Erbakan: Türkiye NATO'da garson gibi kalktı
Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, NATO Zirvesi'nde Türkiye'nin somut kazanım elde edemediğini, F-35 ve CAATSA sorunlarının çözülmediğini, aşırı harcama yapıldığını söyledi. Ayrıca 15 Temmuz, FETÖ, ekonomi ve asgari ücret eleştirilerinde bulundu.
(ANKARA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, " Türkiye, NATO Zirvesi'nde ev sahibi olarak oturduğu masadan garson olarak kalktı" dedi.
Erbakan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısındaki sözlerine 15 Temmuz darbe girişiminde yaşamını yitirenleri anarak başladı.
Darbe girişiminin önlenebilir olduğunu ve süreçte iktidarın ciddi ihmalleri bulunduğunu ifade eden Erbakan, FETÖ'nün devlet içerisinde güç kazanmasının uzun yıllara yayılan siyasi tercihler sonucunda gerçekleştiğini belirtti.
Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"15 Temmuz bir gecede ortaya çıkmış bir hadise değildir. Bunun 15-20 yıllık bir geçmişi vardır. Maalesef yıllar boyu mevcut iktidar devlet kadrolarını günlük siyasi hesaplarla, belirli yapılara teslim etti. Sonrasında da 'aldatıldık' diyerek sorumluluktan kaçmaya çalıştı ama devleti yönetenlerin, 'aldatıldık' diyerek bu şekilde büyük yanlışları yaptıktan sonra sorumluluktan kaçmaları mümkün değildir. Bütün yanlışlar aslında siz Milli Görüş gömleğini çıkarttıktan sonra başladı. FETÖ'nün devlete sızması, yapılanması, ittifak yapılması da Milli Görüş gömleğinin çıkartılması ile oldu. Milli Görüş'ün çıktığı kaba maalesef FETÖ dolduruldu ve yaşananlar da bunun bir sonucudur. Milli Görüş'ün yıllarca yaptığı uyarılar dikkate alınsaydı o kara gece yaşanmayabilirdi."
FETÖ ile mücadelenin yalnızca örgütün alt kademeleriyle sınırlı kaldığını ileri süren Erbakan, "Gerçek bir hesaplaşma için piramidin en üstündeki ihanet katmanının yargılanması gerekir. Ancak bu süreçte de adalet ilkesinden asla vazgeçilmemelidir" diye konuştu.
"NATO ZİRVESİ'NDE TÜRKİYE'YE UYGULANAN YAPTIRIMLAR KONUŞULMADI"
Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi'ni de değerlendiren Erbakan, zirvenin kamuoyuna "diplomatik başarı" olarak sunulduğunu ancak Türkiye açısından somut bir kazanım elde edilemediğini vurguladı.
Zirve süresince siyasi sonuçlar yerine organizasyonun ve liderlere sunulan yemeklerin konuşulduğunu söyleyen Erbakan, "Magazin konuşuldu ama siyaset konuşulmadı. Türkiye'ye uygulanan yaptırımlar, savunma sanayi alanındaki sorunlar gündeme getirilmedi" ifadelerini kullandı.
"SADECE NATO LİDERLERİNİN GÖZÜ BOYANACAK DİYE MİLYARLARCA LİRA HARCANDI"
Erbakan, zirvenin organizasyonu için yapılan harcamaları da eleştirerek, "Sadece NATO liderlerinin gözü boyanacak diye milyarlarca lira harcandı. Millete gelince kaynak bulunamıyor" dedi ve şöyle devam etti:
"Sırf NATO liderlerinin gözü boyanacak diye iki gün sonra çöpe atılacak panolara, tabelalara, billboardlara 181 milyon lira harcandı ve aynı zamanda da yol yapımları, VIP havalimanlarının yapılması, konuk evleri derken 2 günlük zirvenin faturası 15 milyar liraya yaklaştı. Ankara'ya elbet hizmet yapılsın ama Ankaralıların bu hizmetlere kavuşabilmesi için illa Trump'ın mı Ankara'ya gelmesi gerekiyordu? Hükümet yıkıntıları, gecekonduları perdelerle, vatandaşın sefaletini ise mahalleye giriş engelleri ile örttü. Halbuki bu zirveye gelen liderler Türkiye'nin gayri safi milli hasılasını, dış borcunu, iç borcunu, ödemekle yükümlü olduğu borç faizlerini, asgari ücreti, emekli maaşını, Türkiye'deki açlık ve yoksulluk sınırını çok iyi biliyorlar. Siz perdelerle kapatmaya çalışsanız da bunu liderlere göstermemeye çalışsanız da liderler Türkiye'deki açlık ve sefaletin boyutunu tabii ki resmi verilerden biliyorlar. Bütün bunlar yapıldı, milletin ihtiyaçlarına gelince kaynak yok ama iş küresel güçleri memnun etmeye gelince, gösterişle gelince milyarlar bir gecede bulunuyor. Türkiye'nin makus talihi bir kez daha cereyan etti. Millete gelince vakit yok, nakit yok, çözüm yok, kaynak yok ama faiz de gelince, imtiyazlı holdinglere gelince, bununla beraber israfa gelince milyarlar bir gecede bulunuyor."
