İsrail Gazzeli Abdurrahman ile Hasan'ı hem öksüz hem de yatağa bağımlı hale getirdi
İsrail saldırısında ailesini kaybeden 7 ve 10 yaşındaki Abdurrahman ile Hasan, Gazze'de bir hastane odasında aldıkları kalıcı yaralarla tek başlarına mücadele etmeye çalışıyor.
İsrail saldırısında ailesini kaybeden 7 ve 10 yaşındaki Abdurrahman ile Hasan, Gazze'de bir hastane odasında aldıkları kalıcı yaralarla tek başlarına mücadele etmeye çalışıyor.
Gazze Şeridi'nde binlerce çocuk, İsrail'in 23 aydır sürdürdüğü soykırım nedeniyle hem ailelerini hem de sağlıklarını kaybetti.
İsrail'in Gazze Şeridi'nde sürdürdüğü soykırım 2 yılını doldurmak üzere. Bu süre zarfında Gazze'deki savaştan en çok çocuklar yara aldı. İsrail'in saldırılarında 18 binden fazla çocuk yaşamını yitirdi, binlerce çocuk ise öksüz ve yetim kaldı.
Küçük yaşta hem sağlıklarını hem de ailelerini kaybeden çocuklar, küçük bedenlerinin taşıyamayacağı çok büyük sorunlarla baş başa bırakıldı.
Hastanede ana-babasız ve yaralılar
İsrail'in Gazze'ye düzenlediği son saldırılarda ailelerini kaybeden 7 yaşındaki Abdurrahman ed-Daye ile 10 yaşındaki Hasan Mismah, savaşın ağır yükünü taşıyan yüzlerce çocuktan sadece ikisi.
Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Belah'ta Aksa Şehitleri Hastanesi'nde tedavi gören bu iki çocuğun ortak noktası ailelerini kaybetmiş ve aynı zamanda ağır yara almış olmaları.
7 yaşındaki Abdurrahman, anne-babasıyla çadırda uyurken bombaların hedefi oldu
7 yaşındaki Abdurrahman'ın halası Rana ed-Daye, yeğeninin Gazze kentine bağlı Zeytun Mahallesi'nde annesi ve babasıyla birlikte çadırda uyurken saldırıya uğradığını söyledi.
Anne ve babasının saldırıda öldüğünü, küçük Abdurrahman'ın da uzun süre yoğun bakımda kaldığını aktaran hala Rana, Abdurrahman'ın başına isabet eden şarapnellerin stabil olmayıp hareket ettiğini belirtti.
Abdurrahman'ın dayısı Isam ed-Daye ile halası Rana, "Abdurrahman'ın sadece tedavi olmasını istiyoruz, tüm dünya çocukları gibi. Bu bir insan hakkıdır." dedi.
10 yaşındaki Hasan'ın ailesi bir anda yok oldu
10 yaşındaki Hasan Mismah'ın halası Ummu Muhammed Mismah da yeğeninin, 19 Ağustos'ta ailesiyle birlikte Deyr el-Belah'ın batısındaki El-Bassa bölgesindeki çadırlarında uyurken saldırıya uğradığını dile getirdi.
Saldırıda Hasan'ın pek çok yerinden yaralandığını, ailesini ise kaybettiğini anlatan hala Ummu Muhammed, "7 kişilik bir ailesi vardı. Saldırıda 5 yaşındaki kardeşinden başka kimse kalmadı. Ailesi bir anda yok oldu." dedi.
Hasan'ın saldırıdan bu yana yemediğini, konuşmadığını ve hareket etmediğini söyleyen hala, yeğeninin hem tedaviye hem de psikolojik desteğe ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
Abdurrahman ve Hasan, aldıkları yaralarla artık yatağa bağımlı
Hastanenin cerrahi bölümünde hemşire olan Fatma Fethi es-Safedi, çocukların durumuyla ilgili hiç de iç açıcı olmayan bilgiler verdi.
Abdurrahman'ın 3 gün önce başından yaralandığını kaydeden hemşire Fatma, "Hastanın, intraventriküler (beyin içinde) kanaması olduğu için şiddetli ağrıları oluyor. Ayrıca sol bacağında her 48 saatte bir genel anestezi altında pansuman gerektiren açık yarası olan bir kırık var. Hastanın bilinci açık ancak tepkisiz, ağrı kesici ve antikonvülzan ilaçlara (epilepsi nöbetleri ve nöropatik ağrı gibi durumların önlenmesinde kullanılan ilaç grubu) ihtiyacı var." dedi.
Hasan'ın da iki hafta önce ciddi şekilde yaralandığı bilgisini veren hemşire, şöyle konuştu:
"Hasan'ın kafasında birden fazla yara ve intraventriküler kanama var. Optik sinirleri koptuğu için sağ gözünde görme kaybı oldu. Ayrıca sağ kolundaki her iki kemikte de kırıklar oluştu ve internal fiksasyon (bazı kırıklarda kemikleri ayarlamak ve vida ve plakların sabitlenmesi için kullanılan açık cerrahi yöntem) yapıldı.
Ayrıca, karnından aldığı yara nedeniyle 10 gün önce eksploratris laparotomi (Karın içindeki iç organların durumunu değerlendirmek için kullanılan cerrahi bir işlem) geçirdi.
Konuşamıyor. Genel durumu kötü, bilinci açık ancak yemek yiyemiyor, yutamıyor ve yürüyemiyor. Hastanın sürekli gözetim altında tutulması gerekiyor."









