Giyilebilir teknolojilerle bebeklerin kalp sağlığı anbean takip ediliyor

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi'nde uygulanan giyilebilir teknolojiler sayesinde kalp hastası bebeklerin sağlık verileri anlık olarak takip ediliyor. Bu sistemler, erken müdahaleye olanak tanıyıp, ailelerin kaygılarını azaltıyor.

Vücuda takılan "akıllı çorap" ve "saatler" gibi giyilebilir teknolojiler, kalp hastası bebek ve çocukların sağlık verilerini takip ederek, erken müdahaleye olanak sağlıyor.

Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi'nde Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Öykü Tosun ve ekibi tarafından kullanılan giyilebilir teknolojilerle kalp hastası bebekler takip ediliyor.

Giyilebilir teknolojiler, akıllı telefon ve bilgisayar gibi cihazlarla da eş zamanlı çalışabiliyor.

Böylece özellikle doğumsal kalp hastası yenidoğan bebeklerin ve çocukların kalp atım hızları anlık takip edilebiliyor.

Doç. Dr. Öykü Tosun, AA muhabirine, yılda 1 milyon canlı doğumdan yaklaşık 10 bininin doğumsal kalp hastalıklarıyla hayata geldiğini söyledi.

Bu hastalıkların bazılarının yapısal rahatsızlıklar, bazılarının da ritim bozuklukları olduğuna dikkati çeken Tosun, gelişmiş teknolojilerle artık anne karnında bunlara tanı konulabildiğini vurguladı.

Doç. Dr. Tosun, çocuklarda en sık görülen kalp hastalıklarından birinin kalpte delik olarak bilinen "Ventriküler Septal Defekt (VSD)" olduğunu belirtti.

Doğum sonrası hemen müdahale edilmesi gereken, damarların ters çıktığı bir durumun da olduğunu dile getiren Tosun, yapısal kalp hastalıklarının anne karnında oluşmaya başladığını kaydetti.

Tosun, yenidoğan bebeklerin yapay zeka destekli takip sistemleri ve teknolojiler sayesinde izlenebildiğini ifade ederek, "Doğumsal kalp hastalığıyla doğan veya anne karnında ritim problemiyle mücadele eden bebeklerde endişe ve kaygı verici bir dönemde, giyilebilir teknoloji ve yapay zeka destekli izlem sistemleri devreye giriyor. Kendi kliniğimizde bu giyilebilir teknolojileri çok kullanıyoruz. Yapay zeka destekli giyilebilir teknolojinin verdiği verileri bize gönderirken ne şekilde bir yol izlemeleri gerektiği konusunda ailelere eğitimler de veriyoruz." diye konuştu.

İzlenme sürecinin önemli olduğunu, evde takip süreciyle ailenin biraz daha kendini güvende hissettiğini aktaran Tosun, bu sistemin hekimin kontrol randevuları arasındaki kör noktaları kaçırmasının önüne geçebildiğini vurguladı.

Doç. Dr. Tosun, "Hasta bize geldiğinde biz her şeyi fark edebiliyoruz. Evdeki süreçte ise hasta bize belli bir sıklıkta geliyor. Bu sistem, o süreçte bizim daha erken müdahale etmemiz gereken bir durum olup olmadığı konusunda bize güzel bir zaman kazandırıyor." bilgisini verdi.

Bu sistemde, giyilebilir çoraplar ve saatlerin yanı sıra yeni yeni gündeme gelmeye başlayan yelekler ve kemerlerin de olduğunun altını çizen Tosun, şöyle devam etti:

"Şu an küçük hastalarda giyilebilir çoraplar, daha büyük hastalarda da giyilebilir saatler kullanılıyor. Çocukların kalp hastalıklarının tedavi, tanı kısmında değil, daha çok izlem kısmında bize çok önemli bir katkı sağlıyor. Ailelere yapay zeka destekli giyilebilir teknoloji sistemlerinde birtakım ayarlamalar yapıyoruz. Aileler o verileri bize gönderiyor. Biz de o verileri kendi klinik deneyimimizde değerlendirip eğer bir sıkıntı görürsek ve olağandışı bir durum tespit edersek kuruma davet ediyoruz. Bu yapay zeka teknolojisi sayesinde kandaki oksijen değeri, hastanın solunum sayısı, hastanın nabzı ve bu nabzının trendi sürekli olarak kayıt altına alınıyor. Yapay zeka tek başına hekimin yerini asla alamaz. Hekimin klinik karar desteğine sadece katkıda bulunabilir. Hekimin hayat kurtarması için ona zaman tanıyor."

Bebeğin anne karnında takibi başlıyor

Aynı hastanede Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Fahri Ovalı ise gebeliğin başlangıcından itibaren kadın doğum hekimlerinin bebeği anne karnında düzenli olarak takip ettiğini söyledi.

Herhangi bir sorunla karşılaşıldığında önceden bilgilendirdiklerini aktaran Ovalı, böylece doğum esnasında gerekli hazırlıkları yapabildiklerini bildirdi.

Prof. Dr. Ovalı, "Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğumsal kalp hastalıkları, her 100 bebekten 1 ila 3'ünde ortaya çıkıyor. Kalp gelişimi gebeliğin erken döneminde olan bir süreç. Dolayısıyla bu dönemdeki bazı olaylar kalbin tam olarak gelişmemesine veya eksik gelişmesine yol açabiliyor." dedi.

Gebelik takibi düzgün yapıldığında ilk trimesterden itibaren kalp hastalıklarının tanısının koyulmasının mümkün olduğunu anlatan Ovalı, "Bazı hastalıklarda bebeği erken doğurtmak da gerekebilir. Ama büyük bir çoğunluğunda bebeklerin zamanında doğmasına kadar bekliyoruz. Doğduktan sonra hastalığın cinsine göre gerekli tedavilerimizi yapıyoruz." şeklinde konuştu.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.