Son 65 yılın en kurak illeri arasında yer alan Kırşehir'de bilinçli su tüketimi uyarısı

Kırşehir'de yıllık yağış miktarının son 65 yılın en düşük seviyesine düşmesi, su tüketiminde bilinçli olmayı ve tarımda doğru tekniklerin uygulanmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar, su kaynaklarının azalması ve iklim değişikliği nedeniyle gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguluyor.
Geçen yıl son 65 yılın en düşük yağış seviyesi görülen iller arasında yer alan Kırşehir'de, kuraklık bilinçli su tüketimi ve tarımda doğru tekniklerin uygulanmasını zorunlu kılıyor.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, Kırşehir'de yıllık yağış miktarının dönemsel değişiklikler olmakla birlikte yıldan yıla azaldığı görüldü.
Kent 2025'te, son 65 yılın en düşük yağış seviyesi görülen iller arasında yer aldı.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi (KAEÜ) Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sultan Kıymaz, AA muhabirine, özellikle son yıllarda ilde görülen yağışın yıllık ortalamanın altında kaldığını söyledi.
Kıymaz, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Bölgelerin Alansal Yağış Değerlendirmesi verilerine göre, 1991-2020 döneminde Türkiye genelinin 501,3 milimetre, İç Anadolu Bölgesi'nin 348,2 milimetre, Kırşehir'in ise ortalama 292,2 milimetre yağış aldığını ifade etti.
Türkiye genelinin 2024'te 511,9 milimetre, İç Anadolu Bölgesi'nin 325,5 milimetre, Kırşehir'in ise 317,8 milimetre yağış aldığını dile getiren Kıymaz, geçen yıl ise bu miktarın ülke genelinde 378,3, İç Anadolu Bölgesi'nde 230,3, Kırşehir'de de yaklaşık 213 milimetre seviyesinde görüldüğüne dikkati çekti.
Geçen yılın kasım, aralık ve bu yılın ocak ayı yağışlarının da beklenenin altında kaldığını belirten Kıymaz, bölgede sıcaklıkların ise normalin üzerinde seyrettiğini aktardı.
"Suyumuzu etkin ve kaynaklarımızı doğru kullanmamız lazım"
Yağış azlığı ve sıcaklığın su rezervlerini etkilediğini vurgulayan Kıymaz, özellikle göletlerin, barajların, su kaynaklarının azaldığını, bazılarının ise tamamen kuruduğunu söyledi.
Kıymaz, yeraltı kaynakları su seviyelerinin önemli düzeyde azaldığına dikkati çekerek, değişen iklim koşulları, yağış rejimindeki düzensizlikler, nüfusun ve gıdaya olan talebin giderek artması, su tüketimini de ciddi oranda değiştirdiğini dile getirdi.
Kırşehir'in kuraklık ve yağış azlığından daha az etkilenmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini vurgulayan Kıymaz, şöyle konuştu:
"Gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşaması için mutlaka bugünden tedbirler almamız lazım. Bakanlığımızın başlattığı su verimliliği seferberliği var. Bu gerçekten ülke genelinde de yaygınlaştı. Biraz da birey olarak bizlerin de sorumlulukları var. Suyu bilinçli olarak tüketmemiz lazım. Suyu bugün en çok hangi sektörde kullanıyoruz, ülkemizde yüzde 77 ortalama ile tarımsal sulamada. Evsel ihtiyaçlarımızda da su gereksinimi var, sanayide de su kullanımı mevcut. Dolayısıyla da suyumuzu etkin ve kaynaklarımızı doğru kullanmamız lazım."
Tarımda otomasyon ve doğru sulama tekniklerini kullanılabileceğini belirten Kıymaz, "Bilinç düzeyimiz, toplumsal farkındalık, suya bakış açımız biraz yetersiz. Su olmazsa yaşam olmaz. Yaşamın özü sudur. Bilinçlendirme, farkındalık arttırılmalı, bireysel anlamda ve çiftçiler bazında eğitimlerin mutlaka yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyorum." dedi.
"Kuraklıkta verimliliği en yüksek çeşitleri tercih etmeliyiz"
KAEÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ramazan Ayrancı ise yetersiz yağıştan, hububatın çimlenme ve kardeşlenme sürecinde olumsuz etkileneceğini, su stresi riski bulunan alanlarda ürünün gecikeceğini ve verim sorunu oluşabileceğini söyledi.
Tarım yapılmadan önce bitkinin, tarlanın ve bölgenin ikliminin yağış miktarı da dahil hepsinin düşünülmesi gerektiğini belirten Ayrancı, şunları kaydetti:
"Toprakta su tüketimi daha az olan bitkilerin yetiştiriciliğini tercih etmemiz gerekiyor. Bu bölgede ana bitki olan tahıllarda kuraklığa dayanıklı, kuraklıkta verimliliği en yüksek olan çeşitleri tercih etmemiz gereklidir. Kurak yıllarda nadasa bırakılması ile yağışın toprakta rezerv edilmesi, güz döneminde ürünün çıkışı için de önemli bir nem takviyesi sağlar. Toprağı yormayan ve su rezervini koruyarak yetiştiricilik yapılması, suyu az tüketen bitkilerin münavebede kullanılmasıyla bu sorunlar en hafif şekilde atlatılır, kuraklığın etkisi azaltılır."
Ayrancı, il genelinde tarımsal sulama amaçlı kullanılan birçok göletin kuruma seviyesine gerilediğini, kara yolu kenarı ve köy yollarındaki birçok çeşmenin de tamamen kuruduğunu sözlerine ekledi.













