Dorukhan Büyükışık cinayetinde gözaltı sayısı 22'ye çıktı: Baba Ethem Büyükışık'tan çarpıcı açıklamalar

Dorukhan Büyükışık cinayetinde gözaltı sayısı 22'ye çıktı: Baba Ethem Büyükışık'tan çarpıcı açıklamalar
Güncelleme:
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018'de bir şantiyede cesedi bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin soruşturmada 9 ilde düzenlenen operasyonla gözaltı sayısı 22'ye yükseldi. Baba emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, olayın başından beri örtbas edilmeye çalışıldığını, oğlunun cesedinin defalarca yerinin değiştirildiğini ve sahte raporlar düzenlendiğini iddia ederek adalet mücadelesini sürdüreceğini belirtti.

GÖZALTI SAYISI 22'YE ÇIKTI

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında bir şantiyede cesedi bulunan Dorukhan Büyükışık'ın ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 9 ilde düzenlenen operasyonda gözaltı sayısı 22'ye çıktı.

'EN BAŞINDAN BERİ OLAYIN ÖRTBAS EDİLMEYE ÇALIŞTIĞINI SÖYLEDİK'

Dorukhan Büyükışık'ın babası emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık, en başından beri olayın örtbas edilmeye çalışıldığını söyledi. Büyükışık, "Çok uzun yıllardır verilen bir mücadele var. Bu mücadelenin ardından iki dava başlamıştı. 13 sanık tutuksuz yargılanırken, bugün yeni bir gelişmeye uyandık ve aralarında bu 13 kişinin de bulunduğu insanların olduğu 26 şüpheliye gözaltı kararı verildi. Yargılanan siviller kasten öldürme, polisler ise görevi kötüye kullanma ve delil karartma suçlamasıyla yargılanıyorlardı. Biz bir ek suç duyurusunda bulunmuştuk. Adalet Bakanımız, İzmir Cumhuriyet Başsavcımız, başsavcı vekillerimiz ve savcılarımız şunu gördüler; şu ana kadar yapılmış olan iki kasten öldürme duruşmasında sanıkların ve tanıkların tamamı yalan beyanda bulundular. Biz bu yalan beyan tanıklarını da kendilerine götürüp, gerçekleriyle birlikte delillerle birlikte teslim ettik. Olay gecesi şantiyeden bekçi kulübelerinin, kameraların yerlerinden sökülerek kaldırıldığını, kamera kayıt cihazlarının yok edildiğini, bunların yerine sahte belgeler üretildiğini defalarca gösterdik. O gün görev yapan polisler bile birden fazla delil ve sahte resmi belge, olay yeri krokisi üreterek bu cinayeti örtmeye çalıştılar" dedi.

'DEFALARCA YERİ DEĞİŞTİRİLMİŞ'

Oğlu Dorukhan'ın defalarca kez yerinin değiştirildiğini belirten Büyükışık, "Bazı yeni tanıklar cinayeti kendi gözleriyle gördüklerini, Dorukan' başka yerde öldürülüp, yukarıya taşındığını söylediler. Gece saatleri boyunca buraya birçok polis memurunun geldiğini, bu polis memurlarının bizzat Dorukan'ı buradan yukarıya taşıdığını, elbiselerini düzelttiğini ifade ettiler. Dorukan'ımızı gördüğümüzde C blok inşaatının önünde, başı demir korkulukların altında ve bir beton istinat duvarı üzerindeydi. Binadan 10 metre uzaktaydı. Bunun imkansız bir olay olduğunu zaten o fotoğrafı, o videoyu izleyen herkes fark ediyordu. Ama bir başka tanık ortaya çıktı. Dedi ki, "Ben o gün sizin oğlunuzu sırtüstü o demirlerin altına yatarken görmedim. Yüzüstü yatıyordu" dedi. Mahkeme başkanı da ellerindeki fotoğrafın öyle olmadığını söyledi ve tanıktan göstermesini istedi. Dorukhan'ın defalarca yerini değiştirip, defalarca pozisyon vermişler. Aynı şeyi adli tıp uzmanı Doktor Gökhan Batuk söyledi. Oğlumu orada o pozisyonda görmediğini söyledi. Başka yerde başka pozisyonda muayene yaptığını söyledi. Dorukhan'ımızın gerini gece boyunca bir değil onlarca defa değiştirmişler. Ben bunu hep söylüyordum" diye konuştu.

'BU MÜCADELEYİ SİZLER İÇİN VERİYORUZ'

Adli tıp kurumu uzmanları hakkında da şikayetçi olduklarını vurgulayan Ethem Büyükışık, "62 adli tıp uzmanı sahtekarlık yapıp 5 kere sahte adli tıp raporu verdi. Dönemin İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanı en büyük sahtekardır. İlk sahte raporu o verdi. Şimdi onun hakkında da soruşturma açıldı. Devleti temizleyelim, arındıralım. Bunun siyasi görüşü, ideolojisi, partisi olmaz. Hepimizin evladı var. Biz evladımızı kaybettik. Artık geriye dönüp, kendimiz için bir şey yapamayız. Ama biz ileriye bakıp toplum için bir şey yapabiliriz. Sizlerin evlatlarını korumak için, daha adil bir devlet düzeni kurulması için, hukuk düzeni kurulması için elimizden geleni yapabiliriz. Şu an bunu yapmaya çalışıyoruz. Sizlerin evlatları ve torunları için biz bu mücadeleyi yürütüyoruz" dedi.

'DERİN BİR NEFES ALDIM AMA HUZURA KAVUŞMAK İÇİN ÖNÜMÜZDE ÇOK ZAMAN VAR'

Hukuk mücadelelerine devam edeceklerinin altını çizen Ethem Büyükışık, şöyle devam etti:

"Şu an bizim hesabımıza göre 100'ün üzerinde kamu görevlisi var. Bu 100'ün üzerindeki kamu görevlisinin ibreti alem için en büyük cezayla cezalandırılmasını bekliyoruz. Korkarak devlet temizlenmez, korkarak devlet yönetilmez. O yüzden Adalet Bakanımıza, sayın İzmir Cumhuriyet Başsavcımıza çok teşekkür ediyorum. Bu davada korkmadan hareket ettiler. Bugün ben derin bir nefes aldım ama daha huzura kavuşmak için önümüzde çok zaman olduğunu düşünüyorum. Yargılama sürecinin faillerinin hak ettikleri cezaları aldığını görmedikçe huzura ermeyeceğim ve bunların peşini de bırakmayacağım. Ölene kadar peşlerindeyim."

Tolga TAHÇI/İZMİR,

Kaynak: Demirören Haber Ajansı
Haberler.com
500

Haberler.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve haberler.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.