"F-35'LERDE VE CAATSA YAPTIRIMLARINDA SONUÇ ALINAMADI"
Türkiye'nin zirveden savunma sanayi alanında beklentilerini karşılayacak sonuçlarla dönemediğini kaydeden Erbakan, F-35 savaş uçaklarının teslim edilmesi, F-16 modernizasyonu ve KAAN savaş uçağı için motor temini konusunda herhangi bir somut ilerleme sağlanamadığını söyledi. ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda da herhangi bir güvence verilmediğini belirten Erbakan, buna karşın Türkiye'nin yeni savunma ve enerji taahhütlerinde bulunduğunu belirtti.
Erbakan, "Trump'ın bütün kibiriyle ve üstenciliği ile söylediği tek şey 'son kararımı vermedim ama olumlu düşünüyorum' cümlesi oldu. Bunun manası küçümseyici ve üsttenci bir 'bakarız' cümlesidir. Herhangi bir vaat yok, herhangi bir güvence yok, son derece kibirli bir şekilde duruma göre 'vakti gelince bakarız' demiş oldu. Türkiye, NATO Zirvesi'nde masaya ev sahibi olarak oturdu ama garson olarak kalktı" ifadelerini kullandı.
NATO Zirvesi öncesinde Gazze ve Filistin'e destek amacıyla eylem hazırlığında bulunan bazı kişilerin gözaltına alınmasını da eleştiren Erbakan, Mavi Marmara gönüllülerine yönelik işlemlerin doğru olmadığını söyledi.
İktidarın Filistin konusundaki söylemleri ile uygulamalarının çeliştiğini ifade eden Erbakan, Kürecik Radar Üssü'nün faaliyetlerini de eleştirdi.
"ÇÖZÜM D-8'dedir"
Yeniden Refah Partisi olarak dış politikada D-8'in yeniden etkin hale getirilmesini savunduklarını belirten Erbakan, merhum Necmettin Erbakan'ın ortaya koyduğu "adil düzen" anlayışının Türkiye için çıkış yolu olduğunu ifade etti. İktidara çağrıda bulunan Erbakan, "Sorun bu milletin kabiliyetinde değil, bütçeyi faiz lobisine akıtıp sonra da Washington'dan motor ve uçak dilenen montajcı zihniyettedir. Çözüm ise D-8'dedir ve adil düzendedir. İktidara çağrımız, teslimiyet siyasetinden vazgeçin, D-8'i yeniden canlandırın ve D-60 projesini hayata geçirin" dedi.
"ASGARİ ÜCRET 55 BİN LİRA OLMALIDIR"
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Erbakan, yıllık enflasyonun yüzde 32 olarak gerçekleşmesine rağmen emekli maaş artışlarının daha düşük oranlar üzerinden hesaplanmasını eleştirdi.
TÜRK-İŞ'in açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı verilerine dikkati çeken Erbakan, mevcut ücretlerin vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğunu savundu. En düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini belirten Erbakan, "Asgari ücret de yoksulluk sınırının yarısı seviyesinde, yani 55 bin lira olmalıdır" dedi.
Bu artışların finansmanının faiz giderlerinden karşılanabileceğini kaydeden Erbakan, "Bir senede faiz lobilerine aktardığınız 2,7 trilyon lirayı oradan kurtarsanız buradan aileleri ile birlikte 30 milyon insanın yüzünü güldürebilirsiniz. Ama bu bir tercih meselesidir. 'Önce millet' anlayışına sahip bir iktidarın olması gerekmektedir. 'Önce imtiyazlılar' anlayışına sahip iktidarlar bu meseleyi çözemez. 'Önce millet' anlayışı ile paylaşımda adaleti sağlayacağız. Borç zam, vergi ekonomisi yerine üretimi, istihdam ve ihracat odaklı bir ekonomiyi inşallah Türkiye'de hakim kılacağız. Adil düzen ekonomisini inşallah Türkiye'de hakim kılacağız" diye konuştu.














