Mersin'de ikizler ve iki kuzeninin yaşamını yitirdiği kazayla ilgili tutuklanan sürücü hakim karşısında

Mersin'de cipiyle yayalara çarparak 4 kişinin ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına neden olan tutuklu sürücü Melis K.'nın yargılanmasına başlandı. Sanık, kazanın bir tırın şerit ihlali sonucu meydana geldiğini öne sürerken, aileler en ağır cezayı talep etti.
Mersin'in merkez Akdeniz ilçesinde, cipiyle ikizler ve iki kuzenine çarpıp ölümüne, 2 kişinin de yaralanmasına neden olduğu gerekçesiyle hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açılan tutuklu sanığın yargılanmasına başlandı.
Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sürücü sanık Melis K. (25), kazada hayatını kaybeden ikizler Kübra Güney (15) ve Büşra Güney (15) ile kuzenleri Nejla Öztürk (17) ve Zehra Serdil Atak'ın (18) aileleri, kazada yaralananlar ile taraf avukatlar katıldı.
Hakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan Melis K, yaşanan kazadan dolayı üzgün olduğunu söyledi.
Babaannesini ziyaret ettikten sonra evine giderken kazanın yaşandığını anlatan Melis K, olay yerinde bir tırın şerit ihlali yaptığını ve aracının sağ tekerine temas ettiğini öne sürdü.
Bu temastan sonra direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ileri süren Melis K, şöyle devam etti:
"Hızım 70-80 kilometre olabilir tam hatırlamıyorum. Direksiyon hakimiyetini kaybedince refüje savruldum ve hava yastıkları açıldı. Çok korktum. Çevredekiler yardım etmeye geldi, şok içerisindeydim. Şoku atlatınca yerde yatan yayaları gördüm. Yanımdakiler, bir tırın yayalara çarptığını ve kaçtığını söyledi. Böyle olsun istemezdim. Hız yapan biri de değilim. Yol kötüydü ve bilirkişi raporundaki gibi hızlı olduğumu düşünmüyorum."
Kaza anında yayaları görmediğini savunan Melis K, "Bilerek, isteyerek yapmadım. Yayaları görsem, tırın altına ben girerdim. Yakınlarını anlıyorum gerçekten çok üzgünüm." dedi.
Kazada yaralanan Burkan Acar da yaya geçidinde araçların geçmesini beklerken kazanın yaşandığını belirterek, "Tırın geldiğini gördüm, tır çarpmadı. Sanığın bize çarpma anını ise görmedim. Sonrasında ne olduğunu hatırlamıyorum. 2 ay hastanede yattım, vücudumda kalıcı hasarlar var. Sanıktan şikayetçiyim." diye konuştu.
Hayatını kaybeden Nejla Öztürk'ün annesi Havva Öztürk de bu kazadan 4 ay önce oğlunu trafik kazasında kaybettiğini dile getirdi.
Kızının hayallerinin olduğunu anlatan Öztürk, "Bir kızım vardı, o da gitti. Bu bir cinayet, toplu katliam. Sanıktan şikayetçiyim." dedi.
Öztürk'ün babası Mehmet Öztürk de sanığın ailesinin kazadan sonra kendilerine başsağlığı dileğinde bile bulunmadığını iddia etti.
Kazada hayatını kaybeden Kübra ve Büşra'nın babaları Mehmet Güney de kızlarıyla kazadan 10 dakika önce telefonda görüştüklerini anlattı.
Çocuklarının eve gelirken kazanın yaşandığını belirten Güney, "Çocuklarımın hayalleri vardı, biri doktor, biri avukat olmak istiyordu. Aslında 30 kilometre hızla gidilecek yol, o hızla geçilmez. 2 çocuğum vardı, sanık çocuksuz bıraktı. En ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum." ifadelerini kullandı.
Evlatlarını kaybeden diğer aileler de sanıktan şikayetçi olduklarını belirtti.
Kazada yaralanan Yunus Bagı ile bazı tanıklar ve taraf avukatları da dinleyen mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına, olay yerinde akşam keşfinin yapılmasına, yaralılara ilişkin adli tıp raporunun beklenmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Duruşma sonrasında kazada çocuklarını kaybeden aileler, müşteki avukatlar ve çocukların arkadaşlarının katılımıyla Mersin Adliyesi önünde basın açıklaması yapıldı.
Olay
Akdeniz ilçesi Çilek Mahallesi'nde, 2 Şubat'ta Melis K'nın kullandığı cip, D-400 kara yolu Bekirde Kavşağı'ndaki yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan yayalara çarpmış, kazada ikizler Kübra Güney ve Büşra Güney ile kuzenleri Nejla Öztürk ve Zehra Serdil Atak hayatını kaybetmiş, Burkan Acar ve Yunus Bagı yaralanmıştı. Kazanın ardından tutuklanan sürücü hakkında, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianame, Mersin 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.













