Danıştay Saldırgınına 4 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet İstendi
Danıştay 2.dairesi'ne Yapılan Saldırıda Üye Mustafa Özbilgin'in Öldürülmesi ile Cumhuriyet Gazetesi'ne Bomba Atılmasıyla İlgili Davada Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci, Rekor Sayılabilecek Cezalar İstedi.
Danıştay 2.Dairesi'ne yapılan saldırıda üye Mustafa Özbilgin'in öldürülmesi ile Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba atılmasıyla ilgili davada Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci, Özbilgin'in katil zanlısı Alparslan Arslan ile birlikte 4 sanık hakkında 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki görülen davanın bugünkü duruşmasında, tutuklu sanıklar Alparslan Arslan, Erhan Timuroğlu, Aykut Metin Şükre, Süleyman Esen, Osman Yıldırım, İsmail Sağır, Tekin Irşi ve avukatları hazır bulundu.
SANIK VE MÜDAHİL AVUKATLARI BOMBALARIN KAYNAĞINI SORDU
Sanık Süleyman Esen'in Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombaların nereden ve nasıl temin edildiğiyle ilgili soruşturmanın genişletilmesi yönünde 21 Şubat 2007'de verdiği dilekçeye, müdahil Cumhuriyet Gazetesi avukatları da katıldı. Cumhuriyet Gazetesi avukatı Bülent Utku, Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan bombalar üzerinde yapılan inceleme sonunda hazırlanan ekspertiz raporunda, daha önce şüpheli olarak gözaltına alınan Muzaffer Tekin'in işyerinde bulunan bombalarla aynı model olduğunu söyledi. Utku, "MKE Kurumu Genel Müdürlüğü'nden Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yazılmış olan 17.5.2006 tarihli El Bomba Tapaları konulu yazıda her üç bombanın da Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na verildiği açıklanmıştır. Şüpheli olarak dosya kapsamına alınan ve hakkında takipsizlik kararı verilen Muzaffer Tekin işyerinde yapılan aramada, MKE yapımı, taarruz ve savunma tipi fünye gruplarındaki kapsülleri daha önce patlatılmış, gövde kısmı içinde patlayıcı madde bulunmayan iki adet el bombası bulunmuştur" dedi.
Bülent Utku, "Bombanın kimin elinden, sanıklardan hangisinin eline ulaştığının tespiti bakımından, gerek Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan, gerek Muzaffer Tekin'in işyerinde bulunan bombaların tapalarındaki seri numaralarının, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bildirilerek, hangi depoya ve oradan da hangi birlik emrine gönderildiğinin, bombaların sarf edilip edilmediği, sarf edildiyse nerede sarf edildiğinin, bombalarla ilgili kaybolma veya benzer nedenlerle bir işlem yapılıp yapılmadığının" sorulmasını istedi.
4 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Esas hakkındaki mütalaasını yapan Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci, sanıklar Arslan, Yıldırım, Irşi, Sağır ve Timuroğlu'nun, Turhan Selçuk'un Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan 19 Nisan 2006 tarihli karikatürünü "İslamiyete ve kutsallarına yapılmış hakaret" olarak niteleyerek eylem kararı aldıklarına değindi. Demirci, Danıştay 2.Dairesi'nin aldığı türban kararına benzer bir kararı bir daha vermemesi için Danıştay 2. Dairesi Başkan ve üyelerine silahlı saldırıda bulunmak konusunda eylem ve fikir birliği yaptıklarını kaydetti.
Savcı Demirci, sanık Alparslan Arslan'ın, "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, yerine başka bir düzen getirmeye fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek, bu amaçla örgüt kurmak ve yönetmek" ve "Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin'i yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmek ve daire üyelerini yaptıkları kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etmek" suçlarından 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Demirci, Arslan'ın ayrıca, "Cumhuriyet Gazetesi'nin 3 defa bombalanması eylemlerinde kullanılan el bombalarını muhafaza etmek, kişilerde korku, kaygı veya panik yaratacak tarzda patlayıcı madde kullanmak ve azmettirmek", "kamu malına zarar vermek" ve "ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından da 3'er kez cezalandırılmasını talep ederek, toplam 21 yıldan 72 yıla kadar hapse mahkum olmasını istedi.
Diğer sanıklar Osman Yıldırım, İsmail Sağır ve Erhan Timuroğlu'nun da "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, yerine başka bir düzen getirmeye fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek, bu amaçla örgüt kurmak ve yönetmek" ve "Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin'i yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmek ve daire üyelerini yaptıkları kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs etmek" suçundan da 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi.
Bu sanıklardan Yıldırım ve Timuroğlu'nun "Cumhuriyet Gazetesi'nin 3 defa bombalanması eylemlerinde kullanılan el bombalarını muhafaza etmek, kişilerde korku, kaygı veya panik yaratacak tarzda patlayıcı madde kullanmak ve azmettirmek", "kamu malına zarar vermek" ve "ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından da 3'er kez, Sağır'ın ise aynı suçlardan 2 kez cezalandırılması talep edildi.
Sanıklar Salih Kurter ve Aykut Metin Şükre'nin "Anayasal düzeni cebren ortadan kaldırmak için kurulan silahlı örgüte üye olmak" suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapsi, sanık Süleyman Esen'in ise "silahlı örgüte üye olmak ve patlayıcı madde bulundurmak, atmak ve ruhsatsız silah bulundurmak" suçlarından toplam 10 yıldan 22 yıla kadar hapsi istendi.
Savcı Demirci, sanık Tekin Irşi'nin de "Anayasal düzeni cebren ortadan kaldırmak için kurulan silahlı örgüte üye olmak, patlayıcı madde bulundurmak, atmak ve kişilerde korku, kaygı ve panik yaratmak" suçlarından da toplam 30 yıldan 75 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Cumhuriyet Savcısı Demirci, sanık Ayhan Parlak hakkında üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmesini istedi.(ANKA)











