İsrail'deki ankete göre, İran ile mutabakat sonrası İsraillilerin Trump'a olan bakış açısı negatif yönde değişti
ABD ve İsrail'in İran'a ortak saldırılarının ardından yapılan ankete göre, İsraillilerin yalnızca yüzde 28'i Trump'ın İsrail güvenliğini öncelikli gördüğüne inanıyor. Bu oran tarihi bir dip seviye olarak kaydedildi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırılarının üzerinden 4 ay geçmesine rağmen, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in güvenliğine öncelik verdiğine inanan İsraillilerin oranı yüzde 28'e gerileyerek tarihi dip seviyeyi gördü.
Times of Israel gazetesinin haberine göre, İsrail Demokrasi Enstitüsü 28 Haziran ile 1 Temmuz tarihleri arasında 750'den fazla katılımcıyla anket çalışması gerçekleştirdi.
Ankete göre İsrailli Yahudilerin yalnızca yüzde 26'sı, İsrailli Arapların ise yüzde 36'sı İsrail'in güvenliğinin Trump'ın temel önceliklerinden biri olduğunu düşünürken; genel toplamda bu oran yüzde 28 ile tarihi bir dip noktaya ulaşıldığını gösteriyor. Geçen ay söz konusu oran yüzde 44 seviyesindeydi.
Öte yandan bulgular, siyasi yelpazenin hem sağ sol kanadında Trump'a yönelik ciddi bir şüpheciliğin hakim olduğunu gösterdi.
İsrailli Yahudilerin görüşleri siyasi eğilimlerine göre ayrıştırıldığında anket, yelpazenin genelindeki büyük bir çoğunluğun Trump'ın kendi güvenliğine öncelik verdiğine inanmadığını ortaya koyuyor.
Buna göre sol eğilimlilerin yüzde 81'i, merkezdekilerin yüzde 73'ü ve sağ eğilimlilerin yüzde 65'i Trump'ın İsrail'in güvenliğini öncelikli görmediği görüşünü paylaşıyor.
İsrail Demokrasi Enstitüsü, mart ayında İsrailli Yahudilerin yüzde 64'ünün Trump'ın kendi güvenliğine öncelik verdiğini düşündüğünü aktarıyor.
Anket ayrıca, İsraillilerin yalnızca yüzde 38'inin, ülkenin bugün İsrail ve ABD'nin şubat ayında İran'a karşı başlattığı savaştan önceki döneme kıyasla daha iyi bir stratejik konumda olduğuna inandığını ortaya koyuyor.
Söz konusu anket sonuçları, ABD ve İsrail'in bölge stratejilerinde yaşadığı derin fikir ayrılıklarının kamuoyuna yansıması olarak yorumlanıyor.
İsrail, İran ve Lübnan cephelerinde topyekun bir askeri baskıdan yanayken, Trump yönetiminin bir yandan askeri hamleler yapıp diğer yandan Tahran ve Beyrut hattıyla müzakere kanallarını açık tutmaya çalışması, İsrail iç siyasetinde ABD'nin güvenlik garantilerine olan inancı sarsıyor.







