Erdoğan: 'İstanbul Tecrübesi En Büyük Hazinem'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu Şehirde (İstanbul) Doğan Bu Şehirde Büyüyen ve Bu Şehrin Belediye Başkanlığı Görevinde Bulunan Bir Kişi Olarak Söyleyebilirim Ki, Burada Edindiğim Tecrübe, Burada Edindiğim Bilgi ve Birikim Benim Hayatım Boyunca Gururla Taşıyacağım Çok Önemli Bir Hazine Oldu' Dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu şehirde (İstanbul) doğan bu şehirde büyüyen ve bu şehrin belediye başkanlığı görevinde bulunan bir kişi olarak söyleyebilirim ki, burada edindiğim tecrübe, burada edindiğim bilgi ve birikim benim hayatım boyunca gururla taşıyacağım çok önemli bir hazine oldu'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Cemal Reşit Rey Salonu'nda AK Parti İstanbul İl Başkanlığınca düzenlenen ''1. Uluslararası İstanbul Yeren Yönetimler Sempozyumunun'' açılışında yaptığı konuşmada, 5 kıtadan İstanbul'a gelen konukları ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
Bir dünya şehri olan İstanbul'da böyle önemli toplantıya ev sahipliği yapmanın gurur vesilesi olduğunu dile getiren Erdoğan, konukların ülkelerine İstanbul'dan bir ömür boyu unutulmayacak hatıralarla dönmelerini diledi.
Erdoğan, ''Türkçemizde güzel bir söz var 'Bir fincan acı kahvenin kırk yıl hatırı var' diye. Bu İstanbul ziyaretinizin de yaşamız boyunca hatırınızda, hatıralarınızda kalmasını tekrar tekrar ziyarete vesile olmasını canı gönülden temenni ediyorum'' diye konuştu.
-İstanbul-
İstanbul'un kıtaların medeniyetlerin, dinlerin, kültürlerin kesiştiği, buluştuğu ve kaynaştığı bir noktada bulunduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Bulunduğumuz yer Avrupa kıtası... Hemen karşımız, bir kaç kilometre ötemiz Boğaz'ın karşı yakası ise Asya kıtası...'' dedi.
Erdoğan, İstanbul'un sadece iki kıtayı buluşturmakla kendisini sınırlamadığını, burada tarihin bilinen ilk dönemlerinden bugüne kadar tüm medeniyetlerin izlerini birbirine geçmiş şekilde hissedebilmenin mümkün olduğunu, her dinin, her mezhebin bu şehirde barış, huzur, birlik ve beraberlik içinde varlıklarını sürdürdüğünü anımsattı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Gerek İstanbul'da, gerek Türkiye'nin tüm şehirlerinde farklılıkları bir dezavantaj değil, bir zenginlik, bir avantaj olarak gören bir medeniyetten geliyoruz'' diye konuştu.
Yabancı konukların İstanbul'da bu farklılıkların nasıl zenginliğe dönüştüğünü göreceklerini ifade eden Erdoğan, konukların gördükleri eserlerde, dinledikleri müziklerde, içtikleri çay ve kahvede ve tadına baktıkları yemeklerde, kendilerinden ve kendi kültürlerinden bir şeyler bulacaklarını kaydederek, sözlerine şöyle devam etti:
''Bu şehirde doğan, bu şehirde büyüyen ve bu şehrin belediye başkanlığı görevinde bulunan bir kişi olarak söyleyebilirim ki, burada edindiğim tecrübe, burada edindiğim bilgi ve birikim, benim hayatım boyunca gururla taşıyacağım çok önemli bir hazine oldu. Burada asıl altını çizmek istediğim husus şudur. İstanbul medeniyetlerin, kıtaların, kültürlerin buluşma noktası olduğu kadar, yerel yönetim tecrübesinin ve yerel demokrasinin de buluşma noktasıdır.
Tarihin hemen her döneminde İstanbul, merkez bir şehir hüviyetinde olmuş, kalabalık bir nüfusu barındırmıştır. Dolayısıyla şehrin idaresi, buradan gelip geçen her medeniyetten, her kültürden bir şeyler almış ve belkide dünyada ilklere imzasını atan bir yerel yönetim sisteminin sahibi olmuştur. Şimdi biz İstanbul'daki bu birikimi, tecrübeyi Türkiye'nin tüm kentlerine eşit şekilde dağıtmanın gayreti içindeyiz. Aynı zamanda dünyanın da tüm şehirlerindeki bilgi birikim ve tecrübeyi, yeni gelişmeleri, teknolojiyi Türkiye'nin şehirlerine kazandırmanın çabasını veriyoruz.''
-Şehirler arasında işbirliği-
Recep Tayyip Erdoğan, işte tam bu noktada da şehirler arasında işbirliği ve iletişimin hayati derecede rol oynadığını belirterek, şöyle dedi:
''Bakınız şehirlerimizde dünün sorunlarıyla bugünün sorunları aynı değil. Hızla artan bir nüfusla karşı karşıyayız. Yeni konutlar üretmek zorundayız. Yeni yollar yapmak, mevcut yolları genişletmek zorundayız. Alt yapıyı sık sık güncellemek zorundayız. Toplumsal ilişkileri güçlendirmek, toplumsal dayanışmayı geliştirmek zorundayız. Şehirlerimize yönelik farklı boyutlardaki tehditlere karşı önlemler almak zorundayız. Kalkınmayı yerelde başlatmak, yerel kalkınmayı geliştirmek zorundayız. İş üretmek, istihdam üretmek zorundayız. Bütün bunları yaparken de çevreye, tarihi mirasa, şehrin kimliğine azami derecede hassasiyet göstermek durumundayız.''
Bir şehrin idarecisi, bir şehrin belediye başkanı olmanın insanın omuzlarına çok büyük bir sorumluluk yüklediğini dile getiren Erdoğan, bir şehirde yaşamanın o şehir sakinlerine yüklediği sorumluluklar da bulunduğunu bildirdi.
Başbakan Erdoğan, kentlilik kültürünü geliştirmek, sosyal uyum ve dayanışmaya önem vermek, şehrin tarihi, kültürel dokusuna sahip çıkmak gibi meselelerin, dayanışma ve işbirliğiyle aşılabileceğine inandığını vurgulayarak, sempozyumun bu açıdan tarihi bir rol üstlemiş olduğunu söyledi.










