştır. Paris'te üç PKK'lı kadın militanının infazından sonra AKP'ye darılan ve ihanet sürecini tek taraflı askıya aldığı kamuoyuna yansıyan terörist başının 4'ncü yargı paketi ve muhtemel BDP'li ziyaretçilerin adaya intikaliyle de gönlü yapılmış olacaktır" dedi.

Başbakan Erdoğan'ın başkan olabilmek için Türkiye'yi "İmralı canisine peşkeş çektiğini, karşılıklı anlaşma ve pazarlıklarla Türk milletini cehennem azabıyla tanıştırmak üzere harekete geçtiğini" ifade eden Bahçeli, "AKP olduğu müddetçe, ta ki bağımsız Kürdistan kurulasıya kadar bu süreç ilerleyecektir. Anlaşılan kendisine başkanlığı layık görürken, İmralı canisini serbest bırakarak sözde özerk Kürdistan'ın başkanlık koltuğuna oturmasını sağlaması beklenen ve olması muhtemel bir adımdır. Tüm hedefler, anayasa üzerinden sürdürülen polemik ve referandum gözdağları bunun içindir" dedi.

-"MİLLİ ONURUN SİMGE ŞEHİRLERİNE FİTNE TAŞIYICILIĞI"

Bahçeli, BDP'li bir grup milletvekilinin başlattığı Karadeniz turunun ise "bölücülüğün her düzeyde anlatılmasından ve toplumsal yapıya yedirilmesinden ibaret bir kampanyanın eseri" olduğunu söyledi. 1995 yılında Irak'ın kuzeyindeki Haftanin bölgesinde yapılan PKK terör örgütünün 5. kongresinde alınan karar gereği olarak, 1997 yılında Karadeniz ve Toroslar'a "açılım faaliyetleri" adı altında adam öldürme, gasp, soygun gibi terörist faaliyetlerin bu bölgelere taşındığını belirten Bahçeli şöyle devam etti:

"Şimdi bunun bir adım ilerisine geçilmekte ve bölücüler milli onurun simge şehirlerine fitne taşıyıcılığı yapmaktadır. Dün silahla, terörist saldırılarla boyun eğdirilemeyen Karadeniz'in asil ve vakar dolu insanları, AKP kağnısına binmiş BDP'li bölücülerin ziyaretlerine sahne olmaktadır. Kimse Karadeniz'in alnı açık ve tertemiz vicdanlarını kandırmaya yeltenmemelidir. Ne olursa olsun, tahriklere, provokasyonlara, kavga ve çatışmalara azami derecede dikkat etmek yöre insanımızın her zaman göstereceği olgunluk ve sağduyulu bir tavır olacaktır ve olmalıdır. Bu sebeple Sinop'taki olayların, ülke huzurunun ve kardeşlik duygularının korunması açısından tekrarlanmaması bizim en halisane dilek ve temennimizdir.

BDP'nin AKP'yle paslaşması, İmralı canisinin dayatmalarını AKP'ye ileterek başkanlık karşılığında olumlu bir cevap alması önümüzde büyük badirelerin varlığına delalettir. Karadeniz gezisi de bu çerçevedeki sinsi hamlelerden sadece birisidir. Maalesef bugünkü ortamda tüm kapılar Başbakan tarafından İmralı'ya yönlendirilmiş, Türkiye'nin akıbeti bu kanlı ele bırakılmıştır. Ama buna fırsat vermeyeceğiz, yanlışa göz yummayacağız, ihanete, rezalete ve çözülmeye kesinlikle milli direnç ve direnişin sözü, nefesi ve demir yumruğu olacağız."

