Eğitim Sen'den 2026 Yks Tepkisi: Eğitim Hakkı, Denetimsiz Uygulamaların Gölgesinde Bırakılamaz

Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Eğitim Sen, 2026 YKS'de bir sorunun iptal edilmesi ve bir sorunun doğru cevabının değiştirilmesine tepki göstererek, sınav süreçlerinin şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini vurguladı.

(ANKARA) - Eğitim Sen, 2026 Yks'de bir sorunun iptal edilmesi, bir sorunun ise doğru cevabının değiştirilmesine ilişkin, "Öğrencilerin geleceği hatalara açık, kapalı ve güvensizlik üreten sınav süreçlerine terk edilemez. Eğitim hakkı, sınav merkezli rekabetçi anlayışın ve denetimsiz uygulamaların gölgesinde bırakılamaz" açıklamasını yaptı.

Eğitim Sen, 2026 Yks'de bir sorunun iptal edilmesi, bir sorunun ise doğru cevabının değiştirilmesine tepki gösterdi. Sendika, ÖSYM, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumlara sürecin bütün yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu.

Eğitim Sen'in resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, sınav güvenliği gerekçesiyle okullara ve öğretmen odalarına kamera yerleştirilmesi eleştirildi. Açıklamada, sınav güvenliğini tehdit eden asıl sorunun öğretmen odalarına kamera takılmasıyla çözülemeyeceği belirtilerek, merkezi sınav sisteminin hazırlık, denetim, soru inceleme, redaksiyon ve değerlendirme süreçlerinde yapısal eksiklikler bulunduğu ifade edildi.

Eğitim Sen'in açıklaması şöyle:

"2026 YKS sürecinde bir sorunun iptal edilmesi, bir sorunun ise doğru cevabının değiştirilmesi, sınav güvenliği tartışmalarının asıl odağının neresi olması gerektiğini bir kez daha göstermiştir."

Hatırlanacağı üzere, 'sınav güvenliği' gerekçesiyle okullara, sınıflara ve öğretmen odalarına kameralar yerleştirilmiş; öğretmenlerin çalışma alanları denetim ve gözetim mekanlarına dönüştürülmüştür. Öğretmen dolaplarının dahi boşaltıldığı uygulamalarla okullar, eğitim emekçilerinin mesleki itibarını ve çalışma huzurunu zedeleyen alanlara çevrilmiştir.

Öğretmenleri ve okulları potansiyel şüpheli gibi gören bu anlayış, sınav güvenliğini emekçilerin mahremiyetini, çalışma hakkını ve mesleki saygınlığını hedef alan uygulamalara indirgemiştir. Oysa bugün yaşananlar açıkça göstermektedir ki sınav güvenliğini tehdit eden asıl sorun, öğretmen odalarına kamera takılmasıyla çözülebilecek bir sorun değildir. Asıl sorun; merkezi sınav sisteminin hazırlık, denetim, soru inceleme, redaksiyon ve değerlendirme süreçlerinde yaşanan yapısal eksikliklerdir.

Milyonlarca öğrencinin geleceğini doğrudan etkileyen bir sınavda soru iptali ve cevap anahtarı değişikliği yaşanması yalnızca 'teknik hata' olarak geçiştirilemez. Bu durum, öğrencilerin yıllara yayılan emeğini, sınav sürecinde yaşadıkları yoğun kaygıyı, velilerin endişesini ve toplumun eğitime duyduğu güveni doğrudan etkilemektedir.

Zaten ağır bir sınav baskısı altında geleceğini kurmaya çalışan öğrenciler, böylesi hatalar nedeniyle belirsizlik, adaletsizlik duygusu ve güvensizlikle karşı karşıya bırakılmaktadır. Öğrencilerin eğitime ve ölçme-değerlendirme süreçlerine duyduğu güvenin zedelenmesi, kamusal eğitim sistemi açısından ciddi bir sorundur.

ÖSYM ve ilgili tüm kurumlar; sınav süreçlerini şeffaf, bilimsel, denetlenebilir ve kamusal sorumluluk anlayışıyla yürütmek zorundadır. Soru hazırlama, inceleme, redaksiyon ve değerlendirme süreçleri; bağımsız alan uzmanlarının, ölçme-değerlendirme uzmanlarının ve akademik denetimin etkin biçimde yer aldığı çok aşamalı bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Ancak asıl sorun yalnızca bir sınavda yaşanan teknik hatalarla sınırlı değildir. Türkiye'de eğitim sistemi giderek daha fazla sınav merkezli, rekabetçi ve elemeye dayalı bir yapıya mahküm edilmektedir. Öğrencilerin yıllara yayılan emeğinin birkaç saatlik sınavlara indirgenmesi; çocukları ve gençleri öğrenmeden çok yarışa, gelişimden çok sıralamaya, özgüvenden çok kaygıya sürüklemektedir.

Eğitim Sen olarak bir kez daha vurguluyoruz: Öğrencilerin geleceğini tek bir sınav sonucuna bağlayan, eğitimi yarışa ve elemeye indirgeyen bu anlayıştan vazgeçilmelidir. Eğitim sistemi sınav odaklı olmaktan çıkarılmalı; öğrencilerin çok yönlü gelişimini, ilgi ve yeteneklerini, bilimsel düşünmeyi, eşitliği ve kamusal eğitim hakkını esas alan bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir.

Bu nedenle ÖSYM'yi, Milli Eğitim Bakanlığı'nı ve ilgili tüm yetkili kurumları; 2026 YKS'de yaşanan soru iptali ve cevap anahtarı değişikliğine yol açan süreci bütün yönleriyle araştırmaya, kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmeye ve varsa ihmal, kusur ya da sorumluluğu bulunanlar hakkında gerekli idari ve hukuki işlemleri başlatmaya çağırıyoruz.

Öğrencilerin geleceği hatalara açık, kapalı ve güvensizlik üreten sınav süreçlerine terk edilemez. Eğitim hakkı, sınav merkezli rekabetçi anlayışın ve denetimsiz uygulamaların gölgesinde bırakılamaz."

Kaynak: ANKA
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.