Gazzeli çocuklar Abdurrahman ve Feryal, çöken binada hem ailelerini hem de yuvalarını kaybetti

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Güncelleme:
+2 sitede yayında
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

- Çöken apartmanın enkazından yaralı olarak kurtarılan iki torunuyla başbaşa kalan Filistinli babaanne Feryal Azzam: -"Vallahi abartmıyorum, aramadığımız hiçbir yer kalmadı ama sığınacak bir karış toprak bulamadık. Nereye gitsinler?" "Bina pek güvenli değil diyordum ama çökeceğini tahmin etmiyorduk, böyle bir şey olacağını hiç beklemiyorduk" "Bombardıman saat bir, iki civarı, gece yarısından sonra oldu. Bombardıman onların bulunduğu bölgede gerçekleşti. Bina sallanmaya başladı. Torunum bana 'Babaanne kolonlar yıkıldı, kolonlar devrildi' dedi. Üzerlerine enkaz çöktü" "(Torunlarını işaret ederek) Şu kız kendisini kurtarana 'Ölmeme izin verme, beni göremezse babaannem üzüntüden ölür' diyordu. Bu çocuk da 'Babaannemi istiyorum' diyordu, canım ciğerim benim... Bu ikisi enkazdan çıkarıldı"

İsrail ordusunun soykırıma varan saldırılarında ağır hasar gören 6 katlı "Saadet Apartmanı", uykudaki onlarca insanın üzerine çökerek mezar olurken, 6 yaşındaki Abdurrahman Azzam ve 10 yaşındaki Feryal Azzam hem ailelerini hem de barınacak yer bulmanın zor olduğu Gazze'de yuvalarını kaybetti.

İsrail saldırılarının etkilerinin dahi can kaybına neden olduğu Gazze'de Azzam kardeşler babaannelerinin yanında derme çatma çadırda yaşam mücadelesi veriyor.

Enkaz altından çıkarılan iki torunu 6 yaşındaki Abdurrahman Azzam ve 10 yaşındaki Feryal ile Gazze kentinin batısında kurulan bir çadırda yaşam mücadelesi veren Filistinli Azzam, yaşadıkları acılı süreci AA'ya anlattı.

Feryal Azzam, "Vallahi teyzem, hiç yer yok teyzem, sığınacak yer kalmadı. Vallahi abartmıyorum, aramadığımız hiçbir yer kalmadı ama sığınacak bir karış toprak bulamadık. Nereye gitsinler?" diyerek yaşadıkları çaresizliği dile getirdi.

Azzam, İsrail saldırıları sebebiyle öyle bir noktaya geldiklerini ve Deyr el-Balah'a dönmeyi düşünmeye başladıklarını belirterek, bölgedeki saldırıların sürdüğünü söyledi.

Deyr el-Balah ve Han Yunus'un da İsrail ordusu tarafından vurulduğunu aktaran Azzam, özellikle Gazze'nin güneyinin yoğun bombardıman altında olduğunu ifade etti.

Azzam, "Biz de dedik ki 'Bir yer boşalsın, kim çıkarsa çıksın seni hemen yerleştireceğiz.' Ama durum eskisi gibi değil ki…" diyerek, geçmişte evi yıkılan kişilerin başka bir ev bulup taşınabildiğini, ancak artık saldırıların yoğunluğu sebebiyle boş bir yer kalmadığını anlattı.

Çöken binada gelininin ailesi zorunluluktan kalıyordu

Kaybettiği gelini İslam Abdullah El-Acle'nin binanın çökmesinden bir gün önce ailesinin yanına gitmek istediğini her gittiğinde bina güvenli olmadığı için uyuyamadığını söyledi.

Azzam, "Bina pek güvenli değil diyordum ama çökeceğini tahmin etmiyorduk, böyle bir şey olacağını hiç beklemiyorduk. Kız kardeşinin kızının doğum günü olduğunu söyledi, bugün de kendi doğum günüydü. Bugün İslam'ın doğum günüydü." diyerek yaşadıkları üzüntüyü aktardı.

Torunlarının kendisine çok bağlı olduğunu ve gitmeden önce kendisini defalarca öptüğünü söyleyen Azzam, "İlk defa çıkarken kapıya kadar gidip beş kez geri döndüler. Beni öpüp 'Babaanne, seni bekletmeyeceğiz' diyorlardı. Gidip gidip geliyorlardı, benden ayrılmak zor geliyordu." dedi.

Azzam, şöyle devam etti:

"Bombardıman saat bir, iki civarı, gece yarısından sonra oldu. Bombardıman onların bulunduğu bölgede gerçekleşti. Bina sallanmaya başladı. Torunum bana 'Babaanne kolonlar yıkıldı, kolonlar devrildi' dedi. Üzerlerine enkaz çöktü. (Gelini Acle'nin) Üç kız kardeşi balkondan sokağa fırladı; ikisinde kırıklar var, biri de yoğun bakımda. Binadaki diğerlerinin üzerine ise çatının tamamı doğrudan çöktü. Ama hemen, çabucak ölmediler. Kız onların seslerini duyuyormuş; dedeleri torunlarına sesleniyormuş, adam torunlarını çağırıyormuş. Oğlunu kaybetmiş bir kadın da 'Ölmek istemiyorum, ölmek istemiyorum; kayıp olan oğlum Muhammed gelip beni görmeden ölmek istemiyorum' diye ağlıyormuş. Kayıp olan oğlu Muhammed..."

İki torunu enkazdan çıkarıldı

Daha önceki bombardımanlarda ağır hasar alan Saadet Apartmanı gece saatlerinde aniden çöktü. Aile üyelerinden bazılarının enkaz altında kaldığı olayda, 6 yaşındaki Abdurrahman Azzam ile 10 yaşındaki ablası Feryal yaralı olarak kurtarıldı. Anne İslam el-Acle ile küçük kardeşleri Rızk ise enkaz altında hayatını kaybetti.

Hayatlarını kaybedenleri Allah'a emanet ettiklerini söyleyen Azzam, iki torununun enkaz altından çıkarıldığını anlattı.

Torunlarını işaret eden Azzam, "Şu kız kendisini kurtarana 'Ölmeme izin verme, beni göremezse babaannem üzüntüden ölür' diyordu. Bu çocuk da 'Babaannemi istiyorum' diyordu, canım ciğerim benim... Bu ikisi enkazdan çıkarıldı."

Kaybettiği torununun hasretiye tutuşuyor

Küçük torunu Rızk hakkında konuşurken gözyaşlarına hakim olamayan Azzam, "Dünyadaki en tatlı, en akıllı çocuktu. Kalbimdeki en değerli şey benden gitti." ifadelerini kullandı.

Azzam, torununun çok zeki ve akıllı olduğunu söyleyerek, şunları anlattı:

"Ne zaman banyo yapsa gelip evdeki herkesi öperdi. Küçüğünü büyüğünü, evdeki herkesi 'Banyo yaptım' diye öperdi. Yanımıza öpmeye geldiğinde ona 'Bakayım kim banyo yapmış, saçını yıkamış?' derdim, 'Evet' derdi. Her yıkandığında gelirdi."

Torununun daha yeni konuşmaya başladığını aktaran Azzam, "'Açım, yemek istiyorum' diyordu... Gitti işte." dedi.

Azzam, şu ifadeleri kullandı:

"Yeni yeni konuşuyordu, ah içimi yakan da bu ya... Allah onlara rahmetiyle muamele etsin, Allah rahmet eylesin."

Kaynak: AA
Haberler.com
2000

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.