Batı Şeria'da Filistin yönetimindeki 100 noktayı hedef alan yeni bir yerleşim planı hazırlandığı iddia edildi
İsrail'deki yerleşimci hareketler, Oslo Anlaşması'na göre Filistin yönetimi kontrolündeki A Bölgesi'nde yaklaşık 100 stratejik noktayı ele geçirmeyi hedefleyen bir plan hazırladı. Planın, büyük Filistin şehirlerini kapsadığı ve İsrail hükümetine sunulduğu öne sürülürken, Filistinli yetkililer bunu ilhak sürecinde tehlikeli bir dönüşüm olarak nitelendirdi.
İsrail'in, işgal altındaki Batı Şeria'nın Filistin yönetimi kontrolündeki A Bölgesi'nde yaklaşık 100 stratejik noktayı ele geçirmeyi amaçlayan bir yerleşim planı hazırladığı öne sürüldü.
Israel Hayom gazetesinin haberinde Batı Şeria'daki "yerleşimci hareketler" tarafından hazırlanan planın bölgenin haritasını temelden değiştirmeyi amaçladığı kaydedildi.
"Yerleşim Çiftlikleri Birliği" ve "Habita (Vatan) Forumu" olarak adlandırılan hareketler tarafından hazırlanan planın, "emir günü" veya "uygulama günü" olarak adlandırılan bir günde Batı Şeria'daki yaklaşık 100 stratejik noktaya güç konuşlandırılmasıyla ilgili mekanizmayı açıkladığı ifade edildi.
Bu stratejik noktaların Oslo Anlaşması'na göre, idari ve güvenlik olarak Filistin yönetimi kontrolündeki A bölgesinde olduğu aktarıldı.
İsrail hükümetinden bakanlara ve Başbakan Binyamin Netanyahu'ya yakın kişilere sunulan söz konusu planın büyük Filistin şehirlerini kapsadığı öne sürüldü.
Filistin'den planla ilgili uyarı
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, planın, İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak sürecinde tehlikeli bir dönüşüm olduğu değerlendirmesi yaptı.
"Yerleşimci hareketler" tarafından yürütülen planın Filistin coğrafyasını aşındırmayı ve uluslararası anlaşmaları anlamsız hale getirmeyi amaçlayan yerleşim planında niteliksel bir değişim olduğunu dile getiren Şaban, planın, marjinal grupların başlattığı müstakil bir hareket olarak değerlendirilemeyeceğini, bilakis İsrail'de özellikle Filistin topraklarının ilhakını benimseyen sağcı hükümetler gölgesinde yaşanan değişimlerin bir parçası olduğunu ifade etti.
Mueyyed Şaban, İsrail hükümetinin, Filistin topraklarının parçalanması, şehirlerin ve köylerin izole edilmesi ve coğrafi ve siyasi olarak birbirinden ayrı bölgelere dönüştürülmesi yoluyla Filistin ulusal varlığının temellerini hedef aldığını kaydetti.
Şaban, planın tehlikesinin coğrafi boyutların da ötesine geçerek, "lobi faaliyetlerinden karar alma sürecine intikal eden yerleşimci örgütlerin" İsrail yönetimi içindeki artan etkisini yansıttığını dile getirdi.
Filistinli yetkili Şaban, "yerleşim taleplerinin" resmi düzeyde himaye edilerek uygulanabilir planlara dönüşmesinin, yerleşim projesinin İsrail devlet kurumlarına entegrasyonunu yansıttığını, bunun da yasadışı yerleşimlerin ve Batı Şeria'daki stratejik alanların kontrolünü ele geçirme girişimlerinin artmasını açıkladığını belirtti.
1995 tarihli İkinci Oslo Anlaşması'na göre Batı Şeria, tamamen Filistin yönetimindeki "A Bölgesi", Filistin sivil idaresi ve İsrail güvenlik kontrolündeki "B Bölgesi" ile tamamen İsrail kontrolündeki "C Bölgesi" olmak üzere üçe ayrılıyor. "C Bölgesi", Batı Şeria'nın yaklaşık yüzde 61'ini kapsıyor.









