FKÖ Yürütme Komitesi Üyesi Ebu Huli'den "Nekbe devam ediyor" vurgusu Açıklaması

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

FKÖ Üyesi Ahmed Ebu Huli, Filistinlilerin bu yıl Nekbe'yi, devam eden felaket ortamında andığını belirtti ve uluslararası toplumun sessizliğini eleştirdi.

Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) Yürütme Komitesi Üyesi Ahmed Ebu Huli, Filistinlilerin bu yıl Nekbe'yi (Büyük Felaket) "yenilenen mekanizmalarla devam eden bir felaket ortamında" andığını söyledi.

Ebu Huli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistin'deki mevcut duruma ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Sahada bugün yaşananların 1948'de başlayan süreçten bağımsız olmadığını belirten Ebu Huli, "Filistin topraklarında yaşanan tırmanış, kesintisiz devam eden yerinden etme ve tehcir projesinin doğrudan uzantısı." dedi.

Ebu Huli, Filistinlilerin, Nekbe'nin 78. yılını "yenilenen mekanizmalarla devam eden bir felaket" ortamında anmak zorunda kalmalarından duyduğu üzüntüyü ifade ederek, şunları söyledi:

"Gazze Şeridi'nde halkımızı yok etmeyi amaçlayan soykırım, Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetleri ve toprakların parçalanması, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları ile Kudüs'teki baskı politikaları, hala Nekbe'nin tam ortasında olduğumuzu gösteriyor."

"Gitmeyeceğiz, köklerimiz tüm tehcir girişimlerinden daha derin"

Aynı zamanda FKÖ Mülteci İşleri Dairesi Başkanı da olan Ebu Huli, Nekbe anmaları için ulusal çalışma grupları, halk komiteleri ve mülteci kampı temsilcileriyle ortak program hazırlandığını belirtti.

Bu yılki anma programının temasının "Gitmeyeceğiz, köklerimiz tüm tehcir girişimlerinden daha derin" olduğunu aktaran Ebu Huli, etkinliklerin Batı Şeria, Gazze Şeridi ve Lübnan'daki mülteci kamplarını kapsadığını, dünyanın farklı ülkelerinde de ortak sloganlarla dayanışma gösterileri düzenlendiğini kaydetti.

Ebu Huli, şu ifadeleri kullandı:

"Nekbe'nin üzerinden 78 yıl geçmesine rağmen Filistin halkı hala topraklarına ve haklarına sıkı sıkıya bağlı olduğunu; tüm bu on yıllar boyunca aç, susuz, eğitimsiz bırakma ve sistematik hedef alma gibi ağır koşullara rağmen hezimet karşısında baş kaldırdığını kanıtladı."

"Uluslararası toplum sadece seyrediyor"

Tüm bu yaşananlar karşısında uluslararası toplumun acizliğini eleştiren Ebu Huli, "Dünya bugün Gazze ve Batı Şeria'da yaşanan soykırımı, mülteci kamplarının hedef alınmasını sadece seyrediyor." dedi.

Bu sessizliğin ihlalleri teşvik ettiğini vurgulayan Ebu Huli, uluslararası topluma sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) yönelik baskılara da değinen Ebu Huli, "Bugün UNRWA, yaklaşık 6 milyon mülteciye hizmet sunmasına rağmen mali kriz ve siyasi baskılarla hedef alınıyor. Ajans, Nekbe suçunun en somut tanığı." ifadelerini kullandı.

"Geri dönüşün sembolü mülteci kampları; kasten hedef alınıyor"

Batı Şeria, Gazze ve Lübnan'daki mülteci kamplarının hedef alınmasını değerlendiren Ebu Huli, şunları söyledi:

"Batı Şeria'daki Cenin, Nur Şems ve Tulkerim mülteci kamplarında yaşananlar ile Gazze Şeridi'ndeki kamplarda gerçekleştirilen geniş çaplı yıkım ve Lübnan'daki kamplara yönelik saldırılar, bu hedef almaların mülteci kamplarının geri dönüşün sembolü olmasından kaynaklandığını gösteriyor. Mülteci kampları, geri dönüşün sembolü olması nedeniyle hedef alınıyor."

Ebu Huli, altyapının yok edilmesi ve yaşam koşullarının zorlaştırılmasıyla Filistinlilerin yeniden göçe zorlanmak istendiğini ancak halkın buna rağmen topraklarında kalmaya devam ettiğini belirtti.

"Gitmeyeceğiz ve bedeli ne olursa olsun topraklarımızda kalacağız"

Filistin yönetiminin iki devletli çözüme bağlı olduğunu ifade eden Ebu Huli, "Uluslararası toplumdan Filistin Devleti'ni tanımasını, iki devletli çözümü uygulamasını, başkenti Kudüs olan bağımsız bir devletin kurulmasının güvence altına alınmasını istiyoruz." diye konuştu.

1948 yılında kabul edilen, mültecilerin geri dönüş hakkına ilişkin BM'nin 194 sayılı kararının, geri dönüş ve tazminatı da kapsayacak şekilde uygulanmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Ebu Huli, "Mesajımız net. Gitmeyeceğiz ve bedeli ne olursa olsun topraklarımızda kalacağız, çünkü bu toprak bizim kimliğimiz ve geleceğimiz." ifadelerini kullandı.

Ebu Huli, Nekbe anmalarının yalnızca geçmişi hatırlamak anlamına gelmediğini, aynı zamanda Filistin halkının adalet ve özgürlük mücadelesini sürdürme kararlılığının da göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

1948'den beri dinmeyen acı: Nekbe

Filistinliler, İsrail'in 14 Mayıs 1948'de işgal ettiği Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi ve Filistinlileri zorunlu göçe tabi tutması nedeniyle 15 Mayıs'ı "Nekbe" (Büyük Felaket) olarak anıyor.

İsrail güçleri Nekbe sırasında 1 milyona yakın Filistinliyi zorla topraklarından çıkararak sürgün etti; Filistinlilere ait 675 köy ve kasaba yok edildi. Siyonist çeteler, 70'ten fazla katliam gerçekleştirdi ve 15 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi.

Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.