Karabük'teki orman yangınları sonrası doğal iyileşme süreci projeyle incelenecek

Karabük Üniversitesi tarafından yürütülen projeyle, orman yangınlarından etkilenen karaçam sahalarının ekosistem yenilenme süreci 36 ay boyunca bilimsel olarak izlenecek. Yangın sonrası restorasyon ve ağaçlandırmalarda etkili faktörler araştırılacak.
Karabük Üniversitesi (KBÜ) tarafından yürütülen ve TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenen projeyle geçen yıl Karabük'te meydana gelen orman yangınlarından etkilenen karaçam sahalarında ekosistemin yeniden yapılanma süreci 36 ay bilimsel olarak izlenecek.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, proje yürütücülüğünü KBÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Toprak İlmi ve Ekoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cumhur Güngöroğlu'nun, araştırmacılığını ise Orman Entomolojisi ve Koruma Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kamil Sarpkaya'nın üstlendiği "Karabük Karaçam Ormanlarında Yangın Sonrası Mikorizal, Fungal Komünite ve Vejetasyon Dinamiklerinin İzlenmesi" projesi kapsamında, hafif, orta ve yüksek şiddette yangına maruz kalmış sahalarda fungal topluluk dinamikleri ile vejetasyon süksesyonu analiz edilecek.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Güngöroğlu, projenin amacının yangın sonrası restorasyon ve ağaçlandırmalarda, ekosistemin kendini yeniden iyileştirme sürecinde hem toprak altında hem de toprak üstünde etkili olan faktörleri ortaya koymak olduğunu belirtti.
Özellikle toprak altında mikorizal mantarların ön plana çıktığını bildiren Güngöroğlu, şunları kaydetti:
"Toprak üstünde ise vejetasyonun kendini yenileme sürecinde, toprak altı ile toprak üstünün birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu araştıracağız. Yangın sonrası ağaçlandırma ve restorasyon tekniklerinde bilinen uygulamaların dışında, toprak altı ile toprak üstü arasındaki besin alışverişinin yeni oluşan ortamda nasıl şekillendiğini anlamak istiyoruz. Bu şekilde yangın sonrasındaki iyileşme süresini kısaltmak ve ormanı ekosistemin kendi içerisindeki besin alışverişini iyileştirerek ormanın daha iyi bir ekosistem dinamiğine ulaşmasını amaçlıyoruz."
Güngöroğlu, Karabük'te yaklaşık 17-18 bin hektar kızılçam sahasının bulunduğunu vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:
"Daha önce ağırlıklı olarak kızılçam yangınları görülüyordu. Ancak son yıllarda karaçam yangınları da artmaya ve daha geniş alanlarda meydana gelmeye başladı. Bu durum, bölgenin yangına hassasiyetini bir derece artırdı. Buradaki karaçam ve kızılçam yangınlarının incelenmesi yangın sonrası iyileşmeler için diğer yangın sahalarındaki karaçam ve kızılçam sahalarına da bilgi sağlayacaktır. Özellikle de mikorizal mantarlarla fidanların veya diğer vejetasyonun ilişkisine bakıp o aradaki süreyi, yangın sonrasındaki iyileşme süresini daha çok kısaltarak hemen ormanın kendi dinamiğini iyileşme besin dinamiğini gelişimini arttırmak ve bu da biyolojik çeşitliliğe de katkı sağlayacak."
Proje araştırmacısı Doç. Dr. Sarpkaya da, mikorizal mantarların aslında doğaya hayat veren mikroorganizmalar olduğunu belirtti.
"Biz şu anda inanılmaz bir doğal laboratuvarın içerisindeyiz." diyen Sarpkaya, "Bugüne kadar yangın sonrası toprak üstü vejetasyon ve restorasyonla ilgili birçok çalışma yapıldı. Fakat hem dünyada hem de Türkiye'de bu toprak altındaki mikorizal funguslar veya mantarlar dediğimiz canlılarla alakalı yapılan çalışmalar oldukça sınırlı. Acaba yangın sonrasında doğa kendisini, kendi sağlığını nasıl iyileştiriyor? Biz bunu anlamaya çalışacağız ve bununla ilgili nasıl mekanizmalar gelişiyor bunu elde etmek istiyoruz. Aynı zamanda yangın sonrasında yapılacak olan çalışmalar, yani restorasyon çalışmaları için stratejiler geliştirmeyi planlıyoruz." ifadesini kullandı."












