İş başvurusunda eksikliğini hissettiği eğitime sarıldı, deri işlemede usta öğreticiler yetiştiriyor
Sakarya'da 27 yaşında tekstil fabrikasına başvuru formu doldururken ilkokul mezunu olmasına dertlenerek ortaokul, lise ve üniversite eğitimini tamamlayan Emine Akyüz, "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" olarak deri işleme sanatını gelecek nesillere aktarıyor - 58 yaşındaki Akyüz: - "Öz sanatlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor öz benliğimizde kalmamız adına. Bunları kenara attığımızda kimliğimizi de unuturuz"
Sakarya'nın Akyazı ilçesinde, geç kaldığı eğitim hayatına sımsıkı sarılıp el sanatlarında hem alaylı hem mektepli olmayı başaran 58 yaşındaki Emine Akyüz, deri işleme sanatını yaşatmak amacıyla eğitimlerine devam ediyor.
Akyüz, 1995'te bir tekstil fabrikasına başvuru formu doldururken sadece ilkokul kısmını işaretlemenin kendisini kötü hissettirmesinin ardından Halk Eğitim Merkezi'nde açık öğretime kayıt yaptırarak ortaokul ve lise eğitimini tamamladı.
Merkezde ayrıca giyim üzerine eğitim alan Akyüz, İstanbul'da sergide gördüğü filografi sanatına yöneldi. Bu alanda kendini geliştirip Akyazı Belediyesinin katkılarıyla engelli bireylere eğitim vermeye başlayan Akyüz, kentteki ilk filografi sergisini 2012'de özel öğrencileriyle açtı.
Tekirdağ'ın Muratlı Kaymakamlığınca yapılan davet üzerine oradaki Halk Eğitim Merkezi'nde engelli bireylere eğitim verip usta öğretici yetiştiren Akyüz, iki kursiyeriyle 2014'te üniversite sınavına girmeye karar verdi.
Selçuk Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi El Sanatları Bölümü'ne kayıt yaptıran ve burada deri işleme sanatında kendini geliştiren Akyüz, bu süreçte Kırşehir Valiliğinin davetiyle hafta sonları Konya'dan Kırşehir Belediyesi Aile Yaşam Merkezi'ne giderek özel bireylere filografi eğitimi verdi.
Makrome, giyim, nakış, katı, minyatür, tezhip, filografi ve teknik resim alanlarında da yetkinlik kazanan ve 2018'de üniversiteden mezun olup memleketinde Adapazarı Yenikent Halk Eğitim Merkezi'nde deri işlemede eğitim vermeye başlayan Akyüz, 2023'te Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olmaya hak kazandığı kariyerinde birçok öğrenci ve usta öğretici yetiştirdi.
Geleneksel ve modern tekniklerle farklı kültürlerin mirasından aldığı ilhamla deriyi ilmek ilmek işleyerek çanta, cüzdan, kemer, tablo, kitap ciltleme, giyim, yöresel yemeni gibi ürünler tasarlayan Akyüz, eğitimleriyle birçok kişinin meslek sahibi olup para kazanmasına öncülük ediyor.
"Ömrümün sonuna kadar devam etmek istiyorum"
58 yaşındaki Akyüz, AA muhabirine, ayakkabı, çanta, cüzdan gibi birçok temel eşyada kullanıldığı için deri işleme sanatında karar kıldığını söyledi.
Üniversitenin kendisine çok şey kattığını dile getiren Akyüz, "Tercihim genelde insanların temel ihtiyaçlarına yönelmekti. Belki minyatür sanatçısı da olabilirdim, talep öyle olunca başladım ama bu kadar uzun süre ders vereceğimi hiç düşünmemiştim." dedi.
Akyüz, meslek hayatında usta öğreticiler yetiştirmenin gururunu yaşadığını belirterek, bildiği her şeyi kursiyerlerine öğrettiğini, öğretirken de yeni şeyler öğrendiğini ifade etti.
Kurumun açtığı sergi için oğlak derisine katı, tezhip ve hat sanatını ekleyerek oluşturduğu tablo eserini 3 ayda tamamladığını anlatan Akyüz, o süreçte ders saati dışında öğrencileri gittikten sonra 1-2 saat atölyede çalıştığını ya da evde devam ettiğini kaydetti.
Akyüz, gençlerin geleneksel sanatlarda daha aktif olmaları gerektiğini vurgulayarak, "Öz sanatlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor, öz benliğimizde kalmamız adına. Yoksa, bunları kenara attığımızda kimliğimizi de unuturuz. Bizim kimliğimiz sanatlarımız. O yüzden devam edilmesini, gençlerin yapmasını ve daha aktif olmalarını istiyorum. Gönlümden geçen daha çok üniversite gençlerine yönelmek. Ömrümün sonuna kadar devam etmek istiyorum." diye konuştu.
Kurmak istediği atölyede Kültür ve Turizm Bakanlığının festivallerine hazırlanacağını ve öğrenci yetiştirmeye devam edeceğini çünkü her öğrettiği neslin sanatı bir sonrakine taşıyacağının bilincinde olduğunu dile getiren Akyüz, sanat yaşamını gelecek nesillere bırakmak için kitap haline getirmek istediğini ve "Yaşayan İnsan Hazineleri" envanterine girmeyi hedeflediğini sözlerine ekledi.
"Bizim hayal gücümüzü asla kısıtlamadı"
Adapazarı Yenikent Halk Eğitim Merkezi Müdür Yardımcısı Nurhan Sarıpekmez ise Akyüz'ün deri üzerine birçok alanda eserler ürettiğini, öğrenci ve usta öğreticiler yetiştirdiğini söyledi.
Akyüz'ün farklı alanlarda da yeteneği olduğunu anlatan Sarıpekmez, "Deri üzerine ebru, hat ve süslemeler yapıyor. Bunlarla ilgili tabloları var hocamızın. Azimli, çok hevesli, sanatçı olmak farklı bir duygu tabii ki, deriyle ilgili her şey geliyor hocamızın elinden. Biz onunla çalışmaktan çok mutluyuz, kurumumuza ve öğrencilerine çok şey katıyor." ifadelerini kullandı.
Kursiyer Aysun Hafsa Esen, yaklaşık 5 yıldır deriyle meşgul olduğunu ve doğal olan her şeyi çok sevdiğini, hakiki deriyle meşgul olmanın da bunun bir parçası olduğunu belirtti.
Hocası sayesinde hakiki deri işleme konusunda hayatına zenginlik kattığına değinen Esen, sözlerini şöyle tamamladı:
"Evvelden çok daha dar alanda deriyi kullanabileceğimi düşünüyordum fakat hocamla tanıştıktan sonra bu alanın ne kadar geniş olabileceğini yakinen anlamış oldum. Hocam son derece müşfik, mahir, öğretici bir hoca, arkadaş, dost. Bizim hayal gücümüzü asla kısıtlamadı, yani müfredat dahilinde ilerlemekten ziyade deriyi kendi maharetimiz neyse o yönde işlememiz konusunda daima destekçi oldu. Böyle olunca insanın ufku daha da açık oluyor, daha zengin şeyler ortaya koyabiliyor."











