MHP'li Vural, Akman'ı İstifaya, Başbakan'ı Suç Duyurusunda Bulunmaya Çağırdı

Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın Görevden Çekilmesi Gerektiğini Belirtirken, Başbakan Erdoğan'ı da Deniz Feneri Konusunda Suç Duyurusunda Bulunmaya Çağırdı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın görevden çekilmesi gerektiğini belirtirken, Başbakan Erdoğan'ı da Deniz Feneri konusunda suç duyurusunda bulunmaya çağırdı. Vural Başbakan Erdoğan ve AKP'yi Genelkurmay'da hazırlandığı iddia edilen İrticayla Mücadele Belgesi'nin "ipine" sarılmakla suçlayarak "Yargı süreci devam ederken Başbakan'ın "biz bu konunun üzerine gideceğiz' sözü biraz sahte kahramanlık gibi gözüküyor" dedi.

Vural, Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtladı. RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın yaptığı açıklamaları değerlendiren Vural, Akman'ın Deniz Feneri davasıyla ilgili ortaya koyduğu tavırların kamuoyunu tatmin etmediğini belirterek "Her şeyden önce şu unutulmamalıdır ki, Sayın Akman'ın mal varlığına tedbir konulmuştur. Bu konuda Alman yargısında sonuçlanan bir yargı münasebetiyle Türkiye'deki uzantılarına kadar ulaşılması gerektiğine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma vardır. Bu safhada yapılması gereken artık kurumları yıpratmadan ve doğrudan doğruya Sayın Akman'ın görevden çekilmesidir" dedi. Yargının önünü açabilecek girişimlere ihtiyaç olduğunu ve bu nedenle Akman'ın istifa etmesi gerektiğini dile getiren Vural, kamuoyunda Deniz Feneri'nin AKP'yle ilişkisi konusunda da kamuoyunda çeşitli şüphelerin oluştuğuna dikkat çekti. Vural "AKP'yle ilişkisi konusunda bu kadar tartışmanın olduğu bir ortamda acaba Sayın Başbakan Zahid Akman, Zekeriya Karaman ve Almanya'da bu konuda yargılanan Mehmet Gürhan ve mahkum edilenler hakkında neden suç duyurusunda bulunmuyor? Gerçeklerin ortaya çıkması için Sayın Başbakan ve AKP'yi Deniz Feneri konusunda suç duyurusunda bulunmaya davet ediyorum. AKP'nin ismi bir iddianamede yer almış. Lüzumsuz yere bulaştırıldığı iddiası var ise AKP'nin ve Sayın Başbakan'ın da suç duyurusunda bulunmamasını da hayretle karşılıyorum." diye konuştu.

"AKP VE BAŞBAKAN BELGENİN İPİNE SARILDI"

Genelkurmay'da hazırlandığı iddia edilen İrticayla Mücadele Belgesi'nin sahte çıkması halinde bunun ne tür gelişmelere yol açacağına yönelik bir soruya ise Vural şu karşılığı verdi:

"Aslında bu belgenin doğruluğu ve sahteliği ekseninde yapılan tartışmaların ötesinde bu belgeyi kim hazırlarsa hazırlasın hem demokrasimizi zedeleyen hem Türk Silahlı Kuvvetleri'ni zedeleyen hem de asker-sivil geriliminden medet uman siyaset anlayışlarının ekmeğine yağ süren bir belge. Hangi yönüyle bakarsanız bakın bu belgeden faydalananlar ortada. TSK böyle bir belgenin kendilerinde olmadığını, ve düzenlenmediğini açıklamıştır. Bu belgeden faydalanmak isteyen kesimler olduğu açık. Bu kesimler hangi faydaları umuyorlardı ve kimler hangi amaçlar için kullanıyor? Bu belgenin varlığı veya sahteliği konusunda bizim açıklığa kavuşturmamız gereken husus budur. Türk siyaseti üzerinde bu kadar etkili bir kampanya yürütenlerin amacı nedir? Bu kampanyadan istifade etmek isteyenler kimlerdir?"

Başbakan Erdoğan'ın "Suç duyurusunda bulunduk, saklı kalmasını elbette isteyemezdik" dediğini hatırlatan Vural, konunun yargıda olduğunu belirterek "Sayın Başbakan ve AKP, "gerçek mi değil mi' ekseninde bu belgenin ipine sarılmış gözüküyor. Bunu bir siyasi rant amacıyla kullanıyor. Sayın Başbakan"ın "biz bu konunun üzerine gideceğiz' sözü sahte kahramanlık gibi gözüküyor. Başbakan'ın kim hakkında suç duyurusunda bulunduğunu da bilmiyoruz. Bu konuyu açıklığa kavuştursa iyi olur" dedi. Vural "Belge sahte çıkarsa Ergenekon davası nasıl etkilenir, dava düşer mi?" şeklindeki bir soruya ise "Yok o davanın kendine özgü delilleri var. Yürüyen bir davayla ilgili değerlendirme yapmamız doğru değil." dedi. Vural "Bu belge asker-sivil geriliminden fayda umanların ekmeğine yağ sürmüştür.

Gerçeğe ulaşılması için bu yargı sürecini beklememizde fayda var. Dava münasebetiyle bazıları savcı bazıları avukat olmuştu. Şimdi tekrar bu işlerin savcı ve avukatlığına soyunmadan demokrasimize sahip çıkma erdemini gösterelim ve yargı sürecinin açığa kavuşturulmasını bekleyelim. Bu belgeyi doğru ise kim hazırladı, sahte ise kim hazırladı. Hep birlikte bunun sorumlularını bulup, bunun arkasındaki derin koalisyonları da tespit etmemiz lazım" diye konuştu.

"MUHALEFET POPÜLİZM YAPMADI"

Vural Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün mayın yasasıyla ilgili "popülizm yapmadım" sözüne de yanıt verdi. Vural "MHP olarak bu konudaki politikamızı oluştururken milli menfaatlerimizi dikkate aldık. Sayın Cumhurbaşkanı bu toprakların mayın temizleyenlere 44 yıllığına karşı çıkmak popülizm değildir, bu milletin hakkını, hukukunu, menfaatini korumaktır. Sayın Cumhurbaşkanının muhalefetin bu anlayışını popülist yaklaşım olarak değerlendiren bu ifadesini doğru bulmuyorum. Gönül ister ki Sayın Cumhurbaşkanı, hassasiyetlere, milli duruşa sahip çıksın. Umarım bu belge tartışmasının olduğu bir ortam içinde, 15 günlük süreyi beklemeden hemen onaylamış olması bir parti taassubunun yansıması değildir." dedi. (ANKA)

EG/NK

Kaynak: ANKA