Eskişehir'de "Özel Dersanelerin Geleceği" Paneli
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Muammer Yaşar Özgül, Meslek Okullarının Piyasanın İhtiyacını Daha İyi Bilen İş Adamları Tarafından Kurulması Gerektiğini Söyledi.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Muammer Yaşar Özgül, meslek okullarının piyasanın ihtiyacını daha iyi bilen iş adamları tarafından kurulması gerektiğini söyledi.
Eskişehir Ticaret Odası (ETO) 27. Eğitim ve Öğretim Meslek Komitesi tarafından düzenlenen "Özel Dershanelerin Geleceği" konulu panelde konuşan MEB Müsteşarı Muammer Yaşar Özgül, eğitim konusunda ülkede önemli gelişmelerin yaşandığını belirterek, "Eğitimde reform yapılması gerekiyorsa yapılacaktır. Milli Eğitim olarak 'sorunlar nasıl çözülmeli' diye mesai harcıyoruz. Sorunlar çözülecektir. Sosyal bilimlerde bir sorunu tek çözümü yoktur. Matematikte 2+2=4 eder ama, sosyal bilimlerde tek bir çözüm yolu yoktur. Eğitim de bir sosyal bilimdir. Siz 'en iyi çözüm' diye yaparsınız, uygulamaya geçildiğinde daha iyi yolların olduğunu görürsünüz. Reform yapılacak alanlarda yasalar, yönetmelikler her zaman en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor. Yenilik anlamında ne yapılacaksa o yapılmalı, yasalar daha sonra bu yeniliklere göre düzenlenmeli. Her şeyi kanunla, yasayla çerçevelerseniz onlar sizin ayağınızı bağlar, yeniliklerden uzaklaştırır. Ticaret ve Sanayi Odaları, iş adamları, meslek liseleri açmalı. özel sektör bu işi yapmalı, onlara yardımcı olmalı. Piyasanın neye ihtiyacı olduğunu onlar çok daha iyi biliyorlar. Mesleki yeterlilik kurumu kuruldu. Mesleki alanda alınan sertifikalardan ziyade bu kurum tarafından yapılan yeterlilik sınavı sonrası verilen sertifika kişinin meslekteki yeterliliğinin belgesi olacak. Bu şekilde, mesleki okullar arasında da bir rekabet oluşturularak kalite artırılacak" diye konuştu.
Eğitim için bütçeden ayrılan payın 23 milyon YTL olduğunu belirten Özgül, "Türk Silahlı Kuvvetleri de dahil tüm kamu kaynaklarına ayrılan paylar arasında ilk sırada eğitimin olması bu konuya verilen değeri ortaya koymaktadır. Eğitim, huzur ve güvenliğin olduğu demokratik toplumların oluşmasına katkı sağlar. Terörün, rüşvetin olduğu, huzurun, güvenliğin olmadığı yerlerde eğitim düzeyinin çok düşük olduğu görülür. Eğitim için olmazsa olmaz bazı unsurlar vardır. Bunları, teknolojik imkanlar, laboratuarlar, sosyal tesisler diye sıralayabiliriz. Eğitim kurumları amaca göre hizmet veren kurumlar olmalı. Eğitimde kalite bu şekilde yakalanabilir" dedi.
Son 5 yıl içersinde 115 bin derslik yapıldığını ifade eden Özgül, "Eğitimde fiziki altyapıda önemli gelişmelere imza atıldı. 'Yüzde 100 Eğitime Destek Kampanyası' ile yapılan derslik sayısı 30 bin adet. Tüm okullarımız bilgisayarlı. Öğretmenlerimize kişisel bilgisayar temin edildi. Bilişim adına çok önemli gelişmeler yaşandı. 10 binlerce öğretmenimizi bir anda hiç bir karışıklığa meydan vermeyecek şekilde atamalarını gerçekleştirebiliyoruz. Tüm öğretmenlerimiz çok memnun. Öğrencilerimiz için yapılan yurtlar, eğitim için sağlanan burslar ve kız çocuklarımızın okulla buluşturulması anlamında da büyük başarılar elde edildi. Eğitimde kalite için neler yapılmalı? Öğretimin ne olduğu konusunda çalışmalar yapıyoruz. Ezberci eğitim yerine analitik düşünme kabiliyetine sahip bireyler yetiştiren eğitim sistemi oluşturulmalı. Bilgiyi olduğu gibi kabul eden değil, tartışan, araştıran öğrenciler olmalı. Müfredat bu yönde değiştirilmeli. Bu çalışmaları aralıksız sürdürüyoruz, ama sonuçları bir anda görmek mümkün değil. Değişim, zaman içinde görülecektir" şeklinde konuştu.
Panele, MEB Müsteşarı Muammer Yaşar Özgül'ün yanı sıra Vali Yardımcısı Ekrem Ballı, Talim ve Terbiye Kurulu eski Başkanı Ziya Selçuk, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Eğitim Sektör Meclisi Başkan Vekili Eyüp Kılcı, Özel Dersaneler Birliği (ÖZ-DE-BİR) Başkanı Faruk Köprülü, televizyoncu ve eğitimci Abbas Güçlü ve çok sayıda eğitimci katıldı.
(EC-HÖ-MŞ-RA-Y)