-BAŞBAKAN'IN SÖZLERİ: "AKP'YE OY VERMİŞ KARDEŞLERİMİN DE İTİRAZLARI OLACAKTIR"-

Başbakan Erdoğan'ın "Kimse bizim karşımıza Kürtlükle çıkmasın. Türklükle çıkmasın. Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız" sözlerine de yanıt veren Bahçeli, "Bu kurşun gibi açıklamaları teröristbaşı Abdullah Öcalan değil, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan yapmıştır. Anlaşılan, Başbakan ya aklını kaybetmiş, ya izanını yitirmiş ya da gerçek kimliğini bu kadar yıl saklayacak mahareti ve ikiyüzlülüğü gizli de olsa gösterebilmiştir. Başbakan artık Türk milletinin şahdamarına basmıştır. Bize göre, Türklüğe hareket eden, milliyetçiliği ayaklar altına aldığını söyleyebilecek kadar ileriye giden birisinin yediği ekmek haram lokma, içtiği su zehir olacak ve boğazına duracaktır" diye konuştu.

Ayakların baş olduğu Türkiye fotoğrafında, bu sözlerin işitilmesinin bir bakıma normal görülmesi gerektiği değerlendirmesine bulunan Bahçeli şöyle devam etti:

"Başbakan Erdoğan milliyetçiliği istese de anlayamaz ve Türklüğün yeryüzünün her bir köşesinden ruhi mücerret gibi fışkıran irfan ve mesajını talep etse de idrak edemez. Çünkü BOP kitabında Türklük, Türk milliyetçiliği ve Türk milleti yoktur ve kendisi de bu değerlere yabancı ve tamamen de karşıdır. Artık Başbakan tarafını belli etmiş, İmralı, BOP, Kandil, Barzani derken siyasi kadavra haline gelmiş, kalp ve zeka nakliyle her şeyini yabancılara esir bırakmıştır. Başbakan'ın sözlerine, AKP'deki milliyetçi-vatansever milletvekili arkadaşlarımın mutlaka diyeceği bir şeyleri olmalıdır. Milliyetçi olduğunu ileri sürüp de, her defasında hakaret işiten ve küfürlere maruz kalan AKP'ye oy vermiş kardeşlerimin de itirazları olacaktır, Allah için de olmalıdır.

Unutulmasın ki, milliyetçiliğe karşı olmak; milli devlete, milli benliğe, milli şahsiyete, milli dile, milli vicdana, milli tarihe, milli kültüre ve milli kimliğe, hülasa topyekün millete karşı çıkmak demektir. Buna değil Başbakan'ın, yedi düvelin gücü ve nefesi çok şükür yetmemiştir. Vatanımızı emperyalizmden kurtaran gücün, bağımsızlığımızı sağlayan ruhun, devletimizi kuran fikrin, milletimizi birleştiren davanın Türk milliyetçiliği olduğunu kabullenmeyen birisinin Başbakanlık koltuğunda oturması Türk milletine zül ve zulümdür."

-"BİZ DE BUGÜN DİRENECEĞİZ"

Bugün milliyetçilik üzerindeki tartışma, itham ve eleştirilerin nedeninin Türk milletinin kuvvetini zayıflatarak devleti parçalama, milli birliği bozma amacı taşıdığını savunan Bahçeli, "Dün 57'nci Alay, Çanakkale'de Türklüğe tabut yolunu gösterenlere direnmişti, biz de bugün direneceğiz. Dün Hasan Tahsin İzmir'den, Sütçü İmam Kahramanmaraş'tan, Mehmet Kamil Bey Gaziantep'ten, Nene Hatun Erzurum'dan, Zeybekler Ege'den, Türk milleti doğudan batıya her yerden ayağa kalkmıştı, bizde bugün tüm Türkiye'den cesaretle doğrulacak, şimşek gibi çakacağız. Dün Mustafa Kemal, millet ve milliyetçiliği birleştirerek işgalci ve bölücüleri def etmişti, herkes bilsin ki biz de def etmek ve hesap sormak için mücadele edeceğiz. Çünkü biz Türk milliyetçisiyiz, çünkü biz Türk milletine mensubiyetten şeref duyarız, çünkü biz her insanımızı, her değerimizi ve her emanetimizi bir sevda gibi yüreğinde taşıyan ülkücü nesiliz." (ANKA/DEVAM)

(GO/OE) - Ankara

Kaynak: ANKA