İsrail'in Batı Şeria'daki "mülkiyet devri" toprakların yarısını gasp tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan arazileri "devlet mülkü" olarak kaydetmeye başlama kararı, 1967'den bu yana süren işgalin "hukuki hale getirilerek" derinleştirilmesi anlamına geliyor.

İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan arazileri "devlet mülkü" olarak kaydetmeye başlama kararı, 1967'den bu yana süren işgalin "hukuki hale getirilerek" derinleştirilmesi anlamına geliyor.

Tel Aviv yönetimi 15 Şubat'ta aldığı kararla, Batı Şeria'daki arazilerin "devlet mülkü" olarak tescil edilmesine başlandığını duyurdu.

Karara göre, Batı Şeria'nın yüzde 60'ını oluşturan "C bölgesi"ndeki herhangi bir arazide Filistinlilerin mülkiyetini ispat edemediği tüm alanlar, İsrail adına tescil edilecek.

Süreç satış izinlerinin çıkarılması, harçların toplanması ve tescil işlemlerinin denetlenmesini kapsarken, Filistin yönetiminin bu bölgedeki görevlerini yerine getirmesini engelliyor.

Karar neler içeriyor?

5 sayfadan oluşan karara göre, İsrail ordusunun Batı Şeria'dan sorumlu komutanına, "C bölgesindeki arazi düzenleme prosedürlerini güçlendirmek amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesindeki Arazi Hakları Tescil ve Düzenleme Birimine yetki talimatı" verildi.

Kararda, "bölgedeki düzenlenmemiş arazilerin en az yüzde 15'inin, en geç 2030 yılı sonuna kadar tescil edilmesi" öngörülürken, kararın uygulanması için çok sayıda personelin istihdam edilmesi ve milyonlarca şekel bütçe ayrılması planlanıyor.

İsrail'in "Yahudiye ve Samarya (Batı Şeria) bölgesinde arazi düzenlemesi" başlıklı kararı uyarınca, 1968 tarihli ve arazi tescil işlemlerini askıya alan 291 sayılı askeri emir iptal edilecek.

Karar, sürecin etkin yürütülebilmesi amacıyla 1950 - 1967 arasında Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'yı yönetmiş olan Ürdün'ün bölgede halen geçerli sayılan yasaları üzerinde değişik yapılmasını içeriyor.

Uzmanlar ise İsrail'in kararının Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da Ürdün'ün "hukuki yetki alanını" sona erdirme girişimi olarak nitelendiriyor.

Sürecin 30 yıl sürmesi bekleniyor

Kararda arazi düzenleme işlemlerinin uzun ve karmaşık olduğu ve bu sebepten hukuki sürecin tamamlanmasının uzun bir müddet alacağı ifade ediliyor.

Batı Şeria'dak her bir parsel için sürecin yaklaşık bir buçuk yıl sürebileceği belirtilen kararda, bölgedeki şartlar göz önüne alındığında, sürecin tamamlanmasının "yaklaşık 30 yıl sürebileceği" öngörülüyor.

İsrail yönetimi bu adımı "mülkiyet belirsizliğini gidermek ve hukuki ihtilafları önlemeyeceği" iddiasıyla savunuyor.

"Batı Şeria'nın yüzde 50'sine el koyma girişimi"

İsrailli sivil toplum kuruluşu "Peace Now (Barış Şimdi)" hareketi tarafından yapılan açıklamada, bu kararın bölgedeki etkilerine dikkati çekildi.

Açıklamada, "C bölgesindeki düzenleme prosedürlerinin temel etkisi, Filistinlilerin topraklarından geniş ölçekte mahrum bırakılmasıdır. Bu durum bölgenin yüzde 83'üne, yani Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 50'sine tekabül eden alanın 'devlet' (İsrail) adına tescil edilmesi anlamına gelmektedir." ifadelerine yer verildi.

Sürecin mülk sahiplerini yerine getirilmesi zor şartlarda mülkiyet ispatına zorlayacağı vurgulanan açıklamada, Filistinlilerin topraklarının mülkiyetini ispat edememesi durumunda arazinin İsrail adına tescil edileceği ifade edildi.

İsrail'in kararının "açık bir egemenlik ve ilhak uygulaması" olarak nitelendirilen açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'a hitaben, "Seni uyarıyoruz, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu seni aldatıyor. İlhaka izin vermeyeceğini söyledin ama o bunu gözlerinin önünde gerçekleştiriyor." denildi.

Kararın hukuken iptal edilme ihtimali

İsrail Yüksek Mahkemesi, 27 Ocak 2026'da bazı hak örgütlerinin bu düzenlemeye karşı yaptığı başvuruyu "erken bir başvuru" olduğu gerekçesiyle reddetmişti. Mahkeme o dönemde, İsrail güvenlik kabinesi kararının henüz başlangıç aşamasında olduğunu ve "telafisi imkansız bir zarar" doğurmadığını savunmuştu.

Ancak kararın artık yürürlüğe girmesiyle birlikte, yeni bir hukuki itiraz yolunun açılabileceği belirtiliyor.

Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'yı "işgal altındaki topraklar" olarak kabul ediyor ve buradaki yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukuka aykırı buluyor.

İsrail'in toprak gasbını "resmileştirme" kararı

İsrail devlet televizyonunun haberine göre Tel Aviv yönetimi, Batı Şeria'da 1967'den bu yana ilk kez arazi kayıt sürecini yeniden başlatma kararı aldı.

Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Adalet Bakanı Yariv Levin ve Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından sunulan teklif hükümet tarafından onaylandı.

Karar kapsamında, Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61'ini oluşturan ve İsrail'in tam kontrolü altında bulunan C Bölgesi'nde toprakların "devlet mülkü" olarak kaydedilmesi planlanıyor.

Süreç, mülkiyet tescili, satış izinleri ve harç tahsilatını kapsarken, Filistin yönetiminin bu bölgelerdeki yetkilerinin fiilen devre dışı bırakılması öngörülüyor.

İsrail basınına göre hedef, 2030 yılına kadar C Bölgesi'nin yaklaşık yüzde 15'inin kademeli şekilde "tescillenmesi".

İsrailli yetkililer, kararı "yerleşim faaliyetlerini güçlendirme" adımı olarak savunurken Filistin tarafı ve bölge ülkeleri ise bunu Batı Şeria'nın fiilen ilhakına zemin hazırlayan bir girişim olarak değerlendiriyor.

Kaynak: AA